<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkçe &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<atom:link href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/tag/turkce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Nov 2022 17:23:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/favicon-150x150.png</url>
	<title>Türkçe &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Devletleri savaşıyor ama Türkiye’de aynı sınıfta Türkçe öğreniyorlar</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/devletleri-savasiyor-ama-turkiyede-ayni-sinifta-turkce-ogreniyorlar/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/devletleri-savasiyor-ama-turkiyede-ayni-sinifta-turkce-ogreniyorlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2022 17:22:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Kategori]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Kurs]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=37102</guid>

					<description><![CDATA[Rusya’nın NATO genişlemesine önlem olarak başlattığı Ukrayna’ya askeri operasyonu devam ederken, ülkelerinden kaçarak Antalya’ya gelen Ukraynalı ve Rus turistler aynı sınıfta yanyana Türkçe öğreniyorlar. Yeni Yüzyıl’ın DHA’ya dayandırdığı haberine göre, Rusya’nın NATO genişlemesine karşı başlattığı Avrasya’yı savunma harekâtı nedeniyle ülkelerinden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-right has-text-color" style="color:#03525e;font-size:25px"><strong><em>Rusya’nın NATO genişlemesine önlem olarak başlattığı Ukrayna’ya askeri operasyonu devam ederken, ülkelerinden kaçarak Antalya’ya gelen Ukraynalı ve Rus turistler aynı sınıfta yanyana Türkçe öğreniyorlar.</em></strong></p>



<p>Yeni Yüzyıl’ın DHA’ya dayandırdığı haberine göre, Rusya’nın NATO genişlemesine karşı başlattığı Avrasya’yı savunma harekâtı nedeniyle ülkelerinden kaçarak Antalya’ya yerleşmiş olan Ukraynalı ve Rus vatandaşları aynı sıralarda oturup Türkçe öğreniyorlar. Haftada 5 gün kursa katılan Ukraynalı ve Ruslar hayatlarından memnun görünüyorlar.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-style-editorskit-diagonal"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="413" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/11/rus-ukrayna6.jpg" alt="" class="wp-image-37105" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/11/rus-ukrayna6.jpg 800w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/11/rus-ukrayna6-300x155.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/11/rus-ukrayna6-768x396.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p>Atatürk Sanat Eğitim Merkezi Lara Şubesi Müdürü Gül Yenigün, farklı milletlerden birçok öğrencinin Türkçe öğrenmek için kendilerine başvurduğunu, Rus ve Ukraynalı kursiyerlerde artış olduğunu söyledi. Bir önceki yıla göre yüzde 100&#8217;e varan artış yaşandığını anlatan Yenigün, “<strong><em>Geçen yıl 300&#8217;lerde olan Ukraynalı ve Rus öğrenci sayımız, bu yıl 530&#8217;a ulaştı. Her gün bu rakam artıyor. Rus ve Ukraynalıların yanı sıra İran ve Kırgızistan gibi ülkelerden gelen insanlar da Türkçe derslerine kayıt yaptırıyor ve eğitim alıyor&#8221;</em></strong> dedi.</p>



<iframe src="https://www.facebook.com/plugins/video.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2F100085239714372%2Fvideos%2F416843467311572%2F&#038;show_text=0&#038;width=560" width="900" height="375" style="border:none;overflow:hidden" scrolling="no" frameborder="0" allowfullscreen="true" allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; picture-in-picture; web-share" allowFullScreen="true"></iframe>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-camiasi-ofkeli-egitimde-2-gun-grev-burdurda-ortak-eylem/">Eğitim camiası öfkeli; eğitimde 2 gün grev, BURDUR’da ortak eylem</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-camiasi-ofkeli-antalya-mem-onu-yusuf-tekin-istifa-nidalariyla-yankilandi/">Eğitim camiası öfkeli: ANTALYA MEM önü “Yusuf Tekin istifa!” nidalarıyla yankılandı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/sozunu-tasa-geciren-firdevsinin-torunlarinin-muhtesem-zaferi/">“Sözünü taşa geçiren” Firdevsi’nin torunlarının muhteşem zaferi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/burdurda-tritikalenin-gelecegi-masaya-yatirildi/">Burdur’da tritikalenin geleceği masaya yatırıldı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/kazakistanda-turk-universiteleri-fuarina-maku-damgasi/">Kazakistan’da Türk Üniversiteleri Fuarına MAKÜ damgası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/burdurda-skandal-diyaliz-olayi-aydinlandi-hastalara-antifrizli-su-verilmis/">Burdur’da skandal diyaliz olayı aydınlandı: Hastalara antifrizli su verilmiş!</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ckd-konyaalti-aylik-uye-toplantisinda-abdnin-minab-katliami-lanetlendi/">CKD Konyaaltı aylık üye toplantısında ABD’nin Minab katliamı lanetlendi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emeklilerin-feryadi-gecinemiyoruz/">Emeklilerin feryadı: “Geçinemiyoruz”</a></li>
</ul>


<figure class="wp-block-image size-full is-style-editorskit-diagonal"><img decoding="async" width="1000" height="557" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/11/rus-ukrayna4.jpg" alt="" class="wp-image-37103" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/11/rus-ukrayna4.jpg 1000w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/11/rus-ukrayna4-300x167.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/11/rus-ukrayna4-768x428.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file aligncenter"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:315px" aria-label="ata-eti-ite-otu gömüsü. gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-7ba3b066-7dba-4076-922e-0736b6292129" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ata-eti-ite-otu</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" class="wp-block-file__button" download aria-describedby="wp-block-file--media-7ba3b066-7dba-4076-922e-0736b6292129">İndir</a></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/devletleri-savasiyor-ama-turkiyede-ayni-sinifta-turkce-ogreniyorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Türkçeyi savunmak, Türkiye&#8217;yi savunmaktır&#8221;</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/turkceyi-savunmak-turkiyeyi-savunmaktir/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/turkceyi-savunmak-turkiyeyi-savunmaktir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2022 23:27:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Kategori]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[DrDoğuPerinçek]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=36339</guid>

					<description><![CDATA[Perinçek, esas olarak &#8216;devlet teorisi&#8217; üzerinde çalışan bir bilim adamı. Türkçeye ilgisi de tarihe olan ilgisine dayanır. Perinçek&#8217;in bu ilgisi, yeni bir buluşu da beraberinde getirdi. &#8220;Türkçeyi savunmak, Türkiye&#8217;yi savunmaktır&#8221; ROZERİN DOĞAN -Kemal Ateş kitabınızla ilgili değerlendirme yaparken, diyor ki, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Perinçek, esas olarak &#8216;devlet teorisi&#8217; üzerinde çalışan bir bilim adamı. Türkçeye ilgisi de tarihe olan ilgisine dayanır. Perinçek&#8217;in bu ilgisi, yeni bir buluşu da beraberinde getirdi.</p>



<p>&#8220;Türkçeyi savunmak, Türkiye&#8217;yi savunmaktır&#8221;</p>



<p><span style="color:#4e83e4" class="tadv-color"><a href="https://www.aydinlik.com.tr/haber/turkceyi-savunmak-turkiyeyi-savunmaktir-332738" target="_blank" aria-label="ROZERİN DOĞAN (opens in a new tab)" rel="noreferrer noopener" class="ek-link">ROZERİN DOĞAN</a></span></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>-Kemal Ateş kitabınızla ilgili değerlendirme yaparken, diyor ki, “Ünlü Türkologların bile cesaret edemediği bir alanda çok etkin bir yapıt ortaya koymuş.” Bu kadar zor bir alana sizin ilginiz nereden geliyor?</em></strong></p></blockquote>



<p>-Türkçeye ilgim aslında tarihe olan ilgimle başlıyor. Esas olarak “devlet teorisi” üzerinde çalışıyorum. Üniversitede de Devlet Teorisi Kürsüsü&#8217;ndeydim. Türklerin devlet kuruculuğu üzerine 1960’lardan beri çok emek verdim.</p>



<p>Tabii Türklerin devlet kuruculuğu üzerinde çalışırken, Türkçe ile de ilgilenmek durumunda kaldım. <strong><em>“Og’dan Oğur’a”</em></strong> kitabımın alt başlığı, <strong><em>“Türklerin Devlet Kuruluşu.&#8221;</em></strong> Bunu Türkçedeki izlerini takip ederek ortaya koyuyorum. Türkçedeki <strong><em>“og”, “budun”, “boy”</em></strong> gibi çeşitli sözcüklerin zaman içerisinde kazandığı anlamlarla, Türklerin devlet kurması arasındaki bağlantıları incelemiştim bu kitapta.</p>



<p>Özellikle Silivri cezaevindeyken bu konuya iyice merak sardım. <strong><em>&#8220;Güzel Türkçe’miz” </em></strong>diye yazılar yazmaya başladım. Türk diliyle ilgili önemli kitapları kütüphaneye getirttim. Maalesef bugüne kadar Türkçeye çevrilmemiş olan Türk ve Tatar dillerinin köken bilimiyle ilgili olan Radloff’un 4 ciltlik eseri veya Macar Türkolog’u Vambery’nin eserleri hiçbiri Türkçeye kazandırılmamış. Bu kitapları da inceledim.</p>



<p><strong><em>&#8216;TARİHTEN TÜRKOLOJİYE GEÇTİM&#8217;</em></strong></p>



<p>Daha sonra biraz da eğlenceli bir şekilde kökler üzerine çalışmalarıma devam ettim. Yalnız kökler değil, ekler, ön ekler üzerinde de çalışmalarım da var. Onları daha ileride kitaplaştıracağım. Sonuç itibariyle çok mutlu olduğum bir alan. Ama tarihten Türkolojiye geçtim diyebilirim. Türk dilini de çok seviyorum. Türk dilini ustaca kullanmak merakım çok kuvvetli. Bu sevgi beni Türkçeyi incelemeye itiyor.</p>



<p><strong><em>-1980 yılından sonra Atlantik devletlerinin, &#8220;Türkçeyi bozma ve esir alma girişimleri&#8221; olduğunu söylüyorsunuz. Bu tespitten yola çıkarak, 1980 sonrasında Özal’la başlayan dönemle ilgisi olduğunu söyleyebilir miyiz?</em></strong></p>



<p>-Bağlantı çok açık. Dünya ekonomisiyle bütünleşme programıyla beraber, Türkiye Kemalist Devrim’le kazandığı kaleleri büyük ölçüde kaybetmeye başladı. 1980 sonrasında, bir yıkım dönemi yaşandı. Bu noktada da hatırlarsanız, Karen Fogg’un e-postalarında; <strong><em>“Türkiye’yi kontrol altına almak için tarihlerini yok etmek gerekiyor” </em></strong>gibi ifadeler yer alıyordu. Tarihi yok etmek için dili de yok etmek gerekir. Dışarı çıkıp etrafımızdaki dükkânların levhalarına baktığımızda bile bunu görebiliyoruz. Veya televizyondan izliyoruz. Çok güzel Türkçe karşılıkları olmasına rağmen <strong><em>“provoke etmek”, “revize etmek”</em></strong> gibi kelimeler kullanılıyor. Hepsinin Türkçemizde çeşitli karşılıkları var. Bu sözcükler dilimize özellikle 1980’den sonra girdi.</p>



<p>Ancak Atatürk döneminde, Türk Dil Devrimi’yle, (tam olarak bir devrim olmasa bile biz öyle analım), Türkçe’nin kendi köklerine sarılma ve kendi ayakları üzerinde yükselme süreci başlamıştı. Bu olağanüstü büyük bir kazanım oldu.</p>



<p><strong><em>&#8216;TÜRKÇENİN ÖZÜMLEDİĞİ KELİMELERE KARŞI DEĞİLİM&#8217;</em></strong></p>



<p>Türkçe özümlediği, kendinden yaptığı sürece yabancı dilden gelen sözcüklere de karşı değilim. O sözcükler artık bizim sözcüklerimiz. Fakat bir de “mütebaki” gibi Arapça köklerden türetilen sözcükler de var. Bu sözcüklerin de çok güzel Türkçe karşılıkları var.</p>



<p>Türk Dil Devrimi’nde bir tarama yapıldı Anadolu’da. 1930’larda tarama sözlükleri basıldı. Anadolu’nun en ücra köşelerinden sözcükler bu sözlüklere kondu. Türkçe tekrar kendi benliğine kavuşturuldu ve gelişme olanağına sahip oldu.</p>



<p>Türkçe bir kök olduğu zaman oradan Türkçeyi geliştirebilirsiniz. Yabancı bir sözcük olduğu zaman ise o yabancı dilin kurallarına göre çoğalttığınız için yabancılaşıyorsunuz. Bu yüzden Atatürk’ün yaptığı iş çok doğruydu. Şimdi muhafazakâr kesim de Türk Devrimi’nin kazandırdığı Türkçeyi konuşuyor artık.</p>



<p><strong><em>YENİ BULUŞ: -MEK -MAK EKİ</em></strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>-“Og’dan Oğur’a” eseriniz dünyada bir ilk. O kitabınızda da “Türkçenin Kökleri” kitabınızda da -mek -mak ekleriyle ilgili bir buluşunuz var. İşin uzmanları tarafından da tespit edilmiş bir buluş. Bu buluşa nasıl ulaştınız?</em></strong></p></blockquote>



<p>-Şöyle ki, Türkçedeki -mek -mak eylem ekleri ile makine, mekanik, “yapmak” anlamına gelen İngilizce’deki “make”, Almanca’daki “machen” sözcükleri buluşuyorlar.</p>



<p>İlk önce, biraz da Türk olmaktan dolayı önyargılı olarak bizim -mek -mak eklerimiz oralara gitmiş fikri doğuyor. Ancak görüyoruz ki yabancı dillerde mekanik, makine sözcüklerinden oluşan bir sözcük sülalesi var. Türkçede ise -mek -mak’tan oluşan bir sözcük sülalesi yok. Bu noktada bir “Acaba?” sorusu akıllara geliyor. Sonra araştırırken gördüm ki, Orhun Yazıtları’nda -mek -mak eki yok. Kazakça, Kırgızca, Kıpçakça, Oğuz Türkçesi ve diğer Türk dillerinde de eylem ekleri -ş ile yapılıyor. -mek -mak ekleri 9. yüzyıldan sonra Uygurca ve Türkçeye giriyor. Bunu keşfettim.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>-Bu eklerle ilgili daha önce araştırma var mı?</em></strong></p></blockquote>



<p>Tahsin Banguoğlu, bizim büyük dilcimiz, kendisiyle Deniz Baykal’ın doçentlik tezi sırasında söyleşi yapma onuruna da kavuşmuştum, -mek -mak eklerinin Türkçenin köklerinden beri var olduğunu söylüyor, ancak görüyoruz ki yok.</p>



<p>Hint Avrupa dillerinde ise “makine” ve benzeri sözcükler köklü olarak mevcut. Bu yolla şöyle bir varsayımda bulundum: Bizdeki -mek -mak ekleri o dillerden 9. yüzyılda dilimize geçmiş olabilir. Peki, o zaman kim bizimle bir dil ilişkisi içindeydi? Bazı Doğu İran dilleri var. Bir de Soğd’lar, tüccar oldukları için Türkçe’yi çok etkilemiş. Ancak, Soğdça’yı incelediğimde de bu dilde -mek -mak eklerinin olmadığını gördüm. Dolayısıyla -mek -mak’ın Türkçeye nereden girdiği sorusu hâlâ cevaplanmış değil. 9. yüzyıldan önce Türkçe’de “amranmak” sözcüğü var, bu sözcük günümüzde “imrenmek” olarak hâlâ yaşayan bir sözcük. Ama başka -mak’la biten sözcük yok.</p>



<p><strong><em>DUYAN ŞAŞIRIYOR</em></strong></p>



<p>Kızım Kiraz Perinçek Karavit, İpek Yolu üzerine çalışıyor. Aynı zamanda Soğdça’yla ilgili olarak da çalışıyor. Onun, Uygurcanın babası olarak bilinen bilim adamlarıyla iletişimi var. Onlara da sorduk. Onlar da bu soru karşısında şaşırdılar. Onların kafasında da soru işaretleri oluşturduk. Onlar da araştırıyorlar, bakalım sonuca ne zaman ulaşacağız.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>&#8211; İsveççe ve Türkçe’nin bağlantısı nedir?</em></strong></p></blockquote>



<p>Abdullah Görgün arkadaşımız, bu konuda çalışan ve bizi ilk aydınlatan kişi oldu.</p>



<p>İsveçlilerin, Norveçlilerin, Danimarkalıların ortak destanları var. Bu destanlara “Saga” diyorlar. Bizim “Sagu” gibi. Bu sagalarda Odin’in Turkland’dan, yani Türk ülkesinden, 24 boy halinde geldiği veriliyor. Çocuklarını ise Fransa, Almanya, İsveç ve Norveç’e kral olarak diktiği yazılıyor.</p>



<p><strong><em>TÜRKÇE İSKANDİNAV DİLLERİNİ ETKİLEMİŞ</em></strong></p>



<p>18. yüzyılda bir İsveç tarihçisi var, Sven Lagerbring. Bu kişi İsveç tarihçiliğinin babası. Lagerbring’e göre İsveççede çok sayıda Türkçe sözcük var. Sagalardan ve Odin’den yola çıkarak atalarının Türk olduğunu iddia ediyor. Odin aynı zamanda bütün Avrupalıların tanrısı oluyor. İsmi Avrupa’da birçok ırmağa, dağa veriliyor. İngilizce’deki “Wednesday”, yani Çarşamba da “Odin” isminden geliyor.</p>



<p>Türkçe İskandinav dillerini etkilemiş. Örneğin “Yer” kelimesi onlarda da “Yer”. Odin’in tanrı ailesi var ve bu tanrıların da ismi Türkçe. Oğlu Tor’un ismi Türk kelimesinin kökeni. “Törük” kelimesi Tor’dan geliyor. “Yort”, “Yurt” anlamına geliyor. Odin ise ateş anlamına gelen “Od”dan geliyor. Bu sözcüklerin tümünün kökenleri Türkçe’den başka bir dille açıklanamıyor. Bunun dışında İsveççeye giren Türkçe sözcükler var.</p>



<p>Abdullah Görgün önce Prof. Sven Lagerbring’in kendi kralına bu bağlantılarla ilgili verdiği sunumu yayınladı. Daha sonra bu konularda derinleşti.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-style-editorskit-diagonal"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/02manset2-vqkX-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-36341" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/02manset2-vqkX-768x1024.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/02manset2-vqkX-225x300.jpg 225w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/02manset2-vqkX.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>-Hint Avrupa dilleriyle Türkçe arasında bir alışveriş var mı?</em></strong></p></blockquote>



<p>Yalnızca İsveççe değil, Almanca, İngilizce gibi Hint Avrupa dilleri ve Türkçe arasında da alışverişler var. Bu alışverişlerin kökeni ise ön Türkler ve ön Hint-Germenlerin Asya’da komşu olması. Her iki kültür de atlı çoban kültürü. Kültür alışverişleri ve dil alışverişleri oluyor. Daha sonra Göktürkler ve Kıpçaklar ile Hint-Germenler arasında alışverişler oluyor.</p>



<p>Bir de bazı ilkel sözcükler var. Mesela “bir” sözcüğü. Bu sözcük bir dilin oluşumunda ortaya çıkan bir sözcük. İngilizce’de “First” fir ile başlar. Ön, ilk anlamına gelen “pre”de p ve r harflerini içeriyor. Farsça’da da “pir” var. Bir sözcüğü hangi dilden hangisine geçmiş olabilir sorusuna da şöyle cevap verebiliriz: Türkçede sayılar bir, iki, üç, dört, beş diye gidiyor ve bunlara göre “birinci”, “ikinci”, “üçüncü” diye ilerliyor. Yani kurallı. Ancak, örneğin İngilizce’de sayılar “one”, “two”, “three”, “four” diye giderken sıralama “first”, “second”, “third”, “fourth” diye gidiyor. “Second” Latince’den geliyor ve üçten sonra kurallı ilerliyor ama“one” ve “first” arasında hiçbir alaka yok. Bu da “bir” sözcüğünün Türkçeden Hint-Avrupa dillerine geçmiş olabileceğini gösteriyor. Türkçedeki “ön” sözcüğü de Almancadaki “ein” sözcüğüne benzer.</p>



<p><strong><em>BAŞKA DİLLERE ÇOK SÖZCÜK VERMİŞİZ</em></strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>-Biz toplum olarak Türkçe’nin yabancı dillerden çok sözcük aldığını biliyoruz, ama sözcük verdiğimizi pek bilmiyoruz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?</em></strong></p></blockquote>



<p>Bu çok doğru değil. Prof. Günay Karaağaç’ın “Verintiler” Sözlüğü var. Çok kıymetli bir eser. Bu eserde Sırpçaya, Yunancaya, Rusçaya, Farsçaya binlerce Türkçe sözcüğün geçtiğini görüyoruz.</p>



<p>Mesela Farsça ve Türkçede 7-8 bin ortak sözcük var. Bunların önemli bir kısmı da Türkçeden Farsçaya geçmiş. Çünkü Türkler hem Farslarla komşu olmuşlar hem de Perslerden sonra İran’daki hükümdarlar Türk Hanedanlarıyla. Kaçar Hanedanı, Safevi Hanedanı, Selçuklular gibi.</p>



<p>Farsların medeniyet ve devlet dilindeki gelişmişliği nedeniyle birçok sözcük Türkçeye girmiş, ama birçok tarihçi de iki halk bir arada yaşadıkça günlük kullanılan ortak dilin Türkçe olduğunu tespit ediyor.</p>



<p>Anne tarafından Türk olan büyük Rus tarihçisi Gumilyov’un da çok önemli bir tespiti var bu konuda. 6. yüzyıldan itibaren Türkler ticaret yollarına hâkim oldukları için, buralarda ticaretin Türkçe yapıldığını tespit ediyor. Dolayısıyla Türkçe komşularının dillerini kuvvetli bir biçimde etkilemiş. Mesela, “ov”, bu Rusların isimlerinin sonlarında da var. Memedov, Kerimov gibi. Bizde de oğlum sözcüğünü bazen “ovlum” gibi okuruz. Ov’un Oğ’a dönüşmesi çokça var.</p>



<p>Kıpçaklar Rus steplerindeki hâkimiyet dönemlerinde “ov” diyorlar. Bu “ov” Rusçaya “Oğul” anlamında geçmiş. Çince de Türkçe sözcükler var ancak çok fazla değil.</p>



<p>Türkçe çok büyük bir dil, herkesin hayran kaldığı bir dil. <strong><em>Müller</em></strong> isimli dilbilimci, dünyanın büyük dilbilimcilerini toplayıp bütün insanlığın konuşacağı mükemmel bir dil oluşturmak istense bu dilin Türkçe olacağını söyler. Ayrıca böyle bir dili köklerinin yapısı, dilbilgisi ve kısa ifadeleri sebebiyle ancak tanrıların oluşturabileceğini de ifade eder.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>-Soyadınız olan &#8220;Perinçek&#8221; sözcüğü ne anlama geliyor?</em></strong></p></blockquote>



<p>Perinçek sözcüğü Kutadgu Bilig’de var. “Ber” kökünden geliyor. “Ber” eski Türkçe’de “ver” olarak kullanılıyor. Türkçede daha sonra “b” “v”ye dönüşüyor ve “ber”, “ver” oluyor.</p>



<p>“Çek” eki de Türkçede sözcüğü kuvvetlendiren bir ek. Perinçek çok veren, “terinçek” çok terleyen, “gelinçek” çok gelip giden gibi.</p>



<p>Perinçek Kırgızcada, Kazakçada biraz farklı olarak hâlâ yaşayan bir kelime. “Çok veren” ve “sadık” anlamlarına geliyor. Bizim ailemizin adı da soyadı kanunundan önce Hacı Sadıkgil. Babam da soyadı almak için çıkarılan listede sadık kelimesinin Türkçe karşılığı olan “Perinçek”i seçiyor. Bu kelimeyi 1934’de Atatürk tarafından basılan tarama sözlüklerinde de görüyoruz.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>-55. kitabınız bu kitap. Bir siyaset adamı olarak, bu yoğunluk içinde verimli bir yazar olmaya nasıl vakit ayırabiliyorsunuz?</em></strong></p></blockquote>



<p>Benim merakım bilim. Ben bir bilim adamıyım. Siyaseti de bilimin kılavuzluğunda yapıyorum. Çocukluğumda, annemin babası İbrahim Olcaytu bana bir öğrenme aşkı aşıladı. Tarih merakı aşıladı. İstanbul Altıntepe’de dedem bir gecekondu yapmıştı. Yazları orada kalırdım. Sabahları koşa koşa gider, dedeme Vatan Gazetesi’nden Feridun Fazıl Tülbentçi’nin tarih tefrikalarını okurdum. Burada müthiş bir tarih merakı edindim. Bu merak bilim merakına dönüştü. Bu ortamlarda büyüdüm. Hukuk fakültesine gittim ama hiç avukat olmayı düşünmedim, bilim yapmayı düşündüm. Benim mutluluğum bilimle uğraşmak, uğraşımın sonunda elde ettiğim verileri sistemli ve teorik bilgiye dönüştürmek.</p>



<p>Siyaseti de bu şekilde yapıyorum. Şimdi Doğu Perinçek’in dedikleri çıkıyor diyorlar. Fala baktığımız için değil tabii ki. <strong><em>Geçmişten geleceğe uzanan süreçlere bilimsel yaklaşıp gelecekle ilgili öngörülerde bulunuyoruz.</em></strong></p>



<p><strong><em>TÜRKÇENİN KURTULUŞU TÜRKİYE’NİN KURTULUŞUDUR</em></strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>-“Türkçe’nin kurtuluşu Türkiye’nin kurtuluşudur.” diyorsunuz. Aradaki bağlantıyı nasıl kurabiliriz?</em></strong></p></blockquote>



<p>Türkiye’nin kurtuluşu bağımsızlıkla mümkün. Bağımsızlık da sadece ekonomi ve güvenlikle ilgili değil. Aynı zamanda ideolojik ve kültürel bir olgu. Dil her gün kullandığımız bir araç. Birbirimizle anlaşma, fikir üretme, teori üretme ve edebiyat yapmak için dile ihtiyacımız var. İnsan olmakla konuşmak arasında çok kuvvetli bir bağ var.</p>



<p>Kavramlar oluşturmakta, bilim yapmakta kullandığınız bir aracı millî süreçlerle geliştirmediğinizde, yabancıların müdahalesi durumunda esir olmaya başlarsınız. Bu yüzden Türkçenin kurtuluşu aynı zamanda Türkiye’nin kurtuluşu demektir. Bu cümleyi rahmetli dostumuz Oktay Sinanoğlu kullanmıştır ve gerçekten çok doğrudur.</p>



<p><strong><em>&#8216;ASENA TÜRKÇE BİR SÖZCÜK DEĞİL&#8217;</em></strong></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong><em>-Araştırmalarınız sırasında karşılaştığınız başka ilginç bir bilgiler oldu mu?</em></strong></p></blockquote>



<p>Herkes çocuklarına “Asena” gibi isimler koyuyor. Büyük tarihçilerimiz bu ismin Türkçe olduğunu ve dişi bozkurt anlamına geldiğini söylüyorlar. Fakat 8. yüzyıla kadar Orhun Yazıtları, Bilge Kağan ve Kül Tigin Yazıtları’nda “Asena” diye bir sözcük yok. Sonradan keşfettik ki, “Asena” Türkçe değil. “Asena” Doğu İran dillerinde “Gök” anlamına geliyor. Farsçadaki, Hintçedeki “Asuman” gibi. Peki, bu kelime literatüre nasıl girmiş? Çin tarih yazıcıları, Göktürklerin varlığından Soğd tüccarlar sayesinde haberdar oluyorlar. Soğd tüccarlar, kuzeyde bir Gök Hanlığından bahsediyorlar. Fakat “Gök” kelimesini kendi dillerinde söylüyorlar. Böylece Çin kayıtlarına Göktürk’ler “Asena Hanedanlığı” olarak giriyor.</p>



<p>Daha sonra Fransızlar, Almanlar ve Ruslar Türk tarihini Çin kayıtları üzerinden yazdığı için onlar da “Asena” sözcüğünü kullanıyorlar. Bizim tarihçilerimiz de Çince bilmediklerinden, Fransız, Alman ve Ruslardan Türk tarihini öğreniyorlar. Kimsenin aklına Orhun Yazıtları’na bakıp, “Asena” burada niye geçmiyor demek gelmemiş. Özetle bizim “Gök” “Asena” oluyor ve tarihimize de “Asena” olarak geçiyor. Bunlar tatlı hikâyeler. Halk arasında bu gibi isimler Türkçe olarak bilinebilir, insanlar çocuklarına bu isimleri verebilir, bunun bir zararı yok tabii ki. Ancak tarihçilerimizin bunları araştırması gerekir.</p>



<p>Prof. Osman Karatay da benim gibi Orhun Yazıtları’nda “Asena” sözcüğünün geçmediğini tespit ediyor. Ancak o, sözcüğün nereden geldiğine dair bir bilgiye ulaşmamış.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/02manset-bkaG-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-36342" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/02manset-bkaG-1024x1024.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/02manset-bkaG-300x300.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/02manset-bkaG-150x150.jpg 150w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/02manset-bkaG-768x768.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2022/08/02manset-bkaG.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><span style="color:#4a97f4" class="tadv-color"><a href="https://aydinlikkitap.com/turkce-kokler-ogdan-ogura-2-kitap-dogu-perincek" target="_blank" aria-label="KİTABA İNDİRİMLİ ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN (opens in a new tab)" rel="noreferrer noopener" class="ek-link">KİTABA İNDİRİMLİ ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN</a></span></p>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-camiasi-ofkeli-egitimde-2-gun-grev-burdurda-ortak-eylem/">Eğitim camiası öfkeli; eğitimde 2 gün grev, BURDUR’da ortak eylem</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-camiasi-ofkeli-antalya-mem-onu-yusuf-tekin-istifa-nidalariyla-yankilandi/">Eğitim camiası öfkeli: ANTALYA MEM önü “Yusuf Tekin istifa!” nidalarıyla yankılandı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/sozunu-tasa-geciren-firdevsinin-torunlarinin-muhtesem-zaferi/">“Sözünü taşa geçiren” Firdevsi’nin torunlarının muhteşem zaferi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/burdurda-tritikalenin-gelecegi-masaya-yatirildi/">Burdur’da tritikalenin geleceği masaya yatırıldı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/kazakistanda-turk-universiteleri-fuarina-maku-damgasi/">Kazakistan’da Türk Üniversiteleri Fuarına MAKÜ damgası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/burdurda-skandal-diyaliz-olayi-aydinlandi-hastalara-antifrizli-su-verilmis/">Burdur’da skandal diyaliz olayı aydınlandı: Hastalara antifrizli su verilmiş!</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ckd-konyaalti-aylik-uye-toplantisinda-abdnin-minab-katliami-lanetlendi/">CKD Konyaaltı aylık üye toplantısında ABD’nin Minab katliamı lanetlendi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emeklilerin-feryadi-gecinemiyoruz/">Emeklilerin feryadı: “Geçinemiyoruz”</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file aligncenter"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:200px" aria-label="ata-eti-ite-otu gömüsü. gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-ba42bb22-4c77-4560-8421-6212d1b21cdc" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ata-eti-ite-otu</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" class="wp-block-file__button" download aria-describedby="wp-block-file--media-ba42bb22-4c77-4560-8421-6212d1b21cdc">İndir</a></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/turkceyi-savunmak-turkiyeyi-savunmaktir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkçe tıp eğitimi: Eski ama gerçekleşmiş bir hayalin elbirliği ile yok edilişi</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/turkce-tip-egitimi-eski-ama-gerceklesmis-bir-hayalin-elbirligi-ile-yok-edilisi/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/turkce-tip-egitimi-eski-ama-gerceklesmis-bir-hayalin-elbirligi-ile-yok-edilisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Sep 2019 15:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Nakilcilik]]></category>
		<category><![CDATA[TIP]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=16530</guid>

					<description><![CDATA[Anadilde tıp eğitimi, her ulusa nasip olmayan bir ayrıcalıktır. Dünya üzerindeki ilk tıp fakültesi Gevher Nesibe’yi açan ulusumuz, duraklama dönemlerine rağmen anadilinde tıp eğitimini başarmıştır. Bu başarı, tabii ki bir avuç bilimci ve devlet adamımızın olağanüstü çabalarıyla mümkün olmuştur. Ancak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Anadilde tıp eğitimi, her ulusa nasip olmayan bir
ayrıcalıktır. Dünya üzerindeki ilk tıp fakültesi Gevher Nesibe’yi açan
ulusumuz, duraklama dönemlerine rağmen anadilinde tıp eğitimini başarmıştır.</p>



<p>Bu başarı, tabii ki bir avuç bilimci ve devlet adamımızın
olağanüstü çabalarıyla mümkün olmuştur. Ancak İkinci Dünya Savaşı ve izleyen
yıllarda hız kazanan bir biçimde bilim kurumlarımıza, yeniden musallat olan
“Nakilcilik” hastalığı, depreşmiştir. Bu durumun doğal bir sonucu olarak, şu
anda ülkenin en uzak köşelerinden birinde çalışan bir hemşire bile ilaç kâğıdı
yerine “Order”, nöbet yerine “Shift” diyor. Bu kelimelerin anlamlarını bilmiyor
bile. İngilizceyi hiç bilmeseler bile, anlaşabilmek için tıp çalışanları,
aralarında (Güya “Tıp Dili” olan), bu uydurulmuş melez lisanı kullanıyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="75" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/09/satilik-daire-haberici.gif" alt="" class="wp-image-16259"/></figure>



<p><strong><em>TÜRÇE TIBBIN ÖNEMİ VE KONUNUN TARİHSEL
BOYUTU</em></strong></p>



<p>Olayı farklı bir açıdan değerlendirmek yararlı olabilir.
Haçlı Seferleri sırasında Doğu’nun üstünlüğü karşısında ezilen Batı, önce onu
taklide yeltendi. Tüm eserleri çevirtti, Endülüs’e ve Doğu’ya öğrenciler
gönderdi. Doğu’dan çok sonra kendi üniversitelerini kurarken, Selçuklu medrese
mimarisinin aynını uyguladı. Yalnız bir şeye çok dikkat etti, çok zorda
kalmadıkça Doğu’ya atıf yapmadı. Süreç içinde taklidi bırakıp bilimsel özgüveni
ve özgünlüğü sağladı, Arapça, Türkçe, Farsça, Süryanice terimleri Latinceye
çevirerek aldı. Menenjiti ilk kez İbni Sina tarif etmişti, ama terimi İbni
Sina’nın koyduğu “Uttaş” olarak almadılar. Latince beyin zarlarının
iltihaplanması anlamına gelen “Meningitis” terimini türettiler. Descartes, ünlü
dualizm (Ruh ve beden ilişkisi ) kuramında İbni Sina’dan ve onun “Uçan İnsan”
(El Beşr-ut Tayr ) fikrinden, sinir sisteminin çalışmasına dair kuramlarından
bol bol yararlanmış ama asla atıfta bulunmamıştır. İbni Sina, bugün
kullandığımız kateterleri de tanımlamıştır. Kitabında “El Kassıtır” olarak
geçer, Latinceye çevrilirken “Catheter” olmuştur. Bizim “Kateter”i nereden
aldığımızı söylemeye gerek yok. Avrupa, işi daha da abartarak Onsekizinci
Yüzyıl’da bazı dil kurulları oluşturmuş, Doğu’dan alıp da Latinceleşmemiş
terimleri dillerine uyarlamıştır. Böylelikle bilimlerini borçlu oldukları Doğu
bilim mirasının son izlerini de temizlemiş oldular. Böylelikle her şeyi
kendilerine maledebilir, Batı’lı, beyaz ve Hıristiyan olmayanı hor
görebilirdiler, öyle de yaptılar. İşte Batı, oluşturduğu bu bilim dilini, bizim
gibi “Bihaber”lere eğitim/öğretim yoluyla, kendi üretimi olarak yeniden
zerketmiştir.</p>



<p><strong><em>ANADOLU’NUN TÜRKÇE TIBBA KATKISI</em></strong></p>



<p>Bilim dilimiz oluşturulmaya çalışırken eski terimlerin
atılması çok benimsenen bir uygulama olmuştur. Ancak yerlerine yeni kelimeler
konulacakken; kendi kültür geçmişinde, halkının bilinçaltında olan kelimeler,
anlam bütünlükleri ile köprü kurmak yerine, daha çok Avrupalıların kelimeleri
alınmış, doğal olarak bu uygulama bilimcilerimizin ekserisine egemen olacak
Batı Bilimi karşısında aşağılık duygusunun oluşmasına katkıda bulunmuştur.
Biçerdöver, üçgen ya da kırmızı küre (Eritrosit) gibi yeni kelimelere hiçbir
aydın itiraz edemez sanırım. Ama teşrih varken diseksiyon, tedvin varken
kodifikasyon, cerrahi varken şirurji gibi kelimelerin kullanıma sokulması;
dilde yenilik değil, yeni bir bağımlılık oluşturmuş; aydınımızın klasik
kompleksini daha da artırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Oysa Türkçe Tıp,
daha Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk dönemlerinde bile yeşermeye başlamıştı.
Ondördüncü Yüzyıl’da Konya’da yaşamış Celaleddin Hızır (Hacı Paşa) ve Onaltıncı
Yüzyıl’da yaşamış Amasya Darüşşifası başhekimi Şerafettin Sabuncuoğlu’nun
kitapları son derece dikkat çekicidir. Hacı Paşa’ın Seçilmiş Tedaviler
(Müntehab-ı Şifa) adlı kitabı, bugün bile anlaşılabilen bir halk Türkçesi ile
yazılmıştır. Bu kitaptaki Türkçeyi günümüzde tıp eğitimi olmayan sıradan bir
insan bile anlayabilir. Sabuncuoğlu’nun kitabı ise; hem tamamen Türkçe olması,
hem de tıbbi çizimler için tarihimizde ilk kez minyatür değil resim kullanması
açısından, son derece önemlidir. Bu başarılara rağmen gerçek anlamda kurumsal
bir tıp eğitimi kurulamadı, doktorlar usta-çırak yöntemi ile yetişmeye devam
etti. Nihayet reformist padişah Sultan II. Mahmut, çağdaş Tıp Okulu’nu,
Mühendis Okulu ile beraber kurmayı başardı. Bir ulusal bilim dili olmadığından,
eğitim Fransızca olacaktı. Bu okuldan Türk çocukların mezun olması, doğal
olarak, çok sonraları mümkün olmuştur.</p>



<p>Ancak Dr. Aziz İdris ve arkadaşlarının çabaları sonucu,
Fransızca eğitime 1870’de son verilebildi. Türkçe Tıp Dili’nin oluşturulma
çabaları sürecinde iki çalışma dikkat çeker, birincisi; Cemiyet-i Tıbbiye-i
Osmani’nin 1873’de basılan Lugat-ı Tıbbiye adlı sözlüğü ve Dr. Şefik İbrahim
İşçil ile Ali Ulvi Elöve’nin 1944’de Bursa’da, bir TDK yayını olarak parça
parça basılan tıp sözlüğüdür. “Türkçe Hekimlik Terimleri Üzerine bir Deneme”
adlı bu sözlükte, on üç bini aşkın tıp terimi tanımlanmıştı.</p>



<p>Ancak, ilk tıp dergileri Fransızca basıldı, kongreler
Fransızca yapıldı ve hatta reçeteler, daha uzun bir süre için hep Fransızca
yazıldı. Öyle ki hocalarımız, bazı uygulamaları, anlamlarını hiç düşünmeden,
sadece tercüme ettiler, bu nedenle bazı saçmalıklar günümüze dek ulaştı.
Örneğin, tıbbi muayene yöntemi olarak akciğerleri incelemede kullanılan basit
bir yöntem vardır, “Vocal Fremitus”. Hastanın genizden gelen bir “n“ sesi
çıkaracak basit bir kelimeyi tekrarlarken, doktor ellerini hastanın sırtına
koyar ve elleri ile titreşimi hissederek gerekli mesleki değerlendirmeyi yapar.
Fransızcada bu iş için 40-41 kelimeleri söyletilir, İngilizcede 10-11. Doğal
olarak her dil için bu sesi barındıran kelimeler farklıdır. Bizde ise hastalara
(Tabii Türkçe olarak) 40-41 dedirtilmektedir! Türkçede genizden gelen “n”
sesini çıkaracak binlerce kelime olduğu halde, işin kolayını kelimenin
Fransızcasını tercüme ederek çözmüşler! Bence, anadilde tıp eğitimi neden
gereklidir? Sorusuna en iyi cevap, maalesef halen ülkemizin pek çok yerinde
sürmekte olan, bu uygulamadır.</p>



<p><strong><em>KAYNAKLAR</em></strong></p>



<p><strong><em>1-) Avicenna.
The Canon of Medicine ( Al-Qanun Fi’l Tibb ). Bahtiar Z (Adapt.) Great Books of
the Islamic World, Chicago, 1999.</em></strong></p>



<p><strong><em>2-) Bölükbaşı
O, Turgut M. Neurology in the writings of Avicenna and Early Islamic Beliefs,
Journal of Neurology 1999; 246, Suppl.1: I/109.</em></strong></p>



<p><strong><em>3-) Bölükbaşı
O, Çullu E: İbni Sina’nın Nöroloji ve Periferik Sinir Cerrahisine Katkıları.
Sendrom, 12:3, 2000, s60-63.</em></strong></p>



<p><strong><em>4-) Bölükbaşı
O. Ortaçağ ve Üniversitenin Misyonu. Cumhuriyet Bilim ve Teknik, 9 Kasım, 2002.</em></strong></p>



<p><strong><em>5-) Hunke S.
Allahın Güneşi Avrupa’nın Üzerinde. Örs H: (Çev.). Şen-Al Matbaası.</em></strong></p>



<p><strong><em>6-) Mıhçıoğlu
C . Türk Hekimlik Dili. Kültür Bakanlığı, 45:1993, Ankara.</em></strong></p>



<p><strong><em>7-) Sayık A
(Derleyen). İbni Sina, Doğumunun Bininci Yıl Armağanı. Türk Tarih Kurumu, VII:
80, 1984, Ankara.</em></strong></p>



<p><strong><em>😎 Türk
Hukuk Lugatı, Türk Hukuk Kurumu, Maarif Matbaası, 1944, Ankara..</em></strong></p>



<p><strong><em>PROF.DR. OKAN BÖLÜKBAŞI</em></strong>/ AYDINLIK</p>



<pre class="wp-block-code"><code>[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]
</code></pre>



<iframe loading="lazy" width="900" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/FGXbAQIoC_g" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; 
encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen=""></iframe>


<ul class="wp-block-latest-posts__list has-dates wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-camiasi-ofkeli-egitimde-2-gun-grev-burdurda-ortak-eylem/">Eğitim camiası öfkeli; eğitimde 2 gün grev, BURDUR’da ortak eylem</a><time datetime="2026-04-15T19:46:44+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">15 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/egitim-camiasi-ofkeli-antalya-mem-onu-yusuf-tekin-istifa-nidalariyla-yankilandi/">Eğitim camiası öfkeli: ANTALYA MEM önü “Yusuf Tekin istifa!” nidalarıyla yankılandı</a><time datetime="2026-04-15T19:21:05+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">15 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/sozunu-tasa-geciren-firdevsinin-torunlarinin-muhtesem-zaferi/">“Sözünü taşa geçiren” Firdevsi’nin torunlarının muhteşem zaferi</a><time datetime="2026-04-15T10:32:37+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">15 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/burdurda-tritikalenin-gelecegi-masaya-yatirildi/">Burdur’da tritikalenin geleceği masaya yatırıldı</a><time datetime="2026-04-13T22:17:10+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">13 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/kazakistanda-turk-universiteleri-fuarina-maku-damgasi/">Kazakistan’da Türk Üniversiteleri Fuarına MAKÜ damgası</a><time datetime="2026-04-13T22:00:24+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">13 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/burdurda-skandal-diyaliz-olayi-aydinlandi-hastalara-antifrizli-su-verilmis/">Burdur’da skandal diyaliz olayı aydınlandı: Hastalara antifrizli su verilmiş!</a><time datetime="2026-04-13T20:53:49+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">13 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ckd-konyaalti-aylik-uye-toplantisinda-abdnin-minab-katliami-lanetlendi/">CKD Konyaaltı aylık üye toplantısında ABD’nin Minab katliamı lanetlendi</a><time datetime="2026-04-12T21:15:39+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">12 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emeklilerin-feryadi-gecinemiyoruz/">Emeklilerin feryadı: “Geçinemiyoruz”</a><time datetime="2026-04-10T20:50:54+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">10 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/makudeki-calistayda-hayvanciligin-gelecegi-masaya-yatirildi/">MAKÜ’deki çalıştayda hayvancılığın geleceği masaya yatırıldı</a><time datetime="2026-04-10T20:22:19+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">10 Nisan 2026</time></li>
</ul>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/turkce-tip-egitimi-eski-ama-gerceklesmis-bir-hayalin-elbirligi-ile-yok-edilisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
