<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<atom:link href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Oct 2026 19:13:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/favicon-150x150.png</url>
	<title>Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Demokrasi, sandıktan daha fazlası</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2026 16:47:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Başyazı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Selenga]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[KıvılcımHaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sandıktan ötesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yenigün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=49603</guid>

					<description><![CDATA[Fatih Özcan Demokrasi: Halk Egemenliğinden Bilinçli Yurttaşlığa Demokrasi, en genel anlamıyla halkın kendi kendisini yönetmesi, siyasal iktidarın kaynağının halk iradesine dayanmasıdır. Abraham Lincoln’ün ünlü ifadesiyle demokrasi, “halkın, halk tarafından, halk için yönetimi”dir. Ancak bu tanım, demokrasinin yalnızca başlangıç noktasını açıklar. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Fatih Özcan</p>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://news.google.com/search?q=+kivilcimhaber.com.tr+site:
www.kivilcimhaber.com.tr+++%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber
%22&amp;amp&amp;hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR:tr" target="_blank" 
rel="noreferrer noopener"><img decoding="async" width="500" height="48" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/
wp-content/uploads/2026/09/kh-google-takipet.gif" alt="" 
class="wp-image-49147"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Demokrasi: Halk Egemenliğinden Bilinçli Yurttaşlığa</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="450" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Sandiktan-esit-yurttasliga1-2.jpg" alt="" class="wp-image-49605" style="width:834px;height:auto" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Sandiktan-esit-yurttasliga1-2.jpg 800w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Sandiktan-esit-yurttasliga1-2-300x169.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Sandiktan-esit-yurttasliga1-2-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasi, en genel anlamıyla halkın kendi kendisini yönetmesi, siyasal iktidarın kaynağının halk iradesine dayanmasıdır. Abraham Lincoln’ün ünlü ifadesiyle demokrasi, <strong><em>“halkın, halk tarafından, halk için yönetimi”</em></strong>dir. Ancak bu tanım, demokrasinin yalnızca başlangıç noktasını açıklar. Çünkü demokrasi sadece yöneticilerin seçimle belirlenmesi değil; millî egemenliğin, hukukun üstünlüğünün, hürriyetlerin, yurttaşlığın güvence altında bulunduğu bir yönetim düzenidir. Bu haliyle antik demokrasi ve modern demokrasi birbirinden ayrılır. Modern demokraside Orta Çağ yüklerinden kurtulma, 16.-17. yüzyıllarda feodal düzene, çağımızda feodal kalıntılara darbe vurma içeriğini kazanmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasi yalnızca <strong><em>“seçim, sandık ve çoğunluk yönetimi”</em></strong> değil, feodal kalıntılara ve ayrıcalıklara darbe vuran tarihsel bir dönüşümdür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Demokrasi: Feodal Ayrıcalıklardan Vatandaşlığa</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasinin tarihsel gelişimini anlamak için önce onun neye karşı doğduğuna bakmak gerekir. Avrupa&#8217;da modern demokrasi, büyük ölçüde feodal toplumun siyasal ve hukuksal ayrıcalıklarına karşı verilen mücadelelerin içinden çıktı. Feodal düzende insan, soyut anlamda “<strong><em>eşit yurttaş”</em></strong> değildi. Doğduğu sınıf, bağlı olduğu toprak, ailesi ve soyu onun haklarını ve toplumdaki yerini büyük ölçüde belirliyordu. Soyluların, ruhban sınıfının ve monarşinin ayrıcalıkları vardı; geniş halk kitleleri ise aynı siyasal ve hukuksal haklara sahip değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle modern demokrasinin en devrimci ilkelerinden biri başlangıçta <strong><em>“eşitlik”</em></strong> oldu. Fransız Devrimi&#8217;nin <strong><em>“özgürlük, eşitlik, kardeşlik”</em></strong> sloganındaki eşitlik, yalnızca ahlaki bir temenni değildi; soyluluğun, doğuştan gelen statülerin ve feodal imtiyazların reddedilmesi anlamına geliyordu. Jean-Jacques Rousseau gibi düşünürlerin halk egemenliği anlayışı da iktidarın kaynağını hükümdarın veya hanedanın iradesinden çıkarıp halka taşıdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıdan bakıldığında demokrasi, <strong><em>“tebaa”</em></strong>dan <strong><em>“yurttaş”</em></strong>a geçiştir. Feodal toplumda birey bir otoriteye bağlıdır; demokratik toplumda ise teorik olarak devletin eşit haklara sahip kurucu unsurudur. <strong><em>“Hükümdarın kulları”</em></strong> anlayışının yerine <strong><em>“egemen millet”</em></strong> düşüncesinin geçmesi, feodal siyasi ilişkiler açısından son derece büyük bir kırılmadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fakat mesele yalnızca monarşinin ortadan kaldırılması değildir. Feodal kalıntılar Cumhuriyet kurulduktan veya seçim sistemi getirildikten sonra da yaşayabilir. Aşiretçilik, şeyhlik-müritlik ilişkileri, ağalık, toprak üzerindeki büyük güç yoğunlaşmaları, aile ve soy ayrıcalıkları, yerel nüfuz sahiplerine bağımlılık ve insanların özgür yurttaşlar yerine bir cemaatin tabi unsurları olarak hareket etmeleri, demokratik kurumlarla yan yana varlığını sürdürebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada demokrasinin daha derin anlamı ortaya çıkar: Demokrasi yalnızca <strong><em>“her dört-beş yılda bir oy kullanmak”</em></strong> değildir. Aynı zamanda insanı kişisel bağımlılık ilişkilerinden kurtarıp bağımsız yurttaş haline getiren toplumsal koşulların yaratılmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin köylünün ekonomik yaşamı bütünüyle büyük toprak sahibine bağlıysa, borcunu ondan alıyor, toprağını ondan kiralıyor, işini onun aracılığıyla buluyor ve devletle ilişkisini onun üzerinden yürütüyorsa hukuken oy hakkına sahip olması tek başına tam bir demokratik özgürlük sağlamaz. Oy vardır; fakat yurttaşın bağımsız karar verebilmesinin maddi zemini zayıftır. Bu nedenle tarih boyunca toprak reformu, eğitim, laik hukuk, kadın-erkek eşitliği ve yerel feodal otoritelerin tasfiyesi birçok ülkede demokratikleşmenin toplumsal boyutları olarak görülmüştür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye açısından mesele daha da önemlidir</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;de demokrasi tarihini yalnızca 1946&#8217;da çok partili hayata geçişle başlatmak bu nedenle eksik kalır. Daha geniş tarihsel açıdan bakıldığında Tanzimat, Meşrutiyetler, Millî Mücadele ve Cumhuriyet Devrimi, egemenliğin kaynağı ve toplumdaki ayrıcalıkların tasfiyesi bakımından aynı uzun modernleşme sürecinin farklı aşamaları olarak değerlendirilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle <strong><em>“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”</em></strong> ilkesi, yalnızca bir yönetim tekniğini ifade etmez. Egemenliğin hanedandan alınarak millete verilmesi iddiasıdır. Cumhuriyetin ilanı ve saltanatın kaldırılması bu nedenle siyasal düzeyde feodal-monarşik düzenle en büyük kopuşlardan biridir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ardından hilafetin kaldırılması, hukuk birliğinin sağlanması, Medeni Kanun&#8217;un kabulü, eğitim birliği, kadınların siyasi ve medeni haklarının genişletilmesi gibi Cumhuriyet devrimleri, demokrasinin yalnızca sandıktan ibaret olmayan yurttaşlık ve hukuk eşitliği boyutuyla birlikte okunabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>DEMOKRATİK DEVRİMİN EKSİKLİĞİ: TOPRAK MESELESİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Türkiye&#8217;nin demokratik devriminin önemli bir eksikliği de burada görülür: toprak meselesi. Cumhuriyet ağalık ve aşiret ilişkilerine çeşitli darbeler vurmasına rağmen kapsamlı bir toprak reformunu gerçekleştiremedi. Böylece özellikle bazı kırsal bölgelerde büyük toprak sahipliği, aşiret bağları ve yerel nüfuz ilişkileri uzun süre siyasal davranışı da belirleyebildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum önemli bir paradoks doğurdu: Demokratik seçim mekanizması bazen feodal ilişkileri ortadan kaldırmak yerine onları parlamentoya taşıyabilir. Ağa, şeyh veya aşiret önderi eskiden yerel iktidarını geleneksel otoritesinden alırken, seçim düzeninde aynı toplumsal nüfuzu oy gücüne dönüştürerek milletvekili, belediye başkanı veya parti yöneticisi üzerinde etkili hale gelebilir. Böylece biçimsel demokrasi ile feodal toplumsal ilişkiler bir süre birlikte yaşayabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tam da bu nedenle demokrasi ile feodalizmin tasfiyesi arasında güçlü bir bağ kurulabilir. Gerçek demokratikleşme, yalnızca oy hakkının yaygınlaşması değil, bireyin ağanın, şeyhin, aşiretin, hanedanın veya başka bir geleneksel otoritenin tabi unsuru olmaktan çıkarak özgür ve eşit yurttaş haline gelmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım bizi önemli bir ayrıma götürür:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sandık demokrasinin aracıdır; yurttaş eşitliği ise onun toplumsal temelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla demokrasiye <strong><em>“feodal kalıntılara darbe vurma”</em></strong> açısından baktığımızda, Cumhuriyet ile demokrasi birbirinin karşıtı olmak zorunda değildir. Türkiye&#8217;nin tarihsel koşullarında Cumhuriyet devriminin feodal ayrıcalıkları tasfiye eden uygulamaları, demokratik yurttaşlığın maddi ve hukuki zeminini hazırlayan adımlar olarak da değerlendirilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte demokrasi burada bitmez. Feodal ayrıcalıkların yerine bürokratik, ekonomik veya siyasi yeni ayrıcalıkların kurulması da demokratik eşitliği zedeler. Bu yüzden demokratik devrimin mantığı sürekli olarak şu soruyu sormayı gerektirir:</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar gerçekten eşit yurttaşlar mı, yoksa siyasi haklarını kullanırken hâlâ ekonomik, dinsel, ailesel, aşiretsel veya başka kişisel bağımlılık ilişkilerinin etkisi altında mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıdan demokrasi, yalnızca <strong><em>“halkın yöneticilerini seçmesi”</em></strong> değil, halkı tebaalıktan çıkararak yurttaşlaştıran tarihi süreç olarak tanımlanabilir. Feodalizme vurduğu asıl darbe de buradadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>HALKIN EGEMENLİĞİNE DAYANAN BİR YÖNETİM BİÇİMİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilindiği gibi demokrasinin mutat tanımı <strong><em>“halkın egemenliğine dayanan bir yönetim biçimi”</em></strong> olmasıdır. Etimolojik kaynağını Yunanca <strong><em>“demos”</em></strong> (halk) ve <strong><em>“kratos”</em></strong> (iktidar, güç) sözcüklerinden alır. Ve <strong><em>“halkın iktidarı”</em></strong> anlamına gelir. Evet kâğıt üstünde böyledir. Ve gene kâğıt üstünde modern anlamda demokrasi, vatandaşların özgür ve adil seçimler yoluyla yöneticilerini belirlediği, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, hukukun üstünlüğünün esas olduğu bir sistemdir diye klasik bir tanım yapılır. Demokrasiyi salt sandığa indirgeyen klasik tanımların ötesinde Orta Çağ bağımlılıklarından kurtulma, ağalık, şeyhlik, müritlik, mensupluktan arınma özüne sahiptir. Çağımızda milli demokratik devrim sorunudur. Mustafa Kemal Atatürk’ün özlü tanımıyla “<strong><em>şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar toplumu olmak”</em></strong>tan arınma programıdır. Batıda bu program 17.-18. yüzyıllarda, burjuva demokratik devrimleriyle başlamıştır. Bizde ise 200 yıllık bir geçmişi vardır. 19. yüzyılın ortalarında başlayan süreçlerde gelişmiştir. 1876 ilk Meşrutiyet Devrimi’yle ateşlenmiş, 1908 2. Meşrutiyet Devrimi’yle ivmelenmiş, 1923 Kemalist Devrim’iyle doruğuna çıkmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>DEMOKRASİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" width="800" height="450" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasinin-kokleri_-Ilk-meclislerden-Atinaya2-1.png" alt="" class="wp-image-49601" style="width:829px;height:auto" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasinin-kokleri_-Ilk-meclislerden-Atinaya2-1.png 800w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasinin-kokleri_-Ilk-meclislerden-Atinaya2-1-300x169.png 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasinin-kokleri_-Ilk-meclislerden-Atinaya2-1-768x432.png 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Antikitede (Tarih öncesinde) milyonlarca yıl boyunca süren ilkel komünal toplum döneminde demokratik uygulamalar, <strong><em>&#8220;ilkel demokrasi&#8221;</em></strong> veya <strong><em>&#8220;kabile demokrasisi&#8221;</em></strong> olarak adlandırılan, doğrudan katılım ve eşitliğe dayalı bir yapıya sahipti. Kabile toplumu (ilkel komünal toplum) insanlığın 2,5 milyon yıl önce ilkel sürüden ayrılarak kabileler halinde yaşamaya başladığı uzun bir süreyi kapsar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda arkeolojik tasnife göre bu uzun dönem üç farklı aşamaya ayrılır. Yaklaşık olarak MÖ 2,5 milyon yıl öncesinden başlayıp MÖ 12 bin yıl önce sonlanan insanlık tarihinin en uzun dönemi olan Paleolitik Çağı (Eski Taş Çağı); yaklaşık MÖ 12 bin ile MÖ 9 bin yılları arasını kapsayan ve Paleolitik ile Neolitik arasında bir geçiş süreci olarak değerlendirilen Mezolitik Çağ (Orta Taş Çağı) izler. Mezolitiğin şafağında yaklaşık MÖ 9 bin ile MÖ 5 bin 500 yılları arasında yaşanan Neolitik Çağ (Yeni Taş/ Cilalı Taş Çağı) vardır. Tarımın başladığı ve yerleşik hayata geçildiği dönemdir. (*1) Bizdeki Göbeklitepe’deki Kafkaslardan gelen İskit-Saka Türklerinin ataları Antik-Türkler (Öntürkler) MÖ 12 binlerde yerleşik hayatı inşa ettiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kabile toplumunda kabile demokrasisi hüküm sürmekteydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Henüz artı ürün ve artı değer, dolayısıyla sınıflar, özel mülkiyet, devlet ve yazılı yasalar olmadığı için kararlar kollektif (ortaklaşa) alınırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>KABİLE TOPLUMUNDAKİ DEMOKRATİK</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>İŞLEYİŞİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖRGÜTLENMELERİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir kere doğrudan katılım vardı; kabile üyelerinin tamamı meclislere aracısız katılırlardı, delege yetkilendirme mevcut değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Göç, avlanma, barış veya çatışma gibi topluluğu ilgilendiren önemli ve hayati kararlar kabilenin tüm yetişkinlerinin katıldığı ortak meclislerde alınırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Söz hakkı sınırsızdı. Her birey görüşlerini özgürce ifade etme ve karar alma süreçlerine doğrudan katılma hakkına sahipti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toprak, bağ bahçe, ev aletleri ve silahlar gibi üretim araçları kollektif mülkiyetti. Sınıfsal bir tabakalaşma olmadığı için siyasi bir imtiyaz veya üstünlük de yoktu. Eşitlikçi bir yapı vardı. Toplum sınıfsızdı. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şefler, mutlak bir güce sahip değildi. Genellikle bilgelikleri, avcılık becerileri veya yaşları nedeniyle saygı gören kişilerden seçilirdi ve şeflikleri geçiciydi. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Topluluğun güvenini kaybeden veya başarısız olan kabile şefi, meclis kararıyla görevden alınabilir ve yerine hemen yenisi seçilebilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kararlar çoğunluğun azınlığa tahakkümü yerine, genellikle uzun tartışmalar sonucu varılan ortak uzlaşı, yani konsensüsle (oy birliği ile) alınırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yazılı yasalar yoktu. Toplumsal düzeni, sözlü gelenekler, tabular ve örfler sağlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ilkel demokrasi uygulaması, insanlığın sürü halinden çıkışından itibaren milyonlarca yıl boyunca devam etti. Tarım Devrimiyle birlikte Neolitiğin şafağında artı ürünün yaratılmasıyla birlikte tedricen sınıflı toplumun yükselmesine paralel bir şekilde tarihe karıştı. Bu süreç bizde (Türk toplumunda) Dr. Doğu Perinçek’in saptamalarına göre, MÖ 1000 yıllarında MS 1000-1200 yıllarına kadar 2000 yıl boyunca uzunca bir süreç boyunca sürdü. (*2)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasinin tarihi kökenlerini incelerken devlet öncesi ilkel kabile demokrasisini Antik Yunan ve Roma’da devletle birlikte siyasi örgütlenme bakımından siyasi olarak örgütlenmiş demokrasilerle karşılaşıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaygın anlayışla <strong><em>“demokrasinin tarihî kökenlerinin Antik Yunan’a ve Roma’ya dayanması”,</em></strong> demokrasiyi yalnızca kurumsallaşmış siyasi rejim olarak ele alırsak büyük ölçüde doğrudur; fakat demokrasi fikrinin ve demokratik karar alma pratiklerinin insanlık tarihindeki kökenlerini açıklamak bakımından eksiktir, on binlerce yıllık kabile demokrasisine dayanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlkel komünal toplumlarda devlet henüz ortaya çıkmamışken, birçok kabile ve klan topluluğunda ortak meselelerin topluluk meclislerinde görüşülmesi, şeflerin yetkisinin gelenek ve topluluk iradesiyle sınırlandırılması, savaş-barış gibi önemli kararların kolektif biçimde alınması gibi uygulamalar bulunuyordu. Bunlara antropoloji ve siyasal tarih açısından <strong><em>“kabile demokrasisi”, “ilkel demokrasi”</em></strong> denir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atina demokrasisi ve Roma Cumhuriyeti demokrasinin mutlak başlangıcı değildir. Demokratik yönetim pratiklerinin devlet düzeyinde belirgin bir siyasi kurumlaşmaya kavuştuğu tarihi aşamalardan biridir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda yüzeysel olarak gördüğümüz gibi ilkel komünal topluluklarda ekonomik sınıflar, gelişmiş özel mülkiyet ilişkileri ve bunların üzerinde yükselen ayrı bir devlet aygıtı henüz oluşmadığından, topluluğun yönetimi ile toplum birbirinden bugünkü ölçüde ayrışmış değildi. Yaşlılar kurulu, savaşçıların toplantısı, halk/kabile meclisi veya bütün yetişkin üyelerin katıldığı toplantılar, toplumsal karar mekanizmalarının parçaları olabiliyordu. Elbette bunları bugünkü genel oy, eşit yurttaşlık, anayasal haklar ve temsilî demokrasi kavramlarıyla özdeşleştirmek anakronizm olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“DEMİR TEKNOLOJİSİ ZEMİNİNDE ANTİK UYGARLIKLARIN EN DEMOKRATİĞİ”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Antik Yunan&#8217;ın tarihsel önemi başka yerdedir. Özellikle Atina&#8217;da demos ile kratos birleşerek demokrasi belirli bir siyasi rejim ve yurttaşlık düzeni hâline geldi. Meclis, kura, görevlerin belirli sürelerle yürütülmesi, yurttaşların doğrudan karar süreçlerine katılması gibi kurumlar gelişti. Bununla birlikte Atina demokrasisinin de sınırları dardı; kadınlar, köleler ve yabancılar siyasi yurttaşlığın dışında bırakılıyordu. Bununla birlikte Halil Berktay’a göre, Antik Yunan, “<strong><em>demir teknolojisine sahip Antik uygarlıkların en demokratiği”</em></strong> olarak da değerlendirilmektedir. İlkel anaerkil kabileden medeniyete, devlete, ataerkilliğe, hukuka, matematiğe vs. geçişi bulundukları coğrafyanın stratejik konumundan kaynaklanan bir hızlılıkta yaşadılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Girift dağ silsileleriyle bölünmüş, büyük ölçekli tarıma elverişsiz, öte yandan girintili çıkıntılı kıyıları, açıklarında kolay sıçrama taşları teşkil eden yüzlerce adası ve Orta Doğu’ya yakınlığı ile ticari gelişmeye son derece yatkın Yunanistan’da, demir teknolojisinden yola çıkarak, barbarlıktan uygarlığa, kabileden devlete en hızlı geçiş biçimi…”</em></strong> yaşandı. Hızlı gelişme sonucu, Batı Asya’nın batısında kümelenen Yunan kent- devletleri (Aristo’nun <strong><em>‘bir klanlar ve köyler birliği’</em></strong> olarak tarif ettiği polisler) daha başından Mezopotamya ve Mısır’ın <strong><em>“hiyerarşik monarşileri”</em></strong>ne göre daha demokratik bir yapıdaydılar. <strong><em>“Bunların tipik idare şekli, cumhuriyetti. Başlangıçta, yerleşme merkezi kurulurken, silah taşıyabilen her yetişkin erkeğin bir toprak parçası (oikos) ve konseyde bir oyu vardı. Vatandaşlık, toprak sahipliğiyle (oikos reisliğiyle) özdeşti. Zamanla şefler ve şef aileleri, durumlarını pekiştirerek bir büyük toprak sahipleri sınıfı (Eupatridai) haline geldiler. Bunların yönettiği topluluk, özgür küçük çiftçilerden ve zanaatkarlardan oluşuyordu (…) Deniz ticaretinin gelişmesiyle (meta üretimi ve mübadelesinin daha yüksek bir düzeyde gerçeklemesi sonucu-dipnot) Yunanistan’a çok sayıda köle girmeye başladı. Kölelik, Orta Doğu devletlerinde çok eskiden beri mevcuttu, ama gerek Mezopotamya’da ve gerekse Mısır’da pazar için üretim (meta üretimi/FÖ) fazla gelişmediğinden, buralarda kölelik de denk savaşların sınırlı esirleriyle veya daha çok, borcunu ödeyemedikleri için özgürlüklerini yitiren eski küçük üreticilerle sınırlı kalmıştı. (Yani hâkim üretim biçimi halini almamıştı. /FÖ) Yunanistan’da ise meta üretiminin dolu dizgini gelişmesi ve bütün Doğu Akdeniz havzasını kucaklayan ticaret ilişkilerinin yoğunlaşması sonucu, kölelerin kendileri meta haline geldi.”</em></strong> (*3)Meta ticaretinin yoğunlaşması sürecindeortaya çıkan ve yükselen tüccar sınıfı mevcut hâkim sınıf topraklı aristokrasiyi alaşağı ederek köleci toplumun kuruluşunda rol oynadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>KÖLECİ KADİM YUNAN DEMOKRASİSİ</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="450" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasinin-yolculugu_-Atinadan-Meclise-1.png" alt="" class="wp-image-49607" style="width:836px;height:auto" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasinin-yolculugu_-Atinadan-Meclise-1.png 800w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasinin-yolculugu_-Atinadan-Meclise-1-300x169.png 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasinin-yolculugu_-Atinadan-Meclise-1-768x432.png 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Kadim Yunan demokrasisi, tamamen kendine özgü ve benzersiz köleci bir demokrasiydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Solon ve Klaystenes reformları, Atina demokrasisinin temel taşlarını döşeyen ve şehri aristokratik bir yönetimden tüccar egemenliğine taşıyan iki büyük dönüm noktasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Solon Reformları (M.Ö. 594) demokrasinin temeli oldu ve Solon, Atina&#8217;da zenginler ile borç sarmalındaki fakirler arasında çıkan iç savaşı önlemek için <strong><em>&#8220;hakem&#8221;</em></strong> olarak seçildi. Reformları ekonomik ve siyasi eşitliği amaçlıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seysatiya (Yüklerin Atılması), tüm borçlar iptal edilmesiydi. Borç nedeniyle köleleştirilen Atinalılar özgür bırakıldı ve borç yüzünden köle olmak yasaklandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sınıf sisteminin değişiklikler oldu. Soy klanlarına dayalı ayrıcalıklar kaldırıldı. Vatandaşlar mülkiyet ve gelirlerine göre 4 sınıfa ayrıldı. En fakir sınıf olan Thetes bile Meclis&#8217;e (Ekklesia) katılma hakkı kazandı. Halk Mahkemeleri (Heliaia) kuruldu. Sıradan vatandaşların da jüri olabileceği mahkemelerdi bunlar. Aristokrat yargıçların kararlarına itiraz etme hakkı getirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Klaystenes Reformları (M.Ö. 508/7) gerçek demokrasinin doğuşuydu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Solon’un reformları çatışmaları tamamen bitirmedi. Tiranlık döneminden sonra başa geçen Cleisthenes (Klaystenes), soy ve bölge asaletine son darbeyi vurarak gerçek anlamda <strong><em>&#8220;Atina Demokrasisi&#8221;</em></strong>ni kurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">10 yeni kabile (Phylai) oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atina halkını coğrafi olarak (şehir, sahil, iç kesim olmak üzere) 3 bölgeye ayırdı. Her kabileye bu üç bölgeden karma topluluklar (Demeler) bağladı. Böylece eski soylu ailelerin bölgesel güç odakları yıkıldı, farklı sınıflar kaynaştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beş Yüzler Konseyi (Boule’yi) kurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her kabileden kura ile seçilen 50&#8217;şer vatandaşla 500 kişilik yeni bir konsey kuruldu. Bu konsey halk meclisinin gündemini belirliyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ostrasizm (Sürgün Sistemi) adıyla öyle bir mekanizma kurdu ki, demokrasiyi korumak ve yeni tiranların çıkmasını engellemek için kurulan bir sistemdi. Halk meclisinde adı en çok yazılan kişi, şehre zarar verme ihtimaline karşı 10 yıllığına Atina&#8217;dan sürgün edilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>KÖLECİ MEDENİYETİN DORUĞU OLAN ROMA DEMOKRASİSİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Köleci medeniyetin doruğu olan Roma ise bu çizginin devamı olmakla beraber doğrudan <strong><em>“demokrasi”</em></strong>den çok cumhuriyetçi yönetim, yurttaşlık, hukuk ve karma yönetim geleneğinin gelişmesi açısından önemlidir. Senato, halk meclisleri, magistralıklar (*4) ve tribünlük (*5) gibi kurumlar sonraki cumhuriyetçi düşünce üzerinde büyük etki yaratmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle tarihsel gelişmeyi şöyle kurmak daha isabetli olur:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>İlkel komünal toplumdaki kolektif/kabile yönetimi</em></strong> → sınıflı toplum, medeniyet ve devletin ortaya çıkışı → <strong><em>aristokratik ve monarşik yönetimlerle mücadele</em></strong> → Antik Yunan&#8217;da siyasal demokrasinin kurumlaşması → <strong><em>Roma&#8217;da cumhuriyetçi yurttaşlık ve hukuk</em></strong> → feodalizme karşı modern demokratik devrimler → <strong><em>çağdaş demokrasi</em></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buradan daha güçlü bir tarih tezi çıkarabiliriz:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Demokrasinin tarihi Antik Yunan&#8217;da başlamaz; Antik Yunan&#8217;da siyasal bir rejim olarak kurumlaşır. Demokratik karar alma geleneğinin daha eski kökleri, devlet öncesi kabile ve klan topluluklarının eşitlikçi kolektif yönetim biçimlerine kadar uzanır. Milyonlarca yıllık bir süreyi kapsar”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">MÖ 509-27 yılları arasında hüküm süren Roma Cumhuriyeti temsili unsurlar taşıyan bir sistem geliştirdi. Modern anlam bir demokrasi değildi ama halk meclisleri (demokrasi), senato (aristokrasi) ve konsüller (monarşi) unsurlarını birleştiren bir anayasal sistemdi. Sistem halka oy hakkı tanıyordu, ancak zenginlerin ve soyluların (patrisyenlerin) kesin üstünlüğüne dayanan oligarşik bir yapıya sahipti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halk meclisleri demokratik unsurlardı. Vatandaşlar yasaları oylamak, sulh hakimi seçmek ve savaş/barış kararı almak için Comitia Centuriata (Komitiya Çenturyata) ve Comitia Tributa gibi meclislerde toplanırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yöneticiler (konsüller ve praetorlar) doğrudan halk meclislerinde oylamayla iş başına gelirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aristokratik ve antidemokratik engeller de yok değildi; zengin ayrıcalığı hep vardı. Centuriata meclisinde oylar bireysel değil grup halinde sayılır, en zengin sınıflar sayıca az olmalarına rağmen en çok oyu ellerinde tutarak seçimleri ve kararları önceden belirlerdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Senatonun üstünlüğü vardı; devletin maliyesini, dış politikasını ve eyalet yönetimini fiilen aristokratik üyelerden oluşan Senato yönlendirirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gündem zenginler kontrol ederdi. Atina demokrasisinin aksine halk meclisleri kendi gündemini belirleyemez, sadece soylu yöneticilerin (magistratların) önlerine getirdiği tasarıları oylardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>17.-18. YÜZYILLARDA BURJUVA DEVRİMLERİYLE ŞEKİLLENEN MODERN DEMOKRASİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Modern demokrasi, 17. ve 18. yüzyıl Aydınlanma düşüncesi ve burjuva devrimleriyle şekillenmiştir. 1689 İngiliz Haklar Bildirgesi, 1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, halk egemenliği, bireysel haklar ve anayasal yönetimin temel taşlarını oluşturmuştur. Kapitalist devrimler Orta Çağ ilişkilerine darbeler vurdukça laik düzen, milli egemenlik ilkeleri birer birer hayata geçti. 19. yüzyılın sonlarından itibaren ticaret kapitalizmi tekelci aşamaya ilerledikten, burjuvazi gericileştikten, Mehmet Akif’in <strong><em>“Tek dişi kalmış canavar”</em></strong>a (emperyalizme) dönüştükten sonra demokratik devrimler aynı zamanda antiemperyalist bir içerik eklenmiş, milli demokratik devrimler aynı zamanda emperyalizme karşı vatan savaşları yataklarında gelişmiştir. Bu aşama 20. Yüzyılda emperyalizm ve milli demokratik devrimler çağının ilk demokratik devrimi, 19. Yüzyılın ortalarından beri olgunlaşıp gelişen ve 1920’lerde doruğuna çıkan Türk Devrimiyle hayat bulmuştur. 23 Nisan 1920 tarihinde milli egemenlik temelinde yükselen Büyük Millet Meclisi (Birinci Meclis) Türk Tarihi’nin en demokratik dönemidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sağlıklı bir demokrasinin vazgeçilmez ilkeleri arasında başta geleni halk egemenliğidir. Bizde bu ilke Halkçılık Beyannamesi ile vücut bularak Büyük Millet Meclisinde tecelli etmiş; altı asırlık feodal saltanatın yıkılmasıyla tarih sahnesinde yer bulmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>DÖRT DEMOKRASİ ÇEŞİDİ</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasi_-Sandiktan-Fazlasi-1024x683.png" alt="" class="wp-image-49608" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasi_-Sandiktan-Fazlasi-1024x683.png 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasi_-Sandiktan-Fazlasi-300x200.png 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasi_-Sandiktan-Fazlasi-768x512.png 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasi_-Sandiktan-Fazlasi-900x600.png 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Demokrasi_-Sandiktan-Fazlasi.png 1536w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Doğrudan demokrasi, halkın kararları bizzat aldığı model…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çeşitli meselelerdeki referandumlar, ilkel kabile demokrasisindeki kararlara kabile halkının tamamının katılması ve benzeri.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Temsili demokrasi, halkın seçtiği temsilciler (milletvekilleri, senatörler) aracılığıyla yönetildiği en yaygın biçim…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Liberal demokrasi, bireysel haklar ve sınırlı devlet vurgusu yapan model…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyal demokrasi, eşitlik ve sosyal adalet unsurlarını güçlendiren yaklaşım…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu demokrasi çeşitlerinin avantajlarıyla birlikte çeşitli zorlukları da barındırır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasi, bireysel özgürlükleri korur, barışçıl iktidar değişimini mümkün kılar, yenilikçiliği ve hesap verebilirliği teşvik eder. Hatalı kararlar seçimlerle düzeltilebilir. Ancak demokrasi, <strong><em>“çoğunluğun diktası”</em></strong> riski, popülizm, düşük katılım, bilgi kirliliği ve ekonomik eşitsizliklerin siyaseti etkilemesi gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Ayrıca demokratik kurumların güçsüz olduğu toplumlarda yozlaşma, istikrarsızlık ve kaos ortaya çıkabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasi mükemmel bir sistem değildir; Winston Churchill’in ünlü sözünde olduğu gibi, <strong><em>&#8216;Bu günah ve keder dolu dünyada birçok yönetim biçimi denendi ve denenecektir. Hiç kimse demokrasinin mükemmel veya her şeyi bilen bir yönetim biçimi olduğunu iddia etmez. Hatta demokrasinin, zaman zaman denenmiş diğer tüm yönetim biçimleri dışında, en kötü yönetim biçimi olduğu söylenmiştir&#8230;&#8217;</em></strong> (*6) Yine de insan onuruna, özgürlüğe ve barışçıl çözüme en yakın sistem olarak kabul edilir. Demokrasinin yaşaması, yalnızca anayasa ve kurumlara değil, aynı zamanda bilinçli, katılımcı ve eleştirel düşünen vatandaşlara bağlıdır. Her neslin demokrasiyi yeniden üretmesi ve koruması gerekir. Demokrasi statik bir hedef değil; sürekli gelişen, sorgulanan ve güçlendirilmesi gereken canlı bir süreçtir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burjuva liberal demokrasisi ya da özgürlükçü demokrasi, bireysel özgürlükleri, hukukun üstünlüğünü ve sınırlı devlet gücünü temel alan bir demokrasi türüdür. Halkın egemenliği (demokrasi) ile bireysel hak ve özgürlüklerin korunmasını (liberalizm) birleştirir. Yedi temel özelliği ya da liberal demokrasinin ayırdedici yedi unsuru vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Bireysel hak ve özgürlükler:</em></strong> İfade, basın, din, örgütlenme, mülkiyet ve özel hayat gibi temel haklar anayasa ve yasalarla güvence altına alınır. Bu haklar, çoğunluğun kararıyla kolayca kısıtlanamaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Hukukun üstünlüğü:</em></strong> Herkes (yöneticiler dahil) yasalara tabidir. Bağımsız yargı, keyfi yönetimi engeller.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuvvetler ayrılığı: Yasama, yürütme ve yargı organları birbirinden bağımsızdır ve birbirini denetler</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Serbest ve adil seçimler:</em></strong> Düzenli, rekabetçi, gizli ve eşit oy hakkına dayalı seçimler yapılır. Çok partili parlamenter sistem esastır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Sınırlı hükümet:</em></strong> Devletin yetkileri anayasayla sınırlandırılmıştır. Aşırı merkeziyetçilik ve keyfi müdahale reddedilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Çoğulculuk ve hoşgörü:</em></strong> Farklı görüşler, inançlar ve çıkar grupları barışçıl biçimde rekabet eder. Azınlık hakları korunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Piyasa ekonomisiyle uyum:</em></strong> Genellikle özel mülkiyet ve serbest piyasa ilkelerini destekler. Ancak sosyal güvenlik ağları da bulunabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Diğer Demokrasi Türlerinden Farkı</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Saf demokrasi veya çoğunlukçu demokrasiden farklı olarak, liberal demokrasi sadece <strong><em>“çoğunluğun iradesi”</em></strong>ne dayanmaz. Çoğunluk bile temel hakları ihlal edemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyal demokrasi daha fazla ekonomik eşitlik ve devlet müdahalesi vurgularken, liberal demokrasi bireysel özgürlük ve sınırlı devlet önceliklidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğrudan demokrasi halkın sürekli katılımını isterken, liberal demokrasi genellikle temsili niteliktedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>TARİHSEL KÖKEN VE ÖRNEKLER</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Liberal demokrasi, (John Locke, Montesquieu, John Stuart Mill gibi) 17.-18. yüzyıl Aydınlanma düşünürlerinin fikirlerinden beslenmiştir. 1689 İngiliz Haklar Bildirgesi, 1776 Amerikan Anayasası ve 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi önemli dönüm noktalarıdır. Bir zamanlar ABD, Kanada, İngiltere, Almanya, Fransa, İskandinav ülkeleri, Japonya, Avustralya gibi ülkeler liberal demokrasi örnekleri olarak kabul edilirdi. Ancak Batı demokrasisi denilen bu ülkelerde saf bir liberal demokratik uygulama artık tarih olmuş, emperyalist aşamaya geçildikten sonra giderek Batı Orta Çağını yaşamaya başlamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Liberal demokrasinin güçlü yanları, bireysek özgürlükleri koruması, siyasi iktidarın keyfiliğini sınırlaması, barışçı iktidar değişimini sağlaması ve yenilikçiliği teşvik etmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak ekonomik eşitsizlikleri yeterince azaltamamaktadır. <strong><em>“Çoğunluğun tiranlığı”</em></strong> yerine <strong><em>“azınlığın</em></strong> <strong><em>(elitlerin) etkisi”</em></strong> riskini taşır. Popülizm, dezenformasyon ve kutuplaşma gibi tehditlere karşı savunmasız kalmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özetle, liberal demokrasi, halkın seçimle yöneticilerini belirlediği, ancak bu iktidarın bireysel haklar ve hukukla sınırlandığı bir sistemdir. Günümüzde en yaygın ve istikrarlı demokrasi modeli olarak kabul edilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>John Locke</em></strong> (1632-1704), liberal demokrasinin en önemli felsefi temellerini atan düşünürlerden biridir. Özellikle Two Treatises of Government (Hükümet Üzerine İki İnceleme, 1689) adlı eseri, modern liberal demokrasinin teorik dayanaklarını oluşturmuştur. Locke, <strong><em>“liberal demokrasi”</em></strong> terimini kullanmamıştır (bu kavram 19.-20. yüzyılda ortaya çıkmıştır); ancak bireysel haklar, sınırlı hükümet, halkın rızası ve hukukun üstünlüğü gibi ilkeleriyle liberal demokratik düşüncenin babası kabul edilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>1.</em></strong> <strong><em>Doğal Durum ve Doğal Haklar</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Locke’a göre insanlar, siyasal toplumdan önce <strong><em>“doğal durum”</em></strong> (state of nature) içinde yaşar. Bu durum kaos değil, doğal hukukun geçerli olduğu bir özgürlük ortamıdır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğal haklar şunlardır:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşam hakkı (life)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özgürlük hakkı (liberty)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mülkiyet hakkı (property)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Locke mülkiyeti çok geniş yorumlar; emeğin ürünü olan her şey mülkiyettir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu haklar Tanrı veya doğa tarafından verilmiştir, devredilemez ve vazgeçilemezdir. Hiçbir hükümet bu hakları ortadan kaldıramaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>2.</em></strong> <strong><em>Toplumsal Sözleşme ve Rıza</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar (özellikle mülkiyetin güvenliği ve tarafsız yargı eksikliği gibi) doğal durumdaki bazı sakıncaları gidermek için toplumsal sözleşme yaparak siyasal toplumu oluşturur. Hükümetin meşruiyeti, halkın rızasına (consent of the governed) dayanır. Yönetilenler, yönetenlere yetki verir; bu yetki sınırsız değildir. Hükümet, doğal hakları korumak için vardır, onları ihlal etmek için değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>3. Sınırlı Hükümet ve Hukukun Üstünlüğü</em></strong></p>



<table border=""><tbody><tr></tr></tbody></table><table
 border="10"><tbody><tr>
<td bgcolor="#f4f3" height="20" width="900">
<span style="FONT-FAMILY: Arial; COLOR: #000066; FONT-SIZE: small">
<a href="https://news.google.com/search?q=
kivilcimhaber.com.tr%20site%3Awww.kivilcimhaber.com.tr 
%20%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber%22&amp;
hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR%3Atr" target="_blank" 
rel=" noreferrer noopener">
</a>
<li><a href="https://news.google.com/search?q=
kivilcimhaber.com.tr%20site%3Awww.kivilcimhaber.com.tr 
%20%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber%22&amp;
hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR%3Atr" target="_blank" 
rel=" noreferrer noopener">Tıkla KıvılcımHabner&#8217;i 
Google&#8217;da okumak için ayarla</a> 

<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
</a>
</li><li><a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
TIKLA-KıvılcımHaber&#8217;i Google Haberler üzerinden buraya tıklayarak 
takip edebilirsiniz.</a> 
</li></span></td></tr></tbody></table>



<p class="wp-block-paragraph">Locke, mutlakiyetçi yönetimi (özellikle Thomas Hobbes’un Leviathan’ını) reddeder. Hükümetin gücü, Anayasa ve yasalarla sınırlı olmalıdır. Kuvvetler ayrılığı ilkesini savunur (yasama, yürütme ve federatif güç). Yasama organı en üstün güçtür, çünkü halkı temsil eder. Keyfi yönetim kabul edilemez; yönetim her zaman bilinen ve ilan edilmiş yasalara göre yapılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>4. Direnme Hakkı (Right of Revolution)</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Locke’un en radikal ve etkili görüşlerinden biridir. Eğer hükümet doğal hakları sistematik olarak ihlal eder, halkın rızasını kaybeder ve tiranlığa dönüşürse, halkın direnme ve hükümeti değiştirme hakkı vardır.&nbsp; Bu fikir, 1688 İngiliz Şanlı Devrimi’ni meşrulaştırmış, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi (1776) ve Fransız Devrimi’ni derinden etkilemiştir. Thomas Jefferson’ın <strong><em>“Yaşam, Özgürlük ve Mutluluk Arayışı”</em></strong> ifadesi doğrudan Locke’tan esinlenmiştir. (*7)</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Montesquieu ve Kuvvetler Ayrılığı</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Fransız Aydınlanma düşünürü ve hukukçusu Baron de Montesquieu (1689-1755), en ünlü eseri De l’esprit des lois (Kanunların Ruhu, 1748) adlı kitabında geliştirdiği kuvvetler ayrılığı teorisi, modern liberal demokrasilerin temel taşı haline gelmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Montesquieu’ye göre siyasi özgürlük, ancak iktidarın bölünmesiyle güvence altına alınabilir. Tek bir kişinin veya kurumun elinde toplanan güç, kaçınılmaz olarak despotizme (zorbalığa) yol açar. Bu nedenle devlet gücü üç ayrı organa bölünmeli ve bu organlar birbirini denetlemelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yasama Gücü, kanunları yapan organdır. Genellikle halk tarafından seçilen bir meclis (parlamento) tarafından kullanılır. Vergi koyma, savaş ilanı gibi önemli yetkiler de buraya aittir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yürütme Gücü, kanunları uygulayan, dış ilişkileri yürüten ve devleti yöneten organdır. Genellikle kral, cumhurbaşkanı veya hükümet tarafından kullanılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yargı Gücü, kanunları yorumlayan ve uygulayan, uyuşmazlıkları çözen bağımsız mahkemelerdir. Yargıçlar, yürütme ve yasamadan bağımsız olmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Temel İlkeler</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrılık: Üç güç aynı kişi veya aynı kurumda birleşmemelidir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Denetleme ve Dengeleme: Her güç diğerlerini denetleyebilmeli, böylece hiçbiri baskın hale gelememelidir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özgürlüğün Korunması: “İktidar, iktidarı durdurur” ilkesiyle bireysel özgürlük güvence altına alınır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Montesquieu bu modeli, özellikle 18. yüzyıl İngiltere’sinin anayasal monarşisinden esinlenerek geliştirmiştir (gerçi İngiltere’de güçler bugünkü kadar kesin ayrılmamıştı; o sistemi idealize etmiştir). <strong><em>Tarihsel Etkisi</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Amerika Birleşik Devletleri Anayasası (1787): En doğrudan etkilediği belgedir. ABD’de Kongre (yasama), Başkan (yürütme) ve Yüksek Mahkeme (yargı) net biçimde ayrılmış ve birbirini denetleyecek mekanizmalar kurulmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fransız Devrimi ve 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi: 16. madde, kuvvetler ayrılığının olmadığı bir toplumda anayasa bulunamayacağını açıkça belirtir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzdeki hemen hemen tüm liberal demokratik anayasalar (Almanya, Fransa, Türkiye, Japonya vb.) bu ilkeden etkilenmiştir. (*8)</p>



<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph"><strong><em>Karl Marx ve Friedrich Engels</em></strong><strong><em>’in demokrasi düşünce ve siyasetleri</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Marx-Engels-ve-Devrimci-Demokrasi-1024x683.png" alt="" class="wp-image-49609" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Marx-Engels-ve-Devrimci-Demokrasi-1024x683.png 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Marx-Engels-ve-Devrimci-Demokrasi-300x200.png 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Marx-Engels-ve-Devrimci-Demokrasi-768x512.png 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Marx-Engels-ve-Devrimci-Demokrasi-900x600.png 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/Marx-Engels-ve-Devrimci-Demokrasi.png 1536w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Marksist ideolojiye göre demokrasi, soyut bir ideal olmaktan öte, tarihi ve sınıfsal bir olgudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karl Marx (1818-1883) ve Friedrich Engels (1820-1895), demokrasiyi sınıf mücadelesi çerçevesinde ele almışlardır. Onlara göre demokrasi soyut bir ideal değil, tarihsel ve sınıfsal bir olgudur. Liberal (burjuva) demokrasiyi eleştirirken, proleter demokrasiyi ve nihai olarak sınıfsız toplumda devletin sönümlenmesini savunmuşlardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>1. Burjuva Demokrasisine Eleştiri</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Marx ve Engels, kapitalist toplumdaki demokrasiyi biçimsel ve sınıfsal olarak nitelendirir. Modern devlet, <strong><em>“tüm burjuvazinin ortak işlerini yöneten bir komiteden başka bir şey değildir”</em></strong> (*9)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seçimler, basın özgürlüğü, hukuk eşitliği gibi haklar, mülkiyet ilişkileri değişmedikçe gerçek eşitlik sağlamaz. Zengin azınlık (burjuvazi) ekonomik gücü sayesinde siyasi iktidarı elinde tutar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evrensel oy hakkı, işçi sınıfının olgunluğunu gösteren bir <strong><em>“termometre”</em></strong>dir; ancak kapitalizm altında tek başına iktidar değişikliği yaratmaz. Evrensel oy hakkı, işçi sınıfının örgütlülük düzeyini, bilincini ve hangi güçte olduğunu ölçmeye yarayan bir araçtır. İşçi sınıfının ne zaman ve ne ölçüde kendi çıkarlarının farkına vardığını gösterir. Burjuva demokrasilerinde seçimler ve oy hakkı tek başına sistemi değiştirmeye yetmez. Engels&#8217;e göre, kapitalist devlet mekanizması tasarımı gereği egemen sınıfın (burjuvazinin) çıkarlarını korur; bu nedenle sadece sandık yoluyla köklü bir iktidar ve sistem değişikliği (sosyalizm) gerçekleşemez. (*10)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Marksizm’e göre, liberal burjuva demokrasisi, sınıf egemenliğini gizleyen bir maskedir. <strong><em>“Saf demokrasi”</em></strong> diye bir şey yoktur; her demokrasi belirli bir sınıfın egemenliğidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>2. Demokrasi Savaşını Kazanmak</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“İşçi sınıfı devriminin ilk adımı, proletaryayı egemen sınıf düzeyine yükseltmek, demokrasi savaşını kazanmaktır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu tez, ‘işçi sınıfı önce siyasi iktidarı ele geçirmelidir’ anlamına gelir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evrensel oy hakkı, basın ve örgütlenme özgürlüğü gibi demokratik haklar, proletaryanın örgütlenmesi için vazgeçilmez araçlardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Marx ve Engels, Chartist hareketi (İngiltere), 1848 devrimlerini ve demokratik cumhuriyet mücadelelerini desteklemiş; kendilerini <strong><em>“demokratik komünistler”</em></strong> olarak tanımlamışlardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Engels, 1847’de şunu yazar: <strong><em>“Demokrasi, bütün uygar ülkelerde proletaryanın siyasi egemenliğinin zorunlu sonucudur.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>3. Proletarya Diktatörlüğü (Geçiş Dönemi)</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapitalizm ile komünizm arasında bir geçiş dönemi vardır. Bu dönemde devlet, proletarya diktatörlüğüdür. Bu, bir kişinin veya partinin diktatörlüğü değil, işçi sınıfının çoğunluk egemenliğidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Amaç: Burjuvazinin direnişini kırmak, üretim araçlarını toplumun eline geçirmek ve sınıfları ortadan kaldırmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paris Komünü (1871), Marx için somut bir örnektir. Seçilmiş ve her an geri çağrılabilir temsilciler, işçilerin aldığı ücret düzeyinde maaş, sürekli ordu yerine halk milisi, bürokrasinin tasfiyesi. Marx buna <strong><em>“gerçekten demokratik kurumlar”</em></strong> der.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Engels daha sonra açıkça belirtir: <strong><em>“Demokratik cumhuriyet, proletarya diktatörlüğünün özgül biçimidir.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">4. Gerçek Demokrasi ve Komünizm</p>



<p class="wp-block-paragraph">Marx’ın erken döneminde (Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi, 1843) “gerçek demokrasi” kavramı vardır: Halkın kendi anayasasını ve yaşamını doğrudan belirlediği, devletin ayrı bir güç olmaktan çıktığı düzen.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İleri aşamada: Sınıflar ortadan kalkınca devlet de <strong><em>“söner.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasi, sınıf egemenliğinin aracı olmaktan çıkar; çünkü yöneten-yönetilen ayrımı kalmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Komünizmde <strong><em>“herkesin özgür gelişimi, herkesin özgür gelişiminin koşuludur.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Paris Komünü’nün Demokratik Yapısı (1871)</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Paris Komünü (18 Mart – 28 Mayıs 1871), tarihsel olarak işçi sınıfının ilk kez siyasi iktidarı ele geçirdiği ve kendi demokratik kurumlarını kurduğu kısa süreli bir deneyimdir. Yaklaşık 72 gün sürmesine rağmen, Karl Marx tarafından <strong><em>“emeğin iktisadi kurtuluşunun gerçekleşmesini sağlayan nihayet keşfedilmiş siyasi biçim”</em></strong> olarak tanımlanmıştır. Komün, burjuva parlamentarizminden köklü biçimde farklı, doğrudan, katılımcı ve hesap verebilir bir demokrasi modeli denemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>1. Seçim ve Temsil Sistemi</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">26 Mart 1871 seçimleri: Paris’in 20 semtinde erkeklere evrensel oy hakkı ile yapıldı. Yaklaşık 90 kişilik bir Konsey seçildi. Üyelerin yaklaşık üçte biri işçilerden oluşuyordu (o dönemde Fransa’da benzeri görülmemiş bir oran).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seçilenler “temsilci” veya “vekil” değil, mandataire (görevli, emanetçi) olarak adlandırıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geri çağırma hakkı: Seçilenler her an seçmenleri tarafından görevden alınabilir ve değiştirilebilirdi. Bu, burjuva demokrasisindeki “dokunulmazlık” ve uzun görev sürelerinin tam karşıtıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görev süreleri kısa tutuldu; sürekli denetim esastı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>2.</em></strong> <strong><em>Yasama ve Yürütmenin Birleşmesi</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Komün, klasik kuvvetler ayrılığını reddetti. Parlamenter bir organ değil hem yasama hem yürütme yetkisine sahip <strong><em>“çalışan bir organ”</em></strong>dı (Marx’ın ifadesiyle: “a working, not a parliamentary body”).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konsey, kararları alıyor ve aynı zamanda uyguluyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>9- On tane komisyon kuruldu</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">(Maliye, Savaş, Adalet, Eğitim, Geçim, Çalışma ve Ticaret, Dış İlişkiler, Kamu Hizmetleri, Genel Güvenlik vb.). Her komisyon, Konsey’e karşı sorumlu delegeler tarafından yönetiliyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başkan veya belediye başkanı yoktu; oturum başkanlığı günlük olarak değişiyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>3. Ücret ve Ayrıcalıkların Kaldırılması</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Konsey üyeleri dahil tüm kamu görevlilerine ortalama işçi ücreti ödendi (yaklaşık 6.000 frank/yıl).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu önlem, kariyerizmi ve bürokratik ayrıcalıkları engellemeyi amaçlıyordu. Görev, bir <strong><em>“hizmet”</em></strong> haline getirildi, <strong><em>“makam”</em></strong> olmaktan çıkarıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>4. Silahlı Güç ve Güvenlik</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Düzenli ordu ve profesyonel polis teşkilatı lağvedildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yerine Ulusal Muhafız -silahlı halk milisi – geçti. Bu, <strong><em>“halkın kendi kendini silahlandırması”</em></strong> ilkesinin somut haliydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yargıçlar ve polis görevlileri de seçimle belirleniyor, sorumlu ve geri alınabilir kılınıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>5. Halkın Doğrudan Katılımı ve Denetimi</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasi yalnızca seçimle sınırlı değildi. Semt komiteleri, kulüpler, Ulusal Muhafız taburları, sendikalar ve Kadınlar Birliği gibi örgütler sürekli olarak Konsey’i denetliyor, öneriler sunuyor ve kararlara müdahale ediyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yabancıların da (Leo Frankel gibi) seçilmesine izin verildi; yurttaşlık daha kapsayıcı hale getirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kadınlar oy hakkına sahip olmasa da (dönemin genel sınırlaması) aktif olarak örgütlendi ve karar alma süreçlerine katıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>6. Yerel Özerklik ve Federasyon Vizyonu</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Komün, merkeziyetçi devlet yerine belediye özerkliği ve ileride tüm Fransa’da özgür komünlerin federasyonunu savundu. Paris, diğer şehirlere örnek olmayı amaçladı; kendi modelini dayatmayı düşünmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Marx’ın Değerlendirmesi</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Marx, Fransa’da İç Savaş adlı eserinde Komün’ün şu özelliklerini özellikle vurgular:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eski devlet aygıtının (ordu, bürokrasi, polisin) parçalanması,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçekten demokratik kurumların kurulması,</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Halkın halk tarafından, halk için yönetimi.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Engels’in değerlendirmesi:</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Engels de daha sonra Komün’ü <strong><em>“gerçekten demokratik devlet”</em></strong> olarak nitelendirmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Komün’ün Sınırlılıklar</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
bu-ayari-bilmeyen-cok-sey-kacirir-aydinliki-googleda-daha-
gorunur-yapabilirsiniz2-1.gif" 
alt="GOOGLE'da KıvılcımHaber" class="wp-image-48330" 
style="width:800px;height:auto"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Sadece 72 gün sürdü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Versailles hükümetinin askeri baskısı altında çalıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kadınlara oy hakkı verilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İçeride Jakobenler, Blanquistler, Proudhoncular ve Enternasyonal üyeleri arasında görüş ayrılıkları vardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekonomik önlemler (işçi kooperatifleri, kira affı vb.) siyasi yapı kadar sistematik olamadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Özet:</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Paris Komünü, seçilmişlerin her an geri alınabildiği, görevlilerin işçi ücreti aldığı, yasama-yürütmenin birleştiği, silahlı halkın egemen olduğu ve halkın sürekli denetim uyguladığı bir işçi demokrasisi denemesiydi. Bu özellikler, daha sonraki sosyalist ve komünist hareketler için (özellikle Lenin’in Devlet ve Devrim eserinde) temel referans noktası olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Lenin’in Devlet ve Devrim Görüşü</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Vladimir İlyiç Lenin’in devlet ve devrim konusundaki temel görüşleri, 1917 yazında (Ağustos-Eylül) yazdığı Devlet ve Devrim adlı eserinde sistematik olarak ortaya konmuştur. Bu eser, Marx ve Engels’in düşüncelerini (özellikle Paris Komünü deneyimini) derinleştirerek proleter devrimin devlet sorununa yaklaşımını açıklar. Lenin, burjuva devletini <strong><em>“ele geçirip kullanmak”</em></strong> yerine yıkmayı ve yerine yeni bir tip devlet koymayı savunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>1. Devletin Doğası</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Lenin’e göre devlet, sınıf karşıtlıklarının giderilemezliğinin ürünüdür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplumun üzerinde duran ve giderek ona yabancılaşan bir güçtür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Esasen özel bir zor aygıtıdır– silahlı özel birlikler: ordu, polis, bürokrasi, hapishaneler&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir sınıfın diğer sınıf üzerinde egemenlik kurmasını sağlayan baskı aracıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burjuva demokrasisi de dahil olmak üzere her devlet, egemen sınıfın (kapitalizmde burjuvazinin) diktatörlüğüdür. <strong><em>“Saf demokrasi”</em></strong> veya sınıflar üstü devlet yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>2. Burjuva Devletinin Yıkılması</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Marx’ın <strong><em>“İşçi sınıfı, hazır devlet makinesini ele geçirip onu kendi hesabına çalıştıramaz”</em></strong> ilkesini Lenin vurgular.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Proleter devrim, eski bürokratik-askeri aygıtı parçalamalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu aygıtı devralmak yetmez; çünkü o, burjuvazinin egemenliğini sürdürmek için tasarlanmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>3. Proletarya Diktatörlüğü</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapitalizmden komünizme geçiş döneminde devlet, proletarya diktatörlüğü biçimini alır. Bu, azınlığın (burjuvazinin) çoğunluğu (işçi sınıfı ve müttefikleri) ezdiği eski diktatörlüğün tersine, çoğunluğun azınlığı ezmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Yoksullar için demokrasi, sömürücüler için baskı”</em></strong>dır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Amaç, sömürücülerin direnişini kırmak, üretimi sosyalist temelde örgütlemek ve sınıfları ortadan kaldırmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Lenin’e göre proletarya diktatörlüğü <strong><em>“yarı-devlet”</em></strong>tir; çünkü artık azınlığı baskı altına alan bir araçtır ve sönmeye yüz tutmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>4. Paris Komünü Modeli</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Lenin, Marx’ın Paris Komünü analizini temel alır ve şu özellikleri <strong><em>“yeni tip demokratik devlet”</em></strong>in esasları olarak görür:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Düzenli ordunun yerine silahlı halk (Ulusal Muhafız / Sovyet milisleri).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm görevlilerin seçimle gelmesi ve her an geri alınabilir olması.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görevlilere işçi ücreti ödenmesi (ayrıcalıkların kaldırılması).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Parlamentarizmin yerine hem yasama hem yürütme yetkisine sahip çalışan organlar (Sovyetler).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bürokrasinin tasfiyesi ve halkın doğrudan yönetimi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sovyetler (İşçi, Asker ve Köylü Vekilleri Sovyetleri), Lenin için bu modelin Rus koşullarındaki karşılığıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>5. Devletin Sönümlenmesi</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sosyalizm aşamasında (komünizmin alt aşaması) devlet hâlâ vardır, çünkü eşitsizlikler ve <strong><em>“burjuva hukuku”</em></strong> kalıntıları devam eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Komünizmin üst aşamasında <strong><em>(“Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre”)</em></strong> sınıflar ortadan kalkar, zor aygıtına gerek kalmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet <strong><em>“söner”,</em></strong> kendi kendine yok olur. Bu, anarşistlerin hemen <strong><em>“devleti kaldırma”</em></strong> talebinden farklıdır; Lenin, geçiş döneminde devlete ihtiyaç olduğunu savunur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>5. Devletin Sönümlenmesi</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Lenin, anarşistlerin <strong><em>“hemen devleti kaldırma”</em></strong> talebini eleştirir. Devlet birdenbire yok olmaz. Sosyalizm aşamasında (komünizmin alt aşaması) hâlâ <strong><em>“burjuva hukuku”</em></strong> kalıntıları vardır; bu yüzden devlet varlığını sürdürür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Komünizmin üst aşamasında <strong><em>(“Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre”)</em></strong> sınıflar ve sınıf çatışması ortadan kalkınca devlet de kendi kendine söner.</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>Kaynaklar:</em></strong><br><strong><em>(*1)</em></strong> Prof. Dr. Gordon V. Childe (1942/1982), Tarihte Neler Oldu/ Çev. Alaeddin şenel, Mete Tunçay, Alan Yayıncılık, İstanbul, 1982<br><strong><em>(*2</em></strong>) Dr. Doğu Perinçek,<br><strong><em>(*3)</em></strong> Halil Berktay, Kabileden Feodalizme, Kaynak Yayınları, 2. Baskı, s. 185-186<br><strong><em>(*4) Magistralıklar:</em></strong> Antik Roma Cumhuriyeti döneminde siyasi, idari, adlî ve askerî yetkileri elinde bulunduran yüksek kamu görevliliği sistemidir. Genellikle bir yıl için seçilirlerdi (censor hariç). Bu görevler birer memurluk değil, şerefe dayalı kamu hizmetiydi ve ücret ödenmezdi.<br>Bir başka özelliği meslektaşlık (Kolegia’dır.) Tek kişinin güç kazanmasını önlemek için her makamda en az iki eşit yetkili kişi bulunur ve birbirlerini veto edebilirlerdi.<br>Hiyerarşik bir yükselme düzeni vardı. Belirli bir basamak sırasına göre yükselme esastı.<br>Başlıca makamları, devlet ve orduları yöneten en yüksek rütbeli iki yönetici Consul (Konsül); adalet ve vergi işleriyle görevli ve ihtilafların çözüm makamı praetor; 5 yıl için seçilen nüfus sayımı, mal varlığı saptaması ve ahlak kontrolörü censor; kentin düzeni, pazarların kontrolü, kamu binaları ve oyunların örgütlenmesinden sorumlu aedilis; mali işler ve hazinenin idaresinden sorumlu memur magistra quaestor ve Kriz ve savaş gibi olağanüstü durumlarda en fazla 6 aylığına tek başına atanan olağanüstü yetkili lider magistra dictatordu.  (Dr. N. Kağan Kocaoğlu, Roma Hukukunda Adli teşkilatlanma, TÜBİTAK-Ulakbilim, <a href="https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/398031">https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/398031</a> -Magistra /magistratus nedir? <a href="https://www.ankahukuk.com/sozluk/magistra/">https://www.ankahukuk.com/sozluk/magistra/</a>)<br><strong><em>(*5) Tribün, Tribünlük kurumu:</em></strong><br>Antik Roma&#8217;da çeşitli askeri ve sivil yetkililerden herhangi biri.- <a href="https://www.britannica.com/topic/tribune-Roman-official">https://www.britannica.com/topic/tribune-Roman-official</a><br><strong><em>(*6)</em></strong> Winston Churchill, <a href="https://winstonchurchill.org/resources/quotes/the-worst-form-of-government/">https://winstonchurchill.org/resources/quotes/the-worst-form-of-government/</a><br><strong><em>(*7)</em></strong> Vikipedi, John Locke, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/John_Locke">https://tr.wikipedia.org/wiki/John_Locke</a><br><strong><em>(*8)</em></strong> World History Encyclopedia, Montesquieu, <a href="https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-22386/montesquieu/">https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-22386/montesquieu/</a><br><strong><em>(*9)</em></strong> Marx ve Engels, Komünist Manifesto, 1848- <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Komünist_Manifesto">https://tr.wikipedia.org/wiki/Komünist_Manifesto</a><br><strong><em>(*10)</em></strong> Friedrich Engels, Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni, 9. Bölüm, &#8220;Barbarlık ve Uygarlık&#8221;, s. 193</td></tr></tbody></table></figure>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://independent.academia.edu/Fatih%C3%96zcan52" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="50" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
academia-tanitim-seridi-copy.png" 
alt="" class="wp-image-48359" style="width:800px;height:auto"/>
</a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts is-layout-flow wp-block-latest-posts-is-layout-flow"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/">Cumhuriyet’in fikri mimarı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/">Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/">63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:600px" aria-label="asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-21f752af-5104-4e8c-9e44-e787aef878f8" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-21f752af-5104-4e8c-9e44-e787aef878f8">İndir</a></div>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2026 15:26:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Başyazı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Selenga]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=49600</guid>

					<description><![CDATA[Fatih Özcan Geçen haftaki yazımızda demokrasinin sandıktan öte derin anlamlarına değinmiş, esas olarak Orta Çağ bağımlılık ve ilişkilerinin ortadan kaldırılması anlamına geldiğini belirtmiş, Türk Devrimi’nin özünün demokratik olduğunu, Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamayacağını belirten toplumsal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Fatih Özcan</p>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://news.google.com/search?q=+kivilcimhaber.com.tr+site:
www.kivilcimhaber.com.tr+++%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber
%22&amp;amp&amp;hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR:tr" target="_blank" 
rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="48" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/
wp-content/uploads/2026/09/kh-google-takipet.gif" alt="" 
class="wp-image-49147"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Geçen haftaki yazımızda demokrasinin sandıktan öte derin anlamlarına değinmiş, esas olarak Orta Çağ bağımlılık ve ilişkilerinin ortadan kaldırılması anlamına geldiğini belirtmiş, Türk Devrimi’nin özünün demokratik olduğunu, Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamayacağını belirten toplumsal devrim programına dayandığını ifade etmiştik. Bu yazımızda konuya devam ediyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>DEMOKRASİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Antikitede (Tarih öncesinde) milyonlarca yıl boyunca süren ilkel komünal toplum döneminde demokratik uygulamalar<strong><em>, &#8220;ilkel demokrasi&#8221;</em></strong> veya <strong><em>&#8220;kabile demokrasisi&#8221;</em></strong> olarak adlandırılan, doğrudan katılım ve eşitliğe dayalı bir yapıya sahipti. Kabile toplumu (ilkel komünal toplum) insanlığın 2,5 milyon yıl önce ilkel sürüden ayrılarak kabileler halinde yaşamaya başladığı uzun bir süreyi kapsar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda arkeolojik tasnife göre bu uzun dönem üç farklı aşamaya ayrılır. Yaklaşık olarak MÖ 2,5 milyon yıl öncesinden başlayıp MÖ 12 bin yıl önce sonlanan insanlık tarihinin en uzun dönemi olan Paleolitik Çağı (Eski Taş Çağı/MÖ 2.500.000-12.000); yaklaşık MÖ 12 bin ile MÖ 9 bin yılları arasını kapsayan ve Paleolitik ile Neolitik arasında bir geçiş süreci olarak değerlendirilen Mezolitik Çağ (Orta Taş Çağı/MÖ 12.000-9.000) izler. Mezolitiğin şafağında yaklaşık MÖ 9 bin ile MÖ 5 bin 500 yılları arasında yaşanan Neolitik Çağ (Yeni Taş -Cilalı Taş Çağı/ MÖ 9.000-5.500) vardır. Tarımın başladığı ve yerleşik hayata geçildiği dönemdir. (*1) Bizim Göbeklitepe ve Karahantepe’deki Kafkaslardan gelen İskit-Saka Türklerinin ataları Antik-Türkler (Öntürkler) MÖ 12 binlerde yerleşik hayatı inşa ettiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kabile toplumunda kabile demokrasisi hüküm sürmekteydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Henüz artı ürün ve artı değer, dolayısıyla sınıflar, özel mülkiyet, devlet ve yazılı yasalar olmadığı için kararlar kollektif (ortaklaşa) alınırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>KABİLE TOPLUMUNDAKİ DEMOKRATİK</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>İŞLEYİŞİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖRGÜTLENMELERİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir kere doğrudan katılım vardı; kabile üyelerinin tamamı meclislere aracısız katılırlardı, delege yetkilendirme mevcut değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Göç, avlanma, barış veya çatışma gibi topluluğu ilgilendiren önemli ve hayati kararlar kabilenin tüm yetişkinlerinin katıldığı ortak meclislerde alınırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Söz hakkı sınırsızdı. Her birey görüşlerini özgürce ifade etme ve karar alma süreçlerine doğrudan katılma hakkına sahipti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toprak, bağ bahçe, ev aletleri ve silahlar gibi üretim araçları kollektif mülkiyetti. Sınıfsal bir tabakalaşma olmadığı için siyasi bir imtiyaz veya üstünlük de yoktu. Eşitlikçi bir yapı vardı. Toplum sınıfsızdı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şefler, mutlak bir güce sahip değildi. Genellikle bilgelikleri, avcılık becerileri veya yaşları nedeniyle saygı gören kişilerden seçilirdi ve şeflikleri geçiciydi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Topluluğun güvenini kaybeden veya başarısız olan kabile şefi, meclis kararıyla görevden alınabilir ve yerine hemen yenisi seçilebilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kararlar çoğunluğun azınlığa tahakkümü yerine, genellikle uzun tartışmalar sonucu varılan ortak uzlaşı, yani konsensüsle (oy birliği ile) alınırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yazılı yasalar yoktu. Toplumsal düzeni, sözlü gelenekler, tabular ve örfler sağlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ilkel demokrasi uygulaması, insanlığın sürü halinden çıkışından itibaren milyonlarca yıl boyunca devam etti. Tarım Devrimiyle birlikte Neolitiğin şafağında artı ürünün yaratılmasıyla birlikte tedricen sınıflı toplumun yükselmesine paralel bir şekilde tarihe karıştı. Bu süreç bizde (Türk toplumunda) Dr. Doğu Perinçek’in saptamalarına göre, MÖ 1000 yıllarında MS 1000-1200 yıllarına kadar 2000 yıl gibi uzun bir süreç boyunca sürdü. (*2)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasinin tarihi kökenlerini incelerken devlet öncesi ilkel kabile demokrasisini Antik Yunan ve Roma’da devletle birlikte siyasi örgütlenme bakımından siyasi olarak örgütlenmiş demokrasilerle karşılaşıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaygın anlayışla <strong><em>“demokrasinin tarihî kökenlerinin Antik Yunan’a ve Roma’ya dayanması”,</em></strong> demokrasiyi yalnızca kurumsallaşmış siyasi rejim olarak ele alırsak büyük ölçüde doğrudur; fakat demokrasi fikrinin ve demokratik karar alma pratiklerinin insanlık tarihindeki kökenlerini açıklamak bakımından eksiktir, on binlerce yıllık kabile demokrasisine dayanır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlkel komünal toplumlarda devlet henüz ortaya çıkmamışken, birçok kabile ve klan topluluğunda ortak meselelerin topluluk meclislerinde görüşülmesi, şeflerin yetkisinin gelenek ve topluluk iradesiyle sınırlandırılması, savaş-barış gibi önemli kararların kolektif biçimde alınması gibi uygulamalar bulunuyordu. Bunlara antropoloji ve siyasal tarih açısından “<strong><em>kabile demokrasisi”, “ilkel demokrasi”</em></strong> denir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atina demokrasisi ve Roma Cumhuriyeti demokrasinin mutlak başlangıcı değildir. Demokratik yönetim pratiklerinin devlet düzeyinde belirgin bir siyasi kurumlaşmaya kavuştuğu tarihi aşamalardan biridir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıda yüzeysel olarak gördüğümüz gibi ilkel komünal topluluklarda ekonomik sınıflar, gelişmiş özel mülkiyet ilişkileri ve bunların üzerinde yükselen ayrı bir devlet aygıtı henüz oluşmadığından, topluluğun yönetimi ile toplum birbirinden bugünkü ölçüde ayrışmış değildi. Yaşlılar kurulu, savaşçıların toplantısı, halk/kabile meclisi veya bütün yetişkin üyelerin katıldığı toplantılar, toplumsal karar mekanizmalarının parçaları olabiliyordu. Elbette bunları bugünkü genel oy, eşit yurttaşlık, anayasal haklar ve temsilî demokrasi kavramlarıyla özdeşleştirmek anakronizm olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“DEMİR TEKNOLOJİSİ ZEMİNİNDE ANTİK UYGARLIKLARIN EN DEMOKRATİĞİ”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
bu-ayari-bilmeyen-cok-sey-kacirir-aydinliki-googleda-daha-
gorunur-yapabilirsiniz2-1.gif" 
alt="GOOGLE'da KıvılcımHaber" class="wp-image-48330" 
style="width:800px;height:auto"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Antik Yunan&#8217;ın tarihsel önemi başka yerdedir. Özellikle Atina&#8217;da demos ile kratos birleşerek demokrasi belirli bir siyasi rejim ve yurttaşlık düzeni hâline geldi. Meclis, kura, görevlerin belirli sürelerle yürütülmesi, yurttaşların doğrudan karar süreçlerine katılması gibi kurumlar gelişti. Bununla birlikte Atina demokrasisinin de sınırları dardı; kadınlar, köleler ve yabancılar siyasi yurttaşlığın dışında bırakılıyordu. Bununla birlikte Halil Berktay’a göre, Antik Yunan, <strong><em>“demir teknolojisine sahip Antik uygarlıkların en demokratiği”</em></strong> olarak da değerlendirilmektedir. İlkel anaerkil kabileden medeniyete, devlete, ataerkilliğe, hukuka, matematiğe vs. geçişi bulundukları coğrafyanın stratejik konumundan kaynaklanan bir hızlılıkta yaşadılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Girift dağ silsileleriyle bölünmüş, büyük ölçekli tarıma elverişsiz, öte yandan girintili çıkıntılı kıyıları, açıklarında kolay sıçrama taşları teşkil eden yüzlerce adası ve Orta Doğu’ya yakınlığı ile ticari gelişmeye son derece yatkın Yunanistan’da, demir teknolojisinden yola çıkarak, barbarlıktan uygarlığa, kabileden devlete en hızlı geçiş biçimi…”</em></strong> yaşandı. Hızlı gelişme sonucu, Batı Asya’nın batısında kümelenen Yunan kent- devletleri (Aristo’nun <strong><em>‘bir klanlar ve köyler birliği’</em></strong> olarak tarif ettiği polisler) daha başından Mezopotamya ve Mısır’ın <strong><em>“hiyerarşik monarşileri”</em></strong>ne göre daha demokratik bir yapıdaydılar. <strong><em>“Bunların tipik idare şekli, cumhuriyetti. Başlangıçta, yerleşme merkezi kurulurken, silah taşıyabilen her yetişkin erkeğin bir toprak parçası (oikos) ve konseyde bir oyu vardı. Vatandaşlık, toprak sahipliğiyle (oikos reisliğiyle) özdeşti. Zamanla şefler ve şef aileleri, durumlarını pekiştirerek bir büyük toprak sahipleri sınıfı (Eupatridai) haline geldiler. Bunların yönettiği topluluk, özgür küçük çiftçilerden ve zanaatkarlardan oluşuyordu (…) Deniz ticaretinin gelişmesiyle (meta üretimi ve mübadelesinin daha yüksek bir düzeyde gerçeklemesi sonucu-dipnot) Yunanistan’a çok sayıda köle girmeye başladı. Kölelik, Orta Doğu devletlerinde çok eskiden beri mevcuttu, ama gerek Mezopotamya’da ve gerekse Mısır’da pazar için üretim (meta üretimi/FÖ) fazla gelişmediğinden, buralarda kölelik de denk savaşların sınırlı esirleriyle veya daha çok, borcunu ödeyemedikleri için özgürlüklerini yitiren eski küçük üreticilerle sınırlı kalmıştı. (Yani hakim üretim biçimi halini almamıştı. /FÖ) Yunanistan’da ise meta üretiminin dolu dizgin gelişmesi ve bütün Doğu Akdeniz havzasını kucaklayan ticaret ilişkilerinin yoğunlaşması sonucu, kölelerin kendileri meta haline geldi.”</em></strong> (*3) Meta ticaretinin yoğunlaşması sürecinde ortaya çıkan ve yükselen tüccar sınıfı mevcut hakim sınıf topraklı aristokrasiyi alaşağı ederek köleci toplumun kuruluşunda rol oynadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>DEVAM EDECEK</em></strong></p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>Kaynaklar:</em></strong><br><strong><em>(*1)</em></strong> Prof. Dr. Gordon V. Childe (1942/1982), Tarihte Neler Oldu/ Çev. Alaeddin şenel, Mete Tunçay, Alan Yayıncılık, İstanbul, 1982<br><strong><em>(*2</em></strong>) Dr. Doğu Perinçek, Bozkurt Efsaneleri ve Gerçek, Kaynak Yayınları<br><strong><em>(*3)</em></strong> Halil Berktay, Kabileden Feodalizme, Kaynak Yayınları, 2. Baskı, s. 185-186</td></tr></tbody></table></figure>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://independent.academia.edu/Fatih%C3%96zcan52" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="50" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
academia-tanitim-seridi-copy.png" 
alt="" class="wp-image-48359" style="width:800px;height:auto"/>
</a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts is-layout-flow wp-block-latest-posts-is-layout-flow"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/">Cumhuriyet’in fikri mimarı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/">Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/">63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:600px" aria-label="asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-52f9c7d3-c22a-4dd4-a360-dc0dcb1f0e74" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-52f9c7d3-c22a-4dd4-a360-dc0dcb1f0e74">İndir</a></div>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet’in fikri mimarı</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2026 15:01:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Fikri temel]]></category>
		<category><![CDATA[Saygı]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Gökalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=49593</guid>

					<description><![CDATA[Ziya Gökalp’e saygıyla Türk düşünce tarihinin büyük isimlerinden Ziya Gökalp, vefatının 102. yılında anılıyor. Türk milliyetçiliğini akılcılığa ve halkçılığa dayandıran Gökalp; laik hukuktan dilde sadeleşmeye ve devletçi ekonomiye kadar Cumhuriyet Devrimi’nin kurumsal altyapısını kurgulamıştı. Gözen Esmer Türk düşünce ve siyaset [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center has-vivid-red-color has-text-color has-link-color has-large-font-size wp-elements-3 wp-block-paragraph"><strong><em>Ziya Gökalp’e saygıyla</em></strong></p>



<p class="has-text-align-right has-text-color has-link-color has-medium-font-size wp-elements-4 wp-block-paragraph" style="color:#0a718a"><strong><em>Türk düşünce tarihinin büyük isimlerinden Ziya Gökalp, vefatının 102. yılında anılıyor. Türk milliyetçiliğini akılcılığa ve halkçılığa dayandıran Gökalp; laik hukuktan dilde sadeleşmeye ve devletçi ekonomiye kadar Cumhuriyet Devrimi’nin kurumsal altyapısını kurgulamıştı.</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://news.google.com/search?q=+kivilcimhaber.com.tr+site:
www.kivilcimhaber.com.tr+++%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber
%22&amp;amp&amp;hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR:tr" target="_blank" 
rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="48" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/
wp-content/uploads/2026/09/kh-google-takipet.gif" alt="" 
class="wp-image-49147"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Gözen Esmer</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk düşünce ve siyaset tarihinin dönüm noktalarından Ziya Gökalp, 102 yıl önce aramızdan ayrıldı. 23 Mart 1876&#8217;da Diyarbakır&#8217;da dünyaya gelen Gökalp, İttihat ve Terakki Cemiyeti saflarında hürriyet mücadelesi verdi; siyasi faaliyetleri ve yazıları nedeniyle defalarca tutuklandı. Birinci Dünya Savaşı&#8217;nın ardından Malta&#8217;ya sürgün edilen Gökalp, 1921&#8217;de ülkeye döndükten sonra Ankara ve Diyarbakır&#8217;da fikrî mücadelesini sürdürdü. Meclis’te Telif ve Tercüme Encümeni Başkanlığı ile Diyarbakır Milletvekilliği yaptı. Gökalp, 25 Ekim 1924&#8217;te İstanbul&#8217;da hayata veda etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısacık ömrüne koca bir devletin kuruluş felsefesini sığdıran Gökalp, yeni Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kurumsal ve ideolojik mimarlarındandı. İmparatorluğun çöküş sürecinde Osmanlıcılık ve İslamcılık fikirlerinin pratik olarak tükendiğini saptadı ve yeni devletin harcını ulus-devlet modeli üzerine kurdu. Gökalp’in en önemli katkılarından biri Türk milliyetçiliğine oldu. Düşünür, Türk milliyetçiliğini akılcılığa ve halkçılığa dayandırarak Cumhuriyet’in kuruluş felsefesine de büyük bir katkı sağladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türklüğü ırki bir unsur olarak değil; ortak bir dil, kültür ve duygu birliği olarak formüle etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün, <strong><em>“Bedenimin babası Ali Rıza Efendi, hislerimin babası Namık Kemal, fikirlerimin babası ise Ziya Gökalp’tir.”</em></strong> sözü, onun devrimdeki bu tarihsel rolünü ortaya koyuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1013" height="1024" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/ziyagokalp1-1013x1024.png" alt="" class="wp-image-49597" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/ziyagokalp1-1013x1024.png 1013w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/ziyagokalp1-297x300.png 297w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/ziyagokalp1-768x777.png 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/ziyagokalp1.png 1247w" sizes="auto, (max-width: 1013px) 100vw, 1013px" /></figure>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>MEDENİ KANUN’UN ÖNCÜLERİNDEN</em></strong><br>Gökalp&#8217;in 1923 yılında yayımladığı <strong><em>“Türkçülüğün Esasları”,</em></strong> Cumhuriyet&#8217;in kurucu kadrosunun ve inkılâpların temel programı niteliğindeydi. Hukuk devriminin ve hilafetin kaldırılmasının fikrî zeminini bu eserinde hazırladı. <strong><em>“Hukukî Türkçülüğün gayesi, Türkiye&#8217;de asrî bir hukuk vücuda getirmektir. En esaslı şart; millî hukukun bütün şubelerini teokrasi ve klerikalizm bakiyelerinden büsbütün kurtarmaktır.”</em></strong> diyerek kanun yapma yetkisinin doğrudan millete ait olduğunu vurguladı.<br>Henüz Cumhuriyet ilan edilmeden kadın-erkek eşitliğini ve Medenî Kanun ihtiyacını da açıkça savundu. “<strong><em>Asrî devletteki müsavat umdesi, erkekle kadının nikâhta, talâkta, mirasta, meslekî ve siyasî haklarda müsavî olmasını da istilzam eder.”</em></strong> diyerek yeni aile kanununun bu esasa dayanması gerektiğini belirtti. Ona göre gelecekteki Türk ahlâkının temel taşları demokrasi ve kadın-erkek eşitliği olmalıydı.</td></tr><tr><td><strong><em>‘HARS VE MEDENİYET’ İLE RASYONEL MODERNLEŞME</em></strong><br>Gökalp&#8217;in modernleşme formülü ünlü <strong><em>“Hars (Kültür) ve Medeniyet”</em></strong> teorisine dayanıyordu. Medeniyeti evrensel kabul etti; teknoloji, fen bilimi ve rasyonel yönetim biçimlerinin aynen alınması gerektiğini, ancak din, ahlâk, dil ve estetik değerlerin (hars) millî kalması gerektiğini savundu.</td></tr><tr><td><strong><em>‘ESKİ HUKUKLA YENİ HUKUK UYUŞMAZ’</em></strong><br>Kurumlar arasındaki ikilikleri ve Doğu-Batı çatışmasını çözmek için yapısal bir dönüşüm önerdi. <strong><em>“Doğu medeniyetini Batı medeniyeti ile uzlaştırmaya çalışmak, Ortaçağ&#8217;ı Yakınçağ&#8217;da yaşatmak demektir. Yeniçerilikle Nizamiye askerliği nasıl uyuşamazsa&#8230; eski hukukla yeni hukuk, eski bilimle yeni bilim de öyle uyuşamaz.”</em></strong> tespitiyle Tevhid-i Tedrisat (eğitimde birlik) ve adliye devrimlerinin mantıksal temelini attı.<br>Bu millileşmenin en önemli ayağını dil devrimi oluşturdu. Osmanlı saray edebiyatının yapay diline savaş açtı. İstanbul halkının günlük hayatta konuştuğu Türkçeyi devletin resmi dili olarak kurguladı. Ünlü <strong><em>“Lisan”</em></strong> şiirinde Dil Devrimi’nin anayasasını yazdı ve sosyoloji, felsefe gibi alanlarda Batı kaynaklı kavramların yerine halk dilinden türetilen Türkçe terimler kazandırdı.</td></tr><tr><td><strong><em>‘İMTİYAZSIZ, SINIFSIZ, KAYNAŞMIŞ BİR KİTLE’</em></strong><br>Gökalp’in emeğe ve ekonomiye bakışı, meşhur <strong><em>&#8220;solidarizm&#8221; (dayanışmacılık)</em></strong> teorisinde şekillendi. Marksist anlamda bir sınıf savaşını reddetti ancak liberal kapitalizmin sömürü çarklarına ve kontrolsüz serbest piyasaya da net bir cephe aldı. Toplumda çatışan sınıflar yerine birbirini tamamlayan meslek grupları ve emekçiler olması gerektiğini savundu. Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Marşı’na giren <strong><em>&#8220;İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz&#8221;</em></strong> şiarının sosyolojik temeli doğrudan bu fikre dayanıyordu.</td></tr></tbody></table></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
bu-ayari-bilmeyen-cok-sey-kacirir-aydinliki-googleda-daha-
gorunur-yapabilirsiniz2-1.gif" 
alt="GOOGLE'da KıvılcımHaber" class="wp-image-48330" 
style="width:800px;height:auto"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Gökalp sömürü ilişkilerine karşıydı. Toplumda üretilen &#8220;artı-değerin&#8221; kişisel dehadan değil ortak emekten doğduğunu düşünüyordu. Büyük üretim araçlarının devlet eliyle işletilmesi gerektiğini savunarak Kemalist Devletçilik ilkesinin altyapısını hazırladı. Gökalp, emeğin hakkının devlet güvencesiyle verilmesini ve sendikaların Meclis’te doğrudan temsil edilmesini önerdi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/11-manset-gokalp-o937-683x1024.jpg" alt="" class="wp-image-49596" style="width:829px;height:auto" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/11-manset-gokalp-o937-683x1024.jpg 683w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/11-manset-gokalp-o937-200x300.jpg 200w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/11-manset-gokalp-o937-768x1152.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/11-manset-gokalp-o937.jpg 774w" sizes="auto, (max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Gökalp, fikirleriyle Türkiye’nin bağımsız ve çağdaş yaşama mücadelesine ışık tutmaya devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AYDINLIK</p>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://independent.academia.edu/Fatih%C3%96zcan52" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="50" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
academia-tanitim-seridi-copy.png" 
alt="" class="wp-image-48359" style="width:800px;height:auto"/>
</a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts is-layout-flow wp-block-latest-posts-is-layout-flow"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/">Cumhuriyet’in fikri mimarı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/">Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/">63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:600px" aria-label="asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-f7c110ed-f393-40ec-a5a8-da0e3a334bdf" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-f7c110ed-f393-40ec-a5a8-da0e3a334bdf">İndir</a></div>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2026 17:57:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Eylem]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteciler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes alamıyoruz yeter]]></category>
		<category><![CDATA[Sansüre hayır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=49584</guid>

					<description><![CDATA[Antalya’da gazetecilerden sansüre tepki: “Artık yeter, nefes alamıyoruz!” Türkiye genelinde birçok ilde düzenlenen “Sansüre hayır, habere özgürlük” eylemi kapsamında Antalya’da Attalos Heykeli önünde toplanan gazeteciler, Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek basın açıklaması yaptı. ÇGD Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, gazetecilere yönelik baskılara, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center has-vivid-red-color has-text-color has-link-color has-large-font-size wp-elements-7 wp-block-paragraph"><strong><em>Antalya’da gazetecilerden sansüre tepki: “Artık yeter, nefes alamıyoruz!”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://news.google.com/search?q=+kivilcimhaber.com.tr+site:
www.kivilcimhaber.com.tr+++%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber
%22&amp;amp&amp;hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR:tr" target="_blank" 
rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="48" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/
wp-content/uploads/2026/09/kh-google-takipet.gif" alt="" 
class="wp-image-49147"/></a></figure>



<p class="has-text-align-right has-text-color has-link-color has-medium-font-size wp-elements-8 wp-block-paragraph" style="color:#036596"><strong><em>Türkiye genelinde birçok ilde düzenlenen “Sansüre hayır, habere özgürlük” eylemi kapsamında Antalya’da Attalos Heykeli önünde toplanan gazeteciler, Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek basın açıklaması yaptı. ÇGD Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, gazetecilere yönelik baskılara, sansüre ve mesleki hak kayıplarına tepki göstererek “Artık yeter! Nefes alamıyoruz” diye haykırdı.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye çapında birçok ilde düzenlenen <strong><em>“Sansüre hayır, habere özgürlük”</em></strong> eylemi düzenlendi. Antalya’da Attalos Heykeli önünde toplanan gazeteciler, Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek basın açıklaması yaptı. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, gazetecilere yönelik baskılara, sansüre ve mesleki hak kayıplarına tepki göstererek <strong><em>“Artık yeter! Nefes alamıyoruz”</em></strong> diye haykırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>EYLEME YOĞUN İLGİ GÖSTERİLDİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı, Antalya Barosu Başkanı Ali Çağdaş Bozaner, Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, Yeni Parti Muratpaşa İlçe Başkanı Can Okan Kıran, ÇGD Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, Körfez Gazetesi İmtiyaz Sahibi Rasim Gündüz ve Ankara Gazeteciler Cemiyeti temsilcisinin yanı sıra çok sayıda gazeteci, sendika temsilcisi ve yurttaş eyleme katıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gazetecileri temsil eden basın meslek örgütlerinin çağrısıyla birçok ilde düzenlenen ortak eylemde, basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik baskılar gündeme taşındı. Antalya’da Attalos Heykeli önünde bir araya gelen gazeteciler, buradan Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşün ardından düzenlenen basın açıklamasını Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz okudu. Deniz, gazetecilerin çalışma koşullarına, sansür uygulamalarına ve ifade özgürlüğüne ilişkin tepkilerini <strong><em>“Gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz. Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız.”</em></strong> dedi.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="400" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/sansurehayir17.gif" alt="" class="wp-image-49585"/></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN SÖZ EDİLEMEZ”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ceren Deniz, medya kuruluşlarına yönelik müdahalelere, haber sitelerine getirilen erişim engellerine ve gazetecilerin çalışma koşullarına dikkat çekerek, <strong><em>“Televizyon kanallarına kayyum atanan, haber sitelerine erişim engeli getirilen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan; gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırıldığı ve sosyal haklarının gasp edildiği bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez. Özgürlüğün yok edildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla baş başa bırakıldığı bir ülkede demokrasiden de söz edilemez.”</em></strong> ifadelerine yer verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>GAZETECİLİĞİN KAMUSAL SORUMLULUĞUNA DİKKAT ÇEKTİ</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
bu-ayari-bilmeyen-cok-sey-kacirir-aydinliki-googleda-daha-
gorunur-yapabilirsiniz2-1.gif" 
alt="GOOGLE'da KıvılcımHaber" class="wp-image-48330" 
style="width:800px;height:auto"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Gazeteciliğin toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı sorunları görünür kılma sorumluluğu bulunduğunu belirten Deniz, emekçilerin hakları, kadınlara yönelik şiddet, gençlerin yaşadığı sorunlar ve kamu kaynaklarının kullanımı gibi konuların haberleştirilmesinin önemini vurguladı. Gazeteciliğin halkın bilgi edinme hakkı doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirten Deniz, <strong><em>“Gazetecilik halktan yanadır. İşçinin hakkı gasp edilirken emekçinin direnişi bastırılıyorsa, kadınlar şiddete uğrarken gençler geleceksizliğe mahkûm ediliyorsa, yoksulluk büyürken kamu kaynakları sermayeye aktarılıyorsa bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil”</em></strong> şeklinde konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“GAZETECİLİK, SİYASİ İRADENİN YA DA SERMAYENİN SESİ OLAMAZ”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Basın açıklamasında gazeteciliğin siyasi ve ekonomik güç odaklarından bağımsız olması gerektiği de ifade edildi. Deniz, gazeteciliğin kamu yararını esas alması gerektiğini belirterek şu sözlere yer verdi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Gazetecilik, siyasi iradenin ya da sermayenin sesi olamaz. İktidarın veya siyasi erkin çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, patronların ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan, siyasi iktidara yakın olmayı mesleki güvencenin teminatı sayan anlayış, gazeteciliği iktidar ilişkilerinin yeniden üretimine dönüştürür. Evrensel ilkeler yerine günün siyasal ilkelerine yaslananlar bilmelidir ki o günün siyasal ilkeleri elbet bir gün yok olacaktır.”</em></strong></p>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://independent.academia.edu/Fatih%C3%96zcan52" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="50" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
academia-tanitim-seridi-copy.png" 
alt="" class="wp-image-48359" style="width:800px;height:auto"/>
</a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts is-layout-flow wp-block-latest-posts-is-layout-flow"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/">Cumhuriyet’in fikri mimarı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/">Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/">63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:600px" aria-label="asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-4186f7c1-4d8d-4585-9b94-67e7b660a7d8" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-4186f7c1-4d8d-4585-9b94-67e7b660a7d8">İndir</a></div>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2026 16:17:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Portakal]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Film Festivali]]></category>
		<category><![CDATA[Kortej]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=49576</guid>

					<description><![CDATA[Sinema ‘Daima’ Sokakta teması gündemde Bu yıl 63’üncüsü düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali, bugün geleneksel olarak kortejle başladı. 114 filmin izleyicisiyle buluşacağı festival, savaş bölgelerinden hikayeleri perdeye taşıyan özel seçkisi, genç sinemacılara verdiği destek ve halkı sinemayla buluşturan etkinlikleriyle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center has-vivid-red-color has-text-color has-link-color has-large-font-size wp-elements-11 wp-block-paragraph"><strong><em>Sinema ‘Daima’ Sokakta teması gündemde</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://news.google.com/search?q=+kivilcimhaber.com.tr+site:
www.kivilcimhaber.com.tr+++%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber
%22&amp;amp&amp;hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR:tr" target="_blank" 
rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="48" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/
wp-content/uploads/2026/09/kh-google-takipet.gif" alt="" 
class="wp-image-49147"/></a></figure>



<p class="has-text-align-right has-text-color has-link-color has-medium-font-size wp-elements-12 wp-block-paragraph" style="color:#0d6e87"><strong><em>Bu yıl 63’üncüsü düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali, bugün geleneksel olarak kortejle başladı. 114 filmin izleyicisiyle buluşacağı festival, savaş bölgelerinden hikayeleri perdeye taşıyan özel seçkisi, genç sinemacılara verdiği destek ve halkı sinemayla buluşturan etkinlikleriyle dikkat çekti</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yıl 63’üncüsü düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali, bugün geleneksel olarak kortejle başladı. 114 filmin izleyicisiyle buluşacağı festival, savaş bölgelerinden hikayeleri perdeye taşıyan özel seçkisi, genç sinemacılara verdiği destek ve halkı sinemayla buluşturan etkinlikleriyle dikkat çekti</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>KORTEJE KATILAN ÜNLÜLER</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="750" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/filmfestivali1.jpg" alt="" class="wp-image-49579" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/filmfestivali1.jpg 1000w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/filmfestivali1-300x225.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/filmfestivali1-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Altın Portakal Film Festivali’nin geleneksel kortejine katılan isimler arasında Ersin Korkut, Büşra Pekin, Emre Kınay, Pınar Altuğ Atacan ve Yağmur Atacan, Fadik Sevin Atasoy, Asuman Dabak, Şenay Gürler, Tilbe Saran, Okan Çabalar ve Tim Seyfi, Türk sinemasının emektar isimlerinden İlyas Salman, Salih Güney, Tarık Tarcan, Menderes Samancılar, Suna Yıldızoğlu ve Coşkun Göğen, Jüri Başkanı Derviş Zaim, Yılmaz Erdoğan, Mehmet Esen, Ümit Okur, Leyla Smyrna Cabas, Cem Yiğit Üzümoğlu, Nurcan Eren, &nbsp;Abdurrahman Keskiner, Bilge Şen, Suzan Kardeş, Necmettin Çobanoğlu, Orhan Miroğlu, Rahman Altın, Mirgün Cabas, Levent Özdilek, Muttalip Müjdeci, Numan Çakır, Gökhan Kırdar, Oben Aybars Kuday ve Sennur Nogaylar yer aldı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/busraozdemir2.jpg" alt="" class="wp-image-49589" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/busraozdemir2.jpg 960w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/busraozdemir2-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/busraozdemir2-768x512.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/busraozdemir2-900x600.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>KORTEJİN GÜZERGAHI</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Atatürk Kültür Merkezi önünden başlayan geleneksel kortej, Sakıp Sabancı Bulvarı ve Yüzüncü Yıl Caddesi üzerinden ilerledi. Güllük ve Selekler Çarşısı güzergâhını takip eden kortej, Cumhuriyet Meydanı ve Valilik Binası önünden geçerek Atatürk Caddesi ile Işıklar yönünde devam etti. Festival kortejinin Karaalioğlu Parkı’nda sona erdi.</p>



<figure class="wp-block-video"><video height="1280" style="aspect-ratio: 720 / 1280;" width="720" controls src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/festival2.mp4"></video></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/busraozdemir1.jpg" alt="" class="wp-image-49588" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/busraozdemir1.jpg 960w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/busraozdemir1-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/busraozdemir1-768x512.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/busraozdemir1-900x600.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="766" height="775" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/63.-altin-film-festivali.jpeg" alt="" class="wp-image-49612" style="width:840px;height:auto" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/63.-altin-film-festivali.jpeg 766w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/63.-altin-film-festivali-297x300.jpeg 297w" sizes="auto, (max-width: 766px) 100vw, 766px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
bu-ayari-bilmeyen-cok-sey-kacirir-aydinliki-googleda-daha-
gorunur-yapabilirsiniz2-1.gif" 
alt="GOOGLE'da KıvılcımHaber" class="wp-image-48330" 
style="width:800px;height:auto"/></a></figure>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://independent.academia.edu/Fatih%C3%96zcan52" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="50" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
academia-tanitim-seridi-copy.png" 
alt="" class="wp-image-48359" style="width:800px;height:auto"/>
</a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts is-layout-flow wp-block-latest-posts-is-layout-flow"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/">Cumhuriyet’in fikri mimarı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/">Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/">63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:600px" aria-label="asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-96964063-2b68-4630-b620-54cbb429834c" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-96964063-2b68-4630-b620-54cbb429834c">İndir</a></div>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/festival2.mp4" length="0" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>DOĞU TABLETLERİ-149. Tablet, Zalim</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/dogu-tabletleri-149-tablet-zalim/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/dogu-tabletleri-149-tablet-zalim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Haydar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2026 08:30:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[149. Tablet]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Tabletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin haydar]]></category>
		<category><![CDATA[Zalim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=49571</guid>

					<description><![CDATA[Hüseyin Haydar Uğraşların en masumuyla uyarıyorum seni ey zâbil, Güneşin diliyle konuşuyorum, ışığın aklıyla: Biliyorum hiçbir kutlu söz, ulu kelam kar etmez sana. Ey yüzü âlim perdeli, ciğeri zorba talimli yaratık, Kötülüğün iyiliğe tecavüzünden doğdu köklü zulmün. Anlamaz insanlıktan çıkan, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Hüseyin Haydar</p>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://news.google.com/search?q=+kivilcimhaber.com.tr+site:
www.kivilcimhaber.com.tr+++%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber
%22&amp;amp&amp;hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR:tr" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="48" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/
wp-content/uploads/2026/09/kh-google-takipet.gif" alt="" class="wp-image-49147" /></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Uğraşların en masumuyla uyarıyorum seni ey zâbil,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güneşin diliyle konuşuyorum, ışığın aklıyla:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biliyorum hiçbir kutlu söz, ulu kelam kar etmez sana.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ey yüzü âlim perdeli, ciğeri zorba talimli yaratık,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kötülüğün iyiliğe tecavüzünden doğdu köklü zulmün.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlamaz insanlıktan çıkan, kendini sultan yapan:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hep kazanacaksın, hep vurup kıracaksın, öyle mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İmparator, padişah, sultanlar tahtına geldin kuruldun,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ey astığı astık, kestiği kestik küresel dünya zalimi,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yediğin insan etine, içtiğin kana imancısın, biliyoruz,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Senin saltanatın yem olacak, vicdan ejderhasına.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nerede olduğunu biliyoruz, nice kara taşa kazılı adın,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nicedir, böyle bir yaşama alıştırdın kurbanını da:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kirli niyetini biliyoruz artık, mazlum halklar diriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ellerinde cambaz topları gibi oynatıyorsun dinleri,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Musa’ya, İsa’ya, Muhammed’e şeytan görevi verdin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İyiliğin, merhametin, insanın kalelerini ele geçirdin,</p>



<p class="wp-block-paragraph">En öldürücü silahımla vuracağım seni, söz kılıcıyla!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben kazandım bu dili, halkların oğlu, fedaisiyim,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biliyorum, anlamayacaksın yine dilimi, sen bilirsin:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Senin kanın kirli, sütün bozuk, ruhun karanlıktır,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü kimyan bozuk yoğruldu, seni Şeytan emzirdi,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mezarına gömeceğiz seni, orada tahtın ters kurulu,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Etrafında komisyon üyesi, borsa temsilcisi zebaniler:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu dile getirmek bana verilen ozanlık görevidir,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ben emri göklerden, topraktan ve haktan aldım:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyaset tiyatrosu bitirilecek, emek sahneye çıkacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sana emir veren baş düşmanıdır büyük insanlığın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ey zalim, kendi zulüm kırbacın boynuna takılacak…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paran boğazını tıkayacak, servetin seni boğacak:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyada kötülük kalkacak insan kurtulacak senden.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="304" height="167" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/hh.png" alt="" class="wp-image-48082" style="width:191px;height:auto" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/hh.png 304w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/hh-300x165.png 300w" sizes="auto, (max-width: 304px) 100vw, 304px" /></figure>
</div>


<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
bu-ayari-bilmeyen-cok-sey-kacirir-aydinliki-googleda-daha-
gorunur-yapabilirsiniz2-1.gif" alt="GOOGLE&apos;da KıvılcımHaber" class="wp-image-48330" style="width:800px;height:auto" /></a></figure>




<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> 



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://independent.academia.edu/Fatih%C3%96zcan52" target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="50" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
academia-tanitim-seridi-copy.png" alt="" class="wp-image-48359" style="width:800px;height:auto" />
</a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts is-layout-flow wp-block-latest-posts-is-layout-flow"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/">Cumhuriyet’in fikri mimarı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/">Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/">63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:600px" aria-label="asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-636057be-adc3-44c6-b9fb-279f5519063e" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-636057be-adc3-44c6-b9fb-279f5519063e">İndir</a></div>




<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> 
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/dogu-tabletleri-149-tablet-zalim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emekli yazıları32</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari32/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari32/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2026 18:24:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Başyazı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Selenga]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Emekli yazıları32]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=49568</guid>

					<description><![CDATA[“Gençlerin işsizliği, emeklilerin istihdamı” “Geniş tanımlı işsizlik” oranı 2025 yılında yüzde 30’a doğru tırmandı. Bu oran kadın ve gençlerde yüzde 40’a kadar çıkmaktadır. Ve siyasi iktidarın tutumu nedeniyle milletimizin geleceğe “güvenle bakma hakkı”nın giderek azaldığının ve “yaşama kudreti”nin giderek çöktüğünün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center has-vivid-red-color has-text-color has-link-color has-large-font-size wp-elements-14 wp-block-paragraph"><strong><em>“Gençlerin işsizliği, emeklilerin istihdamı”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://news.google.com/search?q=+kivilcimhaber.com.tr+site:
www.kivilcimhaber.com.tr+++%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber
%22&amp;amp&amp;hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR:tr" target="_blank" 
rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="48" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/
wp-content/uploads/2026/09/kh-google-takipet.gif" alt="" 
class="wp-image-49147"/></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="783" height="166" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/ata-demirel-copy.png" alt="" class="wp-image-48104" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/ata-demirel-copy.png 783w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/ata-demirel-copy-300x64.png 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/ata-demirel-copy-768x163.png 768w" sizes="auto, (max-width: 783px) 100vw, 783px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Geniş tanımlı işsizlik”</em></strong> oranı 2025 yılında yüzde 30’a doğru tırmandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu oran kadın ve gençlerde yüzde 40’a kadar çıkmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve siyasi iktidarın tutumu nedeniyle milletimizin geleceğe <strong><em>“güvenle bakma hakkı”</em></strong>nın giderek azaldığının ve <strong><em>“yaşama kudreti”</em></strong>nin giderek çöktüğünün en somut ifadesi olarak, maaşların yetersizliği yüzünden emekliler arasında çalışma ve iş arama gittikçe yükselmektedir. AK Parti Hükümetleri neoliberal ekonomi politikaları nedeniyle gençlere yeterli istihdam ve istikbal umudu yaratamadığı gibi emeklilere de insanca hayat koşulları sağlayamıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>DEVLETİN İTİBARI, BİNALARIN İHTİŞAMI VE EMEKLİLERİN REFAH DÜZEYİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye fiziken büyüyor,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görkemli binalar inşa ediliyor, Beştepe’deki yerleşke gibi…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Savunma sanayisi harikalar yaratıyor, Türkiye’yi dünyada ilk üçe-beşe dahil eden…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak <strong><em>“devletin itibarı binaların ihtişamıyla değil, emekli yurttaşlarının refah düzeyiyle ölçülür.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Korona salgını sürecinde başta ABD olmak üzere Batılı birçok devlette sağlığın piyasada olması nedeniyle evlerinde salgına maruz kalarak ölen ve ilgisizlikten çürüyen emekli insanların yaygınlığı yüzünden itibarları yerlerde sürünmüştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>GENİŞ VE DAR TANIMLI İŞSİZLİK</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yukarıdaki işsizlik verileri TÜİK ve SGK’ya aittir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu verilere göre, <strong><em>“dar tanımlı işsizlik”</em></strong> oranı düşmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak görüldüğü gibi <strong><em>“geniş tanımlı işsizlik”</em></strong> oranları ayyuka çıkmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nedir bu <strong><em>“dar tanımlı”</em></strong> ve <strong><em>“geniş tanımlı işsizlik”</em></strong> kavramı?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Geniş tanımlı işsizlik”</em></strong> ya da atıl işgücü<strong><em>,</em></strong> yalnızca <strong><em>“iş aradım ama bulamadım”</em></strong> diyenleri değil, çalışmaya hazır olduğu hâlde çeşitli nedenlerle iş aramaktan vazgeçen ya da eksik çalışan kişileri de kapsayan ölçüttür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>“Dar tanımlı işsizlik”</em></strong>te ise, son dört haftada aktif iş arayan ve hemen çalışabilecek kişiler sayılır. Geniş tanım buna ek olarak şunları içerir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>İş bulamayacağını düşündüğü için aramayı bırakanlar,</li>



<li>Mevsimlik, geçici veya çok az saat çalışıp daha fazla iş isteyenler,</li>



<li>Çalışmaya hazır olup iş aramayan diğer kişiler.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>AYSBERGİN GÖRÜNMEYEN VE GÖRÜNEN KISIMLARI</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
bu-ayari-bilmeyen-cok-sey-kacirir-aydinliki-googleda-daha-
gorunur-yapabilirsiniz2-1.gif" 
alt="GOOGLE'da KıvılcımHaber" class="wp-image-48330" 
style="width:800px;height:auto"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle geniş tanımlı oran, işgücü piyasasındaki gerçek atıl kapasiteyi dar tanımlı işsizlikten daha iyi gösterir. Türkiye’de DİSK-AR’ın sık kullandığı <strong><em>“geniş tanımlı işsizlik”</em></strong> hesabı, genellikle dar tanımlı oranın oldukça üzerindedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İktidar medyası genellikle dar tanımlı işsizliği öne çıkararak geniş tanımlı işsizlik oranlarını perdeler. Geniş tanımlı işsizlik, aysbergin su altında kalan kısmı, dar tanımlı işsizlik ise suyun üstündeki kısmıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye bugün geldiği noktada işsizlik, istihdam ve emeklilik konusunda çok yaman bir çelişki yumağına sahip oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genç nüfusun durumu…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşlı vatandaşların durumu…</p>



<p class="wp-block-paragraph">İktidar elemanlarının meşhur bir deyişi var;</p>



<p class="wp-block-paragraph">AK Parti Hükümeti’nden önce şunlar, şunlar yoktu;</p>



<p class="wp-block-paragraph">AK Parti Hükümeti’yle birlikte Türkiye bunlara kavuştu!</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="384" height="32" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/10/emekli-gorsel-384x32-1.gif" alt="" class="wp-image-49351" style="width:769px;height:auto"/></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Mesela MEB’nın iddiası, kendilerinden önce okullarda tuvalet yoktu,</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öğretmenler ve öğrenciler okul dışına işiyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ya da mesela buzdolabı, çamaşır makinesi; Burdur’da tek ambulans…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu trajikomik durumu (Levent Kırca’lık durumu) örnek alarak biz de bir örnekleme yapalım!</p>



<p class="wp-block-paragraph">AK Parti hükümetleri öncesi Türkiye’de çalışanlar emekli olduklarında ellerine geçen parayla bir ev, otomobil alma ve kaliteli bir dinlenme hayalleri vardı. Gençlerin ise bir iş bulma, çalışma ve iyi bir gelecek umudu hayli yüksekti. 25 yıldır bu hayaller ve umutlar bir avuç sabun köpüğü gibi uçup gitti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çare ise eski günlere, üretimin esas olduğu günlere dönmektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çare Üretim Devrimi’dir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu böyle gitmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye Üretimin Devrimi’nin eşiğindedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DEVAM EDECEK</p>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://independent.academia.edu/Fatih%C3%96zcan52" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="50" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
academia-tanitim-seridi-copy.png" 
alt="" class="wp-image-48359" style="width:800px;height:auto"/>
</a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts is-layout-flow wp-block-latest-posts-is-layout-flow"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/">Cumhuriyet’in fikri mimarı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/">Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/">63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:600px" aria-label="asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-f6f946c7-30d4-436e-bc38-4dc5e28121f5" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-f6f946c7-30d4-436e-bc38-4dc5e28121f5">İndir</a></div>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari32/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bütçe açığı kimin cebine akıyor?</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/butce-acigi-kimin-cebine-akiyor/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/butce-acigi-kimin-cebine-akiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2026 15:48:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[Bütçe açığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kimin cebine akıyor?]]></category>
		<category><![CDATA[Serhat latifoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=49565</guid>

					<description><![CDATA[Serhat Latifoğlu 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi Meclis’e geldi. Giderler 27 trilyon 276 milyar lira, gelirler 23 trilyon 408 milyar lira, açık ise 3 trilyon 868 milyar lira. Açığın millî gelire oranı yüzde 3,5. Ana akım ekonomistler koro [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Serhat Latifoğlu</p>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://news.google.com/search?q=+kivilcimhaber.com.tr+site:
www.kivilcimhaber.com.tr+++%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber
%22&amp;amp&amp;hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR:tr" target="_blank" 
rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="48" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/
wp-content/uploads/2026/09/kh-google-takipet.gif" alt="" 
class="wp-image-49147"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi Meclis’e geldi. Giderler 27 trilyon 276 milyar lira, gelirler 23 trilyon 408 milyar lira, açık ise 3 trilyon 868 milyar lira. Açığın millî gelire oranı yüzde 3,5. Ana akım ekonomistler koro hâlinde yine aynı nakaratı tutturdu: Açık büyüdü, kamu şişti, kemerler sıkılmalı. Oysa sorulması gereken soru, açığın ne kadar büyük olduğu değil, kimin cebine aktığıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>BÜTÇE AÇIĞI BİR KAYNAK TRANSFERİDİR</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bir görüş değil, muhasebe tanımıdır. Kamunun açığı, özel kesimin net finansal varlık kazancıdır. Devletin harcayıp vergi olarak geri almadığı her lira birilerinin cebinde kalır. Dolayısıyla bütçe açığı ne kendiliğinden iyidir ne de kendiliğinden kötüdür. Önemli olan, o kaynağın kime transfer edildiğidir; depremzedeye mi, üreticiye mi, hanehalkına mı, yoksa rantiyeye mi?</p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>DEPREMZEDEYE GİDEN AÇIK TARTIŞILAMAZ</em></strong><br>Son üç yılda bütçe açığının büyük bölümü, 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmaya gitti. Yalnızca 2026 bütçesinde deprem bölgesi için 653 milyar lira ayrıldı. 2027 teklifinde bile deprem harcamaları hariç tutulduğunda açığın millî gelire oranı yüzde 2,8’e iniyor. On bir ili kapsayan bir felaketin ardından yüz binlerce konutun, okulun, hastanenin ve altyapının bu hızla yeniden inşa edilmesi, dünyada eşine az rastlanan bir başarıdır.<br>Burada hakkı teslim etmek gerekir: Hükümet çok büyük bir iş yapmıştır ve takdiri kesinlikle hak etmektedir. Bu açık israf değil, sosyal devletin ta kendisidir. <strong><em>“Mali disiplin”</em></strong> diye diye depremzedeye yapılan transferi yük gibi sunanlar, aynı bütçede faize akan trilyonları hiç dert etmiyor.<br>Ana akım ekonomistlerin <strong><em>“kamu açık veriyor”</em></strong> diyerek bu tabloyu üstü kapalı biçimde enflasyonun kaynağı gibi sunması, en hafif deyimle bir ahlaki çöküştür. Depremzedenin konutunu <strong><em>“mali disiplinsizlik”,</em></strong> sıcak paracının faizini <strong><em>“piyasa gereği”</em></strong> sayan bu anlayış, rantiyenin sözcülüğünden başka bir şey değildir.</td></tr><tr><td><strong><em>500 BİN KONUT VE ANADOLU’YA YÖNELİŞ</em></strong><br>2027 bütçesinin ikinci olumlu yönü konut. Sosyal konut finansmanı 100 milyar liradan 250 milyar liraya, yani yüzde 150 artırıldı. Büyük şehirlerde 500 bin konutluk proje için adım atılması son derece önemli. Kira, enflasyonun en yapışkan kalemi. Konut arzını kamu eliyle artırmak hem sosyal adaleti hem fiyat istikrarını aynı anda gözeten bir politikadır. Umarım proje en kısa zamanda hayata geçirilir.<br>Altyapı yatırımları ve büyük şehirlerdeki yoğunluğun Anadolu’ya kaydırılması girişimleri de aynı ölçüde değerlidir. İstanbul’un son sel felaketi bir kez daha gösterdi ki metropollerin taşıma kapasitesinin sınırı aşılmıştır. Sanayinin, nüfusun ve yatırımın Anadolu’ya yayılması hem afet riskini hem bölgesel eşitsizliği azaltır.</td></tr><tr><td><strong><em>BİRİNCİ SORUN: BÜTÇENİN KARA DELİĞİ FAİZ</em></strong><br>Gelelim asıl meseleye. 2027’de faize 3 trilyon 975 milyar lira ayrılıyor. 2026’da bu rakam 2 trilyon 742 milyardı; artış yüzde 45. Faiz gideri, 3 trilyon 868 milyarlık bütçe açığının tamamından büyük. Başka bir deyişle, faiz olmasaydı bütçe 110 milyar lira fazla verecekti. Açıktaki büyümenin yaklaşık yüzde 95’i faizden kaynaklanıyor.<br>Hükümet <strong><em>“en büyük pay eğitime ayrıldı”</em></strong> diyor. Eğitime 3 trilyon 747 milyar lira ayrılıyor; faize ise 228 milyar lira daha fazlası. Bu ülkede artık çocuklarımızın eğitiminden daha fazla parayı faize ödüyoruz. Günde 10,9 milyar, saatte 450 milyon lira. Kişi başına yılda yaklaşık 46 bin lira.<br>Bu para kimin cebine gidiyor? Faiz lobisinin ve carry trade yapan sıcak paracıların cebine gidiyor. Dışarıda düşük faizle borçlanıp TL’ye geçen, kurun sabit tutulduğu ortamda yüksek faizi dolar bazında toplayan ve kârını yurt dışına götüren spekülatif sermaye, bu transferin en büyük kazananıdır.<br>Depremzedeye giden açık ülkede kalır, üretir, istihdam yaratır. Sıcak paracıya giden açık ise ülkeyi terk eder.</td></tr><tr><td><strong><em>İKİNCİ SORUN:</em></strong><br><strong><em>MAAŞLAR HEDEFE FİYATLAR GERÇEĞE GÖRE</em></strong><br>Personel giderleri 5 trilyon 507 milyardan 7 trilyon 117 milyar liraya çıkıyor; artış yüzde 29,2. 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 olduğuna göre reel artış neredeyse sıfır. Personelin bütçedeki payı yüzde 29,1’den yüzde 26,1’e geriliyor. Yani <strong><em>“yük”</em></strong> diye sunulan memur reel olarak yerinde sayarken faiz reel olarak yaklaşık yüzde 13 büyüyor.<br>Asıl tehlike şurada: Memur ve emekli maaşları, gerçekleşen enflasyonun altında kalacağı beklenen hedef enflasyona göre ayarlanıyor. 2026 bütçesi yüzde 16 enflasyon varsayımıyla hazırlanmıştı; yıl sonu tahmini yüzde 28,4. 2027 için hedef yüzde 21. Hedef tutmadığında aradaki fark memurun ve emeklinin cebinden çıkıyor. Bu yalnızca bir adalet sorunu değil; iç talebi daraltan, esnafı ve iç piyasaya üreten sanayiciyi vuran bir makroekonomik hatadır.</td></tr></tbody></table></figure>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
bu-ayari-bilmeyen-cok-sey-kacirir-aydinliki-googleda-daha-
gorunur-yapabilirsiniz2-1.gif" 
alt="GOOGLE'da KıvılcımHaber" class="wp-image-48330" 
style="width:800px;height:auto"/></a></figure>



<figure class="wp-block-table has-medium-font-size"><table class="has-white-color has-black-background-color has-text-color has-background has-link-color has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>NE YAPILMALI?</em></strong><br><strong><em>Birincisi,</em></strong> yüksek faiz politikasına son verilmeli. Türkiye’deki enflasyon talep değil, maliyet kaynaklıdır. Yüksek faiz enflasyonu düşürmez; finansman maliyeti olarak fiyatlara yansır, bütçeyi rantiyeye teslim eder. Faizdeki her puanlık düşüş, bütçede yüz milyarlarca liralık alan açar.<br><strong><em>İkincisi,</em></strong> kaynaklar tarım ve yüksek katma değerli üretime kaydırılmalı. Tarıma ayrılan 1,3 trilyon lira, faize ödenenin üçte biri bile değil. Faizden kurtarılacak kaynak ve kredi, tüketim ile rant alanlarından tarıma, sanayiye ve teknolojiye yönlendirilmelidir.<br><strong><em>Üçüncüsü,</em></strong> stratejik altyapı yatırımlarına devam edilmeli. Enerji, su, demiryolu, lojistik ve savunma sanayisi yatırımları döviz kazandırır ya da döviz tasarrufu sağlar. Faizi kalıcı olarak düşürmenin yolu dışa bağımlılığı azaltmaktan geçer.<br><strong><em>Dördüncüsü,</em></strong> kamulaştırmalar yeniden başlamalı. Gıda ve enerji güvenliği özel sektöre tamamen teslim edilemez. Stratejik sektörlerde kamu mülkiyeti ve KİT’lerin fiyat çıpası olarak kullanılması, tekelci fiyatlamaya karşı en etkili silahtır. Piliç sektöründe atılan adım, diğer gıda alanlarına ve enerji sektörüne yönelik olarak genişletilmelidir.<br><strong><em>Beşincisi,</em></strong> maaşlar gerçekleşen enflasyona göre ayarlanmalı. Memur ve emekli maaşları hedefe değil, gerçeğe endekslenmeli; üzerine refah payı eklenmelidir.</td></tr></tbody></table></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>KAYNAKLARIMIZI ÜRETİME YÖNLENDİRELİM</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, bütçe açığına bakarken kaynağın nereye aktığı sorusu önemlidir. Depremzedeye, toplu konuta, Anadolu’ya ve üretime akan bütçe açığı kalkınma anlamına gelir. Faiz lobisine ve sıcak paraya akan açık ise milletin alın terinin bir avuç rantiyeye aktarılmasıdır. 2027 bütçesinin sorunu açık değil, faizdir. Bir kez daha söylüyorum: Bütçeyi memur yemiyor, faiz yiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AYDINLIK</p>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://independent.academia.edu/Fatih%C3%96zcan52" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="50" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
academia-tanitim-seridi-copy.png" 
alt="" class="wp-image-48359" style="width:800px;height:auto"/>
</a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts is-layout-flow wp-block-latest-posts-is-layout-flow"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/">Cumhuriyet’in fikri mimarı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/">Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/">63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:600px" aria-label="asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-e584eb2d-5cf2-4355-9a79-71c2f402fe65" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-e584eb2d-5cf2-4355-9a79-71c2f402fe65">İndir</a></div>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/butce-acigi-kimin-cebine-akiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Mekke Anlaşması’nın altında İsrail’in imzası var”</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/mekke-anlasmasinin-altinda-israilin-imzasi-var/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/mekke-anlasmasinin-altinda-israilin-imzasi-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2026 18:09:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Perinçek]]></category>
		<category><![CDATA[Mekke Anlaşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=49562</guid>

					<description><![CDATA[Madde Madde Mekke Anlaşması değerlendirmesi Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, TBMM gündemine sunulan Mekke Anlaşması’na tepki göstererek &#8220;Bu anlaşmanın altında İsrail&#8217;in imzası var&#8221; dedi. Perinçek, 16 maddelik anlaşma metninin doğrudan İsrail ve ABD çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı. Vatan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center has-vivid-red-color has-text-color has-link-color has-large-font-size wp-elements-17 wp-block-paragraph"><strong><em>Madde Madde Mekke Anlaşması değerlendirmesi</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://news.google.com/search?q=+kivilcimhaber.com.tr+site:
www.kivilcimhaber.com.tr+++%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber
%22&amp;amp&amp;hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR:tr" target="_blank" 
rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="48" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/
wp-content/uploads/2026/09/kh-google-takipet.gif" alt="" 
class="wp-image-49147"/></a></figure>



<p class="has-text-align-right has-text-color has-link-color has-medium-font-size wp-elements-18 wp-block-paragraph" style="color:#067389"><strong><em>Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, TBMM gündemine sunulan Mekke Anlaşması’na tepki göstererek &#8220;Bu anlaşmanın altında İsrail&#8217;in imzası var&#8221; dedi. Perinçek, 16 maddelik anlaşma metninin doğrudan İsrail ve ABD çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, Ulusal Kanal’da katıldığı Çıkış Yolu programında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine sunulan Mekke Anlaşması’na dair değerlendirmelerde bulundu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan 16 maddelik anlaşmanın içeriğini analiz eden Perinçek; söz konusu metnin görünmez bir mürekkeple İsrail ve ABD çıkarları doğrultusunda kaleme alındığını belirtti. Anlaşmanın Türkiye’yi Suudi Arabistan üzerinden Yemen’in istiklal savaşına, Filistin’e, Gazze’ye ve İran’a karşı konumlandırdığını vurgulayan Perinçek, Türkiye’nin bölgesel mücadelede yanlış bir cepheye sürüklendiğini belirterek Meclis’e ve milletvekillerine anlaşmayı onaylamamaları yönünde çağrıda bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘BU ANLAŞMANIN ALTINDA NETANYAHU&#8217;NUN İMZASI VAR’</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ata Uysal Özen’in Aydınlık’taki haberine göre, Anlaşmanın maddelerine ve olası askeri sonuçlarına dikkat çeken Perinçek, şu ifadelere yer verdi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8220;Bu anlaşmanın altında İsrail&#8217;in imzası var. Mekke Anlaşması&#8217;nın altında Netanyahu&#8217;nun imzası var. Ama görünmez mürekkeple yazılmış. 16 maddeyi okuduğumuz zaman Mekke Anlaşması&#8217;nın şu kanaati çok açıkça ve güvenerek ifade edebiliriz. İsrail yazsaydı bu anlaşmayı bu 16 maddeyi ancak böyle yazardı. Çünkü bu anlaşma doğrudan doğruya Yemen&#8217;in İstiklal Savaşı&#8217;na karşı. Bu anlaşma İran&#8217;a karşı. Bu anlaşma Filistin&#8217;e karşı. Bu anlaşma Gazze&#8217;ye karşı.&#8221;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘TÜRKİYE İSRAİL İLE BİRLİKTE AYNI CEPHEYE GİRİYOR’</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8220;O kadar açık ki burada en önemli maddeler bir kere bir askeri iş birliği, silahlı iş birliği birçok maddede tekrar ediliyor ve anlaşmanın özü bu. Bu taraflardan birine yapılacak herhangi bir saldırı hepsine yapılmıştır diye ifade ediliyor. Ondan sonra ve ama şurası çok önemli. Suudi Arabistan&#8217;ın adı anılıyor. Şimdi bu anlaşma dolayısıyla diyelim Türkiye ile İsrail arasında bir savaş çıktı. Suudi Arabistan ile Pakistan gelip Türkiye ile beraber İsrail&#8217;e karşı Amerika&#8217;ya karşı savaşacak mı? Meriç Nehri&#8217;ni NATO geçme tatbikatı yaptı. Tanklarıyla ondan sonra Meriç Nehri&#8217;ni geçiyorlar. Suudi Arabistan&#8217;dan askerler gelip Meriç Nehri&#8217;nin orada Türkiye&#8217;yi mi savunacak? Veya da Pakistan&#8217;dan gelip Türkiye&#8217;yi mi savunacak? Veya Pakistan&#8217;ın nükleer silahları Türkiye için bir şemsiye mi olacak? Gerçeklere bakalım. Bu anlaşmada Suudi Arabistan&#8217;a yöneltilecek bir saldırı ile ilgili komitenin toplantısında açıkça Suudi Arabistan&#8217;ın adı anılıyor.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Suudi Arabistan&#8217;a yönelik bir tecavüzde askeri yetenekleriyle, kuvvetleriyle Türkiye ve Pakistan Suudi Arabistan&#8217;ın yanında yer alacaktır. Zaten bugün gündemde bu var. Şu an da bu anlaşmanın altında imzası bulunan Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan&#8217;dan silahlı bir savaş içerisinde olan Suudi Arabistan var. Bu anlaşmada ne deniyor? Deniyor ki taraflardan biri ondan sonra silahlı bir çatışmaya vesaire girdiği zaman bu diğer taraflar içinde bir tecavüz, bir saldırı olarak kabul edilecek ve topyekûn bütün kuvvetleriyle bu ülkeler hep birlikte o tecavüzcüye karşı savaşacak. Şu an da kim savaşıyor? Şu anda Suudi Arabistan Yemen&#8217;in istiklal savaşına karşı savaşıyor ve İsrail ile beraber.&#8221;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘İRAN, FİLİSTİN VE GAZZE YEMEN’İN YANINDA’</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8220;Peki o zaman ne oluyor? Türkiye bir yükümlülük altına giriyor. Türkiye bir taahhüt altına giriyor. Hangi taahhüt, hangi yükümlülük altına giriyor? Suudi Arabistan&#8217;ın yanında Yemen&#8217;e karşı, Yemen&#8217;in istiklal savaşına karşı savaşma veya Suudi Arabistan&#8217;ı şu veya bu şekilde silahlı olarak ve bir takım savunma araçlarıyla veyahut da savaş araçlarıyla destekleme taahhüdü altına giriyor. Dolayısıyla bu anlaşmaya göre Türkiye cepheye giriyor. Hangi cepheye giriyor? İsrail ile birlikte aynı cepheye giriyor. İsrail ile birlikte Türkiye aynı cepheye giriyor. Amerika ile birlikte aynı cepheye giriyor. Çünkü Yemen&#8217;in karşısında olan İsrail ve Amerika. Yemen&#8217;in yanında olanlar kim? İran, Filistin, Gazze bunlar Yemen&#8217;in yanında. Dolayısıyla burada cepheler kurulmuş. Türkiye Suudi Arabistan&#8217;ın yanında silahlı bir takım cepheleşme ve çatışmalara dahil olma taahhüdünde bulunduğu durumda bulunuyor bu anlaşmada imzasını atmış altına. Dolayısıyla Türkiye İsrail&#8217;in yanında ve aslında bu anlaşma İsrail ile Türkiye arasında yapılmış. Türkiye İsrail&#8217;e diyor ki merak etme ben sana karşı olan silahlı mücadelelerde senin yanındayım diyor. Bu anlaşmanın özü bu. Onun için Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;ne ve Türk milletine çok büyük sorumluluklar düşüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu anlaşmayı onaylayamaz. Çünkü bu anlaşma İsrail ile aynı cephede atılan imzaların anlaşmasıdır. Bunun altındaki imzalar İsrail yandaşlığını taahhüt ediyorlar. Ve İsrail&#8217;in yanında hatta savaşa girme birtakım taahhütlerinde bulunuyorlar. O tür yükümlülükleri üstleniyorlar. Çok açık 16 maddeyi okuduğumuz zaman. Dolayısıyla evet Suudi Kralı&#8217;nın ve tahtının altında imzası var ama o imzayı şöyle bir kazıyın. Altında niye göreceksiniz? Netanyahu&#8217;nun imzasını göreceksiniz. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan&#8217;ın imzasının yanında bu anlaşmada Netanyahu&#8217;nun imzası var. Ve Pakistan Başbakanı&#8217;nın imzası var. Bu anlaşmanın özü budur.”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘RİYAD’DA BUGÜN İSRAİLLİ GENERALLER VAR’</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8221; Maddelerin hepsi birbirini tekrar ediyor. Ama madde 1&#8217;in altında ne diyor? Taraflardan herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda taraflar yani Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bu tehditler veya tehlikeleri bertaraf etmek maksadıyla gerekli tüm yöntemleri yani silahlı yöntemler dahil kullanırlar. Yani burada ne diyor? Türkiye bu anlaşmanın bir tarafı olarak Suudi Arabistan&#8217;ın tehdidi ve tehlikeye düşmesi halinde Suudi Arabistan&#8217;ın yanında her türlü imkanıyla ve yöntemiyle mücadeleye girer diyor. Birinci maddenin son fıkrasında. Peki bu Suudi Arabistan&#8217;ın yanında orada Yemen&#8217;e karşı mücadeleye girmek ne demek? İsrail&#8217;in yanında mücadeleye girmek demek. Çok açık. Suudi Arabistan karargahında, Riyad&#8217;da bugün İsrailli generaller var. Bunu bütün dünya biliyor. Her yerde yazılıyor bu. İsrail&#8217;in komutanları karargâhı gelmiş Riyad&#8217;a taşımış. Oradan Suudi Arabistan&#8217;ın ondan sonra Yemen&#8217;in istiklal savaşına karşı mücadelesini yönetiyor. Silahlı da destekliyorlar. Amerika&#8217;sı da destekliyor Suudi Arabistan&#8217;ı. İsrail&#8217;i de destekliyor. Değil mi? Onun için Türkiye, Suudi Arabistan&#8217;la birlikte Suudi Arabistan&#8217;a yönelik tehlike ve tehditler karşısında bu tehlikeleri bertaraf etmek maksadıyla bütün yöntemleri uygular dediğiniz zaman bu Türkiye&#8217;yi Suudi Arabistan&#8217;la birlikte, İsrail ile birlikte Yemen&#8217;in istiklal savaşına karşı sürüyor bu anlaşma. Dolayısıyla bu anlaşmayı İsrail yazmış. İsrail yazmış. Bizim Dışişleri Bakanlığı yazmamış. Ve maalesef Türkiye&#8217;de bunun altını imzaya atmış.&#8221;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘SUUDİ ARABİSTAN, İSRAİL’İN GÜDÜMÜNDE’</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
bu-ayari-bilmeyen-cok-sey-kacirir-aydinliki-googleda-daha-
gorunur-yapabilirsiniz2-1.gif" 
alt="GOOGLE'da KıvılcımHaber" class="wp-image-48330" 
style="width:800px;height:auto"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8221; Bakın maddelerin hepsi böyle. Devam edelim. İkinci madde. Üçüncü madde. İkinci maddeyi okuyalım. Taraflar saldırıya uğrayan taraf birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkanlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecektir. Bakın derhal lafı var. Şu an da Suudi Arabistan, İsrail&#8217;in güdümünde Yemen&#8217;in istiklal savaşına karşı şu anda savaşıyor zaten Suudi Arabistan. Yeniliyor, yenilgiye doğru gidiyor. Ama bu ikinci madde gereğince Türkiye&#8217;de derhal, derhal kelimesi de önemli. O bakımdan da çok tehlikeli bir şey. Derhal Suudi Arabistan&#8217;ın, dolayısıyla İsrail&#8217;in yardımına koşacak Türkiye silahlı güçleriyle.&#8221;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘İSRAİL DE SUUDİ ARABİSTAN’I DESTEKLİYOR’</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8220;Devam edelim. Üçüncü madde. O kadar çok, bir kere şunu söyleyeyim bu anlaşmayı yazanlar, İsrail yazmış 16 maddeyi aslında, 5-6 madde de yazabilirdi. Yani çok tekrar var bu anlaşmada. Devamlı aynı şeyler tekrar edip duruyor. Tekrar eden ne? Türkiye Suudi Arabistan&#8217;ın yanında savaşa dahil olacak derhal. Tekrar eden bu. Bütün okuyacağımız, bütün maddelerde dönüp dolaşıp bu var. Madde 3, madde 2&#8217;yi geçtik. Madde 3&#8217;ten okuyalım. Taraflar, iş bu anlaşmanın ikinci maddesi gereğince savunma, savunma sanayi ve güvenlik alanlarında yakın iş birliği yapar. Yani şimdi Suudi Arabistan&#8217;ın elindeki cephanelerin, mühimmatın falan tükendiği bütün dünya basınında yer alıyor. Füzeleri tükeniyor, diğer mühimmatı tükeniyor vesaire falan. Yani yalnız Mehmetçiği Suudi Arabistan&#8217;ın yanında, İsrail&#8217;in yanında Yemen&#8217;in üzerine salmak gibi bir tehlike yok bu anlaşmanın içinde. Aynı zamanda Türkiye Yemen&#8217;in istiklal savaşına karşı bir takım askeri araçlarla, mühimmatla vesaire İsrail&#8217;i destekleyecek. Suudi Arabistan&#8217;ı destekleyecek ama o İsrail&#8217;i desteklemek. İsrail de Suudi Arabistan&#8217;ı destekliyor. İsrail Suudi Arabistan&#8217;ın ordusunu şu anda yönetiyor. İsrail Suudi Arabistan&#8217;ın başkentinde karargâh kurmuş durumda.&#8221;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘BÜTÜN MADDELER BİRBİRİNİ TEKRAR EDİYOR’</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8220;Devam edelim. Altıncı madde, gelebilir miyiz altıncı maddeye? Ben atlayarak gidiyorum. Bütün maddeler birbirini tekrar ediyor. Bu anlaşmayı yazanlarda bir anlaşma yazma tekniği ve bilgisi de yok onu söyleyeyim. Aynı şeyleri, döndürüp döndürüp aynı lafları… Beş maddede yazılacak bir anlaşma 16 maddede yazılmış. Altıncı madde, taraflar savunma yeteneklerini geliştirmek maksadıyla savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile tarafların silahlı kuvvetlerinin birlikte çalışabileceğinin artırılmasına yönelik konuşlanma ve faaliyetleri teşvik ederler. Yani şöyle bizim tür silahlı kuvvetleri Suudi Arabistan ordusunu eğitecek, Suudi Arabistan subaylarını eğitecek, askerlerini eğitecek, ondan sonra bir takım savunma konularındaki personel değişimi yapacak vs. Yani yalnız başına Mehmetçiği göndermek değil. Her alanda bir savaşta Suudi Arabistan&#8217;ı dolayısıyla İsrail&#8217;i destekleme taahhütleri var burada, Türkiye açısından.&#8221;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘SUUDİ ARABİSTAN NE İLE KATKIDA BULUNACAK?’</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8220;Beşinci maddede bir terörizm vurgusu var. Yani bu da tekerleme bu kardeşim. Yani bu Amerika Birleşik Devletleri falan dünyada terörizme karşıyım diyor ya, o terörizme karşıyım dediği istiklal savaşlarına karşı. Yani sonuçta böyle Amerika&#8217;nın teröristleri, Atatürk&#8217;e de terörist diyordu bunlar. İstiklal Savaşı&#8217;nda eşkıya diyorlardı. Emperyalistler Atatürk&#8217;e eşkıya demiyorlar mıydı? O zamanki İstanbul basınını açalım okuyalım. O zamanki padişah, İstanbul hükümeti Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya ve Anadolu&#8217;daki Kuvayi Milliye&#8217;ye, İstiklal Savaşı kuvvetlerine ne diyordu? Bunlar diyordu eşkıya. Yani bugünkü dille terörist diyordu. Bugün de Amerika&#8217;nın dilinde terörist. Vietnam savaşıyor, o terörist. İran savaşıyor, o da terörist. İran bir terörist devlet diyor. Filistin direniyor, o da terörist. Gazze direniyor, Gazze&#8217;deki teröristler. Hamas terörist değil miydi Amerika&#8217;nın dilinde ve hala değil mi? Hatta bizim hükümetimiz dahi, Hamas o savaşa başladığı zaman, Gazze&#8217;de bizim hükümetimiz Hamas&#8217;a terörist demiyor muydu? Onun için bu terörist lafının bir kıymeti yok. Yani Suudi Arabistan, ondan sonra Türkiye&#8217;de bizim teröre karşı mücadelemize mi gelecek katkıda bulunacak? Ne ile katkıda bulunacak Suudi Arabistan? Nesi var da katkıda bulunacak? Kendi halini kurtaracak durumu yok. Perişan durumda Suudi Arabistan ve yeniliyor. Türkiye bir tehditle karşılaştığı zaman, Meriç&#8217;ten NATO kuvvetleri tatbikatını yaptılar. Meriç&#8217;ten tanklarla geçme tatbikatını. Suudi Arabistan gelip de bizim yanımızda o tankların karşısında savaşacak mı? Öyle bir ihtimal var mı? Öyle bir ihtimal yok. Ama şu ihtimal var. Zaten bu ihtimal burada açıkça Suudi Arabistan&#8217;ın tehlike ve tehditlerinden bahsedildiği zaman ifade ediliyor. Yemen&#8217;in istiklal savaşına karşı Türkiye&#8217;nin Mehmetçiği yollaması, ondan sonra Suudi Arabistan&#8217;ın personelini eğitmesi, bir takım harp savaş araçları, gelişleri vs. bunları Suudi Arabistan&#8217;a dolayısıyla İsrail&#8217;e vermesi, o tehlikeler var. Ama Türkiye&#8217;nin bir vatan savunmasına hangi imkanlarıyla Suudi Arabistan destek olacak? Komik. Taraflar birbirini destekleyecekmiş. Türkiye&#8217;ye bir tecavüz hukuku bulduğu zaman Suudi Arabistan nesi var ki, hangi gücüyle, hangi imkanlarıyla Türkiye&#8217;yi destekleyecek? Hem de İsrail&#8217;in güdümünde olan bir Suudi Arabistan. Öyle bir ihtimal var mı? İsrail Türkiye&#8217;ye karşı savaştığı zaman Suudi Arabistan da İsrail&#8217;le beraber olacak. Diyelim ona petrolünü verecek. Parası varsa parasını verecek ama artık Suudi Arabistan&#8217;ın ne petrolü kalıyor ne parası kalıyor. Onu da orada görelim.&#8221;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘NİYE ANKARA DEĞİL DE SUUDİ ARABİSTAN?’</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8220;Devam edelim. 7. maddeye geçebiliriz. Şimdi bakın benim için en önemlisi 8. maddede. Stratejik, siyasi ve savunma komitesine hizmet vermek diye başlayan Suudi Arabistan&#8217;ın adının anıldığı yer var burada. Şimdi 8. maddede bir komite kurdular. Stratejik, siyasi ve savunma komitesi. Yani sözüm ona Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bir komite kurdu. Alt komite kurdu. O da tabi yasa dışı bir komite de. O komiteye hizmet vermek üzere merkeze Suudi Arabistan Krallığı&#8217;nda bulunan bir sekretarya iddiası edilir. Niye merkeze Suudi Arabistan&#8217;da? Çünkü savaş orada. Niye Ankara&#8217;da değil? Niye Mersin&#8217;de değil? Niye Antalya&#8217;da değil? Niye Kıbrıs&#8217;ta değil? Ya da Pakistan&#8217;da diğer tarafta. O bakımdan. Bu Yemen Savaşı&#8217;yla ilgili Suudi Arabistan&#8217;ın Yemen Savaşı&#8217;yla ilgili bir anlaşma yapıldığı&#8230; Dolayısıyla İsrail&#8217;in Yemen&#8217;e karşı savaşıyla ilgili bir anlaşma yapıldığının işte kanıtlarından biri.&#8221;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘KAPIYI BURADA KAPATMAMIZ LAZIM’</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8220;Maddeler birbirlerini tekrar ediyor. Yani özü şu, içeriği şu: Türkiye, İsrail&#8217;in yanında Yemen&#8217;in istiklal savaşına karşı savaşa girecek. Eğer meclis bunu kabul ederse. O da yetmiyor tabii. Bir de tezkere getirmeleri gerekiyor meclise. Asker yollamak vs. için falan filan. Ama bunun önünü kesmemiz lazım. Bu anlaşmayı meclis kabul ettiği zaman arkasından tezkere de bu anlaşmaya dayanarak getirilecek. Diyecekler ki bak bu anlaşmayı meclisten geçtik, kabul ettik. Öyleyse Mehmetçiği Suudi Arabistan&#8217;ın emrinde, İsrail&#8217;in emrinde Yemen&#8217;in istiklal savaşına karşı gönderiyoruz. O tezkereye de evet deyin diyecekler. Onun için kapıyı burada kapatmamız lazım.&#8221;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>‘SUUDİ ARABİSTAN VE İSRAİL’E ÇALIŞAN BİR ANLAŞMA’</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8220;Lojistik destek madde 10. Taraflar, lojistik destek hizmetlerinin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı olarak, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlar. Suudi Arabistan&#8217;ın hangi silahı, teknolojisi var ki Türkiye&#8217;ye destek sağlayacak? Veyahut da diyelim Pakistan bizim kardeşimiz falan vesaire ama Pakistan elindeki nükleer silahları getirip Türkiye&#8217;ye mi verecek de Doğu Akdeniz&#8217;de Türkiye, İsrail ve Amerika&#8217;nın nükleer tehdidine karşı Pakistan&#8217;ın nükleer silahlarıyla bir caydırıcı kuvvet oluştursun. Masal bunlar. Olmayacak şeyler. Bütün bu anlaşmayı pratikte, gerçeklik zemininde değerlendirdiğimiz zaman bir masal kısmı var. Ama bir hakikat kısmı var. O da nedir? O taraflardan Suudi Arabistan ve İsrail&#8217;e çalışan bir anlaşma bu. Yani İsrail ve Suudi Arabistan&#8217;ın silahlı mücadelesine Yemen&#8217;e karşı destek olmayı getirip önümüze koyan bir anlaşma bu. Yoksa Türkiye&#8217;ye Suudi Arabistan&#8217;ın ne desteği olacak? Pakistan&#8217;ın ta Asya&#8217;nın öbür ucundan ne desteği olacak?&#8221;</em></p>



<figure class="wp-block-table is-style-stripes"><table class="has-fixed-layout"><tbody><tr><td><strong><em>‘ÇEKİLMEK DE TÜRKİYE’Yİ KURTARMIYOR’</em></strong><br><em>&#8220;Bakın yürürlükle ilgili de onu da söyleyelim. Ta on yıllık bir yürürlüğü var. Ondan sonra on yıl geçerli olacak. Ve yürürlükten sonra da Türkiye Devleti öyle bir taahhüt altına giriyor ki, diyelim ki anlaşmadan çekildi. On yıl sonra eğer isterse çekilebiliyor. Ama anlaşmadan çekildikten sonra da anlaşmanın yürürlükte olan hükümlerine uymak zorunda. Yani çekilmek de Türkiye&#8217;yi kurtarmıyor. Tabi onların bu İsrail&#8217;in imzasıyla yapılan anlaşmaya önümüzdeki Türkiye&#8217;nin milli hükümetleri derhal bu anlaşmayı feshedecek. Ve hiç kimse de Türkiye&#8217;ye bunları dayatamayacak. Anlaşmanın metinleri Türkçe, Arapça ve İngilizce diyor. Bütün bu metinler ondan sonra esastır diyor. Ama arkasından diyor ki İngilizce metin esas alınır. Ya İngilizler yok bu anlaşmada, Amerikalılar yok. Niye Arapça metin, Türkçe metin, Pakistanlıların konuştuğu Urduca metin esas alınmıyor da İngilizce metin esas alınıyor? İngilizce metin esas alınmasında bile Türkiye&#8217;den bir utanç var. Bizim dilimiz Türkçe. Hadi anlaşmayı Araplarla imzaladık o zaman Arapça olabilir. Niye İngilizce esas olsun? İngilizler yok ki bu anlaşmada. Amerikalılar da yok. İngilizce konuşan herhangi bir ülkede yok. Niye İngilizce esas alınıyormuş? Bu da bu anlaşmayı yapanların hangi sisteme bağlı olduklarını gösteren çok önemli bir madde. Onu da ifade edelim.&#8221;</em></td></tr><tr><td><strong><em>‘BU ANLAŞMA TÜRKİYE&#8217;YE VE İNSANLIĞA KARŞIDIR’</em></strong><br><em>&#8220;Bütün vatandaşlarımıza, milletvekillerine bu anlaşmayı, incelemelerini, okumalarını önemli hararetle öneriyoruz. Tekrar ediyorum bu anlaşmanın altında İsrail&#8217;in imzası vardır. Bizim Cumhurbaşkanımız Netanyahu ile birlikte bu anlaşmanın altına imza atmıştır. Çünkü bu anlaşmadan yararlanacak tek ülke İsrail. Suudi Arabistan&#8217;da yararlanmaz. Suudi halkı yararlanmaz. Suudi milleti yararlanmaz. Oradaki bir Suudi prensliği var ya, bir sallanmakta olan, tahtı sallanan Suudiler var. Suudi krallığı var. Onlar bir tahtlarını korumak için bu anlaşmadan yararlanırlar. İsrail yararlanır, Amerika yararlanır. Dolayısıyla bu anlaşmanın taraflarında Türkiye yok, Pakistan da yok aslında bu anlaşmanın taraflarında. Suudi kralları var ve İsrail var ve Amerika var. Bu anlaşmanın esas imzacıları ve bu anlaşma metnini yazanlar İsrail ve Amerika. Çok açık ifade edelim. Okuyanlar bunu kesin olarak tespit edecek ve göreceklerdir. O nedenle buradan Türkiye Büyük Meclisine bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. İsrail&#8217;in tamamen çıkarlarını temsil eden ve İsrail&#8217;le silah arkadaşı olan, İsrail&#8217;in güdümünde olan, hatta silah arkadaşı da demeyelim. Suudi Arabistan şu anda İsrail&#8217;in silah arkadaşı değil, İsrail&#8217;in piyonu. İsrail&#8217;in piyonu olan Suudi Arabistan&#8217;la yapılan anlaşma aslında İsrail&#8217;le yapılan bir anlaşmadır. Anlaşmanın tamamı İsrail&#8217;in askeri çıkarlar, silahlı çıkarlarına hizmet etmektedir. Bu anlaşma Yemen&#8217;in İstiklal Savaşı&#8217;na karşıdır. Bu anlaşma Filistin&#8217;e karşıdır. Öyle Filistin&#8217;e ilaç milaç yollayalım diyor bizim hükümetimiz. Filistin&#8217;e füze yollayanlar var Yemen Cumhuriyeti. Yemen Cumhuriyeti Filistin&#8217;e ilaç yollamıyor, ekmek yollamıyor, kuru ekmek yollamıyor, füze yolluyor. Amerika&#8217;nın donanmasını Kızıldeniz&#8217;den kovuyor Yemen. Bu anlaşma tamamen öz olarak bütünüyle Yemen&#8217;e karşıdır. En önce Yemen&#8217;e karşıdır, sonra Filistin&#8217;e karşıdır, ondan sonra İran&#8217;a karşıdır ve Türkiye&#8217;ye karşıdır. Bu anlaşma Türkiye&#8217;ye ve insanlığa karşıdır.&#8221;</em></td></tr></tbody></table></figure>



<iframe loading="lazy" width="830" height="415" src="https://www.youtube.com/embed/xY8JWbtGOvQ?si=Yu_aHOTUeTaLLL9h" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://independent.academia.edu/Fatih%C3%96zcan52" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="50" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
academia-tanitim-seridi-copy.png" 
alt="" class="wp-image-48359" style="width:800px;height:auto"/>
</a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts is-layout-flow wp-block-latest-posts-is-layout-flow"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/">Cumhuriyet’in fikri mimarı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/">Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/">63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:600px" aria-label="asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-e1689250-4bda-4c28-85e0-959ada320268" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-e1689250-4bda-4c28-85e0-959ada320268">İndir</a></div>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/mekke-anlasmasinin-altinda-israilin-imzasi-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demokrasi, sandıktan daha fazlası1</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi1/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2026 12:02:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Başyazı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Selenga]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Sandık]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi süreç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=49554</guid>

					<description><![CDATA[Demokrasi: Halk Egemenliğinden Bilinçli Yurttaşlığa Demokrasi, en genel anlamıyla halkın kendi kendisini yönetmesi, siyasi iktidarın kaynağının halk iradesine dayanmasıdır. Abraham Lincoln’ün ünlü ifadesiyle demokrasi, “halkın, halk tarafından, halk için yönetimi”dir. Ancak bu tanım, demokrasinin yalnızca çıkış noktasını açıklar. Çünkü demokrasi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center has-vivid-red-color has-text-color has-link-color wp-elements-21 wp-block-paragraph" style="font-size:32px"><strong><em>Demokrasi: Halk Egemenliğinden Bilinçli Yurttaşlığa</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full">
<a href="https://news.google.com/search?q=+kivilcimhaber.com.tr+site:
www.kivilcimhaber.com.tr+++%22K%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mHaber
%22&amp;amp&amp;hl=tr&amp;gl=TR&amp;ceid=TR:tr" target="_blank" 
rel="noreferrer noopener"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="48" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/
wp-content/uploads/2026/09/kh-google-takipet.gif" alt="" 
class="wp-image-49147"/></a></figure>



<p class="has-text-align-right has-text-color has-link-color has-medium-font-size wp-elements-22 wp-block-paragraph" style="color:#0e6895">Demokrasi, en genel anlamıyla halkın kendi kendisini yönetmesi, siyasi iktidarın kaynağının halk iradesine dayanmasıdır. Abraham Lincoln’ün ünlü ifadesiyle demokrasi, <strong><em>“halkın, halk tarafından, halk için yönetimi”</em></strong>dir. Ancak bu tanım, demokrasinin yalnızca çıkış noktasını açıklar. Çünkü demokrasi sadece yöneticilerin seçimle belirlenmesi değil; millî egemenliğin, hukukun üstünlüğünün, hürriyetlerin, yurttaşlığın güvence altında bulunduğu bir yönetim düzenidir. Bu haliyle antik demokrasi ve modern demokrasi birbirinden ayrılır. Modern demokraside Orta Çağ yüklerinden kurtulma, 16.-17. yüzyıllarda feodal düzene, çağımızda feodal kalıntılara darbe vurma içeriğini kazanmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasi yalnızca <strong><em>“seçim, sandık ve çoğunluk yönetimi”</em></strong> değil, feodal kalıntılara ve ayrıcalıklara darbe vuran tarihsel bir dönüşümdür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>DEMOKRASİ: FEODAL AYRICALIKLARDAN EŞİTLİĞE VE YURTTAŞLIĞA</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokrasinin tarihsel gelişimini anlamak için önce onun neye karşı doğduğuna bakmak gerekir. Avrupa&#8217;da modern demokrasi, büyük ölçüde feodal toplumun siyasi ve hukuki ayrıcalıklarına karşı verilen mücadele süreçlerinden çıktı. Feodal düzende insan, soyut anlamda <strong><em>“eşit yurttaş”</em></strong> değildi. Doğduğu sınıf, bağlı olduğu toprak, ailesi ve soyu onun haklarını ve toplumdaki yerini büyük ölçüde belirliyordu. Soyluların, ruhban sınıfının ve monarşinin ayrıcalıkları vardı; geniş halk kitleleri ise aynı siyasi ve hukuki haklara sahip değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle modern demokrasinin en devrimci ilkelerinden biri başlangıçta <strong><em>“eşitlik”</em></strong> oldu. Fransız Devrimi&#8217;nin <strong><em>“özgürlük, eşitlik, kardeşlik”</em></strong> sloganındaki eşitlik, yalnızca ahlaki bir temenni değildi; aristokrasinin, doğuştan gelen statülerin ve feodal imtiyazların reddedilmesi anlamına geliyordu. Jean-Jacques Rousseau gibi düşünürlerin halk egemenliği anlayışı da iktidarın kaynağını hükümdarın veya hanedanın iradesinden çıkarıp halka taşıdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıdan bakıldığında demokrasi, <strong><em>“tebaa”</em></strong>dan <strong><em>“yurttaş”</em></strong>a geçiştir. Feodal toplumda birey bir otoriteye bağlıdır; demokratik toplumda ise teorik olarak devletin eşit haklara sahip kurucu unsurudur. <strong><em>“Hükümdarın kulları”</em></strong> anlayışının yerine <strong><em>“egemen millet”</em></strong> düşüncesinin geçmesi, feodal siyasi ilişkiler açısından son derece büyük bir kırılmadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fakat mesele yalnızca monarşinin ortadan kaldırılması değildir. Feodal kalıntılar Cumhuriyet kurulduktan veya seçim sistemi getirildikten sonra da yaşayabilir. Aşiretçilik, şeyhlik-müritlik ilişkileri, ağalık, toprak üzerindeki büyük güç yoğunlaşmaları, aile ve soy ayrıcalıkları, yerel nüfuz sahiplerine bağımlılık ve insanların özgür yurttaşlar yerine bir cemaatin tabi unsurları olarak hareket etmeleri, demokratik kurumlarla yan yana varlığını sürdürebilir. FETÖ müritliği ya da Furkancılar mensupluğu gibi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burada demokrasinin daha derin anlamı ortaya çıkar: Demokrasi yalnızca <strong><em>“her dört-beş yılda bir oy kullanmak”</em></strong> değildir. Aynı zamanda insanı kişisel bağımlılık ilişkilerinden kurtarıp bağımsız yurttaş haline getiren toplumsal koşulların yaratılmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin köylünün ekonomik yaşamı bütünüyle büyük toprak sahibine bağlıysa, borcunu ondan alıyor, toprağını ondan kiralıyor, işini onun aracılığıyla buluyor ve devletle ilişkisini onun üzerinden yürütüyorsa hukuken oy hakkına sahip olması tek başına tam bir demokratik özgürlük sağlamaz. Oy vardır; fakat yurttaşın bağımsız karar verebilmesinin maddi zemini zayıftır. Bu nedenle tarih boyunca toprak reformu, eğitim, laik hukuk, kadın-erkek eşitliği ve yerel feodal otoritelerin tasfiyesi birçok ülkede demokratikleşmenin toplumsal boyutları olarak görülmüştür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye açısından mesele daha da önemlidir</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://www.google.com/preferences/source?q=
kivilcimhaber.com.tr" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
bu-ayari-bilmeyen-cok-sey-kacirir-aydinliki-googleda-daha-
gorunur-yapabilirsiniz2-1.gif" 
alt="GOOGLE'da KıvılcımHaber" class="wp-image-48330" 
style="width:800px;height:auto"/></a></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;de demokrasi tarihini yalnızca 1946&#8217;da çok partili hayata geçişle başlatmak bu nedenle eksik kalır. Daha geniş tarihsel açıdan bakıldığında Tanzimat, Meşrutiyetler, Millî Mücadele ve Cumhuriyet Devrimi, egemenliğin kaynağı ve toplumdaki ayrıcalıkların tasfiyesi bakımından aynı uzun modernleşme sürecinin farklı aşamaları olarak değerlendirilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle <strong><em>“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”</em></strong> ilkesi, yalnızca bir yönetim tekniğini ifade etmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Egemenliğin hanedandan alınarak millete verilmesi iddiasıdır. Cumhuriyetin ilanı ve saltanatın</p>



<p class="wp-block-paragraph">kaldırılması bu nedenle siyasal düzeyde feodal-monarşik düzenle en büyük kopuşlardan biridir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ardından hilafetin kaldırılması, hukuk birliğinin sağlanması, Medeni Kanun&#8217;un kabulü, eğitim birliği, kadınların siyasi ve medeni haklarının genişletilmesi gibi Cumhuriyet devrimleri, demokrasinin yalnızca sandıktan ibaret olmayan yurttaşlık ve hukuk eşitliği boyutuyla birlikte okunabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>BİZDE DEMOKRATİK DEVRİMİN EKSİKLİĞİ: TOPRAK MESELESİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Türkiye&#8217;nin demokratik devriminin önemli bir eksikliği de burada görülür: Toprak meselesi. Cumhuriyet ağalık ve aşiret ilişkilerine çeşitli darbeler vurmasına rağmen Mustafa Kemal Atatürk’ün erken ölümü, 2. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi, İsmet İnönü’nün Tanzimat zihniyetli olması ve Kemalist Devrim’in kireçlenmesi, feodal kalıntıların direnci gibi nedenlerden dolayı kapsamlı bir toprak reformunu gerçekleştiremedi. Böylece özellikle bazı kırsal bölgelerde büyük toprak sahipliği, aşiret bağları ve yerel nüfuz ilişkileri uzun süre siyasi davranışı da belirleyebildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum önemli bir paradoks doğurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Demokratik seçim mekanizması bazen feodal ilişkileri ortadan kaldırmak yerine onları parlamentoya taşıyabilir. Ağa, şeyh veya aşiret önderi eskiden yerel iktidarını geleneksel otoritesinden alırken, seçim düzeninde aynı toplumsal nüfuzu oy gücüne dönüştürerek milletvekili, belediye başkanı veya parti yöneticisi üzerinde etkili hale gelebilir. Böylece biçimsel demokrasi ile feodal toplumsal ilişkiler bir süre birlikte yaşayabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tam da bu nedenle demokrasi ile feodalizmin tasfiyesi arasında güçlü bir bağ kurulabilir. Gerçek demokratikleşme, yalnızca oy hakkının yaygınlaşması değil, bireyin ağanın, şeyhin, aşiretin, hanedanın veya başka bir geleneksel otoritenin tabi unsuru olmaktan çıkarak özgür ve eşit yurttaş haline gelmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım bizi önemli bir ayrıma götürür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sandık demokrasinin aracıdır; yurttaş eşitliği ise onun toplumsal temelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla demokrasiye <strong><em>“feodal kalıntılara darbe vurma”</em></strong> açısından baktığımızda, Cumhuriyet ile demokrasi birbirinin karşıtı olmak zorunda değildir. Türkiye&#8217;nin tarihsel koşullarında Cumhuriyet devriminin feodal ayrıcalıkları tasfiye eden uygulamaları, demokratik yurttaşlığın maddi ve hukuki zeminini hazırlayan adımlar olarak da değerlendirilebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte demokrasi burada bitmez. Feodal ayrıcalıkların yerine bürokratik, ekonomik veya siyasi yeni ayrıcalıkların kurulması da demokratik eşitliği zedeler. Bu yüzden demokratik devrimin mantığı sürekli olarak şu soruyu sormayı gerektirir:</p>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanlar gerçekten eşit yurttaşlar mı, yoksa siyasi haklarını kullanırken hâlâ ekonomik, dinsel, ailesel, aşiretsel veya başka kişisel bağımlılık ilişkilerinin etkisi altında mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıdan demokrasi, yalnızca <strong><em>“halkın yöneticilerini seçmesi”</em></strong> değil, halkı tebaalıktan çıkararak yurttaşlaştıran tarihi süreç olarak tanımlanabilir. Feodalizme vurduğu asıl darbe de buradadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>HALKIN EGEMENLİĞİNE DAYANAN BİR YÖNETİM BİÇİMİ</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilindiği gibi demokrasinin mutat tanımı <strong><em>“halkın egemenliğine dayanan bir yönetim biçimi”</em></strong> olmasıdır. Etimolojik kaynağını Yunanca <strong><em>“demos”</em></strong> (halk) ve <strong><em>“kratos”</em></strong> (iktidar, güç) sözcüklerinden alır. Ve <strong><em>“halkın iktidarı”</em></strong> anlamına gelir. Evet kağıt üstünde böyledir. Ve gene kağıt üstünde modern anlamda demokrasi, vatandaşların özgür ve adil seçimler yoluyla yöneticilerini belirlediği, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, hukukun üstünlüğünün esas olduğu bir sistemdir diye klasik bir tanım yapılır. Demokrasiyi salt sandığa indirgeyen klasik tanımların ötesinde Orta Çağ bağımlılıklarından kurtulma, ağalık, şeyhlik, müritlik, mensupluktan arınma özüne sahiptir. Çağımızda milli demokratik devrim sorunudur. Mustafa Kemal Atatürk’ün özlü tanımıyla <strong><em>“şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar toplumu olmak”</em></strong>tan arınma programıdır. Batıda bu program 17.-18. yüzyıllarda, burjuva demokratik devrimleriyle başlamıştır. Bizde ise 200 yıllık bir geçmişi vardır. 19. yüzyılın ortalarında başlayan süreçlerde gelişmiştir. 1876 ilk Meşrutiyet Devrimi’yle ateşlenmiş, 1908 2. Meşrutiyet Devrimi’yle ivmelenmiş, 1923 Kemalist Devrim’iyle doruğuna çıkmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>DEVAM EDECEK</em></strong></p>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized">
<a href="https://independent.academia.edu/Fatih%C3%96zcan52" 
target="_blank" rel=" noreferrer noopener">
<img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="50" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/
uploads/2026/07/
academia-tanitim-seridi-copy.png" 
alt="" class="wp-image-48359" style="width:800px;height:auto"/>
</a></figure>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts is-layout-flow wp-block-latest-posts-is-layout-flow"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi2/">Demokrasi, sandıktan daha fazlası2</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/cumhuriyetin-fikri-mimari/">Cumhuriyet’in fikri mimarı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/gazeteciler-bircok-ilde-ve-antalyada-sokaga-indi/">Gazeteciler Birçok İlde ve Antalya&#8217;da sokağa indi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/63-altin-film-festivali-kortej-yuruyusuyle-basladi/">63. Altın Film festivali kortej Yürüyüşüyle başladı</a></li>
</ul>


<div data-wp-interactive="core/file" class="wp-block-file"><object data-wp-bind--hidden="!state.hasPdfPreview" hidden class="wp-block-file__embed" data="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" type="application/pdf" style="width:100%;height:600px" aria-label="asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a gömüsü."></object><a id="wp-block-file--media-aec23f5d-5c9e-47b9-8d99-2a6f1b8d4feb" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">asrlanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda barışı1a</a><a href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2026/09/asrlanlarla-ceylanlar-dosttur-kucagimizda-barisi1a.pdf" class="wp-block-file__button wp-element-button" download aria-describedby="wp-block-file--media-aec23f5d-5c9e-47b9-8d99-2a6f1b8d4feb">İndir</a></div>



<marquee onmouseover="this.stop()" 
onmouseout="this.start()" scrollamount="3" 
direction="right" style="height:30;margin-top:10px;padding:
3px;border:0px gray solid;">
<table> <tbody><tr><td>
<img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td> 
 <td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"> </td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
<td><img decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/
2024/03/ataturklu-albayrak2.gif"></td>
</tr> </tbody></table> </marquee>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/demokrasi-sandiktan-daha-fazlasi1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
