<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Karbon &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<atom:link href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/tag/karbon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Oct 2019 14:48:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/favicon-150x150.png</url>
	<title>Karbon &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kıyıları sular, dağları susuzluk vuracak!</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/kiyilari-sular-daglari-susuzluk-vuracak/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/kiyilari-sular-daglari-susuzluk-vuracak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf YAVUZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Oct 2019 14:46:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[Tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Buzullar]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Karbon]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Yavuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=16769</guid>

					<description><![CDATA[İklim krizine millet bahçeleri, bisiklet yolları ve metro inşaatları yaparak hazırlanan Türkiye’de kıyıları suların yükselmesi, iç ve dağlık kesimleri ise kuraklığın etkilemesi bekleniyor. Karbon emisyonlarındaki artışın devam etmesi durumunda İstanbul ve İzmir’de yaklaşık 250 bin kişinin taşkın riskiyle karşı karşıya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İklim krizine millet bahçeleri, bisiklet yolları ve metro
inşaatları yaparak hazırlanan Türkiye’de kıyıları suların yükselmesi, iç ve
dağlık kesimleri ise kuraklığın etkilemesi bekleniyor. Karbon emisyonlarındaki
artışın devam etmesi durumunda İstanbul ve İzmir’de yaklaşık 250 bin kişinin
taşkın riskiyle karşı karşıya kalacağı belirtiliyor…</p>



<p>Dünyanın iklim bilimi konusunda en yetkin kurumu olan
İsviçre merkezli Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (Intergovernmental
Panel on Climate Change, IPCC), bugün iklim değişikliğinin okyanuslar ve
kriyosfere (yeryüzündeki buzullar) etkilerini inceleyen özel raporunu
yayımladı. Rapor, iklim değişikliğinin, gezegenin buz tabakaları, buzullar,
permafrost, buz sahanlığı ve kar örtüsü gibi donmuş alanlara etkisinin yanı
sıra emisyonların hızla azaltılmadığı durumda bu bölgelerde neler olabileceğini
inceliyor ve son derece çarpıcı verileri içeriyor. Aralarında Türkiye’nin de
bulunduğu 195 ülke tarafından onaylanan IPCC, bu raporunda sera gazı
emisyonlarındaki artış sebebiyle gezegenin okyanusları, buzulları ve kar
örtüsünde hızla artan değişimleri tespit etti. Rapor, emisyonların hızla
azaltılmadığı durumda, bu yüzyılın sonunda deniz seviyesinde yükselme, dağ
buzullarında çöküş, denizel yaşamda önemli kayıplar ve şiddetli siklonlarda
artış gibi sonuçlar öngörüyor. Raporun Türkiye’ye yönelik etkilerini
değerlendiren uzmanlar, kıyı kesimlerinin yükselen su seviyeleri nedeniyle risk
altında kalacağını, iç ve dağlık kesimlerin ise azalma eğiliminde olan kar
örtüsü nedeniyle iklim değişikliğinin etkileriyle baş başa kalacağını
kaydediyor.</p>



<p>Merkezi İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Değişen İklimde Okyanuslar ve
Kriyosfer isimli özel raporunu yayınladı. Bilim insanlarının hükümetlerin
yönetici özeti üzerine yaptığı yorumlarını yanıtladığı Monaco’daki dört günlük
özel oturumun ardından açıklanan rapor, hükümetlerin iklim değişikliğinin
okyanuslara ve kriyosfere (gezegenin tüm donmuş alanları; buz tabakaları, dağ
buzulları, permafrost, buz sahanlığı ve kar örtüsü gibi) etkileri üzerine bir
rapor talep etmeleri üzerine hazırlandı. Rapor 36 farklı ülkeden 104 yazar ve
yayımcının katkısıyla yaklaşık 7000 bilimsel çalışmayı değerlendirerek hazırlandı.</p>



<figure class="wp-block-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="900" height="75" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/09/satilik-daire-haberici.gif" alt="" class="wp-image-16259"/></figure>



<p><strong><em>OKYANUSLAR GEÇEN YÜZYILDAN 10 KAT DAHA HIZLI
YÜKSELECEK</em></strong></p>



<p>IPCC’nin 6. Değerlendirme Raporu döngüsünde hazırlanan üç
özel raporun sonuncusu niteliğinde olan bu raporun ardından hazırlanacak olan
Yeni Değerlendirme Raporlarının 2021’de yayımlanacağı belirtildi. Dünyanın
okyanus, buz ve kar örtüsünün iklim değişikliğine bağlı olarak değiştiği
kaydedilen rapora göre, deniz seviyesi hızla yükseliyor ve emisyonlar
azaltılmazsa okyanuslar 2100 yılı itibarıyla geçen yüzyıla göre 10 kat daha
hızlı yükselecek. Emisyonların artmaya devam etmesi durumunda ise buzullar
kütlelerinin üçte birinden fazlasını kaybedecek. Bu durum insanların tatlı suya
erişimini de olumsuz etkileyecek. 2100 itibarıyla bazı dağlar üzerindeki
buzulların yüzde 80’i kaybolabilir, birçok buzul ise tamamen yok olabilir.</p>



<p><strong><em>YILDA 400 MİLYAR TONDAN FAZLA SU OKYANUSA
KARIŞIYOR</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="1024" height="504" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/2-2-1024x504.jpg" alt="" class="wp-image-16773" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/2-2.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/2-2-300x148.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/10/2-2-768x378.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption> Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporunu Türkiye açısından <br>değerlendiren uzmanlar, konuyla ilgili önemli uyarılarda bulundu… </figcaption></figure>



<p>Dünyanın okyanus, buz ve kar örtüsü iklim değişikliğine
bağlı olarak değişiyor. Grönland ve Antarktika buz tabakası yılda 400 milyar
tondan fazla suyu okyanusa bırakmak suretiyle eriyor. Arktik’in karla kaplı
bölgesi yaz aylarında her on yılda yüzde 13 oranında küçülüyor. Ayrıca deniz
suyu bir yandan oksijen kaybına uğrayıp daha asidik hale gelirken denizde
yaşanan sıcaklık dalgaları iki kat daha sıklaştı, sıcaklaştı ve iki kat daha uzun
sürüyor. Okyanus sıcaklığının artış hızı 20.yüzyılın sonlarından beri ikiye
katlandı.</p>



<p><strong><em>KİRLİLİK DEVAM EDERSE BUZULLARIN YÜZDE 80’İ
KAYBOLACAK</em></strong></p>



<p>Denizlerdeki sıcaklık dalgalarının çok büyük bir kısmı
(yüzde 84-90), doğrudan insan kaynaklı iklim değişikliğine bağlanıyor. Deniz
seviyesi hızla yükseliyor ve emisyonlar azaltılmazsa okyanuslar 2100 yılı
itibarıyla geçen yüzyıla göre 10 kat hızlı yükselecek. Deniz seviyeleri insan
kaynaklı sera gazı emisyonlarının sonucu olarak şu ana kadar 16 cm yükseldi ve
yükselmeye devam ediyor. Emisyonlar azaltılmazsa, deniz seviyelerindeki artış
2100 sonrasında da devam edecek. Rapor, emisyonların artması halinde 2300’de
5,4 metreye kadar bir yükselme olabileceği konusunda uyarıyor. Emisyonlar
azaltılmazsa 2100 itibariyle bazı dağlık bölgeler üzerindeki buzulların yüzde
80’i kaybolabilir, birçok buzul ise tamamen yok olabilir. Sonuç olarak, yüzyıl
bitmeden dağ buzullarının sağladığı tatlı su seviyesi önce tavan yapacak sonra
düşmeye başlayacak.</p>



<p><strong><em>TÜM DÜNYADA OKYANUS CANLILARI YÜZDE 15
AZALACAK</em></strong></p>



<p>Deniz yaşamı halihazırda okyanusların ısınmasından
olumsuz etkileniyor. Emisyonlar azaltılırsa oluşan hasarı sınırlamak mümkün.
Deniz canlıları yaşam alanlarını yılda 5 km gibi bir hızda değiştirirken,
okyanusların ısınması ve aşırı avlanma da balık popülasyonlarını düşürdü.
Okyanustaki değişimler yüzyıl sonuna kadar devam edecek: Emisyonlar
azaltılmazsa pH seviyesi halihazırda düşen 0,1 oranına ek olarak 2100
itibarıyla 0,3 daha düşebilir. Farklı bir araştırmaya göre bu okyanuslardaki asit
oranının yüzde 150 artması anlamına geliyor. 2050’ye gelene kadar okyanusların
üst tabakasının yüzde 80’inde oksijen kaybı meydana gelecek. Emisyonların
azaltılmaması yüzyıl sonuna kadar tüm dünyada okyanuslarda yaşayan hayvanların
yüzde 15 azalmasına ve balık avlama potansiyelinin yüzde 24 düşmesine yol
açabilir.</p>



<p><strong><em>BİR YANDA ŞİDDETLİ YAĞIŞ, BİR YANDAN AŞIRI
KURAKLIK</em></strong></p>



<p>Okyanustaki değişim, aşırı hava olaylarını tetikliyor ve
emisyonlar azaltılmazsa durum daha da kötüleşecek. İnsan kaynaklı emisyonların
bir sonucu olarak kasırgalar şimdiden daha şiddetli yağış, daha güçlü rüzgâr ve
daha yüksek deniz seviyelerine sebep oluyor. Emisyonların artmasıyla birlikte
bu etkilerin daha da kötüleşmesi ve fırtına dalgalarıyla özellikle deniz
seviyelerindeki yükselmenin daha da artması bekleniyor. Küresel ölçekte
şiddetli yağış ve kuraklığa neden olan Pasifik Okyanusu’ndaki sıra dışı yüzey
sıcaklıklarını betimleyen El Niño ve La Niña’nın etkilerinin çok daha
ciddileşeceği düşünülüyor. Kar ve buz örtüsünün kaybı Dünya’nın sıcağı yansıtma
özelliğini de azaltarak ısınmayı artırıyor. Arktik deniz buzu her on yılda
yüzde 13 küçülüyor ve küresel ısınma 2°C’yi bulursa bazı yaz mevsimlerinde
tamamen yok olması bekleniyor. Emisyonların hızlıca azaltılması riskleri büyük
ölçüde azaltabilecekken, iklim değişikliği konusunda harekete geçmemenin bedeli
bu yüzyıl sonuna kadar çok hızlı ve ağır olabilir.</p>



<p><strong><em>TÜRKİYE’DE KIYILARI SULAR, İÇ KESİMLERİ
KURAKLIK VURABİLİR</em></strong></p>



<p>IPCC’nin Değişen İklimde Okyanuslar ve Kriyosfer raporunu
Türkiye açısından değerlendiren uzmanlar da önemli uyarılarda bulundu. İTÜ
Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde doktorasını tamamlayan ve şu an Oslo
Üniversitesi’nde araştırmacı olarak çalışan Dr. Yeliz A. Yılmaz IPCC raporunun
Türkiye için olası etkilerini şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye’nin kıyı
kesimleri yükselen su seviyeleri nedeniyle risk altındayken, iç ve dağlık
kesimleri ise azalma eğiliminde olan kar örtüsü nedeniyle iklim değişikliğinin
etkileri ile yüzleşebilir. Dağlarda tutulan kar ve buz örtüsü bahar döneminde
eriyerek nehirleri besler ve ekosistemler için hayati önem taşır. Öngörülen
sıcaklık artışı ve yağış rejimindeki düzensizlikler sebebiyle, yarı kurak
bölgelerdeki tarımsal sulama uygulamaları için su temininde problemler
yaşanabilir. Keza hidroelektrik üretiminin de bu değişkenlikten etkilenmesi
kaçınılmazdır. Su kaynaklarının azalması özellikle Türkiye’nin doğu ve
güneydoğu bölgelerindeki sınır aşan suların diğer ülkelerle paylaşılması ile
alakalı geçmiştekilere benzer potansiyel anlaşmazlıkların çözümünü daha da
zorlaştırabilir. Bu kötüye giden tabloyu değiştirmenin yolu ise fosil yakıt
kullanımını durdurmak, emisyonları hızla azaltmak, az tüketmek ve
sürdürülebilir kalkınma modellerini uygulamaktan geçiyor.”</p>



<p><strong><em>SANAYİLEŞME VE YAPILAŞMA BASKISI SORUNLARA
DAVETİYE ÇIKARIYOR</em></strong></p>



<p>İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği
Enstitüsü’nden Dr. Noyan Yılmaz ise deniz ve kıyı bölgelerin yüksek karbon
tutma potansiyeline değinerek IPCC raporunu Türkiye özelinde değerlendirerek
şunları dile getirdi: “Denizler, tuz bataklıkları, deniz çayırları, su basar
ormanlar, dalyanlar ve benzeri mavi karbon ekosistemleri olarak adlandırılan
kıyısal alanlar, atmosferdeki karbonu tutma ve saklama konusunda ormanlardan 40
kat daha hızlılar. İklim değişikliğine sanayileşme ve yapılaşma baskısı da
eklenince bu alanların özelliklerini yitirmesi başka birçok soruna davetiye
çıkarıyor.</p>



<p><strong><em>‘BAŞTA MARMARA OLMAK ÜZERE DENİZLERİMİZDEKİ
OKSİJEN AZALIYOR’</em></strong></p>



<p>İklim değişikliğiyle denizlerin daha sıcak ve asidik hale
gelmesi; derin deşarj, aşırı gübre kullanımı, kıyı erozyonu gibi etkilerle
birleşince Marmara Denizi başta olmak üzere denizlerimizde oksijen hızla
azalıyor. Isınma ayrıca istilacı türlerin yayılımını hızlandırıyor. Akdeniz ve
Güney Ege kıyılarımızda istilacı türler ekonomik olarak önemli yerel türlerimizin
yerini çoktan aldı. Ekosistemdeki bozulma aşırı balıkçılık ile birleştiğinde
balıklardan boşalan alanı denizanası türlerinin doldurduğunu görüyoruz ve bu
geri dönüşü oldukça zor olan bir değişim. Günümüzde artık bu kadar bilimsel
kanıt sunulmuşken iklim değişikliğini sınırlamak için fosil yakıtların
kullanımını azaltmayı değil, bir adım ötesine geçerek iklimdeki bozulmayı
yavaşlatmak için ne gibi önlemler almamız gerektiğini konuşuyor olmamız lazım.”</p>



<p><strong><em>İSTANBUL VE İZMİR’DE 250 BİN KİŞİ TARŞKIN
RİSKİ ALTINDA</em></strong></p>



<p>Tüm dünyayı etkisi altına alacak olan iklim
değişikliğinin Türkiye üzerindeki olası etkileri arasında buzulların
erimesinden kaynaklanan deniz seviyesindeki yükselmenin kıyı şeridindeki
başlıca kentleri tehdit etmesi ilk sıralarda yer alıyor. Kıyı şeridi uzunluğu 8
bin kilometreden fazla olan Türkiye’deki kıyı yerleşimlerinin yüksek dalgaların
ve taşkınların tehdidiyle karşı karşıya kalması bekleniyor. Yapılan bir
araştırmaya göre İstanbul ve İzmir’de deniz seviyesinin 50 cm yükselmesi
durumunda yaklaşık 250 bin kişinin taşkınlara maruz kalacağı öngörülüyor. İnsan
kaynaklı karbon emisyonlarının artması durumunda İstanbul’un bu yüzyılın
sonunda deniz seviyesindeki artış sebebiyle yılda 9,8 milyar dolarlık
maliyetle, Avrupa’daki en yüksek finansal zarara uğrayacak kent olacağı tahmin
ediliyor. İzmir’in ise 5,7 milyar dolar ile Avrupa’da en yüksek zarara
uğrayacak üçüncü kent olması bekleniyor.</p>



<p><strong><em>KARADENİZ’DE KUMSAL KAYBI AKDENİZ’DE
TUZLANMA ARTACAK</em></strong></p>



<p>Karadeniz’de deniz seviyesinin bir metre yükselmesi
durumunda kumsalların yarısından fazlasının sular altında kalabileceği ya da iç
kesimlere doğru kayabileceği belirtiliyor. Sunduğu ekosistem hizmetlerinden her
yıl yaklaşık 450 milyar Dolar kazanç elde edildiği tahmin edilen Akdeniz’de de
şiddetli ve hızlı değişimler yaşanıyor. Okyanuslara kıyasla küçük boyutu ve
kapalı coğrafyası nedeniyle Akdeniz’de iklim değişikliğinin etkilerinin daha
hızlı ve şiddetli olacağı öngörülüyor. Akdeniz, artan su sıcaklığı ve
buharlaşma nedeniyle giderek daha tuzlu hale geliyor. Bunun sonucunda ise
Akdeniz’deki yaşam alanlarında ve biyolojik çeşitlilikte kayıpların yanında
balık stoklarında büyük ölçekli değişikliklerin yaşanması bekleniyor. Kuzey Ege
Denizi’ndeki balık stoklarında ise yüzde 18’lik düşüş öngörülüyor.</p>



<pre class="wp-block-code"><code>[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]</code></pre>



<iframe width="900" height="375" 
src="https://www.youtube.com/embed/FGXbAQIoC_g" 
frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; 
encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" 
allowfullscreen></iframe>


<ul class="wp-block-latest-posts__list has-dates wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gunumuz-dunyasinda-marksist-bir-kriz-teorisi/">Günümüz dünyasında Marksist bir kriz teorisi</a><time datetime="2026-06-18T20:53:28+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">18 Haziran 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/atlantik-sisteminin-gerilemesinin-getirdigi-celiskiler-2/">Atlantik sisteminin gerilemesinin getirdiği çelişkiler</a><time datetime="2026-06-18T16:06:35+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">18 Haziran 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/millici-ve-kamucu-durusun-ta-kendisiyiz/">“Millici ve kamucu duruşun ta kendisiyiz”</a><time datetime="2026-06-18T14:32:56+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">18 Haziran 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekliler-imza-kampanyasi-baslatti/">Emekliler imza kampanyası başlattı</a><time datetime="2026-06-17T19:46:28+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">17 Haziran 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/maku-turkiye-yapay-zeka-zirvesinde-yerini-aldi/">MAKÜ, Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nde yerini aldı</a><time datetime="2026-06-16T21:35:30+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">16 Haziran 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demek-ki-iran-odevine-iyi-calismis/">DEMEK Kİ İRAN ödevine iyi çalışmış</a><time datetime="2026-06-16T15:55:05+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">16 Haziran 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/maku-almanyada-yuksekogretim-tanitim-faaliyetlerine-katildi/">MAKÜ, Almanya’da yükseköğretim tanıtım faaliyetlerine katıldı</a><time datetime="2026-06-15T19:38:37+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">15 Haziran 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/antgiaddan-yaza-beyaz-bir-merhaba/">ANTGİAD’DAN YAZA BEYAZ BİR MERHABA</a><time datetime="2026-06-15T18:13:54+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">15 Haziran 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/isyan-tutanaklari-kardesim-nicoya-acil-mektup/">İSYAN TUTANAKLARI: Kardeşim Nico&#8217;ya acil mektup</a><time datetime="2026-06-15T17:13:45+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">15 Haziran 2026</time></li>
</ul>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/kiyilari-sular-daglari-susuzluk-vuracak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
