<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Demirel &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<atom:link href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/tag/demirel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 21 Jun 2020 10:48:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/favicon-150x150.png</url>
	<title>Demirel &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bu fotoğraftaki yitirdiklerimize oturup ağlamalıyız!</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/bu-fotograftaki-yitirdiklerimize-oturup-aglamaliyiz/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/bu-fotograftaki-yitirdiklerimize-oturup-aglamaliyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf YAVUZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2020 10:45:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu halkı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çatalhöyük]]></category>
		<category><![CDATA[Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[Unutulmak]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Yavuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=22660</guid>

					<description><![CDATA[Ey meydanlarda Yeni Türkiye nutku atanlar! Çatalhöyük’ten bugüne yaşamına bir değer katmadığınız halkın yoksulluğunun, çaresizliğinin ve umudunun üzerine örttüğünüz Osmanlı şalı kapatmaya yetmiyor siyasi kısırlığınızı. Çatalhöyük’ten bugüne, 9 bin yıldır kendi göbeğini kendi kesen, kendi söküğünü kendi diken, kendi yuvasını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-table"><table><tbody><tr><td>Ey meydanlarda Yeni Türkiye nutku atanlar! Çatalhöyük’ten bugüne yaşamına bir değer katmadığınız halkın yoksulluğunun, çaresizliğinin ve umudunun üzerine örttüğünüz Osmanlı şalı kapatmaya yetmiyor siyasi kısırlığınızı. Çatalhöyük’ten bugüne, 9 bin yıldır kendi göbeğini kendi kesen, kendi söküğünü kendi diken, kendi yuvasını kendi yapan Anadolu insanı binlerce yıldır kendini unutarak yaşadı… Tanrılar yarattı, unuttu. Krallar yarattı, unuttu. Efsaneler yarattı, unuttu. Trajedilerini, destanlarını unuttu… Keyhüsrev’i, Keykubat’ı, Sancar’ı unuttu… Osman’ı, Mehmet’i, Süleyman’ı unuttu! Bir zamanlar umut bağladığı, meydanlarda omuzlarının üstünde taşıdığı Demirel’i, Çoban Sülü’yü unuttu… Bu halk unutur. Çünkü Çatalhöyük’ten bugüne bu halk hep unutuldu… Bu halk bir tek ismi hiç unutmadı… İslamköy’de, bir Çatalhöyük evinde dünyaya gelen Demirel gibi nicelerini çağdaş eğitimle buluşturan Cumhuriyet’in okullarını kuran Mustafa Kemal’i… Öfkeliler. Haklılar. Çünkü unutulmaktan korkuyorlar. Çünkü bu halk gözünün içine bakmayanı unutur…</td></tr></tbody></table></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="970" height="768" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf5.jpg" alt="" class="wp-image-22676" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf5.jpg 970w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf5-300x238.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf5-768x608.jpg 768w" sizes="(max-width: 970px) 100vw, 970px" /></figure>



<p>Son birkaç yıldır Anadolu’nun binlerce yıllık hafızasını sıfırlayarak adeta kendilerinden önce bu topraklarda hiçbir şey olmamış gibi davranan, yaşayan, dahası bunu dayatan bir güruh türedi. Siyasilerin başını çektiği bu anlayışın yarattığı en büyük kötülük, bu ülkenin binlerce yıllık köklerinden koparılmasını sağlayacak her türlü icraata onay üretmesidir. Bu, adeta bir intikam duygusu gibi kendinden öncekini yok edecek, lanetleyecek, olmadı elleriyle paramparça edecek derin bir karmaşa…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="696" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf6.jpg" alt="" class="wp-image-22677" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf6.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf6-300x204.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf6-768x522.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Oysa bu toprakların insanı, 10 bin yıldır iktidarlardan bir şey istemeden yaşamayı öğrendi. Çünkü Anadolu insanlığın ilk eviydi… İlk yuva bu topraklarda yapıldı. İlk buğday bu topraklarda filizlendi. İlk ekmeğin kokusu bu coğrafyada, bir nehir kıyısından yükseldi gökyüzüne…</p>



<p>Çatalhöyük… Orta Anadolu’da, bugünkü Konya sınırlarında neolitik bir yerleşim. 9 bin yıllık geçmişe sahip. Çatalhöyük evleri, Anadolu’daki ilk kentleşmenin başlangıcı kabul ediliyor… Basit malzemeden, toprak, sazlık, kuru ot ve eskilerin deyimiyle ‘sazdan- samandan’ evler…</p>



<p>Anadolu insanı 10 bin yıldan fazladır elleriyle devasa bir kültür üretti… Mimariden inanca, yeme içmeden sözlü kültüre, somuttan soyuta uzanan benzersiz bir kültür bu…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1018" height="768" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf4.jpg" alt="" class="wp-image-22675" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf4.jpg 1018w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf4-300x226.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf4-768x579.jpg 768w" sizes="(max-width: 1018px) 100vw, 1018px" /></figure>



<p><strong><em>İSLAMKÖY’DE BİR ÇATALHÖYÜK EVİ</em></strong></p>



<p>Ancak binlerce yıldır bu topraklarda egemen olmaya çalışanlar her fırsatta sıradan insanın ürettiği bu kültürü yok etmeye, gölgelemeye, derin bir kıskançlık duygusuyla kendine benzetmeye çalıştı. Benzetemiyorsa yok etti…</p>



<p>İslamköy… Isparta’nın merkeze bağlı köylerinden biri… Tıpkı 9 bin yıl öncesinin Çatalhöyük evlerini yapan ellerle, aynı biçimde, aynı malzemeyle, yapılmış bir kerpiç ev… Sazdan samandan çatılmış bir yuva…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1014" height="768" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf3.jpg" alt="" class="wp-image-22674" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf3.jpg 1014w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf3-300x227.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf3-768x582.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1014px) 100vw, 1014px" /></figure>



<p>Yakın çevresinde binlerce yıllık Anadolu uygarlıklarından kalma her türlü kamusal yapıyı, kültürel mirası bulabileceğimiz İslamköy’ü de içine alan geniş ovada, Selçuklu döneminde yapılan kamusal ya da dinsel yapıları saymazsak Osmanlı’nın inşa ettiği bir yapı yok…</p>



<p>Halkın yüzlerce yıldır elleriyle inşa ettiği evler, camiler, çeşmeler, türbeler var…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf2.jpg" alt="" class="wp-image-22673" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf2.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf2-300x225.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf2-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong><em>TÜRKİYE’NİN 50 YILINA DAMGA VURAN KERPİÇ EVİN SIRRI</em></strong></p>



<p>Türkiye’nin son 50 yılına damgasını vuran siyasilerden biri olan Süleyman Demirel, Çatalhöyük’ten bugüne uzanan yaşam ustalığının izini taşıyan İslamköy’deki o kerpiç evlerden birinde doğmuş. O kerpiç ev ve çevresi bugün Demirel ailesi tarafından müze haline getirilmiş. Bölgedeki görülmeye değer yerlerden biri burası. Bugünün şatafatını ve bir sıtma nöbeti gibi kimilerini saran saltanat hastalığının ortasında bir tevazu müzesi gibi duruyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf1-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-22672" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf1-768x1024.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf1-225x300.jpg 225w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf1.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p>Günahıyla sevabıyla Demirel’in kişisel öyküsünün eşlik ettiği bir Türkiye fotoğrafı olan müzede, bir dönemin meydanlarından insan suretleri de sergileniyor… Demirel’in ‘Çoban Sülü’ olduğu yılların insanlarının suretleri bunlar. Maniple edilmemiş, siyaseten kirlenmemiş, saf, temiz insan yüzleri. Partizanlığın ülkeden üstün tutulmadığı, parti bayrağının ülke bayrağına yeğlenmediği bir adabın donup kalmış kareleri.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="490" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf11.jpg" alt="" class="wp-image-22671" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf11.jpg 800w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf11-300x184.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf11-768x470.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong><em>OTURUP AĞLAMAMIZ GEREKEN FOTOĞRAF</em></strong></p>



<p>Yaşamım boyunca hiç oy vermediğim, fikrine, programına inanmadığım bir partinin ve geleneğin takipçisi, sempatizanı ya da gelip geçici heveslisi insanların suretlerine bakıldığında, aslında bugün neyi yitirdiğimizin fotoğrafı görülüyor. Bu toprakların bütün değerlerini kendi varlıklarına tahvil eden, Anadolu’nun binlerce yılda ürettiği kültürel birikimi un ufak eden, yok sayan, parçalayan bir zihniyetin kültürel bir çöle çevirdiği Türkiye’nin oturup da bağıra çağıra ağlamamız gereken fotoğraflarından biri bu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="740" height="1024" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf10-740x1024.jpg" alt="" class="wp-image-22670" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf10-740x1024.jpg 740w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf10-217x300.jpg 217w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf10-768x1063.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf10.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 740px) 100vw, 740px" /></figure>



<p>Kocaman meydanın ortasına asılan, abartısız, ölçülü tek bir Türk bayrağının altında toplanan insanların seçilebilen yüzlerinden bugün hepimizin unuttuğu ortak bir duygu okunuyor: Umut. Yoksulluğun vurduğu kitlelerin gözlerinde, Anadolu insanının tarihin hiçbir döneminde yitirmediği o kadim ışık var. Bugün Yenikapı mitinginin katılımcı sayısıyla siyasetin etki alanının ölçüldüğü, Köprüden otoyola açılış şovlarıyla yıkımın yüceltildiği, histeri nöbetine tutulmuş omzu baltalı karakterlerin ‘tarih’ diye sunulduğu, dilinden kan damlayan konuşmacıların işgal ettiği bir ülkenin herkesçe malum olan ama kimsenin anımsamadığı tarihi bu…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="996" height="768" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf9.jpg" alt="" class="wp-image-22669" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf9.jpg 996w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf9-300x231.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf9-768x592.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 996px) 100vw, 996px" /></figure>



<p>Bu, aslında bugün yitirdiğimiz bir halkın fotoğrafı…</p>



<p>Gözlerindeki ışık, yüreklerindeki umutla, üreten, avutan elleriyle bir köşeden çıkıp gelivermeleri için sağa sola bakınıp durduğumuz insanların donup kalmış halleri.</p>



<p><strong><em>ÜRETİMDEN CEMAATLERE, ELMADAN KURAN’A GİDEN YOL</em></strong></p>



<p>İslamköy, neolitik çağdan kalma bir mimarinin sürdüğü kerpiç evleriyle zamana direniyor. Sokaklarında dolaşıyoruz… Terk edilmiş biblo gibi eski evler yıkılmaya yüz tutmuş. Budanmış elma ve asma çubuklarıyla yakılan fırınlarda pişirilen ekşi mayalı İslamköy ekmeği kokan sokaklarda eski canlılıktan eser kalmamış. Köyün merkezindeki Süleyman Demirel Müzesi ve külliyeyi görmeye gelen birkaç ziyaretçi köyü az da olsa hareketlendiriyor. Gerçekte bir su yapıları uzmanı olan Demirel’in büyük umutlarla Eğirdir Gölü’nden ovaya getirdiği suyun yarattığı üretim durmuş. Ovadaki her on elma bahçesinden beşi satılık. Yamaçlardaki tepeleri kaplayan karakeçiler kaybolmuş. Yol boyunca Tarım Bakanlığı’na bağlı kırsal kalkınma ajansının desteğiyle açıldığı belirtilen bir iki tesis göze çarpıyor, o kadar. Bir de yol boyunca Isparta’ya gelirken Kuleönü köyünün çıkışında göze çarpan kuranı kerim ‘fabrikası’. Ortadoğu ve çoğu Arap ülkesinin kuranı kerimleri buradaki fabrika gibi matbaada basılıp satılıyormuş.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="416" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf8.jpg" alt="" class="wp-image-22668" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf8.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf8-300x122.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf8-768x312.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong><em>‘MECLİSTE NEDEN NURCU VEKİL OLMASIN? BEN VARIM YA!</em></strong></p>



<p>Bir zamanlar Isparta ovasındaki halkın gündelik yaşamını kaplayan üretimin yerini, cemaatlerin yarattığı din ticareti almış. Kuşkusuz bunda, kendisine “Meclis’te neden bir nurcu vekil olmasın?” diyen hemşehrilerine, “Ben varım ya yetmez mi?!” dediği rivayet edilen Demirel’in de payı yok değil. Yine de Demirel’in kendi ağzından aktardığı, babası Yahya Çavuş’un öğütleriyle pekiştirdiği yaşamıyla ilgili ayrıntılar, bölgedeki üretim kültürü hakkında önemli bilgiler içeriyor:</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf7.jpg" alt="" class="wp-image-22667" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf7.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf7-300x225.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf7-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong><em>‘TOPRAK SİZİ AÇ BIRAKMAZ, NAMERDE MUHTAÇ ETMEZ’</em></strong></p>



<p>“Ailemizde eli tutan herkes çalışırdı. 80 yaşındaki kadın ise çocuk bakar, yemek yapardı. Anam, babam ve kardeşlerimle tarlada, bağda çalışırdık, hayvan güderdik. Sabahları tarhana çorbası ve pekmez yerdik. Pekmez yemeden bağa bahçeye çıkmamız mümkün değildi. Evdeki işlerimizin dışında oynamaya pek vakit bulamazdık… Babam; bana ve kardeşlerime toprağı işlemeyi öğretti. Dağdan yakacak odun bulmayı, çalı kesmeyi, çift sürmeyi, ekin ekmeyi, orak biçmeyi; ağaç, bağ, gül, tütün, sebze dikmeyi, çapalamayı, bellemeyi, harman kaldırmayı, tınaz savurmayı, su sulamayı, hayvan bakmayı öğretti. ‘Ne olur ne olmaz, dünya halidir. Toprak sizi aç bırakmaz, namerde muhtaç etmez. Bundan daha sağlam dayanak olmaz. İhtiyaç hâsıl olursa, ona dönersiniz’ derdi.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="716" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf15.jpg" alt="" class="wp-image-22666" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf15.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf15-300x210.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf15-768x537.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong><em>BU HALK GÖZÜNÜN İÇİNE BAKMAYANI UNUTUR</em></strong></p>



<p>Yahya Çavuş’un, Demirel evinin duvarında asılı duran bu sözleri, Anadolu insanının 10 bin yılık özetidir. Ey meydanlarda Yeni Türkiye nutku atanlar! Çatalhöyük’ten bugüne yaşamına bir değer katmadığınız halkın yoksulluğunun, çaresizliğinin ve umudunun üzerine örttüğünüz Osmanlı şalı kapatmaya yetmiyor siyasi kısırlığınızı. Çatalhöyük’ten bugüne, 9 bin yıldır kendi göbeğini kendi kesen, kendi söküğünü kendi diken, kendi yuvasını kendi yapan Anadolu insanı binlerce yıldır kendini unutarak yaşadı… Tanrılar yarattı, unuttu. Krallar yarattı, unuttu. Efsaneler yarattı, unuttu. Trajedilerini, destanlarını unuttu… Keyhüsrev’i, Keykubat’ı, Sancar’ı unuttu… Osman’ı, Mehmet’i, Süleyman’ı unuttu! Bir zamanlar umut bağladığı, meydanlarda omuzlarının üstünde taşıdığı Demirel’i, Çoban Sülü’yü unuttu… Bu halk unutur. Çünkü Çatalhöyük’ten bugüne bu halk hep unutuldu… Bu halk bir tek ismi hiç unutmadı… İslamköy’de, bir Çatalhöyük evinde dünyaya gelen Demirel gibi nicelerini çağdaş eğitimle buluşturan Cumhuriyet’in okullarını kuran Mustafa Kemal’i… Öfkeliler. Haklılar. Çünkü unutulmaktan korkuyorlar. Çünkü bu halk gözünün içine bakmayanı unutur…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="972" height="683" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf13.jpg" alt="" class="wp-image-22664" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf13.jpg 972w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf13-300x211.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf13-768x540.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 972px) 100vw, 972px" /></figure>



<iframe loading="lazy" width="900" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/FGXbAQIoC_g" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; 
encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen=""></iframe>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf12.jpg" alt="" class="wp-image-22663" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf12.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf12-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf12-768x512.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/06/yusuf12-900x600.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/antalyali-ckdli-kadinlar-natoya-meydan-okudu/">Antalyalı CKD’li Kadınlar NATO’ya meydan okudu</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/natoya-sairin-vicdani-yeter/">NATO’YA ŞAİRİN VİCDANI YETER</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-isten-yusuf-tekine-tebesirli-protesto/">Eğitim İş’ten Yusuf Tekin’e tebeşirli protesto</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/linkler/">linkler</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/batinin-entelektuel-tekeli-yikildi-akademide-cin-devrimi/">Batı&#8217;nın entelektüel tekeli yıkıldı! Akademide Çin devrimi…</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/kilicdaroglu-secilmis-genel-baskan/">Kılıçdaroğlu Seçilmiş Genel Başkan</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/mutlak-butlan-ve-chpnin-ozgurlesmesi/">Mutlak butlan ve CHP’nin özgürleşmesi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/michael-robertsla-soylesi/">Michael Roberts’la Söyleşi</a></li>
</ul>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/bu-fotograftaki-yitirdiklerimize-oturup-aglamaliyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cılızoğlu yazdı: &#8220;Koyunu kurt kapsa sen sorumlusun!&#8221;</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/cilizoglu-yazdi-koyunu-kurt-kapsa-sen-sorumlusun/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/cilizoglu-yazdi-koyunu-kurt-kapsa-sen-sorumlusun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2018 19:48:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[hakaret]]></category>
		<category><![CDATA[Tanju Cılızoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Zuhal Olcay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=7365</guid>

					<description><![CDATA[&#8216;Kadıköy’de 5 Ağustos 2017 akşamı bir konserinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği için seyircisi tarafından şikâyet edilmiş&#8230;&#8217; TANJU CILIZOĞLU / Gazeteci Zuhal Olcay tiyatro sanatçısı. Şarkılar da söyleyen, konserler veren toplumun tanıdığı, değer verdiği bir sanatçı. Kadıköy’de 5 Ağustos 2017 akşamı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-6067 aligncenter" src="http://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/YazarKasa-Reklam1a-300x60.jpg" alt="" width="575" height="115" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/YazarKasa-Reklam1a-300x60.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/YazarKasa-Reklam1a.jpg 746w" sizes="auto, (max-width: 575px) 100vw, 575px" /></p>
<p>&#8216;Kadıköy’de 5 Ağustos 2017 akşamı bir konserinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği için seyircisi tarafından şikâyet edilmiş&#8230;&#8217;</p>
<p>TANJU CILIZOĞLU / Gazeteci</p>
<p>Zuhal Olcay tiyatro sanatçısı. Şarkılar da söyleyen, konserler veren toplumun tanıdığı, değer verdiği bir sanatçı. Kadıköy’de 5 Ağustos 2017 akşamı bir konserinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği için seyircisi tarafından şikayet edilmiş. Savcı dava açmış ve 22 Mart 2018’de on ay hapis cezasına çarptırılmış, mahkeme suçu sabit görerek cezayı ertelemiş.</p>
<p>23 Mart günü gazetelerde haberi okudum. Herhalde haberi magazin muhabirleri yazdığı için aşk, meşk, evlenme, boşanma olmayınca fazla detaya lüzum görülmemiş ki gazete haberlerinde davaya konu olan hakaretin ne olduğunu öğrenemedim. Sadece bir gazetede bir kol hareketi ile hakaret edildiğine değinilip geçmiş.</p>
<p><strong><em>BEN NE YAPTIM BU ÇOCUĞA?</em></strong></p>
<p>Yıl 1952. Haydarpaşa Lisesi’nde ikinci sınıf öğrencisiyim. Edebiyat öğretmenimiz rahmetli Nahit Cemal Toker. Bütün öğrencilerin sevdiği, bütün derslerde biraz “Hababam” olan sınıf Nahit Hoca’nın dersinde alışılmamış bir ciddiyetle içinde. Nahit Cemal yazılılarda bu ciddiyete güvenle soruları verir ve gazetesini okur da tek bir kopya çekme teşebbüsü olmazdı.</p>
<p>İlk dersimize girdiği gün sınıfı yaptığı konuşma ile almış başka yerlere götürmüştü. Bugün bu konuşmadan altmış atı yıl sonra hatırladığım şu sözü ömrümün vitrininde taşıdım, geliyorum.</p>
<p>“Bir öğrencim bana tokat atsa önce ona kızmak yerine düşünürüm. Ben ne yaptım da bu çocuğu bana tokat atacak gazaba getirdim”</p>
<p><strong><em><a href="http://www.kivilcimhaber.com.tr/ingilizceyi-yerinde-ogrenin/"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-6070 alignleft" src="http://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/grifith-College-Reklam2-228x300.jpg" alt="" width="228" height="300" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/grifith-College-Reklam2-228x300.jpg 228w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/grifith-College-Reklam2.jpg 500w" sizes="auto, (max-width: 228px) 100vw, 228px" /></a>DEMİREL’E HAKARET EDEN KÖYLÜ</em></strong></p>
<p>Yıl 1979. Süleyman Demirel başbakan.</p>
<p>Güniz Sokak’ta kendileriyle randevum var. Buluşma saatinden yirmi dakika önce geldim. Kendileri gelişimi salonun camından görmüş haber yollamış: “Tanju’yu alın içeri.”</p>
<p>Salona girdim. Demirel “Hoş geldin, geç otur” dedi ama yüzü karışık.</p>
<p>Bir fevkaladelik olduğunu hemen anladım. Bana “otur hele bir telefon bekliyorum. Hele o işi bitirelim rahat konuşuruz” dedi.</p>
<p>Bir on dakika sonra telefon çaldı:</p>
<p>“Sen misin Yaşar? Çözdün mü, çocuğu çıkarttın mı?”</p>
<p>“Sorsaydın bize, ne yapmışız ona, niye kızmış bize?”</p>
<p>Telefon kapandı. Demirel’in yüzündeki gerginlik bitmişti.</p>
<p>Olayı kendi ağzından dinledim.</p>
<p>Antalya’nın bir ilçesinde dört beş arkadaş lokantada biraz da yüksek sesle konuşurken günün Başbakanı Demirel’e hakaret etmiş. O mekânda bu konuşmayı duyan biri hemen şikayet etmiş. Hakaret eden suçüstü mahkemesine gitmiş ve hapse atılmış.</p>
<p>Olayı öğrenince kendi avukatı Yaşar Topçu’yu aramış:</p>
<p>“Aman hemen atla, durumu vaziyet et. Benim kimseden şikayetim yok. Adamı salıversinler.”</p>
<p>Yaşar Topçu derhal olayın olduğu ilçeye gitmiş. Başbakan Demirel’in vekâlet verdiği avukat olarak şikâyetçi olunmadığını söyleyerek adamı hapisten çıkarmış.</p>
<p>Demirel o gece bana şunları söyledi:</p>
<p>“Bu ülkeyi ben yönetiyorum. Nemrut Dağı’nda bir adamın koyununu kurt kapsa bana kızabilir. Bu işe biz bilerek talip olduk. Haklı haksız bize kızacak, biz de öfkesinin sebebini öğrenecek, gereğinizi yapacağız” dedi.</p>
<p>Şimdi bu tanık olduğum olayın bir de siyasi analizini yapmak istiyorum.</p>
<p>Olaya tanık olduğumda Demirel başbakan. Olayı çözmek için Adalet Bakanı’nı arayarak devreye sokmuyor. Valiye emir vermiyor. Kendi şahsi avukatını koşturarak adalete “Ben bu hakareti edenden şikâyetçi değilim aman yapmayın” diyor.</p>
<p>Zuhal Olcay olayını okuyunca Nahit Cemal ve Demirel rahmetlileri hatırladım. Bir kere daha nur içinde yatsınlar dedim. Ve nereden nerelere vardık&#8230;</p>
<p><strong><em>ATATÜRK’E KÜFRETTİ</em></strong></p>
<p>Bir hikâye de Mustafa Kemal Atatürk’ten. Atatürk’ün dava arkadaşı ve yanından ayırmadığı Kılıç Ali Bey hatıralarında ‘sigara’ olayını şöyle anlatır:</p>
<p>“Kanunlara göre, Cumhurbaşkanı’na hakaret edenler hakkında dava açabilmek için bu makamdan izin almak gerekiyordu. Bir köylüyü Atatürk’e küfrettiği için mahkemeye vereceklerdi, Atatürk’ün iznini istiyorlardı. Atatürk sordu:</p>
<p>“Ne yapmışım ben?”</p>
<p>“Gazete kâğıdına sardığı sigarayı yakarken kâğıt tutuşmuş, eli yanmış, “Alsın bunu, içsin bakalım’ demiş küfretmiş.”</p>
<p>Atatürk, bunları söyleyen bakana sordu:</p>
<p>“Sen hiç gazete kâğıdına sarılmış sigara içtin mi?”</p>
<p>“Hayır” cevabını alınca dedi ki:</p>
<p><strong><em>‘KÖYLÜ HAKLIDIR’</em></strong></p>
<p>“Ben Trablusgarp’ta içtim. Bilirim, pek berbat şeydir. Köylü haklıdır. Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin ediniz!” (Atatürk’ün Sırdaşı Kılıç Ali’nin Anıları, Derleyen: Hulûsi Turgut, 2. Baskı, İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2005, s.601.)</p>
<p>Anlayana bu kısa hikâye, çok şeyi anlatıyor sanırım.</p>
<p>Atatürk’ün hoşgörüsü ve halk sevgisine ilişkin çok olay anlatılır. Gece kızdığı ve eleştirdiği birini, sabah arayarak affetmesi ve gece tekrar sofrasına davet etmesi, cebindeki paradan ihtiyacı olan ve sıkıntı çeken arkadaşlarına dağıtması, kendisini görmeye gelen köylü bir kadını günlerce Köşk’ünde ağırlaması; hatta ona giderken bir çift inek alması unutulmaz&#8230; Kimsesizlere sahip çıkması, onları okutup önemli şahsiyetler yapması da ayrı bir yazı konusudur. Boşuna Türk milleti onu sevmiyor. Bu vesileyle de büyük Atatürk’ü saygıyla anıyoruz&#8230;</p>
<p>AYDINLIK</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-5721 aligncenter" src="http://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/11/kamera-reklam1-300x28.gif" alt="" width="589" height="55" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/11/kamera-reklam1-300x28.gif 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/11/kamera-reklam1-768x73.gif 768w" sizes="auto, (max-width: 589px) 100vw, 589px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/cilizoglu-yazdi-koyunu-kurt-kapsa-sen-sorumlusun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
