<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teşhis &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<atom:link href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/tag/teshis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 Dec 2023 18:13:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.7</generator>

<image>
	<url>https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/favicon-150x150.png</url>
	<title>Teşhis &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>15 dakikada kanser tanısı</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/15-dakikada-kanser-tanisi/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/15-dakikada-kanser-tanisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Dec 2023 18:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Kategori]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Sağlık Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Frozen]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Zafer Küçükodacı]]></category>
		<category><![CDATA[Teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=39763</guid>

					<description><![CDATA[Tıp dünyasının son yıllarda üzerinde en çok durduğu hastalıklardan biri olan kanser hastalarında ameliyat sırasında uygulanan “frozen” yöntemiyle kısa sürede tanı konarak tedavi sürecinin daha etkin yönetilmesinin sağlanabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Küçükodacı “Cerrah ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-right has-text-color" style="color:#045c62;font-size:25px"><strong><em>Tıp dünyasının son yıllarda üzerinde en çok durduğu hastalıklardan biri olan kanser hastalarında ameliyat sırasında uygulanan “frozen” yöntemiyle kısa sürede tanı konarak tedavi sürecinin daha etkin yönetilmesinin sağlanabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Küçükodacı “Cerrah ile patoloji uzmanı tarafından ameliyathanede gerçekleştirilen frozen yöntemiyle, ameliyat sırasında tümör dokusundan alınan örnek, patoloji uzmanı tarafından mikroskobik olarak değerlendiriliyor ve sonuç, ameliyatı yapan cerraha 15 dakikada bildiriliyor” açıklamasında bulundu.</em></strong></p>



<p>Farklı türleriyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kanser vaka sayılarının giderek arttığını ancak bir yandan da tanı ve tedavideki gelişmelerin güçlü bir ivme kazandığını paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, <strong><em>“Özellikle moleküler patoloji alanındaki gelişmeler kanser tanısı yanında, aynı zamanda hangi ilacın, hangi tedavinin hastada etkili olacağı konusunda da önemli bilgiler veriyor. Patolojide, kanser hastalarının tedavi yönetimlerine önemli katkılar sunan bir yöntem de ameliyat esnasında yapılan ‘Frozen Section’. Bu sayede kanser hastalarının cerrahi tedavileri daha etkin bir şekilde yönetilebiliyor” </em></strong>dedi.</p>



<p><strong><em>PATOLOJİNİ TEDAVİDE DE ROLÜ BÜYÜK</em></strong></p>



<p>Patolojinin sadece kanser tanısı konmasının yanı sıra, hastalığın tedavisine ve nasıl seyredeceğine yönelik pek çok testin yapıldığı bir branş olduğunu da belirten Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, <strong><em>“Bugün kanser tedavilerinde kullanılan, ‘akıllı ilaçlar’ olarak bilinen hedefe yönelik tedavi yöntemlerinin her geçen gün gelişmesi, patolojinin kanser tedavisindeki yerini ve önemini daha da güçlendirdi. Akıllı ilaçların, sadece bu ilaçlardan fayda görecek kanser hastalarında kullanılması gerektiği için, fayda görecek bu hastaların belirlenmesi de patolojide yapılan birtakım moleküler testlerle mümkün oluyor”</em></strong> diye konuştu.</p>



<p>Frozen Section olarak adlandırılan yöntemin patoloji pratiğinde yer alan en zor işlemlerden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, <strong><em>“Kısaca ‘Frozen’ olarak adlandırılan yöntem, ameliyat sırasında uygulanan bir işlem. Daha açık bir şekilde ifade edersek; kanser tanısı almış veya kanser şüphesi taşıyan hastalarda yapılacak ameliyatın şeklini, büyüklüğünü, sınırlarını doğru bir şekilde belirlemek için cerrah ile patoloji uzmanı arasında yürütülen bir fikir alışverişi”</em></strong> ifadelerine yer verdi.</p>



<p><strong><em>12 SAATLİK SÜRE 15 DAKİKAYA İNİYOR</em></strong></p>



<p>Normalde bir dokunun mikroskop altında incelenebilecek hale gelmesi için, hastadan alınan dokuların <strong><em>‘doku takibi’</em></strong> denilen bir işlemden geçmesi gerektiğini, bunun da yaklaşık olarak 12-16 saatlik bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, <strong><em>“Normalde hastadan doku alındıktan 12-16 saatlik bir süre sonra ilk mikroskobik inceleme yapılabilirken, frozen ile çok daha kısa sürelerde sonuç alınması mümkün. Patoloji uzmanı tarafından ameliyathanede gerçekleştirilen frozen yönteminde tümör dokusundan alınan örnek önce hızlı bir şekilde donduruluyor, ardından kesit alınarak boyama işlemlerine geçiliyor. Ameliyathane içinde yer alan patoloji frozen odasında alınan örnek patoloji uzmanı tarafından mikroskop altında değerlendirilerek sadece 15 dakika sonra sonuç, ameliyatı yapan cerraha bildiriliyor. Nadir durumlarda bu süre bir miktar uzasa da genellikle 15 dakika içinde işlem tamamlanmış, tanı konmuş ve cerraha ameliyatın nasıl devam edeceğiyle ilgili bilgi aktarılmış oluyor”</em></strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p><strong><em>TANI KONDUKTAN SONRA AMELİYAT ŞEKLİ DEĞİŞİYOR.</em></strong></p>



<p>Tümör ameliyatlarında en önemli noktalardan birinin tümörün güvenli bir cerrahi sınır ile çıkarılması olduğunu paylaşan Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, <strong><em>“Frozen burada da devreye giriyor ve geride tümör dokusu kalmadığından emin olmak için bir değerlendirme fırsatı veriyor. Eğer tümörün sınırlarda devamlılığı tespit edilirse güvenli sınır sağlanıncaya kadar çıkarılan alan genişletiliyor” </em></strong>diye konuştu.</p>



<p>Kanser ameliyatlarında bir diğer önemli noktanın da tümöral kitlenin çıkarılmasına lenf nodunun alınmasının da eklenip eklenmeyeceği olduğunu belirten Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, <strong><em>“Vücudumuzdaki lenfatik sistem, dolaşım sisteminin yanı sıra bağışıklık sisteminin de bir parçası ve lenfatik damarlar dışında, lenf düğümleri gibi lenfoid doku ve organlardan oluşuyor. Kanserlerin pek çoğu bu lenfatik sisteme girerek başka organ ve dokulara sıçrayabiliyor. Bu nedenle kanser ameliyatlarında tümör dokusu ile bölgesel lenf nodlarının da çıkarılması gerekebiliyor. Örneğin meme kanseri ameliyatlarında, koltuk altı lenf nodlarının çıkarılması kararı genellikle ameliyat sırasında yapılan frozen ile veriliyor” </em></strong>dedi.</p>



<p><strong><em>“Lenfatik dolaşıma giren tümörün ilk olarak gittiği sentinel lenf düğümü de ameliyat sırasında frozen işlemiyle inceleniyor”</em></strong> diyen Prof. Dr. Zafer Küçükodacı,<strong><em> “Metastaz olmadığı görülürse diğer lenf nodları çıkarılmıyor ve bu da hastanın sonraki yaşam kalitesi ve konforu açısından önemli oluyor. Eğer lezyonun yeri biyopsiye uygun değilse ya da biyopsi yapılıp kanser tanısı konamamış ancak klinik olarak kanser şüphesi olan tümöral lezyonların tanısı için de frozen yöntemi kullanılıyor. Ameliyat sırasında kısa sürede konacak tanıyla ameliyatın şekli ve büyüklüğü tamamen değişebiliyor. İyi huylu bir tümörse sadece bu tümöral kitlenin çıkarılması yeterli görülürken, kanser söz konusuysa çok daha kapsamlı bir ameliyat yapılıyor” </em></strong>açıklamasında bulundu.</p>



<p><strong><em>FROZEN HANGİ KANSERLERDE YAYGIN OLARAK KULLANILIYOR?</em></strong></p>



<p>Frozen uygulamasının tümör cerrahisinde her an gerekebilecek bir durum olduğunu, dolayısıyla bütün cerrahi branşlarda frozen yönteminin uygulanabildiğini paylaşan Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, <strong><em>“Meme kanseri ameliyatlarının hemen tamamında uygulanıyor. Ayrıca jinekolojik kanserlerde, kolon ve mide tümörlerinde, akciğer tümörlerinde, beyin tümörlerinde ve diğer pek çok tümör ameliyatında frozen yönteminden faydalanmak mümkün” </em></strong>dedi.</p>



<p>Frozen yönteminin üç adımda gerçekleştirilebileceğini belirten Küçükodacı bu adımları şöyle sıralayarak sözlerine son verdi:</p>



<p><strong><em>1.</em></strong> Hastadan alınan doku özel bir cihazda donduruluyor.</p>



<p><strong><em>2.</em></strong> Doku dondurulup kesit alındıktan sonra boyama işleminden geçiriliyor.</p>



<p><strong><em>3.</em></strong> Son olarak doku patoloji uzmanı tarafından incelenerek tanı konuyor.</p>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari22/">Emekli yazıları22</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/enflasyon-hesabi-tutmuyor-alim-gucu-dusuyor/">“Enflasyon hesabı tutmuyor, alım gücü düşüyor”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ali-haydar-firat-yeni-parti-ganimet-uzerine-kurulmus-uluslararasi-guclerin-sufle-verdigi-bir-parti/">Ali Haydar Fırat: “Yeni Parti, ganimet üzerine kurulmuş, uluslararası güçlerin sufle verdiği bir parti”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari21/">Emekli yazıları21</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/mutfakta-yangin-ekranda-solen/">MUTFAKTA YANGIN, EKRANDA ŞÖLEN:</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ata-ocagini-terketmeyenlere-soz-soylemeye-hic-kimsenin-hakki-yoktur/">“’Ata Ocağı’nı terketmeyenlere söz söylemeye hiç kimsenin hakkı yoktur”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder/">“Toprağını kaybeden geleceğini kaybeder”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/kilicdarogluna-mecliste-yogun-ilgi/">Kılıçdaroğlu’na Meclis’te yoğun ilgi!</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:343px" aria-label="ata-eti-ite-otu gömüsü. gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-1a618809-33c5-4a3d-a21c-3e4dd1334d5b" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ata-eti-ite-otu</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" class="wp-block-file__button" download aria-describedby="wp-block-file--media-1a618809-33c5-4a3d-a21c-3e4dd1334d5b">İndir</a></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/15-dakikada-kanser-tanisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAKÜ’lü Bilim İnsanlarından Prostat Kanserinin Erken Tanısı için çalışma</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/makulu-bilim-insanlarindan-prostat-kanserinin-erken-tanisi-icin-calisma/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/makulu-bilim-insanlarindan-prostat-kanserinin-erken-tanisi-icin-calisma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Jul 2023 18:43:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[burdur]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[makü]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Sensör]]></category>
		<category><![CDATA[Teşhis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=39120</guid>

					<description><![CDATA[MAKÜ’lü Bilim İnsanları Prostat Kanserinin Erken Tanısında Çığır Açacak Biyosensör Geliştiriyor Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) öğretim üyeleri prostat kanserinin erken teşhisi için önemli bir çalışmaya imza attı. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenmeye hak kazanan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center has-large-font-size"><strong><em>MAKÜ’lü Bilim İnsanları Prostat</em></strong> <strong><em>Kanserinin Erken Tanısında Çığır Açacak Biyosensör Geliştiriyor</em></strong></p>



<p class="has-text-align-right has-text-color" style="color:#046568;font-size:25px"><strong><em>Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) öğretim üyeleri prostat kanserinin erken teşhisi için önemli bir çalışmaya imza attı. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenmeye hak kazanan proje ile etkin tanı protokollerinin geliştirilmesine katkıda bulunulacak. </em></strong><strong><em></em></strong></p>



<p><strong><em>BİYOMEDİKAL ALANDA DIŞA BAĞIMLILIK AZALACAK</em></strong></p>



<p>Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Mehmet Emen ile Nanobilim ve Nanoteknoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Çiçek’in çalışmalarıyla şekillenen proje ile ülkemizin biyomedikal alanda dışa bağımlılığı da azaltılmış olacak.</p>



<p>Katma değeri yüksek nanoteknoloji çalışması olan ‘Yüzey Akustik Dalgası Metamalzemeler ile Prostat Kanseri Biyobelirteçlerinin Eş Zamanlı Algılanması için Mikro Akışkan Biyosensör Paneli Geliştirilmesi’ isimli proje TÜBİTAK 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p>



<p><strong><em>BİYOSENSÖRLER, ELİSA TEKNİĞİNDEN DAHA KESİN SONUÇLAR VERİYOR</em></strong></p>



<p>Projenin yürütücülüğünü üstlenen Prof. Dr. Fatih Mehmet Emen, prostat kanserinin önemine vurgu yaparak, <strong><em>“</em></strong><strong><em>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyadaki ölüm oranlarının birinci sırasında kanser geliyor.&nbsp; Özellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında prostat kanseri var ki bu da akciğer kanserinden sonra ikinci sırada geliyor. Prostat kanserinin tanısı için kullanılan yöntemler var. Prostat kanseri diğer kanser türlerinden farklı olarak küçük bir kapsül içerisinde yıllarca kendini saklıyor ve ortaya çıktığında artık belirtiler başlamış ve neredeyse tabiri caizse iş işten geçmiş oluyor. Bu sebeple prostat kanseri tanısının erken evrede yapılması çok önemli. Günümüzde tanıda kullanılan en önemli teknik PSA değerlerinin belirlendiği ELISA tekniği. Ancak ELISA tekniği ile doğruluk oranı yüzde 40 yüzde 50’lerde. Bir sonraki aşamada yani hastalık belirtisi başladığında kişiyi rahatsız edici teknikler bekliyor. Manuel muayene, MR, ultrason gibi teknikler ile kişiyi psikolojik olarak rahatsız edecek yöntemlerle tanı konuluyor. Yani bu tanı olduğunda artık çok geç kalınmış oluyor. Özellikle iğne biyopsisi ile birlikte acı verici bir süreç başlıyor. Bu nedenle erken tanı hem ölüm oranlarının azaltılması hem de tedavi etkinliğinin artırılması için önemli. Son zamanlarda yapılan çalışmalar prostat kanseri vakalarında PSA ile birlikte kan plazmasına farklı biyobelirteçlerin de geçtiğini bize gösteriyor. Biyobelirteçten kastımız proteinler. Eğer siz PSA ile birlikte farklı proteinleri de eş zamanlı tayin edebilirseniz ELISA tekniği ile ulaşabileceğinizden daha kesin sonuçlara ulaşabilirsiniz. Bu da nanoteknolojinin bir uygulaması olan biyosensörlerle mümkün”</em></strong> dedi.</p>



<p><strong><em>“BİYOSENSÖR PAZARAINDA PAY SAHİBİ OLMALIYIZ”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1000" height="667" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/DSC7823.jpg" alt="" class="wp-image-39121" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/DSC7823.jpg 1000w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/DSC7823-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/DSC7823-768x512.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/DSC7823-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<p>Biyosensör pazarının 2030’lu yıllarda tüm dünyada yıllık 50 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini söyleyen Prof. Dr. Emen, <strong><em>“Biyosensörler büyük tıbbi cihazların yerine kullanabilecek, kullanımı çok daha kolay, daha az örnekle çalışabilecek yöntemler. İşte biz de bu motivasyonla hazırladığımız projeyi TÜBİTAK’a sunduk ve 2022 yılı içerisinde 1001 projesi olarak desteklenmeye hak kazandık. Proje hem Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi&#8217;nde Kimya ve Nanoteknoloji Bölümleri ortaklığında hem de Ankara Üniversitesi, Düzce Üniversitesi ve Çankırı Karatekin Üniversitesi’nden bilim insanlarının katıldığı geniş çaplı disiplinler arası bir proje. Bu proje de bahsettiğim PSA yanında farklı antijenlerin, farklı biyomoleküllerin aynı anda ölçümünün, analizinin yapılabildiği bir teknik olacak. Son yapılan çalışmalar ülkemizde tıbbi yatırımlar için yurt dışına aktarılan paranın yaklaşık 20 milyar dolar olduğunu söylüyor bize, bu da çok büyük bir rakam. Bizlerin artık ihracatta nitelikli ürünleri, katma değeri yüksek ürünleri geliştirmemiz ve bu pazarda pay sahibi olmamız gerekiyor. Bu nedenle projemiz önemli. Projemizi özgün kılan üstün yönü, çok özel bir çip sistemi geliştiriyoruz. Nanoteknoloji kullanarak ve modüler bir aygıt. Yani taşıyabileceğiniz, kolayca kullanabileceğiniz çok fazla ön hazırlık gerektirmeyecek bir çalışma sistemine sahip olan bir sensör geliştiriyoruz</em></strong><strong><em>”</em></strong> ifadelerine yer verdi.</p>



<p><strong><em>“DIŞ HARCAMALARIMIZ 20 MİLYAR LİRA AZALACAK”</em></strong></p>



<p>Prostat kanserinde erken tanının önemine de değinen Prof. Dr. Emen, <strong><em>“Genelde hastalar prostat belirtileri ortaya çıktıktan sonra bir uzmana başvurur ve o süreçte gerçekleşen muayene ve tanı yöntemleri hem acı verici hem de psikolojik olarak kişiyi rahatsız edici yöntemlerdir ve tanı konulduktan sonra da çok geçtir. Yani hastalık artık seyrine başlamış, belli bir aşamaya gelmiş demektir. Bu nedenle özellikle 50 yaşın üzerindeki erkeklerin belli dönemlerde prostat taraması yaptırması tavsiye ediliyor ve gerekiyor. İşte bu sebeple hastalığın ilk evrelerinde tanı konulabilirse, gereksiz biyopsilerle uğraşmadan tedavi süreçleri başlayabilir. Hastanın refahı artırılabilir. Bu sebeple erken tanı çok önemli ve bunun da en önemli çözümü biyosensör dediğimiz daha kolay kullanıma sahip, büyük hastane cihazlarının büyük maliyetle alınan bu sistemlerin yerine daha ucuz sistemlerle çözüm bulunmasıdır. Projemizin çıkış noktası da burası olmuştur. Biz, proje sonunda prototip bir ürün geliştirmiş olacağız ve patentlenme sürecini başlatacağız. Bu sistemin seri üretime geçmesiyle birlikte 20 milyarlık dış harcamalarımız azaltılacak ve öngörülen yıllık 50 milyar dolarlık bir pastadan da ülkemiz bir pay alarak söz sahibi olacaktır</em></strong>” diye konuştu.</p>



<p><strong><em>“TASARIMI TÜRKİYE’DE YAPILAN TAMAMEN YERLİ BİR PROJE”</em></strong></p>



<p>Projenin biyosensörlerinin tasarımı, üretimi ve test edilmesi aşamalarından sorumlu olan Fen Edebiyat Fakültesi Nanobilim ve Nanoteknoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Çiçek ise <strong><em>“Geliştireceğimiz biyosensörler, yüzey akustik dalgalarına dayalı biyosensörler. Yüzey akustik dalgası dediğimiz olgu, bir katı yüzeyinde çok yüksek frekanslı titreşimler anlamına gelmekte. Literatürde bunların kullanıldığı biyosensörler mevcut. Ancak biz burada akustik meta malzeme dediğimiz özgün yapılara dayalı bir biyosensör tasarımı yaptık ve bunu hayata geçirmeyi planlıyoruz. Burada akustik meta malzemelere dayalı meta biyosensörümüz ile mikro akışkan bir sistem tasarlayıp burada 5 farklı biyobelirteci aynı anda izleyebileceğiz. Böylece PSA başta olmak üzere prostat kanseri tanısı için 5 farklı biyobelirteci aynı anda izleyip çok düşük hata oranıyla prostat kanserini yüksek doğrulukla teşhis etmeyi umuyoruz. Geliştirecek olduğumuz biyosensör tamamen yerli imkanlarla geliştirilecektir. Tasarımı Türkiye’de yapılıyor, Türkiye’de üretilecektir ve bütün testleri Türkiye’de yapılıp patentlenip ilerleyen aşamalarda bu biyosensöre dayalı taşınabilir, küçük hacimli test cihazlarının geliştirilmesi için girişimlerde bulunulacaktır. Geliştirilecek biyosensör hastadan alınacak yalnızca 1 mililitrelik bir kanla hızlı sonuç verebilecektir. Ayrıca tekrar tekrar kullanılabilir özelliklere sahip olacaktır. Bundan dolayı oldukça düşük maliyetli olacaktır. Bir taşınabilir biyosensörün günümüzde 250-300 dolar arasında bir fiyata mal olacağını öngörüyoruz. Bu gibi taşınabilir nano biyosensörler günümüzde dünyada revaçta olan algılama mekanizmalarıdır. Pek çok hastalığın belirlenmesinde farklı nano biyosensörler geliştirilmiş durumda. Özellikle son yıllarda popüler olan Kovid-19 gibi veya Zika virüsü gibi etmenlerin teşhisinde kullanılan pek çok nano biyosensör var. Biz de burada hem literatüre geliştirdiğimiz nano biyosensör ile özgün bir katkı sunacağız hem de burada klinikte kullanılabilecek özelliklerde bir taşınabilir prostat kanseri teşhis cihazı geliştirmiş olacağız. Böylelikle ülkemizin biyomedikal cihazlar alanındaki rekabetçi gücünün artmasına da katkı sunacağımızı umuyoruz” </em></strong>değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p>Çalışmaları aralıksız devam eden projenin kısa sürede tamamlanması hedefleniyor.</p>



<iframe width="900" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/oJArLLt2k7U" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari22/">Emekli yazıları22</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/enflasyon-hesabi-tutmuyor-alim-gucu-dusuyor/">“Enflasyon hesabı tutmuyor, alım gücü düşüyor”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ali-haydar-firat-yeni-parti-ganimet-uzerine-kurulmus-uluslararasi-guclerin-sufle-verdigi-bir-parti/">Ali Haydar Fırat: “Yeni Parti, ganimet üzerine kurulmuş, uluslararası güçlerin sufle verdiği bir parti”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari21/">Emekli yazıları21</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/mutfakta-yangin-ekranda-solen/">MUTFAKTA YANGIN, EKRANDA ŞÖLEN:</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ata-ocagini-terketmeyenlere-soz-soylemeye-hic-kimsenin-hakki-yoktur/">“’Ata Ocağı’nı terketmeyenlere söz söylemeye hiç kimsenin hakkı yoktur”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/topragini-kaybeden-gelecegini-kaybeder/">“Toprağını kaybeden geleceğini kaybeder”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/kilicdarogluna-mecliste-yogun-ilgi/">Kılıçdaroğlu’na Meclis’te yoğun ilgi!</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/bu-kadarina-da-pes-yani/">Bu kadarına da pes yani!</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:299px" aria-label="ata-eti-ite-otu gömüsü. gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-b25c5774-a601-4230-8777-c8242a869b2d" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ata-eti-ite-otu</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" class="wp-block-file__button" download aria-describedby="wp-block-file--media-b25c5774-a601-4230-8777-c8242a869b2d">İndir</a></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/makulu-bilim-insanlarindan-prostat-kanserinin-erken-tanisi-icin-calisma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
