<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>99. yıldönümü &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<atom:link href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/tag/99-yildonumu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Mar 2020 18:55:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/favicon-150x150.png</url>
	<title>99. yıldönümü &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yurdumun üstünde sönmeyen ateş!</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/yurdumun-ustunde-sonmeyen-ates/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/yurdumun-ustunde-sonmeyen-ates/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2020 18:13:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Başyazı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[99. yıldönümü]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Marşı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=20348</guid>

					<description><![CDATA[İstiklâl Marşımız, istiklâl mücadelesini geleceğe taşıyan ve bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz ‘milli mutabakat’ metnidir. Büyük zaferler öncesi yazılan Marş, Mehmet Akif Ersoy’un bizlere bıraktığı en büyük emanettir. Ülkemizin bağımsızlığının sözlü meşalesidir. Yurdumun üstünde sönmeyen ateş! SELDAĞ ÖZALP Milli marşlar, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İstiklâl Marşımız, istiklâl mücadelesini geleceğe taşıyan
ve bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz ‘milli mutabakat’ metnidir. Büyük zaferler
öncesi yazılan Marş, Mehmet Akif Ersoy’un bizlere bıraktığı en büyük emanettir.
Ülkemizin bağımsızlığının sözlü meşalesidir.</p>



<p><strong><em>Yurdumun üstünde sönmeyen ateş!</em></strong></p>



<p>SELDAĞ ÖZALP</p>



<p>Milli marşlar, her ulusun tarihi içinde gerçekleşen
savaşlar, yenilgiler, zaferler gibi büyük olaylar sonucunda oluşan umut ve
beklentilerin eseridir. Bayraklar ve milli marşlar milletlerin ve ülkelerin en
önemli milli sembolleridir ve yazıldığı dönemlere ait siyasal, toplumsal ve
sosyo-kültürel açıdan önemli bilgiler barındırır. Diğer ülkelerin milli
marşlarından birkaç örnek verecek olursak, sözlerinin birçok kez
değiştirildiğini ve konularının milli mücadele dışındaki konulardan seçildiğini
görürüz:</p>



<p><strong><em>MİLLİ MARŞLAR</em></strong></p>



<p>Fransız Milli Marşı; Claude Joseph Rouget de Lisle
tarafından 1792’de savaş sırasında ‘Ren Ordusu&#8217;nun Savaş Şarkısı’ olarak
bestelenmiş, 1795 yılında Fransa Ulusal Marşı olarak kabul edilmiştir. Napolyon
tarafından devrimci fikirler içerdiği gerekçesiyle yasaklanan marş, 1878
yılında tekrar ulusal marş ilan edilmiştir. Sözlerinde birliğin önemi, düşman
zulmüne karşı mücadele gerekliliği vurgulanır.</p>



<p>1875’te aynı beste Peter Lavrov tarafından Rusça bir
metin yazılarak, 1905 Rus Devrimi’nde kullanılmış ve sözleri en son 2000
yılında değiştirilerek, Rus Milli Marşı olarak kabul edilmiştir. Ana tema
olarak, vatan sevgisi, emek ve kardeşlik, özgür ve birleşmiş halk, güçlü
anayurt konuları işlenmiştir.</p>



<p>İngiliz Milli Marşı; “God Save the Queen” (Tanrı
Kraliçeyi Korusun) İngiltere’nin ve Britanya Milletler Topluluğu’nun ortak
marşıdır.</p>



<p>Alman Milli Marşı; 1797 yılında yazılan “Deutschland
Deutschland über Alles” (Almanya Her Şeyin Üstünde Almanya), birlik, adalet ve
özgürlük sözleriyle başlayan, 1922 yılında resmen kabul edilen marştır.</p>



<p>Belçika Milli Marşı; 1830 yılında bağımsızlığını
kazandığı zaman ortaya çıkmıştır. Sözlerinde ülke sevgisi, bağlılığı,
ülkelerinin bütünlüğü için fedakarlıkları ve ülkenin kralına sadakat gibi
konulara vurgu yapılmıştır.</p>



<p>Hollanda Milli Marşı; 1815’te yazılan, ülkenin
bağımsızlık mücadelesini anlatan marştır. 1932’de resmi olarak kabul edilmiş,
sözlerinde, her koşulda vatana bağlılık ve sadakati anlatmakta, ülkenin kral ve
kahramanlarına saygı sözleri bulunmaktadır.</p>



<p><strong><em>OSMANLI DEVLETİ’NDE MARŞLAR</em></strong></p>



<p>Osmanlı Devleti’nin ise bir milli marşı yoktu.
Katıldıkları uluslararası törenlerde bunun eksikliği ve sıkıntısı yaşanmış,
törenlere katılanların başına enteresan olaylar da gelmişti. Örneğin, Reşadiye
harp gemisinin kızaktan indiriliş törenine İngiltere’ye davet edilen Türk
heyeti, törenin son dakikalarında birden bire güç bir durumla karşılaşırlar.
İngiliz denizcileri kendi milli marşlarını okuyunca, Osmanlı denizcileri
söyleyecek bir milli marşları olmadığı için bir süre birbirlerine bakıp
kalırlar. Durumun önemini kavrayan çarkçıbaşı:</p>



<p>&#8211; Arkadaşlar, &#8216;Entarisi ala benziyor’u biliyor musunuz?</p>



<p>&#8211; Biliyoruz&#8230;</p>



<p>&#8211; O halde hep beraber, &#8216;Entarisi ala benziyor / Sultan Reşad
bana benziyor&#8217;u söyleyelim.</p>



<p>Bunu söylerler de işi kurtarırlar.</p>



<p>19. yüzyılda II. Mahmut döneminde, ordu ve bandonun
yeniden yapılandırıldığı dönemde, Mahmudiye Marşı (1808-1839), Sultan
Abdülmecit için Mecidiye Marşı (1839-1861), Sultan Abdülaziz için Aziziye Marşı
(1861-1876), II. Abdülhamit için Hamidiye Marşı (1876-1909), Mehmet Reşad için
Reşadiye Marşı (1909-1918) bestelenir. Fakat bu marşlar milli marş değil,
güftesi olmayan padişah için bestelenen, kraliyet marşlarıydı.</p>



<p><strong><em>TÜRK ORDUSU MİLLİ MARŞ TALEP EDİYOR</em></strong></p>



<p>Kurtuluş Savaşı başladığı sıralarda, ordumuzun içindeki
istiklal ateşini alevlendirecek, azmini, cesaretini, milli şuurunu
pekiştirecek, milletimizi tek yürek, tek yumruk haline getirecek, manevi bir
güce, İstiklal Marşı’na ihtiyaç duyulur.</p>



<p>TBMM 23 Nisan 1920’de açıldıktan sonra, Meclis, hiç vakit
kaybetmeden aralarından seçtikleri “İrşad Encümeni” (halkı aydınlatma kurulu)
27 Nisan 1920 günü üyelerini Anadolu’ya gönderir. Kurul halkı milli mücadele
konusunda aydınlatmakla görevlendirilmişti. Anadolu’daki bozguncu faaliyetlerin
önlenmesi, düşmana karşı direnişin anlatılması en acil sorundu. İrşad Encümeni
üyeleri, derhal yola çıkarak, cepheleri dolaşmaya başlarlar. Askerlerle
yaptıkları görüşmelerde milli bir marşa duyulan ihtiyaç ortaya çıkar. Böyle bir
marş, hem cephedeki askerin moralini yükseltecek, hem de yeni kurulacak Türk Devleti&#8217;ni
temsil edecekti. Yabancı devletlerle olan ilişkilerde ve resmi törenlerde de
marş gerekliydi. Zamanı gelmişti! İstiklal Savaşı’nda duyulan heyecan
kelimelere dökülsün, bu mücadele sonsuza dek kalpleri o heyecanla doldursun ve
o heyecan tüm yurdu inletsin, o ses bütün seslerin üstünde yükselsin istendi&#8230;</p>



<p>MECLİS’İN GÜFTE YARIŞMASI</p>



<p>Meclis’te milli marş konusu konuşulur ve Maarif Vekâleti’nin,
İstiklal Marşı için bir güfte yarışması düzenlemesine karar verilir, yarışmayı
kazanan şaire beş yüz lira ödül verileceği ilan edilir. Maarif Vekâleti’ne
memleketin dört bir yanından şiirler gelir, yarışmanın son gününe gelindiğinde
eser sayısı 724’e ulaşır. 23 Aralık 1920’den sonra Maarif Vekâleti güfteleri
inceler. İçlerinde çok değerli eserler olmasına rağmen, hiçbiri aranan
özellikte yani “milletimizin dâhili ve harici bağımsızlık savaşını” tam olarak
ifade edecek nitelik taşımıyordu. Özellikle Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey,
hiçbirini yeterli bulmuyordu.</p>



<p><strong><em>MEHMET AKİF NASIL YAZD</em></strong></p>



<p>Tanınmış bir şair ve aynı zamanda Burdur Milletvekili
olan Mehmet Akif Bey, bu yarışmaya katılmamıştı. “Çanakkale Şehitlerine” adlı
şiiriyle milletin gönlünde ayrı bir yer edinmişti. Yarışmaya neden
katılmadığını soranlara “Milletimin kurtuluş müjdesini verecek, imanını
terennüm edecek bir eseri parayla yazacak karakterde bir adam değilim” diyordu.
Ona göre millet için yapılacak bir işin maddi karşılığı söz konusu olamazdı.</p>



<p>Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey, Mehmet Akif’in
yarışmaya ödül yüzünden katılmadığını öğrenir ve kendisine şöyle bir davet
mektubu gönderir: “Çok aziz ve muhterem efendim; İstiklal Marşı için açılan
müsabakaya iştirak buyurmamalarındaki sebebin ortadan kaldırılması için pek çok
tedbirler vardır. Zat-ı üstadanelerinin talep edilen şiiri vücuda getirmeleri
maksadın gerçekleşmesi için son çare olarak kalmıştır. Asil endişelerinizin
icap ettiği ne varsa yaparız. Memleketi bu tesirli telkin ve coşturma,
heyecanlandırma vasıtasından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en
derin hürmet ve muhabbetlerimi arz ve tekrar eylerim efendim.” (5 Şubat 1921)
Umum Maarif Vekili &#8211; Hamdullah Suphi.</p>



<p><strong>İSTİKLAL MARŞI’NIN
KABULÜ</strong></p>



<p>Mehmet Akif, İstiklal Marşı’nı yazmaya ikna edilir ve
şiirini kısa sürede tamamlayarak bakanlığa teslim eder. Şiir ilk olarak 17
Şubat 1921 tarihinde Sebilürreşad dergisinin baş sayfasında yayımlanır. Mehmet
Akif’in şiiri, 12 Mart 1921’de Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığındaki
Meclis’te, Hamdullah Suphi tarafından dört kez okunarak ayakta dinlenir ve
alkışlar eşliğinde oylanarak, saat 17.45’te milli marşımız olarak İstiklal
Marşı resmen kabul edilir.</p>



<p>İstiklal Marşı’nın kabulünün ardından İngilizce, Almanca,
Fransızca, Macarca ve Farsça’ya çevrilerek yurt içi ve yurt dışında, cephelerde
dağıtıldı. Bütün mitinglerde, törenlerde okunur. 500 liralık ödül ise, Mehmet
Akif’in isteği üzerine, Hilal-i Ahmer (Kızılay) bünyesindeki, yoksul kadın ve
çocuklara iş öğreten ‘Darülmesai’ye bağışlanır.</p>



<p>Kurtuluş Savaşımızın en çetin döneminde yüreği vatan
sevgisi ve bağımsızlık aşkıyla yanan Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal
Marşı, Türk Milleti&#8217;nin milli birlik ve beraberliğini, bağımsızlığa olan
tutkusunu ve mücadelesini en çarpıcı şekilde ortaya koymuştur. Mehmet Akif bu
konuda bir gazeteciye yaptığı açıklamada, “Allah bu millete bir daha İstiklal
Marşı yazdırmasın” diyerek, Türk Milleti&#8217;nin bağımsızlık yolundaki mücadelesini
vurgulamış, marşı “Kahraman Ordumuza ve Türk Milletine” ithaf etmiştir. Milli
mücadelenin kazanılmasında, maddi gücü sınırlı olan Türk Ordusu marşta
anlatılan manevi desteklerle, güçlenmiş ve bu destek savaşın kazanılmasında önemli
etkenlerden biri olmuştur.</p>



<p>İstiklal Marşımız, istiklal mücadelesini geleceğe taşıyan ve bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz “milli mutabakat metni”dir. Bu yüzden, dalgalanan ay yıldızlı bayrağımızın altında İstiklal Marşımızı söylerken ayaklarımız yere sağlam basar, göğsümüz kabarır, gücümüze güç katar, başımız dik, sesimiz gür çıkar! Çünkü bu marş bizim! Üzerinde yaşadığımız toprakların her karışı gibi, Türk milletinindir!<strong><em> (AYDINLIK)</em></strong></p>



<pre class="wp-block-code"><code>[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]</code></pre>



<iframe width="900" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/FGXbAQIoC_g" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; 
encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen=""></iframe>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gunumuz-dunyasinda-marksist-bir-kriz-teorisi/">Günümüz dünyasında Marksist bir kriz teorisi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/atlantik-sisteminin-gerilemesinin-getirdigi-celiskiler-2/">Atlantik sisteminin gerilemesinin getirdiği çelişkiler</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/millici-ve-kamucu-durusun-ta-kendisiyiz/">“Millici ve kamucu duruşun ta kendisiyiz”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekliler-imza-kampanyasi-baslatti/">Emekliler imza kampanyası başlattı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/maku-turkiye-yapay-zeka-zirvesinde-yerini-aldi/">MAKÜ, Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nde yerini aldı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demek-ki-iran-odevine-iyi-calismis/">DEMEK Kİ İRAN ödevine iyi çalışmış</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/maku-almanyada-yuksekogretim-tanitim-faaliyetlerine-katildi/">MAKÜ, Almanya’da yükseköğretim tanıtım faaliyetlerine katıldı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/antgiaddan-yaza-beyaz-bir-merhaba/">ANTGİAD’DAN YAZA BEYAZ BİR MERHABA</a></li>
</ul>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/yurdumun-ustunde-sonmeyen-ates/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
