<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erhan Ünal &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<atom:link href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/tag/erhan-unal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Feb 2021 23:15:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/favicon-150x150.png</url>
	<title>Erhan Ünal &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Zeytincilikteki büyük oyunu bir de böyle okuyun</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/zeytincilikteki-buyuk-oyunu-bir-de-boyle-okuyun/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/zeytincilikteki-buyuk-oyunu-bir-de-boyle-okuyun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf YAVUZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2021 23:15:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Erhan Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytincilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=26372</guid>

					<description><![CDATA[Zeytin ağacına ilk büyük darbe Amerikan kaynaklı margarinle vurulmuştu, bugün Singapur’dan Mersin Limanına kaç milyon ton palmiye yağı girdi bilen var mı?&#8230; Zeytin ağacına ilk büyük darbe Amerikan kaynaklı margarinle vurulmuştu, bugün Singapur’dan Mersin Limanına kaç milyon ton palmiye yağı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Zeytin ağacına ilk büyük darbe Amerikan kaynaklı margarinle vurulmuştu, bugün Singapur’dan Mersin Limanına kaç milyon ton palmiye yağı girdi bilen var mı?&#8230;</p>



<p>Zeytin ağacına ilk büyük darbe Amerikan kaynaklı margarinle vurulmuştu, bugün Singapur’dan Mersin Limanına kaç milyon ton palmiye yağı girdi bilen var mı?</p>



<p>Mecliste görüşüldüğü alt komisyondan geçirilen kanun tasarısı, dünyanın en önemli zeytin ve zeytinyağı üreticilerinden biri olan Türkiye’nin zeytinciliğine büyük bir darbe vuracak. Önümüzdeki hafta içi Mecliste oylanması beklenen tasarı yasalaşırsa, Türkiye’nin mevcut 170 milyon zeytin ağacının yüzde 70’inin yok olmasından endişe ediliyor. Tarımda küresel boyutta oynanan oyunları ele alan ‘Toprak Biterken’ kitabının yazarı Erhan Ünal, Türkiye’nin gündemindeki zeytin tasarısıyla ilgili sorularımızı yanıtladı. Türkiye’nin beslenme bağımsızlığının ciddi tehlike altında olduğuna dikkati çeken Ünal, zeytin ve zeytinyağı üretimine yönelik ilk darbenin 1950’li yıllarda margarin dayatmasıyla başladığını belirterek, “Türkiye’ye giren palmiye yağı miktarının 1.7 milyon ton olduğu tahmin ediliyor ve miktar sürekli artmakta. Yurda giren gerçek palmiye yağı miktarlarını bilebilen var mı?” diye sordu.</p>



<p>Zeytin üreticilerinin görüşleri alınmadan hazırlanan ve tartışmalı görüşmelerin ardından ilgili alt komisyondan geçirilen yasa tasarısı, Türkiye’nin zeytinliklerinin sanayi, enerji ve madencilik gibi yatırımlara açılmasını öngörüyor. Zeytinliklerle ilgili yürürlükteki yasa, bu alanların amacı dışında kullanılmasına izin vermiyordu. 2002 yılından bu yana sürekli olarak değiştirilmek istenen ancak her defasında kamuoyunun tepkileri yüzünden geri çekilen düzenleme, tüm itirazlara rağmen bu kez komisyondan geçirildi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="633" height="1024" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/toprak-biterken-kitabi--633x1024.jpg" alt="" class="wp-image-26346" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/toprak-biterken-kitabi--633x1024.jpg 633w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/toprak-biterken-kitabi--185x300.jpg 185w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/toprak-biterken-kitabi--768x1242.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/toprak-biterken-kitabi-.jpg 800w" sizes="(max-width: 633px) 100vw, 633px" /></figure>



<p><strong><em>‘TOPRAK BİTERKEN’ KİTABINI YAZARINA TASARIYI SORDUK</em></strong></p>



<p>Zeytinlikler için ölüm fermanı anlamına gelen tasarı yasalaşırsa dünyanın en önemli zeytin üreticilerinden biri olan Türkiye’nin bu avantajı yok olacak. Üreticilerin görüşü alınmadığı eleştirilerine neden olan tasarıyla ilgili sorularımızı yanıtlayan ‘Toprak Biterken’ kitabının yazarı Erhan Ünal, aynı zamanda bir zeytin üreticisi. Kendi arazisindeki üretimiyle pek çok ürünün yanında sofralık zeytin ve zeytinyağı ihtiyacını da karşılayan Erhan Ünal, uzun yıllardır gıda bağımsızlığı konusunda dünyanın çeşitli ülkeleri üzerinde araştırmalar yapıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="920" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o-1024x920.jpg" alt="" class="wp-image-26335" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o-1024x920.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o-300x270.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o-768x690.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o-1536x1380.jpg 1536w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o.jpg 1855w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong><em>ENDÜSTRİYEL TARIM BİR AVUÇ DEV ŞİRKETİN KONTROLÜNDE</em></strong></p>



<p>Geleneksel tarım üretiminin küresel ölçekte hızla yok edilmesinden yola çıkarak, yerine ikame edilen endüstriyel tarımın dünya genelinde bir avuç şirket tarafından kontrol edildiğini anlatan Erhan Ünal’a göre bu şirketler devletlerin de üzerinde bir işleve sahip. Türkiye’de günlerdir tartışılan zeytin tasarısının bu çerçevede ne anlama geldiğini ve bir zeytin üreticisi olarak bu konuda ne düşündüğünü sorduğumuz araştırmacı-yazar Erhan Ünal, sorularımızı şöyle yanıtladı:</p>



<p><strong><em>TÜRK ZEYTİNCİLİĞİNE İLK BÜYÜK SALDIRI MARGARİN DAYATMASIYDI</em></strong></p>



<p>“Ülkemizde zeytin ve zeytinyağı üretimine yönetilen dış merkezli ‘darbe’ girişimleri geniş bir zaman dilimine yayılır. İlk ‘darbe’ olan, ABD’nin tüm dünyada bitkisel yağları ve onlardan üretilen margarinleri yerleştirme girişimleri, II. Dünya Savaşını takiben başlatılmıştı. 1950’li yılların başlarında Türkiye de bu planlı baskının altına girmişti. İnsanlarımız, üretim kaynakları ülkemizde olan tamamen sağlıklı sadeyağı (eritilip tuzlanmış tereyağı) ve zeytinyağı yerine, daha sağlıklı mavalı ile ABD’den ithal bitkisel yağlara ve onlardan üretilen margarinlere mahkûm edilmişti.</p>



<p><strong>ABD YAĞLARI İÇİN YÜZ BİNLERCE ZEYTİN AĞACI KESİLDİ</strong></p>



<p>Sonuçlar ayrıntıları ile yeterince biliniyor fakat günümüze ışık tutacak olan bir noktayı tekrar hatırlayalım. O yıllarda yüz binlerce yetişkin zeytin ağacı kesilmiş ve Türkiye dışarıdan ithal yağlı tohumlara çok uzun yıllar muazzam paralar ödemek zorunda kalmıştı. O gün bu gün Ülkemizde zeytinyağı üretimi ve hayvancılık bu darbeden tam olarak belini bir türlü doğrultamadı.’</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="900" height="507" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/c12.jpg" alt="" class="wp-image-26376" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/c12.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/c12-300x169.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/c12-768x433.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<p><strong><em>TÜRKİYE’DE TARIMSAL ÜRETİM VE BESLENME SALDIRI ALTINDA</em></strong></p>



<p>Halkımızın ‘beslenme bağımsızlığına’ yönetilen darbeler pek tabii bu bir tek girişim ile sınırlı kalmadı. 1950’li yılların başından bu yana Türkiye’de tarımsal üretim ve beslenme bağımsızlığı planlı ve geniş cepheli bir saldırı altındadır. Küresel Oligarşi’nin ABD Devleti’nin tüm olanaklarını kullanarak bu ülkede konuşlu dev agro-konzernler üzerinden sürdürdüğü saldırılar geniş bir cephede farklı zamanlarda farklı noktalarda organize bir şekilde sürüyor.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/b14.jpg" alt="" class="wp-image-26373" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/b14.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/b14-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/b14-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<p><strong>TARIMDAKİ GERİLEME SADECE BİR KAÇ BÜROKRATIN MARİFETİ DEĞİL</strong></p>



<p>Basında zaman zaman ve birbirinden kopuk şekilde yer alan yerli tarım ürünlerindeki gerilemeleri bildiren haberlerin, bu planlı ve organize girişimlerin sonucu olduğuna dikkati çeken Ünal, “Eğer, Çarşamba Ovasındaki yılların çeltik ekicileri ya da soya üreticileri artık üretemez hale geliyorsa, olgunun ardında ‘sadece’ başarısız bir tarım bakanı yoktur. Harran’da, Ceyhan’da pamuk ekimi geriliyorsa, Türkiye kendi tütün ekimini kısıtlıyor ve yerine tütün ithal ediyorsa ardında sadece ‘filan partinin başarısız tarım politikalarını’ aramayın. Bu koskoca ülke, mercimeği, nohudu, fasulyeyi Kanada, Hindistan ve Çin’den ithal etmek zorunda kalıyorsa bunlar birkaç başarısız bakan ya da üst bürokratın marifeti değildir. Konu sadece birkaç sınırsız derecede hırslı kişinin ‘rant’ davası da değildir. Tarım cephesinin tamamında sürdürülen bu ardıcıl ve planlı saldırılar küresel güce bir yandan yeni kazanımlar getirirken, öte yandan da bu gücün bir sonraki girişimine taban oluşturmaktadır” görüşünü dile getirdi.</p>



<p><strong><em>BELİNİ YENİ DOĞRULTAN ZEYTİNCİLİĞİMİZE YENİ SALDIRILAR</em></strong></p>



<p>Yeni hazırlanan torba yasa ile gerçekleştirilmek istenenin, ‘beslenme bağımsızlığımız’ açısından stratejik önemi olan zeytinliklerin ‘yasal korunma kalkanının’ çatlatılması girişimi olduğunu savunan Ünal,&nbsp; “Böylece ülkemiz ve insanlarımız açısından son derece önemli olan ve yeni yeni belini doğrultmaya başlamış olan yerli zeytinyağı üretimimiz, küresel güç tarafından halen planlanmış olduğuna emin olduğum bu alandaki yeni saldırılara karşı korunmasız hale getirilmektedir” diye konuştu.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="675" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1.jpg" alt="" class="wp-image-26374" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1-300x225.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<p><strong><em>MERSİN LİMANINI KONTROL EDEN SİNGAPUR’DAN PALM YAĞI GELİYOR</em></strong></p>



<p>Eski maliye bakanlarında Kemal Unakıtan’ın, Mayıs 2007’de Mersin Limanının Singapurlulara satışına yönelik eleştiriler karşısında, “Bana garanti verdiler Limanı Singapur’a götürmeyeceklermiş” diye dalga geçtiğini anımsatan Erhan Ünal, bugün Singapurluların yönetimindeki Mersin Limanından Türkiye’ye giren palm yağı miktarına dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>



<p><strong><em>TÜRKİYE’YE 1.7 MİLYON TON PALMİYE YAĞI GİRDİ</em></strong></p>



<p>“Dünyada Cargill ve Bunge’nin önünde en büyük palmiye yağı üreticisi olan ‘Wilmar İnternational’, Singapur merkezlidir. Türkiye’ye en fazla palmiye yağı girişi de Singapurluların yönetimindeki Mersin Limanındandır. Türkiye’nin büyük lojistik firmalarından Ceynak’ın Mersin Limanı serbest bölgede 60 bin m3 yağ depolama tesisleri mevcuttur. Palmiye yağı dağıtımı büyük ölçüde buradan yapılmaktadır. Türkiye’ye giren palmiye yağı miktarının 1.7 milyon ton olduğu tahmin ediliyor ve miktar sürekli artmakta. Yurda giren gerçek palmiye yağı miktarlarını bilebilen var mı? Zeytinyağı mı demiştiniz? Küreselleşiyoruz bayanlar baylar kime ne zeytinyağından!”</p>



<p><strong><em>85 MİLYON İNSAN TEMEL GIDADA DIŞA BAĞIMLI HALE GETİRİLİYOR</em></strong></p>



<p>“Alaycılığı bir yana bırakalım, zaman azaldı ve tüm tarım cephesindeki gerilemeler kritik bir hal aldı” diye konuşan araştırmacı yazar ve tarım üreticisi Erhan Ünal, bu konuda yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: “Ülkemizin beslenme bağımsızlığı ciddi boyutlarda tehlike altındadır. 85 milyon insan adım, adım dış kaynaklı temel gıda ürünlerine bağımlı hale getirilmektedir. Küresel oligarşinin stratejik planlarının önemli bir bölümü de budur. İçinde bulunduğumuz bu durumda ülkemiz aydınlarına büyük bir sorumluluk düşmektedir. Herkes kafasını kaldırıp olan biteni küresel boyutları ile anlamaya çalışmalı ve sorumluluğunun gereğini öncelikle bireysel boyutlarda düşünerek ‘durumdan görev’ çıkartmalıdır. Kendi üstüne düşeni yerine getirmek yerine tüm sorumluluğunu ‘filan partiye’ ihale edip, sadece 4 senede bir oy vererek çağdaş bir aydın olunamaz.</p>



<p><strong><em>TÜKETİCİNİN EN ETKİLİ SİLAHI ÜRÜN TERCİHLERİNİ DEĞİŞTİRMEK</em></strong></p>



<p>Özellikle temel gıda maddelerinde; ‘Ne iyi filan marka, 50 kuruş daha ucuzmuş’ diyerek ithal mallara sarılanlar bu ülkede yerli üretimin geriletilmesinde rol aldıklarını bilmelidirler. Bu ülkenin sırtından zengin olmuş bir takım büyük gıda (bakliyat) tüccarlarının, artık küresel anlamda dağıtımını üstlendikleri Kanada gibi ülkelerin GDO’lu mercimeğini Türkiye’ye de getirip satmalarının ardında, sadece o kişilerin ‘kadir bilmezliği’ değil, şehir orta tabakasının da olup bitenlere karşı aldırmazlığı vardır. Unutmayalım küresel sisteme karşı en etkili silahlarımızdan birisi de tüketim alışkanlıklarımızda yapacağımız bilinçli ürün seçimi değişiklikleridir.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="560" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/a21.jpg" alt="" class="wp-image-26375" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/a21.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/a21-300x187.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/a21-768x478.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<p><strong><em>BAKANLIĞIN KAMU SPOTLARI İLE UYGULAMASI NEDEN FARKLI</em></strong></p>



<p>Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı&#8217;nın aylardır televizyonlarda ara sıra yayınlanan bir kamu spotu olduğunu anımsatan Ünal, şöyle konuştu: “Bu spot ile bakanlık, insanları tarım arazileri üzerine yapılanmamaya ve şu sözlerle tarım arazilerini korumaya çağırıyor: ‘Bu toprakların bize atalarımızın mirası değil, torunlarımızın emaneti olduğunu unutmayalım! Tarım arazileri üzerine yapılan konutlar, sanayi tesisleri ve yapılar. Bilinçsizce heba edilen milyonlarca hektarlık tarım arazisi. Ülkemizde her türlü kullanıma yeterince uygun alan var. Çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak için haydi Türkiye!’</p>



<p><strong><em>&nbsp;‘TÜRK HALKI OLARAK BU DERECE DALGA GEÇİLMEYİ NASI HAK ETTİK?’</em></strong></p>



<p>Yukarıdaki söylemlerin ardından ekrana getirilen küçük bir kız çocuğu bütün bir masumiyeti ile sesleniyor: ‘Çünkü ben güvenli gıda ile büyüyeceğim!’ Her halde yukarıdaki kamu spotunun yayımcısı olan Tarım Bakanlığının patronu Sayın Faruk Çelik, kabine arkadaşı Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’yü telefonla arayarak ‘yapmayın etmeyin’ diyerek yalvar yakar olmuştur. İnsan kendi kendine sormadan edemiyor, koskoca Türk halkı olarak bu derece açıkça dalga geçilmeyi nasıl hak ettik diye.” 05.06.2017/ ODATV</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="100" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/01/akdeniz-kopy-ser-reklam5.gif" alt="" class="wp-image-25968"/></figure>



<iframe width="900" height="375" 
src="https://www.youtube.com/embed/FGXbAQIoC_g" 
frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; 
encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" 
allowfullscreen></iframe>


<ul class="wp-block-latest-posts__list is-grid columns-4 aligncenter wp-block-latest-posts"><li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="159" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ckd-konyalti-nato-300x159.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ckd-konyalti-nato-300x159.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ckd-konyalti-nato-768x408.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ckd-konyalti-nato.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/antalyali-ckdli-kadinlar-natoya-meydan-okudu/">Antalyalı CKD’li Kadınlar NATO’ya meydan okudu</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="150" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/hh-nato-hukumler-300x150.gif" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/hh-nato-hukumler-300x150.gif 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/hh-nato-hukumler-768x384.gif 768w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/natoya-sairin-vicdani-yeter/">NATO’YA ŞAİRİN VİCDANI YETER</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="169" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/bakana-tebesirli-protesto-wwkj-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/bakana-tebesirli-protesto-wwkj-300x169.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/bakana-tebesirli-protesto-wwkj-1024x576.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/bakana-tebesirli-protesto-wwkj-768x432.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/bakana-tebesirli-protesto-wwkj.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-isten-yusuf-tekine-tebesirli-protesto/">Eğitim İş’ten Yusuf Tekin’e tebeşirli protesto</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/linkler/">linkler</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="150" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/8-uqtd-1-300x150.gif" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/8-uqtd-1-300x150.gif 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/8-uqtd-1-768x384.gif 768w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/batinin-entelektuel-tekeli-yikildi-akademide-cin-devrimi/">Batı&#8217;nın entelektüel tekeli yıkıldı! Akademide Çin devrimi…</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="150" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ismetozcelik-kilicdaroglu-secilmis-gen-bsk-300x150.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ismetozcelik-kilicdaroglu-secilmis-gen-bsk-300x150.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ismetozcelik-kilicdaroglu-secilmis-gen-bsk-768x384.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ismetozcelik-kilicdaroglu-secilmis-gen-bsk.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/kilicdaroglu-secilmis-genel-baskan/">Kılıçdaroğlu Seçilmiş Genel Başkan</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="159" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/mutlakbutlan-chp-ozgurlesmesi-300x159.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/mutlakbutlan-chp-ozgurlesmesi-300x159.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/mutlakbutlan-chp-ozgurlesmesi-768x408.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/mutlakbutlan-chp-ozgurlesmesi.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/mutlak-butlan-ve-chpnin-ozgurlesmesi/">Mutlak butlan ve CHP’nin özgürleşmesi</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="150" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/michaelroberts-300x150.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/michaelroberts-300x150.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/michaelroberts-768x385.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/michaelroberts.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/michael-robertsla-soylesi/">Michael Roberts’la Söyleşi</a></li>
</ul>


<div class="wp-block-file aligncenter"><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/09/ata-eti-ite-otu.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em><span style="background-color:#cf2e2e" class="tadv-background-color"><span style="color:#ffffff" class="tadv-color">ata-eti-ite-otu</span></span></em></strong><br><img loading="lazy" decoding="async" width="700" height="420" class="wp-image-24210" style="width: 150px" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/10/ata-et-ite-ot-gorseli1.jpg" alt="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/10/ata-et-ite-ot-gorseli1.jpg 700w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/10/ata-et-ite-ot-gorseli1-300x180.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/09/ata-eti-ite-otu.pdf" class="wp-block-file__button" download>İndir</a></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/zeytincilikteki-buyuk-oyunu-bir-de-boyle-okuyun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O Yörüklerle neden haince uğraşıyorlar</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/o-yoruklerle-neden-haince-ugrasiyorlar/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/o-yoruklerle-neden-haince-ugrasiyorlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf YAVUZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2021 23:13:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Erhan Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[Yürkler]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Yavuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=26379</guid>

					<description><![CDATA[Küresel tarım savaşı konusunda çalışmalar yapan araştırmacı Erhan Ünal, Sarıkeçililere yönelik saldırıların ardından oldukça çarpıcı bir değerlendirme yaptı… Türkiye’nin konar-göçer keçi yetiştiriciliğini sürdüren son topluluğu olan Sarıkeçili Yörükleri’ne yönelik Karaman’da yapılan saldırı ve baskılara bir tepki de araştırmacı-yazar Erhan Ünal’dan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Küresel tarım savaşı konusunda çalışmalar yapan araştırmacı Erhan Ünal, Sarıkeçililere yönelik saldırıların ardından oldukça çarpıcı bir değerlendirme yaptı…</p>



<p>Türkiye’nin konar-göçer keçi yetiştiriciliğini sürdüren son topluluğu olan Sarıkeçili Yörükleri’ne yönelik Karaman’da yapılan saldırı ve baskılara bir tepki de araştırmacı-yazar Erhan Ünal’dan geldi.</p>



<p>Küresel gıda tekelleri tarafından yok edilmek istenen geleneksel tarım konusunda dünyanın pek çok ülkesinde incelemelerde bulunan Ünal, ‘Küresel Tarım Savaşı’ olarak adlandırdığı kitlesel tarımsal üretimin dayattığı yapay yemlerle yapılan üretim sistemine uymayan Sarıkeçililerin yok edilmek istendiğini dile getirdi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="913" height="768" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/erhanunel2.jpg" alt="" class="wp-image-26388" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/erhanunel2.jpg 913w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/erhanunel2-300x252.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/erhanunel2-768x646.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 913px) 100vw, 913px" /></figure>



<p>Milyonlarca göçmene kucak açan Türkiye’nin Sarıkeçili Yörükleri’ne yazın hayvanları otlatacak bir alan bulamadığına dikkat çeken Ünal, “Bir orman memuru geliyor, bu ülkenin öz be öz yurttaşlarına ‘burada oturma müsaadeniz yok, sökün çadırları’ diyor. Dünyanın dört bir tarafına onlarca milyar dolar yardım yapan Türkiye’de 2 bin ata yadigârı Yörüğe yer yok, su da yok. Bunu anlayabilen var mı? Küresel Oligarşi’nin dayattığı sistem açısından ata yadigârı Sarıkeçilileri’miz yok olmaya mahkûm edilmişlerdir. Sarıkeçililer bizim için, hemen her sosyal alanda aradığımız son ‘kök hücre’ olabilirler. Farkında mısınız?” diye konuştu.</p>



<p><strong><em>SARIKEÇİLİ YÖRÜKLERİNE YAPILAN SALDIRIYI BİR DE BÖYLE OKUYUN</em></strong></p>



<p>Küresel gıda tekelleri tarafından yok edilmek istenen geleneksel tarımın adım adım nasıl yok edildiğine ilişkin çalışmalar yapan Araştırmacı Erhan Ünal, Türkiye’nin konar-göçer hayvan yetiştiriciliği yapan son topluluğu olan Sarıkeçili Yörükleri’ne ilişkin yapılan saldırılar konusunda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="920" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o-1024x920.jpg" alt="" class="wp-image-26335" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o-1024x920.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o-300x270.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o-768x690.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o-1536x1380.jpg 1536w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/152394866_3460599377398839_5706084261817849676_o.jpg 1855w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>‘SİNSİ OYUNLAR FİNALE YAKLAŞIYOR’</strong></p>



<p>Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Erhan Ünal, “Geçtiğimiz hafta sonu Karaman&#8217;ın Kâzımkarabekir ilçesindeki Hacıbaba Dağı eteğindeki Çoka mevkiinde, bir insanlık trajedisinin belki de sondan bir evvelki sahnesi oynanıyordu. Ülkemizin son göçerleri olan Sarıkeçililere yaşamı zindan ederek, göçmekten men edebilmek için, oynanan sinsi oyunlar ‘final’e doğru yaklaşıyor” görüşünü savunarak şunları söyledi:</p>



<p><strong><em>‘SARIKEÇİLİLERLE NEDEN HAİNCE UĞRAŞIYORLAR?’</em></strong></p>



<p>“İki gündür Odatv’de konu ile ilgili haberler olan biteni ayrıntılı olarak veriyor. Bu haince ve gelenek düşmanı baskıların arka planını irdeleyerek, gerçek amaçları aydınlığa çıkarmadıkça, haberi okuyan iyi niyetli ve vicdanlı insanlarımız olan bitene bir türlü anlam veremeyeceklerdir. Siyasi gündem zaten yeterince yüklü, ortalık toz duman. Sarıkeçililer’le kimler, neden bu derece haince ve ardı ardına olarak uğraşıyorlar diyene kadar, son perde de kapanacak ve oyun sona erecek.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="996" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/Arastirmaci-Erhan-Unal-Sarikecililerle.jpg" alt="" class="wp-image-26386" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/Arastirmaci-Erhan-Unal-Sarikecililerle.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/Arastirmaci-Erhan-Unal-Sarikecililerle-271x300.jpg 271w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/Arastirmaci-Erhan-Unal-Sarikecililerle-768x850.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /><figcaption>*</figcaption></figure>



<p><strong><em>‘MİLYONLARCA GÖÇMENE KUCAK AÇAN TÜRKİYE SARIKEÇİLİLERE YER BULAMIYOR’</em></strong></p>



<p>Büyük Türkiye Devleti, Suriye’den gelen milyonlarca göçmene kucak açıyor. Onlara içlerinde, camisinden hastanesine, okulundan marketlerine kadar her ihtiyacı karşılayabilecek çadır kentler kuruyor, konteyner köyler kuruyor. Helal olsun! Büyük bir milletin güçlü devletine bu yakışır! Türkiye’nin Uluslararası Kalkınma Ajansı (TİKA), Afrika’dan Asya’ya koşturup birçok ülkenin milyonlarca insanına maddi ve manevi yardım ulaştırıyor… Ne diyelim sadece şapka çıkarılır, bravo! Lakin 2 bin cesur ve fedakâr insanımıza yazın kalacakları ve hayvanlarını otlatacakları bir alan bulunamıyor. İçecekleri ve onlar için daha da önemli olan hayvanlarını sulayacakları suyu veremiyorlar. Şakamı bu?&#8221;</p>



<p><strong>‘ATA YADİGÂRI YÖRÜĞE SU VE YER YOK, BUNU ANLAYABİLEN VAR MI?’</strong></p>



<p>Sayın Cumhurbaşkanımız televizyonlarda açıkladı:</p>



<p>&#8220;Türkiye yabancı ülkelere kalkınma yardımı yapan ülkeler sıralamasında 3. sırada. Kişi başına düşen milli gelire göreyse 1. Sırada’ diye. İnsan haklı olarak gururlanıyor ve gözleri yaşarıyor, ‘nerelerden nerelere geldik’ diye… Öte yandan bir ‘orman memuru’ geliyor ve bu ülkenin özbeöz yurttaşlarına buyuruyor: ‘Burada oturma müsaadeniz yok, sökün çadırları! Tüm dünyanın dört bir tarafına onlarca milyar dolar yardım yapan Türkiye’de, 2 bin ata yadigârı Yörüğe yer yok, su da yok! Bunu anlayabilen var mı?”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="605" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1074.jpg" alt="" class="wp-image-26385" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1074.jpg 960w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1074-300x189.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1074-768x484.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p><strong>‘TÜRKİYE İŞGAL EDİLDİ DE BİZİM Mİ HABERİMİZ YOK?’</strong></p>



<p>Değerlendirmesinde, “Türkiye yeniden işgal edildi de bizim mi haberimiz yok?” diye soran araştırmacı Erhan Ünal, şu görüşleri dile getirdi: “Türkler tarihi olarak 1071’den beri Anadolu topraklarını vatan tutmuşlar ve kimse söküp atamamış. Ne Moğollar, ne haçlılar, ne de I. Cihan savaşı ardından deneyen yedi düvel. Bedeli mi? Evet, elbette bedel de ödemişiz, ödüyoruz da. Karadeniz’den Akdeniz’e, Ege’den Erzurum’a bizler, Torosların mert Yörükleri, Sarıkeçilier ve diğerleri, hem de aralıksız…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="605" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1074.jpg" alt="" class="wp-image-26385" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1074.jpg 960w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1074-300x189.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1074-768x484.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p><strong><em>‘SARIKEÇİLİLER ARADIĞIMIZ SON KÖK HÜCRE OLABİLİR’</em></strong></p>



<p>Türkmenler, atalarımız ve onlardan yadigâr kalan son göçerlerimiz. Torosların heybetli dik yamaçları gibi, dik ve dirençli, fedakâr ve cefakâr insanlar. Gözü tok, yaşamın gerçek değerlerinin farkında, paraya pula kul olmamaya kararlı insanlar. Aslında süratle erozyona uğrayan insanlık ilişkileri, aile dayanışması, örf ve adetlerimiz ile çağımızın diğer sosyal sorunları karmakarışık ortada durup duruyor… Nasıl durduracağız bu gidişi? Aradığımız taze kanı nerede bulacağız? Tüm dünya, insanlığı yavaş yavaş kemirip yok olmaya sürükleyen bir sosyal kanserin sinsi sinsi yayılması karşısında çaresiz. Sarıkeçililer bizim için, hemen her sosyal alanda aradığımız son ‘kök hücre’ olabilirler. Farkında mısınız?</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="545" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1445.jpg" alt="" class="wp-image-26383" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1445.jpg 960w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1445-300x170.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1445-768x436.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p><strong><em>YÖRÜKLERE ‘SÖKÜN ÇADIRLARI’ DİYEN MEMURUN ARKASINDAKİ GÜÇ KİM?</em></strong></p>



<p>Lakin o küçük memur… Evet, bu kişi gelip buyuruyor, ‘sökün çadırları!’ Tabii ki o kişi tek başına değil. Onun ardına saklanarak, bir takım karanlık güçlerin buyruklarını bu ‘küçük memurların’ dar omuzlarına yükleyenler var. Ortaya çıkmadan, sorumluluk almadan, korkak ve sinsi… Ortaya çıkamazlar, onlar hizmetinde oldukları karanlık ‘yüksek güçlerin’, son 75 yıldır bu ülke insanının başına ne çoraplar ördüklerini, ne çuvallar geçirdiklerini pek ala biliyorlar. Ama o küçük çaplarına kıyasla aldıkları para büyük. Vaz geçemezler, ‘hizmet’e devam edeceklerdir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="637" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1537.jpg" alt="" class="wp-image-26382" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1537.jpg 960w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1537-300x199.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1537-768x510.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p><strong><em>85 MİLYONLUK ÜLKEDE 2 BİN KİŞİLİK GÖÇERLE UĞRAŞIYORLAR</em></strong></p>



<p>Neden bir takım ‘yüksek’ mevkilerdekiler işi gücü bırakıp, 85 milyonluk bu ülkede 2 bin kişilik bir göçer gurubu ile uğraşıyorlar? Sorun yeni değil. Yıllardır bu sinsi işkence sürüyor. Bir bakıyorsunuz, göçerlerin Aydıncık ile Karaman arasında geçtikleri güzergâh boyunca ‘orman geçiş müsaadeleri’ sorun oluyor. Bir bakıyorsunuz birileri göçerlerin develerini vurup öldürüyor ve bu sevimsiz liste uzayıp gidiyor.”</p>



<p><strong>SU, TOPRAK VE HAYVANCILIK ÜZERİNDE OYNANAN KÜRESEL OYUN</strong></p>



<p>Sarıkeçililerin yaşadığı sorunun dramatik olduğunu ancak münferit bir olay olarak görülmemesi gerektiğine vurgu yapan Ünal, “Konu aslında tüm Türkiye’nin geleceği üzerinde mayalanan bir dizi karanlık girişimin, Sarıkeçililer üzerinden uç yaptığı bir durum. En iyisi bu çok geniş ve meşum ve melun hazırlığın konu başlıklarını vererek Sarıkeçililerle bağlantısını açıklamaya çalışayım” ifadelerini kullandığı değerlendirmesinde, su, toprak ve hayvancılık gibi başlıklar altında özetlediği küresel oyunu şöyle anlattı:</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="379" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1721.jpg" alt="" class="wp-image-26381" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1721.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1721-300x111.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1721-768x284.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong><em>‘YAKIN GELECEKTE KİMSE DOĞADA SAHİPSİZ SU BULAMAYACAK’</em></strong></p>



<p>Su sorunu:&nbsp; Türkiye en geç, 2009 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen ‘World Water Forum’da, bu forumu organize eden ‘World Water Council’in’ genel geçerli prensipleri yönünde hareket etme yükümlülüğü altına girmiştir. Buna göre, WWC’nin tüm dünyada gerçekleştirmek için mücadele verdiği en önemli hedefi olan ‘Tatlı su kaynaklarının’ bir araya getirilerek, işletmelerinin özel şirketlere (Suez, Thames Water, Viola, Bechtel gibi) verilmesi, Türkiye’de de ısrarla hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Bu yüzden sadece barajlarda toplanan nehir suları değil, HES adı altında toparlanan ve bir araya getirilen dereler de bu kapsamda su havzaları ile birlikte özelleştirme süreci içerisindedirler. Bu konudaki girişimler bir adım daha ileri taşınarak, ‘köylüye sulama suyu sağlama’ etiketi altında, en küçük derelerin suyu da göletler halinde biriktirilmekte. Sonuçta yakın bir gelecekte kimse doğada sahipsiz bir avuç su bulamayacaktır, hedef bu! Senaryo, korkutucu olmaktan çok ötedir. Bu ortamda Sarıkeçililer ya da başkalarının, hayvanları ile doğada 500 km den fazla yolu yürüyerek gitmeleri sistemin geleceği açısından olası değildir. Geniş topraklarda bu tür toplu insan hareketlerinin (göçerlerin) önlenmesi, WWC’nin planlamaları açısından uygunsuzdur.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="492" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/PERVIN-COBAN-SAVRAN-YASANANLARA-TEPKI-GOSTERDI1.png" alt="" class="wp-image-26380" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/PERVIN-COBAN-SAVRAN-YASANANLARA-TEPKI-GOSTERDI1.png 800w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/PERVIN-COBAN-SAVRAN-YASANANLARA-TEPKI-GOSTERDI1-300x185.png 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/PERVIN-COBAN-SAVRAN-YASANANLARA-TEPKI-GOSTERDI1-768x472.png 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p><strong><em>GÖREVİMİZ ORMANI KORUMAK SÖYLEMİNİN ARKASINDAKİ GERÇEK</em></strong></p>



<p>Türkiye’de su işleriyle uğraşan ve özelleştirilmemiş tüm su kaynaklarını işleten kurum olan DSİ (Devlet Su İşleri), Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlıdır. Dolayısı ile Sarıkeçililere müdahale ederken orman memurunun söylediği, ‘Bizim görevimiz ormanları korumak’ söyleminin arkasına saklanan diğer söylem ise: ‘Su kaynakları konusunu gündemden düşürmek için o kadar gayret ediyoruz,&nbsp; bu konudaki her türlü hareketlilik, bu çok hassas konuda bizi zora sokar’, olacaktır.</p>



<p><strong>TATLISU KAYNAKLARI KAPALI KAPILAR ARDINDA ÖZELLEŞTİRİLİYOR</strong></p>



<p>WWC’nin planları gereği, Türkiye Hükümeti’nce sahnelenen en son kategorik girişimi, ‘Kıbrıs’a Can Suyu’ projesinde yaşadık. Türkiye, tüm yapılanma ve baraj inşaatları bitip, denizin altından borular Kıbrıs’a bağlandıktan sonra, gerçek amacını ortaya koydu. Hükümet yetkilileri, Kıbrıs’ta suyu sadece ‘Yeni kurulacak özel bir şirkete verebileceklerini ve belediyelere dağıtımı da bu şirketin yapabileceğini’ ileri sürdüler. Bu talep, tamamen WWC’nin direktifleri yönündedir. Bize özel olan kısmı ise o, ‘özel şirket ya da şirketler grubunun paydaşlarının kimlerden oluşacağı’&nbsp; kısmında tartışabilmektir. Bu çok büyük ve Türkiye’nin geleceği açısından son derece hayati olan ‘tatlı su kaynaklarının konfeksiyonlanması ve özelleştirilmesi’ sorunu kapalı kapılar ardında kimseye duyurulmadan yürütülmeye çalışılıyorsa da mızrak bazen çuvala sığmıyor.</p>



<p><strong><em>MİLYONLARCA HEKTAR ARAZİ KÜRESEL ŞİRKETLEREDEVREDİLDİ</em></strong></p>



<p>Toprak sorunu: Sorunun bu kısmı da Tarım Bakanlığı’nı ilgilendirmekte, hatta sıkıştırmakta.&nbsp; Tüm dünyada ekilebilir toprakların, su hakkıyla birlikte özel şirketlere (agro-konzernlere) devredilmesi gündemde olan bir diğer yakıcı konu. Bu konunun takipçileri, aynı zamanda küresel ekonomi politikalarının baş denetçileri de olan, Birleşmiş Milletler çatısı altındaki Dünya Bankası, İMF, WTO gibi, kuruluşlar. Halen Afrika’da, Asya’da ve Güney Amerika’da milyonlarca hektar ekilebilir arazi, su hakkıyla birlikte küresel Agro-Konzern’lere devredilmiş vaziyette.</p>



<p><strong>MERALAR ÖZEL ŞİRKETLERE, SARIKEÇİLİLER YERLEŞİK DÜZENE</strong></p>



<p>Türkiye de bu baskının altındadır. Lakin eski ve oturmuş bir toprak mülkiyeti hukukunun geçerli olduğu ülkemizde bu iş o kadar da kolay değildir. Bu amaçla Tarım Bakanlığı küçük adımlar halinde fakat ardıl bir alt yapı çalışması içerisindedir. Toprakların birleştirilmesi kanunu çerçevesinde yapılmakta olan çalışmalar, yukarda bahsettiğim amaç kapsamında da görülmelidir. Devlet çiftliklerinin özel şirketlere devredilme çalışmaları da bu alandaki bir diğer girişim. Şimdilik kavranması en yakın görülen yağlı lokma ise, ‘mera alanlarının’ özel şirketlere kiralanma yoluyla devredilmesi olarak gözüküyor. Çıkarılan yasa ile Türkiye’nin toplam 16 milyon hektar civarındaki mera alanlarının büyük bir bölümü ilk olarak özel şirketlere kiralanabilecek. Dolayısı ile gerçek anlamda sürü dolaştırarak hayvancılık yapan ve bu iş için meraları kullanmak zorunda olan grupların sessizce eritilmesi hedeflenmiştir. Hayvancılıkla geçinen kırsaldaki halkın büyük bir bölümü göçer olmamakla beraber mera alanlarına bağımlıdırlar. Bu gruplar çok sıkıştırılırlarsa,&nbsp; tarihsel bir hak olarak meralarını mahkemeler önünde de savunabileceklerdir. Bu çerçeveden olarak en başta Sarıkeçililer’in, haklarından bir şekilde ‘gönüllü’ olarak vazgeçirilerek (ya da bıktırılarak) ‘yerleşik’ hale getirilmeleri gerekmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="637" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1631.jpg" alt="" class="wp-image-26387" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1631.jpg 960w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1631-300x199.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/1631-768x510.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p><strong><em>DAYATILAN SİSTEM SARIKEÇİLİLERİ YOK OLMAYA MAHKUM EDİYOR</em></strong></p>



<p>Hayvancılığın geleceği sorunu: Türkiye’de Hayvancılık da küresel politikalar çerçevesinde dış merkezlerin planlaması altına alınmıştır. Bu merkezler, yukarıda sıralamış olduğum BM Çatısı altındaki kuruluşların yanı sıra, küresel olarak yem üretiminin ana maddeler olan mısır ve soya fasulyesinin dünya çapında üretim, depolama, dağıtım ve ticaretini ellerinde tutan Cargill, Bunge, ve ADM gibi şirketlerdir. ‘Modern hayvancılık’ olarak tanımlanan, sığırdan kanatlı hayvana kadar tüm canlıları kapalı veya dar alanlara tıkıştırıp, ‘fenni yem’ denilen malzeme ile en kısa zamanda şişirilmesi olan bu sistem, küresel ekonominin plancılarına büyük avantajlar sağlar. Ülkemizde de hayvancılık, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ardı ardına yaptığı girişimlerle ‘kitlesel besi hayvancılığı’ programına göre yapılandırılan, ciddi boyutlardaki bir dönüştürülme süreci içerisindedir. Konuya yapıştırılan ‘sağlıklı, hijyenik, daha ucuz’ gibi propaganda etiketlerini kaldırdığımızda alttan çıkacak olan büyük kazık, bu kısaca tanıttığım küresel plandır. Buna göre, tüm bu hayvanlar serbest alanlardan (meralar) alınarak, kapalı alanlara tıkılacaklardır. Böylece yukarıda bahsettiğim gibi mera alanları başka amaçlarla kullanmak üzere serbest kalacaktır. Ayrıca kapalı alanlara tıkıştırılan bu hayvanlar ‘fenni yem’ denilen yapay yemle beslenmek zorunda kalacaktır. Bu yem için gerekli olan bitkisel malzemeyi (mısır, soya vs.) de küresel olarak kontrol eden agro-konzernler (Cargill, Bunge, ADM gibi) vereceklerdir. Böyle kurulmak istenen bu kapalı devrede, Sarıkeçililer’in sisteme uyarlı olamayacakları ortadadır. Sadece kendileri de değil, ta Altaylardan önlerine katıp getirdikleri kıl keçileri de sisteme uyarlı değillerdir. Bu hayvanları da bir yere kapatamazsınız ve yapay yemle besleyemezsiniz. Basında ara sıra çıkan, ithal keçilerin (Saanen keçisi gibi) daha çok süt verdiği ve daha çok doğurduğu haberlerinin ardına saklanan hakikat, aslında bu keçilerin kapalı alanda yaşamaya ve yapay yemle beslenmeye uyarlı olarak yetiştirilmiş olmalarıdır. Kısacası, Küresel Oligarşi’nin dayattığı sistem açısından bizim ata yadigârı Sarıkeçilileri’miz yok olmaya mahkûm edilmişlerdir. Şimdi anladık mı o küçük orman memurunun gelip de nasıl ve neden ‘burada oturma müsaadeniz yok, sökün çadırları!’diye buyurabildiğini?”</p>



<p><strong>KAMUOYUNA ÖNEMLİ ÇAĞRI: ‘HERKES BİR ŞEYLER YAPABİLİR’</strong></p>



<p>Sarıkeçililer’e yönelik saldırı baskıların ardından yaptığı değerlendirmesini bir çağrı ile sonlandıran araştırmacı Erhan Ünal, kamuoyuna seslenerek şunları dile getirdi:</p>



<p>&nbsp;“Ülkemizin duyarlı insanları, sosyal vicdanını yiyip bitirmemiş kardeşlerim, medyanın önümüze üfürdüğü siyasi toz bulutunun ardını da ‘ne oluyor orada’ diyerek görmeye çalışan hanımlar ve beyler, yavrularının yarınları için endişe duyan değerli analar, kendini de sorgulayabilme yetisini hala ayakta tutabilenler, kısacası farkındalığını arttırmaya önem verenler. Lütfen Sarıkeçililere yapılmak istenenlere dikkatlerinizi yoğunlaştırın. Neler yapabiliriz diye düşünelim. Her birey teker teker fikir oluşturabilir ve etrafıyla paylaşabilir. Herkes bir şeyler yapabilir. Sokağa fırlayıp bağırıp çağırmaktan çok daha etkili olan, bireyin tutarlı ve kalıcı tavrıdır.</p>



<p><strong>&nbsp;‘SARIKEÇİLİLERDEN ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR’</strong></p>



<p>Bizlere hazırlanan geleceği görürsek, daha uzun vadeli ve kapsamlı davranışlar üzerine oturmuş fikirler üretebiliriz. En önemli adım farkındalığın artırılmasıdır. Konu nostalji değil. Konu tarihsel olarak sonu gelmiş ve nesli tükenmekte olan küçük bir topluluğun yaşamını yapay olarak uzatma çabası değil. İnatçı bir insanın çırpınışları da değil. Sarıkeçililer sadece geçmişimiz değil, geleceğimizdir. Onlardan öğreneceğimiz çok şeyler var. Pervin Çoban Savran, günümüzün Gökçe Nine’sidir.*</p>



<p><strong><em>‘PERVİN HANIM’IN ÇIĞLIĞI ASLINDA BİZİM İÇİNDİR DE’</em></strong></p>



<p>Lütfen, Odatv haberindeki küçük video parçasını ve orada konuşmaya çalışan Pervin Hanım’ı izleyin. Söylediklerinin ardında kalan, sessiz çığlığını da duymaya çalışın. Bu çığlık aslında bizim içindir de.&nbsp;</p>



<p><strong><em>GÖKÇE NİNE’NİN UZAKLARDAKİ KIZILDERİLİ KUZENİ</em></strong></p>



<p>Son olarak, Kurtlarla Dans filminin son sahnesini hatırlamanızı öneriyorum: Kızılderili Sioux kabilesi, her şeyi yıkıp yutan ve yok eden bir tsunaminin kapkara suları gibi, kendilerini takip eden Amerikan ordusunun önünde, yolun sonuna gelmiştir. Amerikalı eski teğmen, kendisini karısı ile kabilesinden ayrılmak zorunda görür ve ayrılırlar. Dik bir yamacın altından geçerken kendisini kardeş edinmiş olan genç Kızılderili savaşçı, ona tepelerden çığlık çığlığa son kere, kardeşi olduğunu ve hep öyle kalacağını haykırır. O çığlık hem çaresizliğin hem de umudun çığlığıdır. Kim bilir, belki de o savaşçı, Gökçe Nine’nin çok uzaklardan kuzeniydi…”</p>



<p><strong><em>SON GÖÇ’TEKİ GÖKÇE NİNE’NİN DUASI</em></strong></p>



<p>*Gökçe Nine: Şair-Yazar Muhammet Güzel’in, Antalya yöresinde yaşayan konar-göçer Honamlı Yörükleri’nin geleneksel yaşamlarının yok edilerek yerleşik düzen geçmeye zorlanmalarını anlatan ‘Son Göç’ adlı romanının başkarakterlerinden biri. Romandaki Gökçe Nine, bir duasında bu köklü kültürün yok oluşunu şu sözlerle özetliyor:</p>



<p>&nbsp;“Ey yerin göğün sahibi, yoluna kurban olduğum ulu Tanrım!/ Ey göğdeki Tanrımın şefkatine sığınmış ana atalarım!/ Ey canımın harcı, canı uçmuş tenlerin yatağı can toprağım!/ Ey toprak anamızın üstünde canlar yeşerten berrak sularım!</p>



<p>Bir döngüye kapıldık, size sırtımızı döndük, uyduk devrana/ Sizler bizden yüz çevirmeyin. Şu doğan al güneşin hatırına/ Ebemden kalma kavım, çakmağımla uyardığım köz hatırına, Bizlerden önce konup göçenlerin yaktığı ocaklar hatırına!” (Son Göç- Muhammet Güzel, Tekin Yayınevi)</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="100" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/01/akdeniz-kopy-ser-reklam5.gif" alt="" class="wp-image-25968"/></figure>



<iframe width="900" height="375" 
src="https://www.youtube.com/embed/FGXbAQIoC_g" 
frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; 
encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" 
allowfullscreen></iframe>


<ul class="wp-block-latest-posts__list is-grid columns-4 aligncenter wp-block-latest-posts"><li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="159" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ckd-konyalti-nato-300x159.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ckd-konyalti-nato-300x159.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ckd-konyalti-nato-768x408.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ckd-konyalti-nato.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/antalyali-ckdli-kadinlar-natoya-meydan-okudu/">Antalyalı CKD’li Kadınlar NATO’ya meydan okudu</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="150" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/hh-nato-hukumler-300x150.gif" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/hh-nato-hukumler-300x150.gif 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/hh-nato-hukumler-768x384.gif 768w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/natoya-sairin-vicdani-yeter/">NATO’YA ŞAİRİN VİCDANI YETER</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="169" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/bakana-tebesirli-protesto-wwkj-300x169.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/bakana-tebesirli-protesto-wwkj-300x169.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/bakana-tebesirli-protesto-wwkj-1024x576.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/bakana-tebesirli-protesto-wwkj-768x432.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/bakana-tebesirli-protesto-wwkj.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-isten-yusuf-tekine-tebesirli-protesto/">Eğitim İş’ten Yusuf Tekin’e tebeşirli protesto</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/linkler/">linkler</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="150" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/8-uqtd-1-300x150.gif" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/8-uqtd-1-300x150.gif 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/8-uqtd-1-768x384.gif 768w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/batinin-entelektuel-tekeli-yikildi-akademide-cin-devrimi/">Batı&#8217;nın entelektüel tekeli yıkıldı! Akademide Çin devrimi…</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="150" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ismetozcelik-kilicdaroglu-secilmis-gen-bsk-300x150.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ismetozcelik-kilicdaroglu-secilmis-gen-bsk-300x150.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ismetozcelik-kilicdaroglu-secilmis-gen-bsk-768x384.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/ismetozcelik-kilicdaroglu-secilmis-gen-bsk.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/kilicdaroglu-secilmis-genel-baskan/">Kılıçdaroğlu Seçilmiş Genel Başkan</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="159" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/mutlakbutlan-chp-ozgurlesmesi-300x159.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/mutlakbutlan-chp-ozgurlesmesi-300x159.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/mutlakbutlan-chp-ozgurlesmesi-768x408.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/mutlakbutlan-chp-ozgurlesmesi.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/mutlak-butlan-ve-chpnin-ozgurlesmesi/">Mutlak butlan ve CHP’nin özgürleşmesi</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="150" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/michaelroberts-300x150.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/michaelroberts-300x150.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/michaelroberts-768x385.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/michaelroberts.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/michael-robertsla-soylesi/">Michael Roberts’la Söyleşi</a></li>
</ul>


<div class="wp-block-file aligncenter"><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/09/ata-eti-ite-otu.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em><span style="background-color:#ff6900" class="tadv-background-color"><span style="color:#ffffff" class="tadv-color">ata-eti-ite-otu</span></span></em></strong><br><img loading="lazy" decoding="async" width="700" height="420" class="wp-image-24210" style="width: 150px" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/10/ata-et-ite-ot-gorseli1.jpg" alt="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/10/ata-et-ite-ot-gorseli1.jpg 700w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/10/ata-et-ite-ot-gorseli1-300x180.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2020/09/ata-eti-ite-otu.pdf" class="wp-block-file__button" download>İndir</a></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/o-yoruklerle-neden-haince-ugrasiyorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
