
İran-ABD-İsrail savaşı, ilan edilmemiş bir ABD-Çin savaşıdır.
Ekonomik zeminini, gerileyen ve çöken Atlantik dünyasıyla yükselen Avrasya’nın çelişkisi oluşturur.
Beş yıl içinde Satınalma Paritesi bakımından dünya üretiminin yüzde 30’uyla dünya üçüncülüğüne düşecek olan ABD’nin, hızla ilerleyen ve beş yıl sonra dünya birinciliğine oturacak olan Çin’le rekabeti giderek dolaysız savaşa doğru yol almaktadır.
Savaşın 9. gününde Batı Asya’da ABD ve İsrail büyük bir yıkıma maruz kalmışlardır.
İran’ın direnci ve taarruzu beklenmedik ve olağanüstüdür.
Tel Aviv hızla “Gazze”leşmektdir.
Batı Asya2da ABD’nin üsleri, CIA büroları, radar ve filoları tamamen tahrip edilmiş durumdadır. Köşeye sıkışan saldırganlar her yola başvurmaktan çekinmiyorlar.
Gelinen aşama bölge ülkeleri için tehlike çanlarının çalmaya başladığı aşamadır.
Çünkü ABD-İsrail haydutları, bölge ülkelerini savaşa sokmak için sahte bayrak operasyonlarına başladı.
Önce Güney Kıbrıs,
Müteakiben Hatay,
Ardından da Azerbaycan….
KIBRIS’TA AGROTİRİ ASKERİ ÜSSÜNE İHA SALDIRISI
Sahte bayrak kokan ilk operasyon Kıbrıs’ta denendi. 2 Mart günü İngiltere Savunma Bakanı, GKRY’deki Akrotiri askeri üssüne İHA saldırısı düzenlendiğini açıkladı. İsrail ve Batı basını bunun İran’dan geldiğini iddia etti. Ancak bir süre sonra İngiltere Savunma Bakanlığı yapılan soruşturma sonunda saldırının İran’dan gelmediğini açıkladı.
HATAY’DA KIŞKIRTMA
4 Mart’ta Hatay’da düşürülen füze büyük bir heyecan dalgası yarattı.
NATO’nun Türkiye’yi hedef aldığını iddia ettiği füzenin düşürülmesi sonrasında, önleyici füze parçaları Hatay Dörtyol’a düştü. Batı basını İran ile Türkiye’yi karşı karşıya getirmek için “İran füzelerinin hedefi Türkiye’ydi” propagandasına başladı. Ve tabi o meşhur, NATO’nun 5. maddesi de gündeme getirildi. Fakat İran ordusu ve yetkilileri, Türkiye’yi hedef alan bir füzenin atılmadığını net olarak ortaya koydu. Gerçekten de İran’dan Türkiye’yi hedef alan füze ihtimali sıfırdı. Ankara’nın da düşük tonda açıklamaları yaratılmak istenen krizi önledi. Bir provokasyon denemesi olduğu apaçıktı. Nitekim bir süre sonra NATO Genel Sekreteri Mark Rutte 5. maddenin tartışılmadığını böyle bir konunun olmadığını açıklamak zorunda kaldı.
AZERBAYCAN’A İHA
Sahte bayrak operasyonlarının en dikkat çekeni ise 5 Mart’ta Nahçıvan’da yaşandı. Nahçıvan’da havalimanına ve bir okulun yakınına iki İHA düştü. Azerbaycan bunu bir terör saldırısı olarak nitelendirip İran’ı kınasa da Tahran, bu İHA’ların kendileri tarafından atılmadığını ve Azerbaycan’ın egemenliğine saygı duyduğunu açıkladı. İran Silahlı Kuvvetleri ise, faile işaret ederek, “Bu tür eylemlerin Siyonist rejim tarafından Müslüman ülkelerin ilişkilerini bozmak için çeşitli yollarla gerçekleştirilmesinin geçmişi vardır ve yapılan incelemelere göre, İran İslam Cumhuriyeti’ni suçlamak amacıyla bu eylem söz konusu rejim tarafından gerçekleştirilmiştir.” şeklinde açıklamada bulundu.
Savaşın başlarında Suudi Arabistan’ın en büyük petrol şirketi olan Aramco hedef alındı. İran bu saldırıda dahlinin olmadığını açıkladı. Birkaç gün önce Katar ve Suudi Arabistan’da bombalı saldırılar planlayan Mossad ajanlarının yakalanması da “sahte bayrak” operasyonlarını ele vermekteydi. Köşeye sıkıştıkça emperyalist ve Siyonistler ellerinin altındaki düğmelere gelişigüzel basmaya başladılar.
CENTCOM: KOPYALADIK
İHA provokasyonuyla ilgili olarak dikkat çekici bir nokta da ABD Merkez Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklama oldu.
CENTCOM komutanı Amiral Brad Cooper, Amerikan kuvvetlerinin kullandığı bir İran İHA’sından bahsetti.
İHA’nın adı LUCAS…
(Düşük Maliyetli İnsansız Savaş Saldırı Sistemi.)
Bu, İran’ın orijinal bir insansız hava aracı.
Onu ele geçirdik,
İçini boşalttık,
Amerika’ya gönderdik,
Üzerine küçük bir ‘Made in America’ yazısı koyduk,
Buraya geri getirdik ve şimdi İranlılara ateş ediyoruz.”
Merd-i Kıpti,
Şecaat arzederken sirkatin söylüyor.
KÖRFEZ ÜLEKELRİNE TUZAK
Körfez ülkelerinde de şüpheler artıyor.
Suudi Arabistan’da Independent Arabia’nın Genel Yayın Yönetmeni Adhvan el-Ahmari:
Körfez ülkelerini hedef alan saldırıların tamamının İran tarafından düzenlenmediğini söyledi. Ahmari, ABD ile İsrail’in Körfez ülkelerini savaşa dahil etmeyi amaçlayan bir “tuzak” kurmuş olabileceğine dair endişelerin bölgede giderek güçlendiğini belirtti.
“Bazıları bu savaşın Körfez ülkelerini suça ortak etmek ve İran’la karşı karşıya getirmek için kurulmuş bir Amerikan-İsrail tuzağı olduğuna inanıyor. Bence bu ihtimal her geçen gün güçleniyor” dedi.
ABD’nin kısa sürede savaşı bitirdiğini ilan ederek bölge ülkelerini İran’la baş başa bırakabileceğini vurguladı.
KÖRFEZ BATI’YA YAPILAN YATIRIMLARDAN VAZGEÇMEYİ TARTIŞIYOR
İngiliz Financial Times’ta (FT) bir haber yayımlandı.
İran’ın verdiği sert karşılık Körfez ülkelerini uyardı.
Büyük bir askeri, siyasi ve ekonomik tedirginliğe soktu.
PEZEŞKİYAN: “İRAN’LA KOMŞULARI ARAVSINDA AYRILIK YRATMAK İSTENİYOR”
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, “Düşmanlar, İran ile komşu ülkeler arasında bir ayrılık yaratmak istiyorlar.” dedi. Pezeşkiyan, “Komşu ülkelerle kardeşiz ve ilişkilerimizin iyi olmasını istiyoruz ancak herhangi bir ülkeyi kullanmak ve topraklarımıza saldırmak isterlerse onlara karşılık vereceğiz.” uyarısında da bulundu.
Savaş gittikçe kızışıyor ve karmaşıklaşıyor.
Ancak nihai zafer Firdevsi’nin ölümden korkmayan kahraman torunlarının olacağı kesindir.

- “Firavun azdı ayağa kalk Türkiye”
- Fitne devrede
- İran’ın Dünya İçin Savaşı
- Vatan Partisi’nden uyarı: ABD Dışişleri Bakanlığının talimatı tertibin habercisi
- Burdur Milli Eğitim camiasının acı günü

