<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>marksizm &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<atom:link href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/tag/marksizm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 15:24:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/favicon-150x150.png</url>
	<title>marksizm &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Günümüz dünyasında Marksist bir kriz teorisi</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/gunumuz-dunyasinda-marksist-bir-kriz-teorisi/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/gunumuz-dunyasinda-marksist-bir-kriz-teorisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2026 17:53:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Kategori]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[marksizm]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Roberts]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=47969</guid>

					<description><![CDATA[Michael Roberts Bu metin, Çin Sosyal Bilimler Akademisi tarafından 2025 yılında World Socialist Research (Dünya Sosyalist Araştırmaları) dergisinde Çince olarak yayımlanan röportajın çevirisidir. Yazarın Aydınlık Gazetesi’ndeki köşesinde yayınlanmıştır. 1. Michael Roberts, zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz! Marksizmle ne zaman tanıştığınızı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Michael Roberts</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu metin, Çin Sosyal Bilimler Akademisi tarafından 2025 yılında World Socialist Research (Dünya Sosyalist Araştırmaları) dergisinde Çince olarak yayımlanan röportajın çevirisidir. Yazarın Aydınlık Gazetesi’ndeki köşesinde yayınlanmıştır.</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>1. Michael Roberts, zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz! Marksizmle ne zaman tanıştığınızı ve onu ne zaman benimsediğinizi, ayrıca Londra Finans Merkezi’ndeki (City of London) eski işinizin üzerinizdeki etkilerini kısaca anlatabilir misiniz?</em></strong></td></tr></tbody></table></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Finans sermayesinin işleyişine dair Marksist bir kavrayışa sahipseniz, finansal yatırımlarla ilgili her şeyin yolunda gideceğini varsayma olasılığınız çok daha düşüktür. Orada çalışırken öğrendiğim ve Çin için de geçerli olan, işçilere yönelik bir ders var: Finans piyasalarından uzak durun. Daha da iyisi, işçilerin emeklilik fonları hisse senedi piyasası yatırımlarına sırtını dayamamalıdır; çünkü bu fonlar, bunu yaparak sürekli olarak işçilerin birikimlerini kaybetmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu durum madalyonun diğer yüzü için de geçerlidir: Finans canavarının işleyişini yakından anlamak, sistemin kırılganlıklarını ve spekülasyonlarını daha iyi açıklamamıza yardımcı olabilir.</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>2. Sizce Marksizmin öz fikri nedir? Tarihsel materyalizm ile ekonomi politiğin eleştirisi arasındaki ilişki nasıldır?</em></strong></td></tr></tbody></table></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Marksizmin öz fikirleri iki temel kavrama indirgenebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birincisi, ilkel dönemlerden bu yana insan örgütlenmesinin tarihi, sınıf savaşımları tarihidir. Tarihin materyalist kavrayışına göre, iyiye ya da kötüye doğru değişim, sınıfların ve özellikle de egemen sınıfın (feodal beyler, kapitalist şirketler) ve işçi sınıfının maddi çıkarları tarafından yönlendirilir. Bireyler tarihin kırılma anlarında önemli roller oynayabilseler de (kralların veya devrimci liderlerin kararları ve eylemleri gibi), nihai analizde değişim ekonomiye ve sınıflara bağlıdır. Marx’ın dediği gibi: <strong><em>“İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, ama kendi keyiflerine göre, kendi seçtikleri koşullar altında değil, doğrudan geçmişten kalan, geçmişten devralınan verilen koşullar altında yaparlar.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İkinci öz fikir ise kapitalizm altındaki değer yasasıdır. Kapitalizm, üretim araçlarına sahip olmayan ve bu araçların sahipleri için çalışabilme yeteneklerinden (emek güçlerinden) başka hiçbir şeyi bulunmayanları sömüren mülkiyet sahiplerinin kârı için üretim yapılan bir sistemdir. Emek, kullandığımız ve ihtiyaç duyduğumuz tüm malları ve hizmetleri yaratır; ancak bu emeğin değeri, üretim araçlarının sahipleri tarafından, emeğin çalışması karşılığında aldığı ücretin üzerinde ve ötesinde bir <strong><em>“artı değer”</em></strong> olarak gasp edilir. Bu artı değer, sermaye olarak biriktirilir. Dolayısıyla toplumsal ihtiyaçlarımız, kapitalistlerin bunun kârlı olup olmadığına dair verdikleri kararlara bağımlı hale gelir. Modern ekonominin işleyişine dair bu açıklama, kapitalizmin savunucuları tarafından reddedilmektedir; ancak bu, son derece açık ve ikna edicidir.</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>3. Kriz teorisi, Marx’ın ekonomi politiğin eleştirisinin önemli bir parçasıdır. Marksistler arasında Marx’ın kriz teorisinin nasıl anlaşılması gerektiği konusunda pek çok tartışma yaşandı. Marx’ın kriz teorisi ile aşırı üretim, eksik tüketim ve kâr oranlarının eğilimsel olarak düşmesi arasındaki ilişki hakkında ne düşünüyorsunuz?</em></strong></td></tr></tbody></table></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, kapitalizm altındaki kriz teorisi çok önemlidir. Kapitalizmin savunucuları, kapitalist üretimde endemik (sisteme özgü) krizlerin – yani üretim, yatırım ve istihdamda düzenli ve tekrarlayan çöküşlerin – varlığını reddederler. Onlara göre bu tür krizler ya rastlantısal olaylardır ya tek seferliktir ya da kötü kararların, spekülasyonların veya ihmallerin sonucudur. Savunucular, krizlerin kâr amaçlı kapitalist üretim sisteminin doğasında var olduğunu kabul etmezler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Marx’ın değer yasası, düzenli krizlerin neden sisteme özgü olduğunu ortaya koyar. Kapitalist üretim ancak kâr elde edilirse gerçekleşir ve Marx, daha fazla üretim dürtüsü ile bu üretimin kârlılığı (yani yatırılan sermayeye oranla kâr) arasında bir çelişki ortaya çıktığını gösterir. Kapitalistler, pazar payı elde etmek ve işçilerden gasp edilen kârdan daha büyük bir pay almak için birbirleriyle rekabet ederler. Avantaj elde etmek için maliyetleri düşürmek ve emeğin verimliliğini artırmak amacıyla emek tasarrufu sağlayan teknolojiye başvururlar. Ancak Marx, kârın yalnızca iş başındaki emekten kaynaklandığını savunmuştur; dolayısıyla eğer yatırım emeğe kıyasla giderek daha fazla makinelere vb. yapılıyorsa, verimlilik artabilir ancak bu, kârlılığın düşme eğilimi pahasına olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nihayetinde kârlılık o kadar düşebilir ki, toplam kâr miktarında bir düşüşe neden olur. İşte o zaman kapitalistler yatırımı durdurur, üretimi kapatır ve işçileri işten çıkarır. Satılamayan mal ve hizmetlerin yanında işsizlik de yükselir. Bu bir çöküştür (slump). Bu durum ancak kârlılığın yeniden yükseltilmesiyle düzeltilebilir; bu da gereksiz işçilerin ve zayıf şirketlerin tasfiye edilmesini ve ücretlerin düşük tutulmasını gerektirir. Ardından tüm süreç yeniden başlayabilir. Çöküşler, sermayenin kendini toparlaması için gerekli bir <strong><em>“temizlenme”</em></strong> sürecidir. Marx, kriz teorisini en net şekilde Kapital’in 3. Cilt, 13-15. bölümlerinde ana hatlarıyla açıklar.</p>



<p>Ancak pek çok Marksist, bu bölümlerde açıklanan kâr oranlarının eğilimsel olarak düşmesi yasasının kapitalizmdeki krizlerle ilgili olduğunu kabul etmez. Bunun yerine iki ana alternatif teoriyi değerlendirirler.</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td>♦ Birincisi, <strong><em>“eksik tüketim”</em></strong> teorisidir. Bu, işçilerin kapitalistler tarafından üretilen tüm mal ve hizmetleri, yeterli paraları olmadığı için geri satın alamamaları durumudur. Hem Marx hem de Engels bu eksik tüketim teorisine karşı çıkmış, işçilerin satılan tüm çıktıyı geri satın alacak kadar paralarının asla olmayacağını, çünkü ücretlerin yaratılan ve gerçekleştirilen değerin tamamını içermediğini (çünkü kapitalistlerin artı değere, yani satılan malların değeri ile işçilere giden ücretler arasındaki farka, bir diğer deyişle kâra el koyduğunu) belirtmişlerdir. Esas mesele şudur ki, kapitalistlerin ürettikleri tüm malları işçilere satması gerekmez; satışların büyük bir kısmı diğer kapitalistleredir (örneğin araba yapmak için otomotiv üreticilerine satılan çelik gibi).</td></tr></tbody></table></figure>



<figure class="wp-block-table"><table class="has-background has-fixed-layout" style="background-color:#ebf7f7"><tbody><tr><td>♦ Diğer alternatif teori ise <strong><em>“aşırı üretim”</em></strong> teorisidir. Kapitalistler, üretimlerini piyasada satıp satamayacaklarını düşünmeksizin, daha fazla kâr biriktirmek için üretmeye devam ederler. Talebe oranla aşırı üretim yaparlar. Bu kriz açıklamasının sorunu, üretimin ne zaman <strong><em>“çok fazla üretim”</em></strong> haline geldiğini açıklayamamasıdır. Bu durum hiçbir zaman gerçekleşmeyebilir ya da her an gerçekleşebilir; bu teorinin bir mantığı yoktur. Şöyle ifade edelim: Eğer arz taleple uyumluysa, kapitalizmde yine de bir yatırım ve üretim krizi yaşanabilir mi? Marx buna <strong><em>“evet”</em></strong> derdi; çünkü üretilen şeyin kârlılığı, kapitalistlerin yatırım yapıp yapmayacağını belirleyen şeydir. Aslında krizler bu şekilde gelişir. Önce kârlılık düşer, ardından toplam kârlar düşer ve sonrasında kapitalistler düşen kârları telafi etmek için daha fazla satmaya çalışırlar. Ancak bu durum <strong><em>“aşırı üretim”</em></strong> anlamına gelir ve kapitalistleri fiyatları düşürmeye ve/veya üretimi kısmaya zorlar. Aşırı üretim, yatırılan sermayenin aşırı birikiminin, yani kârlılığın düşmesinin bir sonucudur; tersi değil.</td></tr></tbody></table></figure>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>4. 2020 yılında, Engels’in ekonomi politik üzerine araştırmalarını ve Marksist ekonomi politiğe katkılarını sistemli bir şekilde tanıttığınız “Engels 200 – His Contribution to Political Economy” (Engels 200- Ekonomi Politiğe Katkısı) adlı kitabı yayımladınız. Ancak kâr oranının düşmesinden kaynaklanan krizin aslında Engels’in görüşü olduğu ve Kapital’in 3. cildini düzenlerken Marx’ın kâr oranlarının eğilimsel olarak düşmesi konusundaki tartışmasını abarttığı, hatta tahrif ettiği yönünde bir görüş var. Bu görüş hakkında ne düşünüyorsunuz?</em></strong></td></tr></tbody></table></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu görüş, bazı Marksistler (özellikle Alman Marksist akademisyen Michael Heinrich) tarafından dile getirilmiştir. Bu kişiler, Karl Marx’ın henüz yayımlanmamış belgelerini okuduklarını ve bu belgelerin, Engels’in kâr oranlarının eğilimsel olarak düşmesi yasasını daha önemli göstermek için Marx’ın sözlerini değiştirdiğini açıkça gösterdiğini iddia etmektedirler. Bu Marksistler ayrıca Marx’ın 1870’lerde bu yasayı aslında terk ettiğini, dolayısıyla bu yasanın Marksist iktisat ve kriz teorisiyle ilgili kabul edilmemesi gerektiğini ileri sürmektedirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fakat diğer araştırmacılar, Engels’in, kârlılık yasasının ayrıntılarıyla anlatıldığı Cilt 3’ün 13-15. bölümlerindeki Marx’ın metninde kayda değer bir tahrifat yapmadığını açıkça göstermişlerdir. Ayrıca Marx’ın 1870’lerde bu yasadan vazgeçtiğine dair hiçbir kanıt yoktur; aksine, bu yasa üzerinde daha fazla çalışma yürütmüştür. Örneğin, 1870’lerde Marx, çeşitli matematiksel formüllerle kâr oranını incelemek için hatırı sayılır bir zaman harcamıştır. Engels Kapital Cilt 3’ü yayına hazırlarken, Marx’ın hâlâ kendi yasasına bağlı olduğunu teyit edecek olan bu matematiksel çalışmaları metnin dışında bırakmıştır. Tüm bunlar, referanslarıyla birlikte Marx 200 ve Engels 200 kitaplarımda açıklanmaktadır.</p>



<p>Bu iddiayı ortaya atan Marksistler, Marx’ın değer yasasını bir para teorisine bükmüşlerdir; yani onlara göre değer, üretimde emek tarafından yaratılmaz, aksine yalnızca üretilen malların piyasada satılmasıyla gerçekleştirilir. Yani satış yoksa, değer de yoktur. Bu Marx’ın görüşü değildi. Değer, üretimdeki insan emeğinin çabasının sonucudur; bu değerin ne kadarının nihayetinde gerçekleştirileceği ise piyasadaki satışa bağlıdır. Ancak insan emeğiyle yapılan bir üretim olmadan ortada hiçbir değer olamaz. Bu revize edilmiş teorinin arkasında, krizlerin nihai nedeni olan kârlılığın yerine, Keynes gibi ana akım iktisatçıların görüşlerine benzer şekilde, parasal veya kredi istikrarsızlığı teorisini koyma çabası yatmaktadır.</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>5. Sizin bakış açınıza göre, Marksist ekonomi politik ile diğer iktisat okulları (neoklasik iktisat, Keynesyenizm vb.) arasındaki temel farklar nelerdir? Kriz teorisini, Marksist ekonomi politik ile ana akım Batı iktisadı arasındaki önemli, hatta kurucu bir fark olarak görebilir miyiz?</em></strong></td></tr></tbody></table></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Her şeyden önce en temel fark, piyasaların mükemmel olduğunu kabul etmeyen en radikal “heterodoks” okullar dahil, diğer iktisat okullarının hiçbirinin Marx’ın değer yasasını kabul etmemesidir. Kapitalist üretimin temel çelişkisinin, üretimin toplumsal ihtiyaçlar için değil kâr için yapılması olduğunu ve artan üretimin nihayetinde artan kârlılıkla çatışmaya girdiğini, bunun da canlanmalara ve çöküşlere, yani krizlere yol açtığını kabul etmezler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ana akım neoklasik okul, düzgün işleyen ya da hükümetler, tekeller veya sendikalar tarafından müdahale edilmeyen piyasalarda krizlerin yaşanabileceğini reddeder. Heterodoks iktisatçılar ise krizlerde kârın rolünü reddeder ve krizi ya “talep yetersizliğine” (Keynes), ya finansal istikrarsızlığa (Minsky), ya tekellere (Sweezy, Stiglitz) ya da kötü düzenlemelere (regülasyonlara) bağlarlar.</p>



<p>Ve bu hayati bir farktır; çünkü tüm bu okullar, kapitalizmin daha iyi çalışmasını sağlamak için kapitalist üretimin değiştirilebileceğini veya düzeltilebileceğini öne sürmektedir. Keynes, daha fazla hükümet harcamasının veya parasal genişlemenin bu işi çözeceğini söyledi; heterodoks Minsky, bankaları ve finansal kurumları düzenleyin, o zaman kapitalizm istikrarlı olacaktır dedi. Bu reformist yaklaşımlar teorik ve ampirik (gözlemsel) olarak yanlıştır. Marx’ın kriz teorisi, kapitalizmin bu şekilde reforme edilemeyeceğini gösterir. Krizler kapitalizmin doğasında vardır, çünkü nihai olarak düşen kârlılıktan kaynaklanırlar. Krizlere son vermenin tek yolu, kapitalizmin yerine ortak mülkiyet altındaki planlı bir ekonomiyi koymaktır, yani kapitalistlerin olmadığı bir sistemi.</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>6. Araştırmalarınızda, kapitalizmin finansallaşmasının reel ekonomi ve işçi sınıfı üzerinde ne gibi etkileri var?</em></strong></td></tr></tbody></table></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Küresel Kuzey’deki modern ekonomilerde son 50 yılın özelliklerinden biri, sadece bankaların değil; hedge fonlarının, yatırım fonlarının, sigorta fonlarının, özel sermayenin (private equity), kripto paraların vb. finansal sektörlerin yükselişi olmuştur. Kapitalistler, biriken kârlarını yeni teknolojiye ve üretken sektörlere yatırmak yerine, giderek daha fazla finansal varlıklara ve spekülasyona yönlendirmişlerdir. Bu durum “finansallaşma” fenomenidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bazı Marksistler ve diğerleri bu gelişmeye o kadar kapılmışlardır ki, kapitalizmin karakter değiştirdiğini iddia etmeye başlamışlardır. Onlara göre kapitalizm artık fabrikalarda, ofislerde vb. emeğin sömürülmesi yoluyla kâr için üretim yapılan bir sistem değil; paranın para doğurduğu finansal-parasal bir sistem haline gelmiştir. Bu durum, işçilerin kapitalizmde değer üreticisi olma rollerini kaybettikleri anlamına gelir. Artık kapitalistler değeri sadece parasal hilelerden elde edebilmektedirler. Kapitalizm, üretici sermayeye hükmeden bir finans sermayesi haline gelmiştir.</p>



<p>Bu tam bir saçmalıktır. ABD ve İngiltere gibi bazı ekonomilerde finansal kârlar büyük olsa da (örneğin toplam kârın yüzde 25’ine kadar ulaşsa da), kârların ezici çoğunluğu hâlâ işçiler tarafından üretilen mal ve hizmetlerin satılmasıyla elde edilmektedir. Ve bu durum, imalat sanayisinin finansın önüne geçerek baskın hale geldiği Küresel Güney için özellikle geçerlidir. Küresel ölçekte işçi sınıfı hiç bu kadar büyük olmamıştı ve kapitalist birikimin büyük kısmı hâlâ üretimdeki çalışan insanların emeğinden gelmektedir. Kapitalizm kaplanı çizgilerini değiştirmemiştir.</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>7. Küresel ekonomik sistemdeki mevcut kapitalizm krizi, özellikle de son yıllardaki finansal kriz hakkında ne düşünüyorsunuz? Marksist ekonomi politik, kapitalizmin krizini anlamamız için bize ne gibi açılımlar sağlayabilir?</em></strong></td></tr></tbody></table></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu büyük bir konu. 21. yüzyılda kapitalizm tarihinin en büyük iki çöküşünü yaşadık: 2008-2009 ve 2020. Bu on yılın (2020’ler) sonundan önce bir başka çöküşün daha yaşanmasını beklemek için her türlü neden var. Bu, 2008’de olduğu gibi yeni bir finansal çöküşle tetiklenebilir. Bu kez çöküş doğrudan bankalarda başlamayabilir, aksine yükselen şirket borçları ve bu borçların servis (faiz) maliyeti tarafından tetiklenebilir.</p>



<p>Şu anda Avrupa, Japonya ve ABD’deki şirketlerin yaklaşık yüzde 20’si <strong><em>“zombi şirket”</em></strong> olarak adlandırılıyor; yani yaşayan ölüler gibiler, çünkü mevcut borçlarının faizini ödemeye yetecek kadar bile kâr elde edemiyorlar ve bu yüzden sürekli borçlanmaya devam etmek zorundalar. Bu şirketlerin iflas etme ve bir zincirleme etkiyle kârlı şirketleri bile aşağı çekme riski son derece ciddidir.</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>8. 2009’daki Büyük Resesyon’un sona ermesinden bu yana büyük kapitalist ekonomilerin bir “Uzun Depresyon” (Long Depression) içinde olduğunu düşünüyorsunuz. Bu Uzun Depresyon ile kapitalizm tarihindeki önceki uzun depresyonlar arasında bir fark var mı? Çin, Uzun Depresyon’un küresel etkilerine karşı nasıl bir strateji benimsemeli?</em></strong></td></tr></tbody></table></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bir depresyonu, resesyon veya çöküşten farklı olarak; bir çöküşün ardından üretim, yatırım ve her şeyden önemlisi kârlılıktaki önceki büyüme trendinin, çöküş öncesine göre çok daha düşük olduğu bir dönem olarak tanımlıyorum. Ve bu düşük trend on yıllar boyunca sürebilir. Bu anlamda, benim tanımladığım 2010’lardan itibaren süregelen Uzun Depresyon, 19. yüzyılın sonlarındaki depresyona (1873-1897) ve 1929-1942 arasındaki Büyük Buhran’a benzemektedir. 2025 yılı itibariyle, 2020’deki pandemi çöküşü kârlılıkta kayda değer bir artışa yol açmadığı için mevcut depresyon devam etmektedir; bu nedenle yatırım büyümesi ve reel GSYİH büyümesi 2010’lardakinden bile daha zayıf kalmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin, kapitalizmdeki tüm bu krizlerden kaçınmayı başardı. Bunun nedeni, Çin’in büyük bir devlet sektörünün egemen olduğu ve hükümet tarafından planlanan bir ekonomiye sahip olmasıdır; böylece kapitalist sektöründeki her türlü istikrarsızlık aşılabilmekte, yatırım ve üretim nispeten kesintisiz bir şekilde devam edebilmektedir.</p>



<p>Batı’nın kapitalist ekonomileri yeni bir çöküşe doğru sürüklenirse, Çin’e yönelik ticaret ve yatırımlar darbe alacaktır; ancak Çin artık devasa bir yerli tabana sahip, yeni teknolojilere çok ciddi yatırımlar yaptı ve bu yatırımları esas olarak devlet sektörü aracılığıyla yönlendirip planlamaya devam ediyor. Çin’in, özellikle çökmekte olan gayrimenkul sektörünün (büyük ölçüde kapitalist temelli) açığa çıkardığı üzere, kendi kapitalist sektöründeki istikrarsızlığı azaltmak için devlet sektörünü ve planlamayı daha da genişletmesi gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AYDINLIK</p>



<marquee onmouseover="this.stop()" onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://egitimstore.academia.edu/FatihÖzcan" target="_blank" rel="noopener">
<img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2025/06/academia3.png" 
alt="" class="wp-image-43315" width="700" height="100"></a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gobeklitepeden-yildizlara-uzanan-yol/">Göbeklitepe’den yıldızlara uzanan yol</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ahmet-ozbay-sayin-kucuradi-yanlis-dusunuyor/">Ahmet Özbay: “Sayın Kuçuradi yanlış düşünüyor”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gene-batidan-medet-umdu/">Gene Batı’dan medet umdu</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/dogu-tabletleri-2/">DOĞU TABLETLERİ</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari22/">Emekli yazıları22</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/ARSLANLARLA-CEYLANLAR-DOSTTUR-KUCAGIMIZDA-BARISI.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:400px" aria-label="“ARSLANLARLA CEYLANLAR DOSTTUR KUCAĞIMIZDA” BARIŞI gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-d9b1ea78-1f18-41f8-bed5-8d199940253d" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/ARSLANLARLA-CEYLANLAR-DOSTTUR-KUCAGIMIZDA-BARISI.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">“ARSLANLARLA CEYLANLAR DOSTTUR KUCAĞIMIZDA” BARIŞI</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/ARSLANLARLA-CEYLANLAR-DOSTTUR-KUCAGIMIZDA-BARISI.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-d9b1ea78-1f18-41f8-bed5-8d199940253d">İndir</a></div>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://www.youtube.com/channel/UCvI20jcoUUX18hKh-hoSYJQ" target="_blank">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2025/06/youtube.png" 
alt="" class="wp-image-43574" width="700" height="100"/></a></figure>



<marquee onmouseover="this.stop()" onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/gunumuz-dunyasinda-marksist-bir-kriz-teorisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>48 ülkeden 58 parti bir araya geldi: Yeni bir dünya kuruluyor</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/48-ulkeden-58-parti-bir-araya-geldi-yeni-bir-dunya-kuruluyor/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/48-ulkeden-58-parti-bir-araya-geldi-yeni-bir-dunya-kuruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 May 2021 20:05:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[58 ülke]]></category>
		<category><![CDATA[marksizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan Partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=28356</guid>

					<description><![CDATA[Çin Komünist Partisi önderliğinde Dünya Marksist Siyasi Partiler Sempozyumu düzenlendi. Etkinliğe Şili’den Mısır’a, Türkiye’den Nepal’e kadar 48 ülkeden 58 siyasi partiyi temsilen 70 siyasi lider ve temsilci katıldı. Konferansın kapanış konuşmasını Vatan Partisi lideri Dr. Doğu Perinçek yaptı. Aydınlık Gazetesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-right wp-block-paragraph" style="font-size:27px"><strong><em><span style="color:#0a4964" class="tadv-color">Çin Komünist Partisi önderliğinde Dünya Marksist Siyasi Partiler Sempozyumu düzenlendi. Etkinliğe Şili’den Mısır’a, Türkiye’den Nepal’e kadar 48 ülkeden 58 siyasi partiyi temsilen 70 siyasi lider ve temsilci katıldı. Konferansın kapanış konuşmasını Vatan Partisi lideri Dr. Doğu Perinçek yaptı.</span></em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Aydınlık Gazetesi Dış Haberler Servisi, Çin Komünist Partisi&#8217;nin düzenlendiği Dünya Marksist Partiler Sempozyumunu konuşmalarını derledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplantıda 6 kıtadan Marksist Parti önderleri, Marksizm’in, insan düşüncesinin en önemli mücevherlerinden biri olduğunu vurguladılar. Eski kamplaşmaların aşıldığı ve yükselen uygarlıkların temsilcisi olarak partilerin beraberlik sürecine girdiği dönemde Çin Komünist Partisi (ÇKP’nin) ideolojik ve olgun önderliğine yönelik birçok ülke temsilcisi önemli ifadeler kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önceki gün düzenlenen etkinlikte özellikle dogmatizme tavır alınarak, <strong><em>“Marksizmin yaşayan bir teori olduğu” </em></strong>vurgusu çokça tekrarlandı. Geçmişe yönelik atıflardan çok insanlığın önündeki sorunlara çözüm vurguları yapıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Marksizm, tüm insanlığı özgürleştirme, toplumsal eşitliği ve adaleti koruma amaçlarını ilerletmek için, daha iyi bir dünya inşa etmeye çabalayan ilerici güçlere dünya çapında rehberlik etti”</em></strong> ifadelerinin yer aldığı sempozyumda, dünyadaki birçok Marksist Parti temsilcisi, tecrübe ve pratiklerini içeren sunumlar yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>VATAN PARTİSİ KAPANIŞ KONUŞMASINI YAPTI</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Açılış konuşmasını ÇKP Uluslararası İlişkiler Bakanı Song Tao yaparken, yaklaşık 30 ülkeden siyasi parti temsilcisi sunum yaptı. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in (Şi Cinping) de mesaj gönderdiği sempozyumun kapanış konuşması için Türkiye’den Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek’e söz verildi.</p>



<div class="wp-block-media-text alignwide is-stacked-on-mobile" style="grid-template-columns:16% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img decoding="async" width="386" height="348" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/05/songtao2-1.png" alt="" class="wp-image-28359 size-full" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/05/songtao2-1.png 386w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/05/songtao2-1-300x270.png 300w" sizes="(max-width: 386px) 100vw, 386px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph"><strong><em>ÇKP Uluslararası İlişkiler Bakanı Song Tao: &#8220;SOSYALİZM HAYALDEN ÇIKIP GERÇEĞE BÜRÜNMÜŞTÜR</em></strong>&#8220;</p>
</div></div>



<p class="wp-block-paragraph">ÇKP Uluslararası İlişkiler Bakanı Song Tao, sempozyumun açılış konuşmasında uluslararası düzeyde dengesizliğin büyüdüğünü belirterek <strong><em>“Yeni soğuk savaş yaklaşıyor. Sosyalizm hayalden çıkıp gerçeğe bürünmüştür” </em></strong>diye konuştu. Bakan Song’un konuşmasında öne çıkan vurgular şu şekilde:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>&nbsp;“Çin, baskılara rağmen sosyalizmde ısrar etmiş ve başarıya ulaşmıştır. Gerçekler şunu ispatlamıştır ki Marksizm geçmiş zaman değil, şimdiki zaman ve gelecek zamanı gösterir. Çin, 21. yüzyılın Marksizmini temsil etmektedir. İnsanoğlunun kurtuluşu için, baskısız, sınıfsız herkesin eşit olduğu bir dünya için savaşıyoruz. Başkan Xi Jinping ‘halk iktidardır’ diyerek Çin’in buradaki tutumunu göstermiştir. Çin’e Özgü Sosyalizm düşüncesi bu teoriyi daha da geliştirmiştir. ÇKP yönetiminde 70 senede her yıl ortalama 10 milyondan fazla halk yoksulluktan kurtulmuştur. Çin, yoksullukla mücadele hedefine 10 yıl erken ulaşmıştır. Tarihte görülmemiş bir şekilde yoksullukla mücadele ediliyor.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>&#8221;MARKSİST PARTİLER ARASINDA İLİŞKİLER GELİŞMELİDİR&#8221;</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Xi Jinping dünya ülkelerinin kaderlerinin kendi elinde olması gerektiğini, uluslararası zorluklara karşı ülkelerinin birlikte halletmesi gerektirdiğini söylüyor. Küresel iklim değişikli karşısında Çin, karbon kullanımını 2060 yılına kadar en aza indireceğine söz vermiştir. Bu Çin’in insanlık sevgisini gösterir. Tek çiçek açtığında değil tüm çiçekler açtığında bahar gelir. Burada ÇKP ve tüm Marksist partiler arasındaki ilişkiler gelişmelidir. Erdemli olanlar yalnız kalmaz. Özünü değiştirmeden Marksizm bayrağını yüksekte tutmalıyız. Kendi halkımızın mutluluğu, tüm dünyanın kurtuluşu ve dünya barışı hedefleriyle hareket etmeliyiz. ÇKP partilerin ayrım gözetmeksizin eşit olduğunu savunuyor.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YENİ SOĞUK SAVAŞA KARŞI BİRLEŞELİM</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Bağımsızlık, eşitlik, karşılıklı saygı, diğerlerinin içişlerine karışmama ilkeleriyle ilişkiler kurulmalıdır. ÇKP iletişim ve işbirliğini geliştirmeye hazırdır. Birleşmeli ve yeni soğuk savaşa beraber karşı çıkmalıyız. Dünya adalet istiyor, hegemonya istemiyor. İlerlemek istiyor, gerilemek istemiyor. Her türlü soğuk savaşa karşı çıkalım ve dünyanın yeniden bölünmesini engelleyelim. Tek başına olan daha hızlı gider ama arkadaşlarla olan daha uzağa gider.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>RUSYA FEDERASYONU KOMÜNİST PARTİSİ: &#8221;ÇİN BİZİM HATAMIZI YAPMADI&#8221;</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Rusya Federasyonu Komünist Partisi, Çin Komünist Partisi&#8217;ni kardeşçe selamlıyor”</em></strong> diyen Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komitesi Başkanı Gennady Zyuganov, dünyanın köklü değişikliklere, tüm ülkelerin halkının yepyeni bir uluslararası düzene ve sisteme ihtiyaç duyduğunu belirtti. Başkan Zyuganov ayrıca şunları belirtti:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Çin&#8217;in Marksizm-Leninizmi yaratıcı bir şekilde geliştirmeye devam ediyor. ÇKP, insanların yaşam standartlarının ve sosyal ilerlemenin iyileştirilmesini aktif olarak destekliyor. Bu, dünya sosyalist hareketi için değerli bir deneyim sağlıyor. Dünya halkı umutlu gözlerini Çin&#8217;e çeviriyor. Çin, Sovyetler Birliği döneminde bizim hatalarımızdan da ders alarak, sosyalizmi 21. yüzyılda daha da ileri taşıyor.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ŞİLİ KOMÜNİST PARTİSİ: &#8221;ABD HEGEMONYASI SÖNÜMLENİYOR&#8221;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Güney Amerika ülkesi Şili’den Komünist Parti temsilcisi, <strong><em>“İkinci dünya savaşından sonra IMF ve Dünya Bankası ABD’nin hegemonyasını sağlamıştır. Sovyetlerin dağılmasından sonra ABD hegemonyasını kuvvetlendirmişti. Aynı zamanda Çin’in uluslararası sahnede yükselişi ve diğer gelişmeler ile ABD emperyalizmi yavaş yavaş sönümleniyor”</em></strong> dedi ve şöyle devam etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“ABD hükümeti Latin Amerika’yı kendi arka bahçesi olarak görüyor. Yıllarca Venezüella ve Nikaragua’nın meşru hükümetlerine askeri yaptırım uygulamış fakat etkileyememiştir. Çin’in salgını ortadan kaldırma ve yoksulluğu bitirme mücadelesi tüm dünyanın dikkatini çekti. Çin, Çine özgü sosyalizmi keşfetmiş ve insanlara yeni bir dünyanın inşasının imkânını sunmuştur. Çin yeni dönemde şüphesiz kalkınma arayan diğer ülkelere referans sağlayacaktır. Kuşak ve yol girişimi insanlık için yeni bir gelecek inşa etmek için büyük bir girişimdir. Salvodar Allende iktidarı döneminde Şili Marksizm’in inşasına başlamıştı. Şili hiçbir zaman sosyalizmin inşası için mücadeleyi bırakmadı. Son zamanlarda diktatörlük döneminden kalan anayasayı yenilemeye çalışıyor. Partimiz belediye seçimlerinde en yüksek oy alan ikinci parti oldu. Neoliberal politikayı kesin bir şekilde reddediyoruz. Kuşak ve Yol Girişimi’nin getirdiği fırsatları değerlendirmek için istekliyiz. ÇKP’nin kuruluşundan 100 yıl geçti. ÇKP insanlara güveniyor ve kendi gerçeklerine dayanarak Marksist ilkeleri geliştirmeye devam ediyor. Bugün sosyalizmin ilkelerine değişim ihtiyacı daha da artmıştır.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SURİYE KOMÜNİST PARTİSİ: &#8221;EMPERYALİST ABD’YE KARŞI EL ELE VERELİM&#8221;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Suriye Komünist Partisi temsilcisi<strong>, “ABD ve onun emperyalist müttefikleri savaş, çatışma başlatıyor. Dünya ülkeleri birbirinden öğreniyor ve insanoğlunun ortak çıkarlarına hizmet ediyor ve çatışmayı önlemek ve barışı sağlamak için mücadele ediyor. Savaşa karşı el ele verelim”</strong> diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>BELARUS KOMÜNİST PARTİSİ: &#8221;KUŞAK VE YOL GİRİŞİMİ İLE İŞBİRLİĞİMİZ ARTIRIYOR&#8221;</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Çine özgü sosyalizm düşüncesi son derece önemlidir. Toplumsal ekonomik ve diğer alanlarda eşitsizliği ortadan kaldırmalıyız”</em></strong> diyen Belarus Komünist Partisi temsilcisi, şöyle devam etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>“Kuşak ve yol projesi bu açıdan çok önemlidir. Hedefi aramızdaki bağı kuvvetlendirmektir. Şüphem yok ki Kuşak ve Yol Girişimi, dünya çapında işbirliğini sağlamak için en etkili platformdur. Diğer ülkelerle işbirliğini sorguluyoruz, Ukrayna dâhil.”</strong></em></p>



<div class="wp-block-media-text alignwide is-stacked-on-mobile" style="grid-template-columns:16% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="392" height="382" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/05/doguperincek90.png" alt="" class="wp-image-28357 size-full" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/05/doguperincek90.png 392w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/05/doguperincek90-300x292.png 300w" sizes="auto, (max-width: 392px) 100vw, 392px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:18px"><strong><em>DOĞU PERİNÇEK: &#8221;DÜNYA BÜYÜK DEVRİMCİ ATILIMLARIN EŞİĞİNDE&#8221;</em></strong></p>
</div></div>



<p class="wp-block-paragraph">Sempozyumun kapanış konuşmasını Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek yaptı. 9 dilde canlı yayınlanan Perinçek’in konuşmasının tam metni şu şekilde:</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Değerli Yoldaşlar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya Marksist Partiler Sempozyumu’nu selamlıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyamız büyük devrimci atılımların eşiğindedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Arkada kalan iki yüzyılda insanlığın başlıca devrim eylemleri Bilimsel Sosyalizm bayrağı altında gerçekleşti. Hayat gösterdi ki, Büyük Kurucuların teorisi, 19. Yüzyıldan kalma bir dogmalar yığını değildir. Bugün Bilimsel Sosyalizmi 21. Yüzyılın pratiğinde, 21. Yüzyılın teorisi olarak geliştirmek biricik devrimci tutumdur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İki yüzyıllık devrim tarihine baktığımız zaman, Marx ve Engels, evet büyük kuruculardır, ancak aynı zamanda Marksizmin başlangıç döneminin temsilcileridir. Onların zamanında dünya devrim odağı Avrupa ve Kuzey Amerika’daydı. Bilimsel Sosyalizmin bütün insanlığı kucaklaması, başka deyişle dünyalılaşması 20. Yüzyılda oldu. Emperyalizm döneminde devrim odağı Ezilen Dünyaya kaydı. Mazlum Milletlerin Lenin, Atatürk ve Mao Zedung gibi büyük devrimcilerin önderliğindeki Millî Demokratik Devrim pratikleri ve sosyalizmi kurma tecrübeleri,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilimsel Sosyalizm, bilimin doruğu olduğunu devrim pratiklerinde kanıtladı. ‘Bilimin doruğu’ derken, Marksizmin insanlığın bilimsel birikimiyle olan bağına dikkat çekmiş oluyoruz. Marx ve Engels, devrimci teorilerine bu nedenle “Bilimsel Sosyalizm” adını vermişlerdi. Bu adlandırma, Marksizmi geçmiş teorinin sınırlarından kurtarıyor, Lenin ve Mao’nun yaptığı ve bundan sonra yapılacak katkıları da içeriyor ve önümüzdeki pratiğe ışık tutan bir kılavuz haline getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Değerli yoldaşlar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">100. Yıldönümünde Çin Komünist Partisi’ni yürekten kutluyoruz. Çin’in başarısı, aşamaları doğru belirleyen devrimin başarısıdır, Bilimsel Sosyalizmin kılavuzluğunun başarısıdır, sosyalizmi kurmada direnmenin başarısıdır, ÇKP önderliğinin başarısıdır, Çin emekçilerinin ve milletinin başarısıdır. Bu nedenlerle dünyanın bütün Bilimsel Sosyalistlerinin ve bağımsızlık isteyen devletlerin, devrim isteyen halkların başarısıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ÇKP Genel Sekreteri Xi Jinping Yoldaş, Çin’deki baş çelişmeye eşitsizliklerle mücadeleyi ekleyerek, sınıfsal, bölgesel, etnik bölüşümdeki eşitsizliklere karşı mücadele ve sosyalizm yolunda ilerleme çizgisini oluşturdu. ÇKP’nin 19. Genel Kurultayı’nda benimsenen Xi Jinping Düşüncesi bugünkü tarihsel koşullarda Çin Devriminin can alıcı sorununu çözdü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Değerli Yoldaşlar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz şimdi 2021 yılındayız ve elimizde kanıtlanmış bir teori var. Ancak Bilimsel Sosyalizmin önümüzdeki devrimci pratiklere yön vermesi bize kalmıştır. Başka deyişle biz artık Marx, Engels, Lenin veya Mao’dan teori üretmelerini bekleyemeyiz. Bilimsel Sosyalizmin teorisini içine girdiğimiz devrimci pratiklerde bizler üreteceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Koronavirüs salgını, Kapitalizmin Hümanizmi öldürdüğünü gösterdi. Özel mülkiyet ve bireysel kâr sistemi, sömürü ve baskıyı ağırlaştırıyor, doğayı yıkıma uğratıyor, insanı insanlıktan çıkartıyor, özetle insanlığın</p>



<p class="wp-block-paragraph"> sorunlarını çözemiyor. İnsanlık,</p>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">bugün ancak kolektif mülkiyetle, toplum sevgisiyle ve büyük küresel projelerle çözebileceği sorunlarla karşı karşıyadır. Hümanizm bayrağı, artık Bilimsel Sosyalizmi kılavuz edinen öncü partilerin ellerinde yükselecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan ABD hegemonyasının sonuna gelmiş bulunuyoruz. ABD’nin Dolar Saltanatı yıkılmaktadır ve silahlı gücü dünya hegemonyası iddiaları için yetersizdir. ABD’yi dengeleyen dünya güçleri oluşmuştur. Dünya ekonomisinin lokomotifi artık Asya’dadır. Emperyalist kapitalistlerin Atlantik sistemi çökmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yetmiş yıl öncesinin yoksulları ve mazlumları, bugün Gelişen Dünyayı oluşturuyorlar ve insanlığın büyük özlemlerine önderlik ediyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çağımız, Millî Demokratik Devrimler ve Çin örneğinde sosyalizme açılma çağıdır. Bu çağda insanlığın önderliği, yeniden Asya kıtasına geçmiştir. Afrika ve Güney Amerika Asya’nın kanatlarıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yükselen Asya uygarlığı, halk iktidarları tarafından inşa edilmektedir ve edilecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yükselen kamucu uygarlık, insan merkezlidir, hümanisttir, paylaşmacıdır ve özel girişimi toplumsal çıkara hizmet ettiği ölçülerde değerlendirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yükselen uygarlık, hegemonyacılığı yıkma, küresel eşitsizlikleri giderme, paylaşarak gelişme, çok kutuplu bir dünya kurma programını hayata geçiriyor ve insanlığın büyük özlemi olan sınıfsız, baskısız ve yabancılaşmanın her türünün ortadan kalktığı bir dünyanın yolunu açıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu süreçte dünya tarihinin başlıca itici gücü, hegemonyacılığa karşı mücadele eden devletlerdir. Bu mücadele, silahla, siyasal araçlarla ve ekonomik düzlemde yürütülmektedir. Emekçilerin sömürüye karşı mücadelesi ikincil etkendir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilimsel Sosyalizm, dün olduğu gibi bugün de zulme ve sömürüye karşı mücadelenin yol göstericisidir. Bu mücadelede kilit sorun, öncü partilerin kendi milletlerini ve emekçilerini seferber ederek iktidara gelmeleri, böylece geleceği belirleyen konumlarda olmalarıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz Vatan Partisi olarak, bugün ABD emperyalizmine karşı savaşın ön cephesinde olan Türkiye’nin tarihsel bir fırsat dönemine girdiğini saptıyoruz. Sizlere söz veriyoruz: Önümüzdeki yıllarda insanlığın büyük davasına Türkiye’den hükümet partisi olarak katkıda bulunacağız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye, Yükselen Asya Uygarlığının öncü ülkeleri arasındaki tarihsel görevini, Vatan Partisi’nin de katıldığı Üreticilerin Millî Hükümeti sayesinde daha etkin, daha verimli ve daha devrimci bir pratikle yürütecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilimsel Sosyalizm, ülkelerin emperyalizme karşı bağımsızlık ve emekçilerin sömürüye karşı insanca yaşama mücadelesinin bayrağıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilimsel Sosyalizm, özel çıkarcılığa ve bireyciliğe karşı paylaşmacı kültürüyle ve değerleriyle insanlığın biricik umududur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yürekten dayanışma duygularıyla sizleri selamlıyor ve saygılar sunuyorum.”</p>
</div>
</div>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>BİLİMSEL SOSYALİZMİN DÜNYA ÇAPINDAKİ ATAĞI</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Adnan Akfırat / Vatan Partisi Çin Temsilcisi</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) düzenlediği Dünya Marksist Partiler Sempozyumu, 21. Yüzyılı belirleyecek önemde tarihi bir toplantı oldu. Altı kıtadan 28 bilimsel sosyalist partinin toplantıda sunduğu bildirilerin ortak özelliği umut dolu olmasıydı. Bu partilerden 11’i ülkelerinde iktidar ya da iktidar ortağı olan partilerdi. Hepsi de geleceğe olan mutlak güveni kuvvetle vurguladılar. 21. Yüzyıl Marksizmini yaratmak konusunda tam bir mutabakat vardı. Dünya Marksist partileri “İnsan merkezli sosyalizm” anlayışında birleştiler. 21. Yüzyılda insanlığın sorunlarını aşmada Bilimsel Sosyalizmin yol gösterici kılavuz olacağının altını çizdiler. Bu tür toplantılarda alışkın olduğumuz, ruhsuz, hedefsiz boş sınıf gevezeliği yapılmadı. Sempozyumda ÇKP sözcülerinin Marksizme her zamankinden daha çok vurgu yapmaları “Çin’e Özgü Sosyalizm’in Yeni Dönemi”nde Çin’in daha devrimci bir hatta gireceğinin işareti oldu. ÇKP Genel Sekreteri Xi Jinping’in Sempozyum’a yolladığı mesajda, ÇKP’nin dünyanın değişik bölgelerindeki Marksist Partiler ile kalıcı işbirliğine çağırması önemli bir yenilikti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çağrı ve ÇKP temsilcilerinin Sempozyum’daki konuşmaları ÇKP ile Marksist Partiler arasında yeni türden bir uluslararası dayanışmanın kurulmasının işareti oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ÇKP, 1980-2005 arasında Marksist olup olmadığına bakmadan iktidar partileri ile işbirliğine önem veriyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sempozyum’un bir diğer büyük önemi de, dünyadaki bilimsel sosyalist partilerin, 1960’larda ortaya çıkan bölünmüşlüğüne bittiğini göstermesiydi. Geçmişte, Sovyetler Birliği Komünist Partisi ile işbirliği için Çin Komünist Partisi’ne hasım olan köklü Komünist partiler, 21. Yüzyıl Marksizmi etrafında birleştiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sempozyum’un kapanış konuşması olarak Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in bildirisinin seçilmesi, bu toplantının içeriğini anlamamızı sağlıyor. Perinçek’in çok özlü ve parlak konuşması, bilimsel sosyalizmin neden 21. Yüzyılda insanlığın umudu olacağını net olarak ortaya koydu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>ÇKP’DEN PERİNÇEK’E ÖZEL TEŞEKKÜR</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ÇKP Uluslararası İlişkiler Bakan Yardımcısı Chen Zhou (Çın Cou), toplantı sonunda yaptığı konuşmada <strong><em>“Başta Perinçek Başkan olmak üzere tüm katılımcılara katıldıkları ve yaptıkları güzel konuşmalar için teşekkür ediyorum”</em></strong> dedi. Bakan Yardımcısı Chen, şöyle devam etti<strong><em>: “Marksizm insanoğlunun kurtuluşundaki yol gösterici rehberdir. İnsanlığın kader toplumunu kurmak için Marksizm gereklidir.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>&#8221;MARKSİZMİN TEMEL İLKELERİNE SIKICA BAĞLIYIZ&#8221;</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Marksizm Dünyayı tanımak ve geliştirmek için gerçek anahtardır. 18. ÇKP Kurultayı’ndan beri ÇKP ve Çin, Marksizm’in temel ilkelerine sıkı sıkıya bağlanmıştır ve geleceği kurmada anahtar olarak belirlemiştir. 18. Kurultay’dan bu yana büyük bir kararlılıkla Marksizm’in tüm prensiplerini Çin’in gerçekleriyle birleştirmektedir. Marksizm, halka hizmet eden bir teoridir. Marksizm sistematik bilime dayalı bir teoridir. Marksizm insan sevgisi olan bir teoridir. İnsanoğlunun kaderine ve geleceğine odaklanıyor. ÇKP, dünya Marksist siyasi partileriyle dayanışma ve işbirliğine hazırdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>ÇKP’DEN DÖRT İLKE</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Marksizm pratiğe önem verir. Marksist siyasi partilerin en büyük gücü buradadır. Dünyada Marksist Partiler, insanlık mücadelesinde en ön saflarda yer alıyor. ÇKP, tüm dünyadaki Marksist Partilerle dayanışmaya ve insancıllığı, insan sevgisini hâkim kılmaya hazırdır. Bunun için şu 4 önemli ilkeyi sizinle paylaşmak istiyoruz: Farklı mekanizmalardan yararlanmalıyız. İletişimi kuvvetlendirmeli ve birbirimizden öğrenmeliyiz. ÇKP, farklılıklar içinde ortaklıklar kurma, birbirinden öğrenme ve işbirliğimi artırma hedefinde ‘Yeni Tip Partiler Arası İlişkilere’ hazırdır. Halkın mutluluğuna odaklanmalı ve parti ile devlet yöneticileri arasında tecrübe paylaşımı yapmalıyız. ÇKP, salgınla ve yoksullukla mücadele açısından kazandığı başarılı tecrübeleri dünya Marksist Partileri ile paylaşmaya hazırdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Marksist teoriyi sürekli yenilemeliyiz İnsanoğlu ve toplumun ortak ileri değerlerini yansıtmalıyız. ÇKP, Kuşak ve Yol Girişimi ile ‘İnsanlığın Ortak Geleceği İçin Birlik” oluşturma hedefindedir. Bu açıdan, 21. Yüzyılda Marksist teoriyi oluşturmaya hazırız. Uluslararası işbirliğini kuvvetlendirmeli ve birlikte hegemonya ile ‘Yeni Soğuk Savaş’a karşı çıkmalıyız. ÇKP, tüm Marksist Partiler ile işbirliğini kuvvetlendirip uluslararası düzlemde ses çıkarmaya hazırdır. Çok taraflılığı sağlama ve çatışmaya karşı çıkmaya devam edeceğiz.</p>



<figure class="wp-block-image size-large">
<a class="TIKLAYINIZ" href="https://www.youtube.com/
channel/UCvI20jcoUUX18hKh-hoSYJQ?disable_polymer=
true" target="_blank" rel="TIKLAYINIZ noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2021/03/logo-yani-whatsapp-hatti-kivilcimvideo-
aboneol.jpg" alt=""width="800" height="75" 
class="wp-image-26521"/></a></figure>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph" style="font-size:23px"><strong><em>SEMPOZYUMDA SUNUM YAPAN PARTİLER</em></strong></p>



<figure class="wp-block-table is-style-regular"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td>Çin Komünist Partisi<br>Vatan Partisi<br>İspanya Komünist Partisi<br>Brezilya Komünist Partisi<br>Hindistan Komünist Partisi<br>Rusya Federasyonu Komünist Partisi<br>ABD Komünist Partisi<br>Moldova Komünist Partisi<br>Küba Komünist Partisi<br>Güney Afrika Komünist Partisi<br>Vietnam Komünist Partisi<br>Nepal Komünist Partisi</td><td>Meksika Komünist Partisi<br>Kongo İşçi Partisi<br>Avustralya Komünist Partisi<br>Almanya Komünist Partisi<br>Fransa Komünist Partisi<br>Büyük Britanya Komünist Partisi<br>Brezilya Komünist Partisi<br>Sri Lanka Komünist Partisi<br>Şili Komünist Partisi<br>Mısır Komünist Partisi<br>Belarus Komünist Partisi<br>Bangladeş Komünist Partisi</td></tr></tbody></table></figure>



<figure class="wp-block-image size-large">
<a href="https://www.instagram.com/akdeniz_copy_center/
?hl=tr" target="_blank" rel="noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="100" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2021/02/akdeniz-kopy-ser-reklam5.gif" 
alt="" class="wp-image-26487"/></a></figure>



<iframe width="900" height="375" 
src="https://www.youtube.com/embed/FGXbAQIoC_g" 
frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; 
encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" 
allowfullscreen></iframe>


<ul class="wp-block-latest-posts__list is-grid columns-4 aligncenter wp-block-latest-posts"><li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="159" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/yazinin-icadi-ugurguven-300x159.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/yazinin-icadi-ugurguven-300x159.png 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/yazinin-icadi-ugurguven-768x408.png 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/yazinin-icadi-ugurguven.png 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gobeklitepeden-yildizlara-uzanan-yol/">Göbeklitepe’den yıldızlara uzanan yol</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="159" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ahmetozbay-kucuradi-300x159.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ahmetozbay-kucuradi-300x159.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ahmetozbay-kucuradi-768x408.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ahmetozbay-kucuradi.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ahmet-ozbay-sayin-kucuradi-yanlis-dusunuyor/">Ahmet Özbay: “Sayın Kuçuradi yanlış düşünüyor”</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="159" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ozgurozel-batidan-medet-umdu-gene-300x159.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ozgurozel-batidan-medet-umdu-gene-300x159.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ozgurozel-batidan-medet-umdu-gene-768x408.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ozgurozel-batidan-medet-umdu-gene.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gene-batidan-medet-umdu/">Gene Batı’dan medet umdu</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="158" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/huseyin-haydar-300x158.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/huseyin-haydar-300x158.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/huseyin-haydar-768x404.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/huseyin-haydar.jpg 825w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/dogu-tabletleri-2/">DOĞU TABLETLERİ</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari22/">Emekli yazıları22</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="166" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/tes-orhan-akin-enflasyon-farki-zam-degildir-300x166.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/tes-orhan-akin-enflasyon-farki-zam-degildir-300x166.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/tes-orhan-akin-enflasyon-farki-zam-degildir-768x424.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/tes-orhan-akin-enflasyon-farki-zam-degildir.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/enflasyon-hesabi-tutmuyor-alim-gucu-dusuyor/">“Enflasyon hesabı tutmuyor, alım gücü düşüyor”</a></li>
<li><div class="wp-block-latest-posts__featured-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="172" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/firat2-300x172.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="" style="" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/firat2-300x172.png 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/firat2-768x440.png 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/firat2.png 800w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ali-haydar-firat-yeni-parti-ganimet-uzerine-kurulmus-uluslararasi-guclerin-sufle-verdigi-bir-parti/">Ali Haydar Fırat: “Yeni Parti, ganimet üzerine kurulmuş, uluslararası güçlerin sufle verdiği bir parti”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari21/">Emekli yazıları21</a></li>
</ul>


<div class="wp-block-file aligncenter"><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em><span style="background-color:#ff6900" class="tadv-background-color"><span style="color:#ffffff" class="tadv-color">ata-eti-ite-otu</span></span></em></strong><br><img decoding="async" class="wp-image-26781" style="width: 150px;" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-et-ite-ot-gorseli1.jpg" alt=""></a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/ata-eti-ite-otu-2.pdf" class="wp-block-file__button" download>İndir</a></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/48-ulkeden-58-parti-bir-araya-geldi-yeni-bir-dunya-kuruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
