<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Süleyman Şah &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<atom:link href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/tag/suleyman-sah/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Dec 2019 09:39:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/favicon-150x150.png</url>
	<title>Süleyman Şah &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Süleyman Şah’ın keçileri nasıl Avustralyalı oldu</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/suleyman-sahin-kecileri-nasil-avustralyali-oldu/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/suleyman-sahin-kecileri-nasil-avustralyali-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf YAVUZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2019 09:39:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara keçisi]]></category>
		<category><![CDATA[Keçi]]></category>
		<category><![CDATA[Koyun]]></category>
		<category><![CDATA[Recebin koyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Şah]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Yavuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=18368</guid>

					<description><![CDATA[Selçuk’a devlet kurduran koyunlardan Recep’in ithal kuzularına nasıl geldik… Bir zamanlar ipekten yüne, tiftikten kıla üretim araçlarıyla yeryüzüne hâkim olan halkların torunları bugün o üretim araçlarını ellerinden kaptırdıkları sömürgeci ülkelerin yazdığı senaryolara uygun biçimde birbirini boğazlamakla meşguller… Ancak bütün bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Selçuk’a devlet kurduran koyunlardan Recep’in ithal
kuzularına nasıl geldik…</p>



<p>Bir zamanlar ipekten yüne, tiftikten kıla üretim
araçlarıyla yeryüzüne hâkim olan halkların torunları bugün o üretim araçlarını
ellerinden kaptırdıkları sömürgeci ülkelerin yazdığı senaryolara uygun biçimde
birbirini boğazlamakla meşguller… Ancak bütün bu tablonun en ağırı, koyunla
başlayan bir imparatorluk öyküsünün hamasi yanlarını yayıla yayıla anlatıp da,
üretim kültüründen zerre dem vurmayan siyaset bezirgânlarının cehaleti. Bin yıl
önce koyunlarıyla yola çıkan ve onca yıl dünyaya hükmeden imparatorluklar kuran
bir ‘ecdanın’ torunlarının, bugün kuzuyu bile ithal edecek bir aymazlık içinde
olmalarını nasıl açıklayacağız…</p>



<p><strong><em>50 BİN KOYUNLA YOLA ÇIKAN SELÇUK’UN ÖYKÜSÜ
BİZE NE ANLATIYOR</em></strong></p>



<p>Türklerin kurduğu Hazar Devleti’nin ordu komutanı olan
Dukak’ın oğlu Selçuk Bey, Maveraünnehr’den ayrılıp, maiyetindeki 100 atlıyla
birlikte Cend kentine doğru yola çıktığında 1500 deve ve 50 bin kadar koyundan
oluşan mal varlığıyla kendilerine yeni bir yaşam kurmanın arifesinde olan
Türkmenlere öncülük ediyordu. Torunu Tuğrul’un kurduğu ve bugünkü İran’da
bulunan Rey kentini başkent olarak seçen Büyük Selçuklu İmparatorluğuna adını
veren Selçuk Bey’in öyküsü, aslında Türklerin Orta Asya’dan İran platosuna,
Anadolu’dan Balkan coğrafyasına kadar uzanan tarihsel akışında bir canlı
türünün ne kadar yaşamsal önemde olduğunun altını çiziyor: Koyun…</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1000" height="665" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi1.jpg" alt="" class="wp-image-18371" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi1.jpg 1000w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi1-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi1-768x511.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi1-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<p><strong><em>İMPARATORLUKLARI KURAN VE YIKAN BİR ÜRETİM
KÜLTÜRÜ</em></strong></p>



<p>Oğuz Türklerinin tarihi, aslında koyun üretimiyle paralel
ilerliyor. Ancak bunun yanında keçi de bu tarihe tanıklık eden en önemli üretim
araçlarından biri. Bozkır ve göçebe kültürünün, hareketli ve dinamik oluşuyla
birlikte geniş bir coğrafyayı üretim ve yaşam alanı olarak kullanması sanıldığı
gibi geri, ilkel ve hantal değildir. Aksine canlı, devingen ve merkezi olarak
bir bölgeye saplanıp kalmış, çoğu hanedan merkezli imparatorlukları tarihten
silen bir üretim ve yaşam kültürüdür…</p>



<p><strong><em>SELÇUKLU’YA KARŞI OĞUZ AYAKLANMALARI</em></strong></p>



<p>İslamlaşmayla birlikte benimsenmeye başlanan ‘gaza’ ve
‘cihad’ kavramlarını bir kenara bırakırsak, Orta Çağ’ın ikinci yarısına
damgasını vuran Selçukluların hem kurucu unsuru olan hem de kötü yönetilmeleri
sırasında bizzat Selçuklu’ya karşı zaman zaman büyük ayaklanmalar çıkaran
Oğuzlar, kendilerine ‘yeryüzünün hakimi’ diyen sultanların sonunu getirmiştir.
Bu ayaklanmaların en önemlilerinden biri olan ve etkisi yüzlerce yıl süren
Babai İsyanı (1239), Selçukluların egemenliği altındaki Anadolu’ya gelen,
çoğunlukla keçi ve koyun yetiştiriciliği ile geçimlerini sağlayan on binlerce
Türkmenin isyanıdır.</p>



<p><strong><em>MUKTEDİRLERLE ÇOBANLARIN BİTMEYEN SAVAŞI</em></strong></p>



<p>Özetlemek gerekirse, Selçuklu’yu kuran irade de, onu kötü
yönetimi yüzünden yıkan iradede varlığını, gücünü ve yaşam kaynağını en başta
küçükbaş hayvancılıktan alıyordu. Bir başka deyişle Türklerin tarihi, iktidar
kavgalarıyla birbiriyle savaşıp duran yöneticilerin olduğu kadar, aynı zamanda
çobanlıktan gelip, çobanlığı hor gören iktidar sahipleriyle, hor görülen
çobanlar arasındaki çatışmanın tarihidir.</p>



<p><strong><em>BİR OĞUZ’A İKİ KOYUN VERİRSENİZ 20 YIL SONRA
ÜLKE KURAR</em></strong></p>



<p>Bir Oğuz’a bir çift keçi ya da koyun verirseniz, onları
hızla çoğaltarak beş yıl sonra bir köy, 10 yıl sonra bir şehir, 20 yıl sonra da
bir ülke kurar. Adaletli ve köklerinden gelen geleneğe sırtını dönmeyen bir
yönetim anlayışını sürdürürse de kısa sürede o ülke büyük bir cihan devletine
dönüşür. Ancak yine aynı Oğuz’un keçisinin otunu, koyununun merasını elinden
alırsanız, adaletsiz bir yönetimle, dilini, kültürünü, inancını hor görüp
varlığına tehdit gibi davranırsanız; işte o zaman onun üzerine bina edilen
devlet çöker… Kabaca Türklerin bin yıllık tarihi bize bunu anlatıyor…</p>



<p><strong><em>DEVLETİN YANLIŞ SORUSU: MAVERAÜNNEHİR NEREYE
DÖKÜLÜR</em></strong></p>



<p>Ece Ayhan’ın ‘Meçhul Öğrenci Anıtı’ şiirine kaynaklık
eden Maveraünnehir, gerçekten de devletin en yanlış sorularından birine
dönüşmüştür:</p>



<p>Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında</p>



<p>Bir teneffüs daha yaşasaydı</p>



<p>Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür</p>



<p>Devlet dersinde öldürülmüştür</p>



<p>Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:</p>



<p>Maveraünnehir nereye dökülür?</p>



<p>En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:</p>



<p>-Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbinedir.”</p>



<p><strong><em>İKİ NEHRİN ORTASINDA PAYLAŞILAMAYAN
TOPRAKLAR</em></strong></p>



<p>Nehrin ötesi anlamına gelen Maveraünnehir, Oğuz
Türkmenlerinin Orta Asya’daki üretim ve yaşam havzasıydı. Ceyhun ve Seyhun
nehirleri arasında kalan, geniş otlaklar ve zengin su kaynaklarına sahip olan
Maveraünnehir, Gazneliler, Karahanlılar, Samanoğulları ve Harzemşahlar gibi Türk
ve İrani kökenli devletlerarasındaki çatışmaların da kaynağı olmuştur.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="997" height="709" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi2.jpg" alt="" class="wp-image-18372" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi2.jpg 997w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi2-300x213.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi2-768x546.jpg 768w" sizes="(max-width: 997px) 100vw, 997px" /></figure>



<p><strong><em>TİBET’TEN ANADOLU’YA TİFTİK KEÇİSİ</em></strong></p>



<p>Maveraünnehir’de, yani iki nehrin arasındaki platolarda
güç kazandıktan sonra tarih sahnesinde görülmeye başlayan Selçuklular, önce
Horasan, ardından Irak-İran coğrafyasına, nihayetinde de Anadolu’dan Kafkaslara
uzanan bir coğrafyada egemenlik kurarken, beraberlerinde Tibet kökenli bir
canlıyı da Anadolu’ya getirdiler: Ankara tiftik keçisi.</p>



<p>Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu kabul edilen
Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın beraberinde getirdiği tiftik keçisi, Ankara ve
çevresine yerleşen Türkmenler tarafından yetiştirilerek ‘Angora’ (Ankara
keçisi) olarak anılmaya başlandı. İlerleyen yıllarda Ankara keçisinden elde
edilen ‘Türk tiftiği’nden üretilen ve Avrupa’da büyük talep gören kumaş,
Osmanlı İmparatorluğu’nun bu alanda tekel oluşturmasını sağlayacaktı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="927" height="492" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi3.jpg" alt="" class="wp-image-18373" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi3.jpg 927w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi3-300x159.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi3-768x408.jpg 768w" sizes="(max-width: 927px) 100vw, 927px" /></figure>



<p><strong><em>SÜLEYMAN ŞAH’IN GETİRDİĞİ KEÇİ TÜRKLERİ
KUMAŞ TEKELİ YAPTI</em></strong></p>



<p>Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu kabul edilen
Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın beraberinde getirdiği tiftik keçisi, Ankara ve
çevresine yerleşen Türkmenler tarafından yetiştirilerek ‘Angora’ (Ankara
keçisi) olarak anılmaya başlandı. İlerleyen yıllarda Ankara keçisinden elde
edilen ‘Türk tiftiği’nden üretilen ve Avrupa’da büyük talep gören kumaş,
Osmanlı İmparatorluğu’nun bu alanda tekel oluşturmasını sağlayacaktı.</p>



<p><strong><em>OSMANLI ALTIN DEĞERİNDEKİ TİFTİĞİ ELİYLE
İNGİLİZLERE VERDİ</em></strong></p>



<p>Ancak yine aynı Osmanlı, 1838’de bu tekeli kendi
elleriyle İngilizlere kaptırırken, aynı zamanda büyük çöküşüne giden yolun
taşlarından birini de döşeyecekti. </p>



<p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><a href="http://odatv.com/siz-dirilise-bakarken-suleyman-sahin-kecileri-boyle-kacirildi-2805171200.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="Bununla ilgili ayrıntılar için bakınız:  (opens in a new tab)"><strong><em>Bununla ilgili ayrıntılar için bakınız: </em></strong></a></p>



<p>Bu büyük aymazlığın ardından Anadolu tiftik keçisi
üreticileri onlarca yıl kendini toparlayamadı. Cumhuriyetin ardından 1960’lı
yıllarda yeniden toparlanma çabalarıyla 6 milyona ulaşan Ankara tiftik keçisi
bugün yaklaşık 160 bin civarında. (2012 resmi verilerine göre 158 bin) *</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="437" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi4.png" alt="" class="wp-image-18377" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi4.png 1000w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi4-300x131.png 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/suleymansah-tiftikkecisi4-768x336.png 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<p><strong><em>DÜNYANIN EN GÜZEL DOKUMALARINI YAPAN ELLER
KIRILDI</em></strong></p>



<p>Buhara’dan İran’a dünyanın en güzel halı ve kilimlerini,
kumaşlarını dokuyan Türkmenler Anadolu’ya geldiklerinde Lodikya’dan
(Ladik-Denizli) Kaisareia’ya (Kayseri), İconium’dan (Konya) Laranda’ya
(Karaman) bir çok kadim yerleşim merkezindeki neolitik çağdan beri süregelen
üretim kültürünü de kendi deneyimlerine kattılar. Ancak dünyanın en zengin
kültür harmanının ortay çıktığı bu topraklar ne yazık ki son 50 yılda
affedilmez derecedeki hatalı politikalar yüzünden lime lime edildi, birkaç
yıldır da bu derin kültür tamamen tarihten silinmek için uğraşılıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="825" height="350" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/1940’lı-yıllarda-50-liralık-banknot-üzerinde-Ankara-tiftik-keçisi-vardı….jpg" alt="" class="wp-image-18378" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/1940’lı-yıllarda-50-liralık-banknot-üzerinde-Ankara-tiftik-keçisi-vardı….jpg 825w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/1940’lı-yıllarda-50-liralık-banknot-üzerinde-Ankara-tiftik-keçisi-vardı…-300x127.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/1940’lı-yıllarda-50-liralık-banknot-üzerinde-Ankara-tiftik-keçisi-vardı…-768x326.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 825px) 100vw, 825px" /><figcaption> <em> (1940’lı yıllarda 50 liralık banknot üzerinde Ankara tiftik keçisi vardı…)</em> </figcaption></figure>



<p><strong><em>SELÇUK’UN YOLUNDAN YÜRÜYEN SON ÜÇ AİLE YOK
OLMAK ÜZERE</em></strong></p>



<p>Örneğin Selçuk’un bin yıl önce Maveraünnehir’den 50 bin
koyunla çıktığı yolculuğun bugüne değin süren uzantılarının olduğunu
anlayabilse bu toplum. Oğuzların bir kolu olan Sarıkeçili Yörüklerinin, halen
yayla sahil konar-göçer keçi yetiştiriciliğini, tıpkı bin yıl önceki gibi,
yalnızca toprağı, suyu, otu ve havayı koklayarak, aşkla sürdürme mücadelesi
verdiğini görebilseler. Her türlü zulme ve baskıya rağmen bu kültürü sürdüren
son üç aile kaldığı gerçeğine bir ayabilseler…</p>



<p><strong><em>ISLAH EDİP ENDÜSTRİYEL ÜRETİME BAĞLAMAK
HASTALIĞI</em></strong></p>



<p>Bunu görmek bir yana devletin ilgili bakanlıklarının tek
derdi bu topraklara ait ne varsa bir an önce endüstriyel üretime bağlamak. Ekim
2015’te Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Ankara’da yapılan BM
Çölleşmeyle Mücadele Konferansı’nda kültürlerini tanıtmak için davet edilen
Sarıkeçili Yörüklerinin binlerce yıllık kıl keçisi için “bunları ıslah edelim”
diyebilen bir orman ve su işleri bakanımız var.</p>



<p><strong><em>ANGORA GİBİ YAKINDA KIL KEÇİSİNİ DE
KAYBEDECEĞİZ</em></strong></p>



<p>Bir an önce ıslah edelim… Anadolu’nun yerli ırkı ne kadar
hayvanı varsa hepsini endüstriyel üretimin çarkları arasına bağlamanın, böylece
üreticileri de ilaç ve yem tekellerinin kıskacına almanın yolu ıslah etmekten
geçiyor. Bu konudaki aymazlık devam ederse Osmanlı’nın son döneminde
İngilizler’e kaptırılan ve bugün neredeyse tamamen yok olma aşamasına Ankara
keçisinin öyküsü gibi yakın gelecekte kıl keçisinin de arkasından ağıtlar
yakacağız.</p>



<p><strong><em>GÜNEY AFRİKA’DAN AVUSTRALYA’YA ANGORA’NIN
YOLCULUĞU</em></strong></p>



<p>Osmanlı sarayının izniyle Güney Afrika’ya götürülerek
yetiştirilen Ankara keçisi, oradan da 1830’lu yıllarda Avustralya’ya götürüldü.
Bugünkü saf Angora ırkları ise, 1853, 1856, 1863, 1865, 1869, 1871 ve 1873
yıllarında Türkiye’den götürüldü. Uzun yıllar süren denemelerin ardından Güney
Afrika’dan Avustralya’ya yerleşen bir göçmen olan Gerard Thomas Ferreira’nın
beraberinde getirdiği Ankara tiftik keçisi, bu ülkeyi de önemli tiftik
üreticilerinden biri haline getirdi.</p>



<p><strong><em>AVUSTRALYA YILDA 1 MİLYON TON TİFTİK
ÜRETMEYİ BAŞARDI</em></strong></p>



<p>Bir zamanlar Venedikli tüccarların Osmanlı topraklarından
bin bir zahmetle götürüp Avrupa pazarında sattığı Türk tiftiğinin yerini bugün
Avustralya’daki Angora (mohair) keçisi çiftliklerinde yetiştirilen tiftiklerin
peşinden koşan İtalyan modacılar aldı. Özenle yetiştirilen keçilerden elde
edilen tiftik, Avustralya’da kilosu 50 dolardan ve müzayedeler düzenlenerek
satılıyor. Ünlü giyim markalarına tiftik üreten Avustralyalı yetiştiriciler,
1980’lerde eriştikleri yıllık 1 milyon ton hedefini yeniden yakalamak için
uğraşıyorlar. Bu konuda dernekler, vakıflar kuruluyor, Angora keçisi
yetiştiriciliği hakkında ciltlerce kitaplar yayınlanıyor. Süleyman Şah’ın
Anadolu’ya getirdiği keçilerin yanında dünyanın en büyük hayvancılık sektörünü
kuran Avustralya bugün Türkiye’nin en fazla canlı hayvan ithal ettiği
ülkelerden biri oldu.</p>



<p><strong><em>BU DEĞERLİ KUMAŞA ADINI VEREN KEŞMİR SAVAŞLA
YATIP KALKIYOR</em></strong></p>



<p>Bugün Hindistan, Pakistan ve Çin sınırlarında bulunan
dağlık Keşmir bölgesi, adını ünlü tiftik keçisinden elde edilen kumaşa vermiş
kadim bir kültür havzası. Türklerin bu bölgeden getirip, Orta Anadolu
platolarında Anadolu’nun tuzuyla besleyerek ışıltılı tiftikler elde ettiği
Angora keçilerinin ana vatanında bugün yıllardır bitmek bilmeyen mezhep ve din
savaşları var. Tıpkı Anadolu’nun yanı başında, Orta Doğu’da olduğu gibi. Bir
zamanlar ipekten yüne, tiftikten kıla üretim araçlarıyla yeryüzüne hâkim olan
halkların torunları bugün o üretim araçlarını ellerinden kaptırdıkları
sömürgeci ülkelerin yazdığı senaryolara uygun biçimde birbirini boğazlamakla
meşguller.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="839" height="768" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/Türkiye’nin-canlı-hayvan-ithal-ettiği-ülkelerin-başında-Avustralya-geliyor….jpg" alt="" class="wp-image-18379" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/Türkiye’nin-canlı-hayvan-ithal-ettiği-ülkelerin-başında-Avustralya-geliyor….jpg 839w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/Türkiye’nin-canlı-hayvan-ithal-ettiği-ülkelerin-başında-Avustralya-geliyor…-300x275.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/12/Türkiye’nin-canlı-hayvan-ithal-ettiği-ülkelerin-başında-Avustralya-geliyor…-768x703.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 839px) 100vw, 839px" /><figcaption> <em> (Türkiye’nin canlı hayvan ithal ettiği ülkelerin başında Avustralya geliyor…)</em> </figcaption></figure>



<p><strong><em>SELÇUK’UN KOYUNLARINDAN RECEP’İN İTHAL
KUZULARINA</em></strong></p>



<p>Ancak bütün bu tablonun en ağırı, koyunla başlayan bir
imparatorluk öyküsünün hamasi yanlarını yayıla yayıla anlatıp da, üretim kültüründen
zerre dem vurmayan siyaset bezirgânlarının cehaleti. Bin yıl önce koyunlarıyla
yola çıkan ve onca yıl dünyaya hükmeden imparatorluklar kuran bir ‘ecdanın’
torunlarının, bugün kuzuyu bile ithal edecek bir aymazlık içinde olmalarını
nasıl açıklayacağız…</p>



<p>*(Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel
Müdürlüğü 2013 Yılı Tiftik Raporu. Yayın tarihi: 2014)</p>



<pre class="wp-block-code"><code>[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]</code></pre>



<iframe width="900" height="375" 
src="https://www.youtube.com/embed/FGXbAQIoC_g" 
frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; 
encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" 
allowfullscreen></iframe>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/kilavuzumuz-andimiz-diye-haykirdilar/">“Kılavuzumuz Andımız” diye haykırdılar</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/okullarda-siddet-bu-bir-zafiyettir-artik-soz-degil-irade-zamani/">Okullarda Şiddet: Bu Bir Zafiyettir, Artık Söz Değil İrade Zamanı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/milli-guvenlik-kurulunu-goreve-davet-ediyoruz/">“Millî Güvenlik Kurulu’nu Göreve Davet Ediyoruz”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-camiasi-ofkeli-egitimde-2-gun-grev-burdurda-ortak-eylem/">Eğitim camiası öfkeli; eğitimde 2 gün grev, BURDUR’da ortak eylem</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-camiasi-ofkeli-antalya-mem-onu-yusuf-tekin-istifa-nidalariyla-yankilandi/">Eğitim camiası öfkeli: ANTALYA MEM önü “Yusuf Tekin istifa!” nidalarıyla yankılandı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/sozunu-tasa-geciren-firdevsinin-torunlarinin-muhtesem-zaferi/">“Sözünü taşa geçiren” Firdevsi’nin torunlarının muhteşem zaferi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/burdurda-tritikalenin-gelecegi-masaya-yatirildi/">Burdur’da tritikalenin geleceği masaya yatırıldı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/kazakistanda-turk-universiteleri-fuarina-maku-damgasi/">Kazakistan’da Türk Üniversiteleri Fuarına MAKÜ damgası</a></li>
</ul>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/suleyman-sahin-kecileri-nasil-avustralyali-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
