<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doğa &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<atom:link href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/tag/doga/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Mar 2020 17:26:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/favicon-150x150.png</url>
	<title>Doğa &#8211; Kıvılcım Haber Burdur</title>
	<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yaylada yaban hayvanlarına yemleme</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/yaylada-yaban-hayvanlarina-yemleme/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/yaylada-yaban-hayvanlarina-yemleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2020 17:17:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Kış]]></category>
		<category><![CDATA[MPGK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaban hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=20132</guid>

					<description><![CDATA[Gölhisar Armutlu Yaylasında zorlu kış şartlarında yaban hayatına destek kapsamında tabiata 50 kg buğday serpildi. Milli Parklar Burdur Şube Müdürlüğü Gölhisar Şefliği’nce Armutlu Yaylası’nda yemleme destek çalışması yapıldı. Şeflik görevlileri tarafından, Gölhisar Armutlu Yaylasında, zorlu kış aylarında yiyecek bulmakta zorlanan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p style="font-size:25px" class="has-text-align-right"><strong><em>Gölhisar Armutlu Yaylasında zorlu kış
şartlarında yaban hayatına destek kapsamında tabiata 50 kg buğday serpildi.</em></strong></p>



<p>Milli Parklar Burdur Şube Müdürlüğü Gölhisar Şefliği’nce
Armutlu Yaylası’nda yemleme destek çalışması yapıldı.</p>



<p>Şeflik görevlileri tarafından, Gölhisar Armutlu
Yaylasında, zorlu kış aylarında yiyecek bulmakta zorlanan yabani hayvanlar için
karla kaplı bölgelere 50 kg buğday bırakıldı. </p>



<p>Yaban hayvanlarının korunması açısından büyük önem
arzeden yemleme çalışmalarının kış ayları boyunca devam edeceği belirtildi.</p>



<pre class="wp-block-code"><code>[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]</code></pre>



<iframe width="900" height="375" src="https://www.youtube.com/embed/FGXbAQIoC_g" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; 
encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen=""></iframe>


<ul class="wp-block-latest-posts__list wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ckd-konyaalti-aylik-uye-toplantisinda-abdnin-minab-katliami-lanetlendi/">CKD Konyaaltı aylık üye toplantısında ABD’nin Minab katliamı lanetlendi</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emeklilerin-feryadi-gecinemiyoruz/">Emeklilerin feryadı: “Geçinemiyoruz”</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/makudeki-calistayda-hayvanciligin-gelecegi-masaya-yatirildi/">MAKÜ’deki çalıştayda hayvancılığın geleceği masaya yatırıldı</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/epstein-denilen-batinin-ve-siyonizmin-lagim-cukuru/">Epstein denilen Batı’nın ve Siyonizm’in lağım çukuru</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari10/">Emekli yazıları10</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/israil-ve-abd-pes-etti-iranin-sartlari-kabul-edildi-ateskes-gerceklesti/">İsrail ve ABD pes etti; İran’ın şartları kabul edildi, ateşkes gerçekleşti</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari9/">Emekli yazıları9</a></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/antalya-expo-2016daki-ongorusuzluk-hovardaligi/">Antalya EXPO 2016’daki öngörüsüzlük hovardalığı</a></li>
</ul>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/yaylada-yaban-hayvanlarina-yemleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devrimci imam neden ayağa kalktı</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/devrimci-imam-neden-ayaga-kalkti/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/devrimci-imam-neden-ayaga-kalkti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf YAVUZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jun 2019 10:56:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[Katliam]]></category>
		<category><![CDATA[kayabükü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=14544</guid>

					<description><![CDATA[HES projelerde yok sayılan ve enerji üretme gerekçesiyle yaşam alanlarından sökülüp atılmak istenen Alara Vadisi&#8217;nde yaşayan köylüler anlatıyor… Türkiye 2003 yılında yeni bir yönetmelikle tanıştı. Kısaca Su Kullanım Hakkı Yönetmeliği olarak adlandırılan düzenleme, dereler ve akarsular üzerinde elektrik üretim lisansı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p style="text-align:right"><strong>HES projelerde yok sayılan ve enerji üretme gerekçesiyle yaşam alanlarından sökülüp atılmak istenen Alara Vadisi&#8217;nde yaşayan köylüler anlatıyor…</strong></p>



<p>Türkiye 2003 yılında yeni bir yönetmelikle tanıştı.
Kısaca Su Kullanım Hakkı Yönetmeliği olarak adlandırılan düzenleme, dereler ve
akarsular üzerinde elektrik üretim lisansı alan özel sektör firmaları ile DSİ
arasında imzalanan sözleşmenin usul ve esaslarını belirliyor. Yönetmeliğin
yürürlüğe girdiği 2003 yılından bu yana toplam 26 su havzası bulunan
Türkiye’nin hemen her bölgesindeki vadilerde yüzlerce su kullanım hakkı
sözleşmesi imzalandı, yüzlerce HES projesi inşa edildi. Resmi verilere göre,
2016 yılı sonu itibari ile Türkiye’de inşaatı tamamlanmış olan 596 HES projesi
bulunuyor. Ancak hükümetin enerjide dışa bağımlılığı sona erdireceği iddiasıyla
savunduğu ve vadilerdeki kırsal yaşamı altüst edip, doğa üzerinde ise telafisi
mümkün olmayan tahribatlar yaratma pahasına dayattığı HES projeleri
beklenildiği gibi enerjideki dışa bağımlılığı azaltmadığı gibi halkın ucuz
enerji ihtiyacına da çare üretmedi.</p>



<figure class="wp-block-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="900" height="75" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/satilik-daire.gif" alt="" class="wp-image-14329"/></figure>



<p>Durum böyle olunca neredeyse hareket eden her su
kaynağına ateş eden bir telaşla üzerinde HES projelendirilmemiş bir dere, çay
ve nehir bırakmayan iktidarın hatalı enerji politikası, bu furyaya balıklama
atlayan ve doğal varlıklar üzerinden kamusal kaynakları ve yasal dayanakları
kullanarak servet edinmeyi hedefleyen yüzlerce firmanın da hayalini boşa
çıkardı. Plansız, bilimden ve kamu yararından uzak; zengin biyo-çeşitlilik ve
gen kaynaklarıyla canlı yaşamı üzerinde onarılması imkânsız tahribatlara neden
olan bu politika 16 yıl içerisinde adeta çökmüş durumda.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk_koy-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-14557" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk_koy.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk_koy-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk_koy-768x512.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk_koy-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong><em>BİR ENERJİ ÜRETİM ARACI NASIL KATLİAM
ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLÜR?</em></strong></p>



<p>Çünkü hükümet yeşil ve sürdürülebilir enerji olarak
görülen ancak uygulama sırasındaki akılalmaz hatalar yüzünden bir enerji üretim
aracı olmaktan çıkarılarak bir “katliam aracı” haline dönüştürülen HES
projelerinin yarattığı toplumsal tepkiler dinmeden, bu kez de kömürlü termik
santrallere destek vermeye yöneldi. Bir yanda uygulama hataları ve yanlış
projelendirmeler yüzünden Anadolu tarihinin gördüğü en ağır vadi ve ekosistem
kayıplarına yol açarak kırsal nüfusu yaşadığı ve doyduğu coğrafyadan sürgün
eden HES’ler, diğer yanda ise insan yaşamı üzerinde kanserojen etkileri
yüzünden ömürden ömür çaldığı bilimsel raporlarla da ortaya konulan kirli,
kömürlü termik santraller.</p>



<p><strong><em>COĞRAFYANIN VE TOPLUMUN ENERJİSİ YOK
EDİLİYOR</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="900" height="75" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/satilik-daire.gif" alt="" class="wp-image-14329"/></figure>



<p>Tek başına bu iki örnek bile hükümetin enerji
politikalarının günü birlik çıkar ilişkileri doğrultusunda belirlendiğini
göstermeye yeter. Plansızlık, bilinçsizlik ve beraberinde gelen verimsizlik
enerji üretme bahanesiyle Türk toplumunun ve Türkiye coğrafyasının enerjisinin
16 yıldır nasıl yok edildiğini gözler önüne seriyor.</p>



<p><strong><em>YAŞAMIN KAYNAĞI OLAN SUYUN ŞİRKETLERE TAHSİS
EDİLMESİ DOĞRU MU?</em></strong></p>



<p>2003’te çıkartılan yönetmelikle doğanın ve yaşamın hakkı
olan suların 49 yıllığına enerji üretimi için özel şirketlere tahsis edilmesi
birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. Bu tartışmaların başında <strong><em>suyun
özel mülkiyete konu edilemeyeceği fikri</em></strong> geliyor. Yaşamın en temel
kaynağı olan suların gerekçesi ne olursa olsun bulunduğu coğrafyada suya bağlı
bir yaşam süren canlı yaşamı ve insanların elinden alınması öncelikle o
bölgede, ardından ise zincirleme etkileriyle tüm ülke genelinde zamana yayılan
bir sarsıntıya neden oluyor. Su Kullanım Hakkı Sözleşmelerini savunan hükümet
yetkililerinin en yaygın söylemi, “suyu sırtlayıp götürmeyecek, enerji üretip
yeniden dere yatağına bırakacak” şeklindeydi. Ancak uygulamalar pek de öyle olmadı.
HES ve baraj projelerinin inşa edildiği vadilerin çok büyük bir kısmında dere
yatakları kurudu, bırakılan can suyu ise sucul yaşamın devamlılığı için yeterli
olmadı.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/img_8230.jpg" alt="" class="wp-image-14546" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/img_8230.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/img_8230-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/img_8230-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<p><strong><em>ALARA VADİSİ YIKIMA KARŞI DİRENİYOR</em></strong></p>



<p>HES projelerinin sarstığı vadilerden biri olan Alara
Vadisi de hatalı enerji politikalarının yarattığı etkilerden payına düşeni
almış. Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinden doğan Alara Çayı&#8217;nın yaşam verdiği
vadi, ünlü Uçansu Şelalesini de barındırıyor. Geçtiğimiz hafta 10 yılı aşkın
zamandır vadideki HES projelerine karşı hukuki mücadele yürüten Alara
Vadisi’ndeki köyleri ziyaret edip yöre halkıyla röportajlar yaptık. Köylülerin
açtığı dava sonucu mahkemelerin ÇED kararlarını iptal ettiği HES projeleri,
aynı projelerle yeniden halkın karşısına çıkıp “biz bu projeyi yapacağız”
ısrarını sürdürüyor. Ancak halkın genelinin en önemli itirazı, HES’lerle ilgili
ÇED projelerinde vadide yaşayan insanların ve canlı yaşamının yok sayılması.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-cayi1.jpg" alt="" class="wp-image-14547" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-cayi1.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-cayi1-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-cayi1-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /><figcaption>Alara Çayı</figcaption></figure>



<p><strong><em>HES PROJELERİNİN YOK SAYDIĞI KÖYLÜLER NE
DÜŞÜNÜYOR?</em></strong></p>



<p>Gündoğmuş Kayabükü köyünden 70 yaşındaki Mehmet Şahin, bu
vadide doğup büyümüş. Sonra yolu diğer köylüleri gibi gurbete düşmüş. Şoförlük,
işçilik ve serbest ticaretle uğraşmış ve ardından emekli olmuş. İçinde hep
canlı kalan, içine doğduğu coğrafyanın tutkusu onu hep bu vadiye, vadiyi
çevreleyen dağlara, yaylalara atmış. İçindeki bu doğa tutkusunu “bulduğum her
fırsatta köyüme gelirim, yaylalara, dağlara çıkarım” diye özetliyor Mehmet
Şahin.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mehmet-sahin2.jpg" alt="" class="wp-image-14548" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mehmet-sahin2.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mehmet-sahin2-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mehmet-sahin2-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /><figcaption>Mehmet Şahin</figcaption></figure>



<p><strong><em>70 YAŞINDAKİ MEHMET ŞAHİN ‘BU SU BENİM
HAYATIM’</em></strong></p>



<p>Eski adı Çündüre olan Kayabükü köyünden Mehmet Şahin ile
bir yandan Alara Çayı kıyısı boyunca kimi yerde zor geçilebilen kayalıklardan
kimi yerde de ulu çınarların, hayıtların ve viran olmuş bağların arasından
yürüyor, bir yandan da sohbet ediyoruz. <strong><em>“Bu su benim hayatım. Ben buraya bu su için
geliyorum”</em></strong> diye başlıyor söze Mehmet Şahin. Vadideki HES projelerinden
birinin adını ‘Hayat’ koymuşlar. Şahin, <strong><em>“Hayat bir proje değil, gerçeğin ta
kendisidir. HES projesi nasıl hayat olabilir? Hayat, işte burada, bu suda” </em></strong>diyerek
sözlerine şöyle devam ediyor:</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/hes-icin-kamulatirilmak-istenen-alara-vadisindeki-tarim-arazileri-yore-halki-icin-hayati-onemde.jpg" alt="" class="wp-image-14549" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/hes-icin-kamulatirilmak-istenen-alara-vadisindeki-tarim-arazileri-yore-halki-icin-hayati-onemde.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/hes-icin-kamulatirilmak-istenen-alara-vadisindeki-tarim-arazileri-yore-halki-icin-hayati-onemde-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/hes-icin-kamulatirilmak-istenen-alara-vadisindeki-tarim-arazileri-yore-halki-icin-hayati-onemde-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /><figcaption> <em>HES için kamulaştırılmak istenen Alara vadisindeki tarım arazileri yöre halkı için hayati önemde</em> </figcaption></figure>



<p><strong><em>&#8220;CANIMIZI VERİRİZ AMA SUYUMUZU,
TOPRAĞIMIZI ASLA VERMEYİZ&#8221;</em></strong></p>



<p><strong><em>“Eğer gerçekten elektrik üretmekse
niyetleri, bizim köyümüzde rüzgâr ve güneş enerjisi için uygun yerler var.
Kimse bu vadiye göz koymasın. Biz suyumuzu asla vermeyiz. Kamu kurumları bu
projelere masa başında onay veriyor. Gelip burayı görecekler, burada hayat var
mı öğrenecekler. Burada insanı ayakta tuna bir enerji var. Biz doğduğumuz
toprakları, suyumuzu, deremizi, vadimizi kimseye vermek istemiyoruz. Bu uğurda
canımızı veririz ama suyumuzu toprağımızı asla vermeyiz. Bunu böyle bilsinler.
Ben buranın suyunu avucuma alıp içtiğimde dünyaya yeniden gelmiş gibi oluyorum.
Eskiden bu nehrin suyunu içiyorduk. Benim bir torunum var. Bu vadiyi görüp
öğrendikten sonra her zaman buraya gelmek istiyor. Bana hep buraları, canlıları
soruyor. Ben torunuma bunu anlatıyorum aktarıyorum. Çocuklarımız, torunlarımız
da bu kültürü öğrensin istiyoruz. Bu projeler yüzünden burada kimse
kalmadığında nereden ve kimden öğrenecek torunlarımız?”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mehmet-sahin.jpg" alt="" class="wp-image-14550" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mehmet-sahin.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mehmet-sahin-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mehmet-sahin-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /><figcaption>Mahmet Şahin</figcaption></figure>



<p><strong><em>KÜÇÜK BİR BAHÇE TÜM AİLENİN İHTİYACINI
KARŞILAMAYA YETER</em></strong></p>



<p>Kayabükü köyünün bir başka sakini olan Musa Şanlı da uzun
yıllar doğup büyüdüğü köyünden uzakta yaşasa da bağlarını hep sürdürmüş. Emekli
olduktan sonra da köyündeki atadan kalma bahçelerinde sebze üretip yaz aylarını
köydeki evinde geçiriyor. Bu vadide küçücük bir bahçe bir ailenin tüm sebze
meyve ihtiyacını karşılamaya yetiyor. Gerçek bir yeryüzü cenneti olan Alara
Vadisi’ndeki HES projelerinin varlığını öğrenen 73 yaşındaki Musa Şanlı da
büyük bir mücadele azmiyle yıkıma karşı direnen köylülerin başını çekmeye
başlamış.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/img_8051.jpg" alt="" class="wp-image-14551" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/img_8051.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/img_8051-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/img_8051-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<p><strong><em>&#8220;TAPUSU SENİN DEĞİLSE
KORUYAMAZSIN&#8221; DENİLİYOR</em></strong></p>



<p>Alara Çayı ve onun kollarından biri olan Küçükçay
üzerinde 10 kilometrelik bir alan içerisinde 8 HES projesi bulunduğunu anlatan
Şanlı, uzun süren davaları özetliyor. Köylülerin kazandığı davaların sudan
sebepler yüzünden nasıl bozulduğunu anlatıyor. Özetlemek gerekirse HES
projesine karşı dava açan köylülerden ikisinin nüfus kaydı Alanya’da olması
mahkeme kararının bozulmasına gerekçe gösterilmiş. Kayabükü köyünde yıllardır
balık çiftliği işletmesi bulunan ve HES projesinden doğrudan etkilenecek olan
iki köylüye, bir bakıma “bu cennetin tapusu senin üzerinde değilse, korumak
için dava açamazsın” denilmiş.</p>



<p><strong><em>73 YAŞINDAKİ ŞANLI ÇED PROJELERİNİ SATIR
SATIR OKUMUŞ</em></strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/musa-sanli.jpg" alt="" class="wp-image-14552" width="357" height="237" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/musa-sanli.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/musa-sanli-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/musa-sanli-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 357px) 100vw, 357px" /><figcaption>Musa Şanlı</figcaption></figure></div>



<p>Musa Şanlı HES projelerinin ÇED raporlarını satır satır
okumuş. 300-400 sayfayı bulan ve binlerce teknik ayrıntılarla dolu olan bu
raporları ilgili kamu kuruluşlarının yetkilileri bile çoğunlukla okumuyor. Bu
yüzden birçok projede “kopyala-yapıştır” uygulamasına gidiliyor. Örneğin
Ordu’daki bir dere, Isparta’daki HES projesinin ÇED raporunda karşımıza
çıkabiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="900" height="75" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/05/satilik-daire.gif" alt="" class="wp-image-14329"/></figure>



<p><strong><em>&#8220;BİZİ YOK SAYAMAZLAR&#8221;</em></strong></p>



<p><strong><em>“Projeyi açıp baktık, insana ve doğaya yer
verilmiyor”</em></strong> diyen Musa Şanlı, yaşananları şöyle özetliyor: <strong><em>“İçinde
cebri borunun çapına kadar birçok ayrıntı var ama insan yok. Burada insan
yaşıyor, tarım yapılıyor, balık yaşıyor diyen yok. Sadece bir şirketin kazancı
öne alınmış. Başka bir şeye değer verilmiyor. Burada üretilmesi düşünülen
enerji, bir apartmanda kaçak olarak kullanılan enerjiden daha fazla olmayacak.
Ancak bunun için evlerimiz, tarlalarımız istimlâk edilecek. Buradaki insanlar
nereye gidecek, nasıl yaşayacak kimse bir şey söylemiyor. Biz köylüler olarak
Anayasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Çünkü bizi yok sayamazlar, biz
varız.”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="659" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-vadisindeki-ucansu-selalesi.jpg" alt="" class="wp-image-14553" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-vadisindeki-ucansu-selalesi.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-vadisindeki-ucansu-selalesi-300x220.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-vadisindeki-ucansu-selalesi-768x562.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<p><strong><em>‘BİZ BURADA HUZUR BULUYORUZ, IŞIĞIMIZI
SÖNDÜRMESİNLER’</em></strong></p>



<p>Alara Vadisi’nde Uçansu Şelalesi’ne giden toprak yolda
yürürken karşımıza 69 yaşındaki Münevver Şanlı çıkıyor. Münevver Şanlı 45 yıl
Almanya’da yaşamış gurbetçilerden biri. Ancak doğup büyüdüğü köyüne olan özlemi
onu da buraya atmış. Kayabükü köyünde, Alara Çayı’nın hemen kıyısındaki
evlerinde huzurlu bir hayat sürerken birden bu HES projeleri ortaya çıkınca 45
yıllık sıla özleminin üstüne bir ateş düşmüş. HES projesi hakkındaki
düşüncelerini anlatan Münevver Şanlı da düşüncelerini şöyle özetliyor: <strong><em>“Bizim
köyümüzün tarihi çok eskilere gidiyor. Ben 45 yıl Avrupa’da yaşadım. Dönünce de
gelip köyüme yerleştim. Almanya’daki oğlum da emekli olunca gelip buraya
yerleşeceğini söylüyor. Bizler burada huzur buluyoruz. Kimsenin bizim
huzurumuzu bozmaya hakkı yok. Enerji üretmek istiyorlarsa Türkiye’nin güneşi
yumurtayı asfaltta pişirecek kadar güçlü. Enerjiyi güneşten üretebilirler ama
bu su gitti mi geriye gelmez. Bizim suyumuza dokunmasınlar. Biz HES istemiyoruz.
Sularımız bizim yaşam kaynağımız. HES yapmak için ısrar ederlerse önce bizi
buraya gömmeleri gerekiyor. Buranın ışığını kimse söndürmeye kalkmasın. Ölürüz
de suyumuzu vermeyiz.”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mnevver-sanli.jpg" alt="" class="wp-image-14554" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mnevver-sanli.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mnevver-sanli-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/mnevver-sanli-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /><figcaption>Münevver Şanlı</figcaption></figure>



<p><strong><em>MUHTAR DA KÖYLÜLERİN YANINDA: ‘HES’LER YAĞMA
PROJELERİ’</em></strong></p>



<p>Kayabükü köylüleri HES projelerine karşı adeta etle
tırnak gibi olmuşlar. Köyün yeni seçilen Muhtarı İbrahim Taşer ile
karşılaşıyoruz. Köylülerin HES’lere karşı tavırlarını nasıl değerlendirdiğini
ve kendisinin düşüncelerinin ne olduğunu sorduğumuz Taşer de son derece kararlı
bir dil ile yanıtlıyor sorularımızı. <strong><em>“Köylüler bize bir görev verdi ve muhtar
seçti”</em></strong> diye konuşan İbrahim Taşer, <strong><em>“HES’ler birer yağma ve doğayı yok etme
projeleri. Şirketler gelip bize deseler ki, ‘biz buraya süt ürünleri ya da
zeytin işleme tesisleri kuracağız’, o zaman hep birlikte destek çıkarız. Ama
doğayı katledecek projelere karşıyız. Bu dere canlılar, vadide insanlar
yaşıyor. Bu projeler uygulanırsa canlı yaşamı yok olur. Ben Muhtar olarak
sonuna kadar köylülerimin yanındayım. Onların derdine derman olmak için
buradayız. Hep birlikte bu projelere geçit vermeyeceğiz” </em></strong>görüşünü dile
getiriyor.</p>



<p><strong><em>DAĞLARIN ARASINDA, KİRAZ BAHÇELERİYLE
ÇEVRİLİ KÖPRÜLÜ KÖYÜ</em></strong></p>



<p>Kayabükü köyünden ayrılıp vadinin daha yukarısındaki
Köprülü köyüne gidiyoruz. İki yanı dağlarla çevrili, kiraz bahçelerinin
arasında güzel bir köy burası. Geçmişten kalan bir üretim geleneği olan üzüm,
incir ve nar halen varlığını sürdürüyor köyde. Köy bakkalının önünde
buluştuğumuz Köprülü Muhtarı Ayhan Yılmaz ile önce eski evlerin çevrelediği
sokaklarda kısa bir tur atıp ardından da vadiye bakan yamaçta sohbet ediyoruz.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk-koy-muhtari-ibrahim-taer.jpg" alt="" class="wp-image-14555" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk-koy-muhtari-ibrahim-taer.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk-koy-muhtari-ibrahim-taer-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk-koy-muhtari-ibrahim-taer-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /><figcaption>Kayabükü Muhtarı İbrahim Taşer</figcaption></figure>



<p><strong><em>&#8220;MAHKEMELERİ KAZANIYORUZ AMA YENİDEN
GELİYORLAR&#8221;</em></strong></p>



<p>Köprülü köyünün genç ve üretken muhtarı Ayhan Yılmaz
oldukça da entellektüel donanıma sahip. Dünyada ve Türkiye’de olup bitenlerden
son derece haberdar. Muhtar Yılmaz, 2009 yılından bu yana HES projelerine karşı
hukuk mücadelesi yürüttüklerini anlatıyor. <strong><em>“Bütün davalarımızı kazanmamıza rağmen bir
gerekçe bulup kararı bozdular. Mahkemeleri kazanıyoruz ama bir şekilde yeniden
geliyorlar” </em></strong>sözleriyle süreci özetleyen Yılmaz, şunları dile getiriyor:</p>



<p><strong><em>&#8220;TARIMSAL ÜRETİM İNSANLARIN GEÇİM
KAYNAĞI&#8221;</em></strong></p>



<p><strong><em>“Biz burada kiraz, üzüm, incir, zeytin ve
ceviz üretiyoruz. Muz ve narenciye dışında her şey yetişiyor. Manavgat-Akseki -Konya
yolu üzerindeki meyve tezgâhlarının incir ihtiyacını bizim köyümüzün üretimi
karşılıyor. Ayrıca hayvancılık ve arıcılık da önemli bir gelir kaynağı.
Vadideki HES projeleri buradaki suları topladığı zaman tarım yapılamaz hale
gelecek. İçme suyu ihtiyacının bile ayrıca düşünüleceği belirtiliyor
projelerde. Oysa önce doğa ve insan, sonra enerji gelmeli. Havasız, susuz
yaşayamazsınız ama elektrik olmadan da yaşayabilirsiniz. Buradaki insanlar
tarımsal üretimle çoluk çocuğunu geçindiriyor. Ürettikleriyle ülke ekonomisine
de ciddi anlamda katkı sağlıyorlar. Örneğin kiraz üretiminden işçisinden
nakliyecisine, poşetçisinden petrolcüsüne birçok insan para kazanıyor. Bugün
kiraz toplayan işçilerin günlük ücreti 80 lira. Burada iki ay süren önemli bir
ekonomik kazanç var. Bu yüzden burada yıl boyunca hiç adi suç olayı yaşanmıyor.
Gündoğmuş geneline bakıldığında son 10 yılda ortalama vukuat sayısı 15
civarındadır. Bu da ufak patırtılar. Bu bölgenin insanının devletle hiçbir
sorunu yoktur. Ancak bu saatten sonra HES’lerle birlikte sorun doğurdular. Biz
burada sorun istemiyoruz.”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/koprl_muhtari_ayhan_yilmaz-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-14556" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/koprl_muhtari_ayhan_yilmaz.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/koprl_muhtari_ayhan_yilmaz-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/koprl_muhtari_ayhan_yilmaz-768x512.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/koprl_muhtari_ayhan_yilmaz-900x600.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Köprülü Köyü Muhtarı Ayhan Yılmaz</figcaption></figure>



<p><strong><em>&#8220;BİZLER DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ&#8221;</em></strong></p>



<p>Alara Vadisinde yangından mal kaçırır gibi HES
projelerinin uygulanmak istendiğine işaret eden Yılmaz, bu projelere karşı
sonuna kadar direneceklerinin altını çizdiği değerlendirmesinde, gerekçelerini
de şöyle sıralıyor: <strong><em>“Çünkü biz atalarımızla gurur duyuyoruz. Çünkü atalarımız Sakarya,
Dumlupınar, Bağdat ve Basra’da savaştılar. Eğer onlar bu mücadeleyi vermemiş
olsalardı biz bugün gururla söz edemezdik. Eğer biz de yaşadığımız yeri korumak
için mücadele vermezsek bizden sonraki nesil bize ‘hiç biri de adam değilmiş’
diyecektir. Ama bu mücadeleyi verirsek onlar da bizlerden gururla
bahsedecekler. Allah bize bu cenneti bahşetmiş. Ama şimdi bu cennet vadiyi
kendi çıkarları için cehenneme çevirmek istiyorlar. Bu HES projelerini belki
yapabilirler ama bunu ancak bizleri tamamen ortadan kaldırıp cesetlerimizi
çiğneyerek yapabilirler. Bizler direnmeye devam edeceğiz. Çünkü burası Selçuklu
döneminde Alaaddin Keykubad’ın Alanya’yı fethinden önce uç beyliği olarak
seçtiği yerleşimler. Sultan Alaaddin Keykubad’ın mührünü taşıyan kalıntılar bu
bölgede bulundu. Zalimin zulmü varsa mazlumların da direnme gücü vardır. Bu
coğrafyayı bunlara bırakmayacağız.”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk_koy-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-14557" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk_koy.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk_koy-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk_koy-768x512.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/kayabk_koy-900x600.jpg 900w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Köprülü Köyü geçmişte vadinin nahiye merkeziymiş.
Alanya-Konya arasında bağlantı sağlayan yollardan biri bu köyden geçtiği için
her zaman hareketli bir üretim ve ticaret merkezi olmuş. Bugün ise yalnızca
mahalle statüsüne düşürülmüş. Ancak buna rağmen Köprülü halkı her türlü
zorluklarla mücadele ederek üretmeyi sürdürüyor.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="803" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/fikret-kilinc.jpg" alt="" class="wp-image-14560" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/fikret-kilinc.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/fikret-kilinc-300x268.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/fikret-kilinc-768x685.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /><figcaption>Fikret Hoca</figcaption></figure>



<p><strong><em>ALARA VADİSİNDE DEVRİMCİ BİR İMAM: FİKRET
HOCA</em></strong></p>



<p>Vadideki HES projelerinden ilk haberi olan ve köylüleri
bu konuda uyaran Fikret Kılınç da Köprülü köyünde yaşıyor. Alara Vadisini kuş
bakışı gören bir yamaçtaki iş yerinde ziyaret ettiğimiz Fikret Kılınç’a yöre
halkı &#8220;Fikret Hoca&#8221; diyor. Önce emekli öğretmen olduğunu düşünüyoruz
ancak işin aslını kendisine sorunca eski bir imam olduğunu öğreniyoruz. Dini
eğitim aldıktan sonra devrimci düşüncelerle tanışan ve ardından hapis yatan
Fikret Hoca, içinde yaşadığı topluma iyiyi ve güzeli anlatmaya adanmış,
dervişane bir hayat sürüyor. Duvarlarını felsefi sözlerin doldurduğu iş yerinde
sohbet ettiğimiz Fikret Kılınç, karşıda akıp duran parmak kadar bir suyu
göstererek, durumu şöyle özetliyor: <strong><em>“Dağdan çıkan bütün suları projenin içine
almışlar. Nasılsa burası mutaassıp bir bölgedir, kimse bu projeye karşı çıkmaz
demişler. Projelere de ‘burada insan yaşamıyor, bağ-bahçe yoktur’ diye
yazmışlar. Mesela Kayabükü köyünü gerekirse TOKİ aracılığı ile kaldırabiliriz
diyorlar. Bu köyde 50-100 arısı, 500-600 davarı olan var. Burayı tümüyle
insansızlaştırıp ele geçirmek istiyorlar. Kaynağından denize döküldüğü yere
kadar vadide 11 tane HES projesi var. Daha önce açtığımız davaları kazandık ama
yine geliyorlar. Bizler de sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz.”</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="900" height="600" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-vadisindeki-retim-alanlari-yzlerce-yil-boyunca-yore-halkini-beslemi.jpg" alt="" class="wp-image-14558" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-vadisindeki-retim-alanlari-yzlerce-yil-boyunca-yore-halkini-beslemi.jpg 900w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-vadisindeki-retim-alanlari-yzlerce-yil-boyunca-yore-halkini-beslemi-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara-vadisindeki-retim-alanlari-yzlerce-yil-boyunca-yore-halkini-beslemi-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara_cayi_vadinin_yaam_kaynagi-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-14559" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara_cayi_vadinin_yaam_kaynagi.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara_cayi_vadinin_yaam_kaynagi-300x200.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara_cayi_vadinin_yaam_kaynagi-768x512.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2019/06/alara_cayi_vadinin_yaam_kaynagi-900x600.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>





<iframe width="900" height="375" 
src="https://www.youtube.com/embed/rwaGcXUbjHk" 
frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; 
encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" 
allowfullscreen></iframe>



<pre class="wp-block-code"><code>[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]</code></pre>


<ul class="wp-block-latest-posts__list has-dates wp-block-latest-posts"><li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ckd-konyaalti-aylik-uye-toplantisinda-abdnin-minab-katliami-lanetlendi/">CKD Konyaaltı aylık üye toplantısında ABD’nin Minab katliamı lanetlendi</a><time datetime="2026-04-12T21:15:39+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">12 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emeklilerin-feryadi-gecinemiyoruz/">Emeklilerin feryadı: “Geçinemiyoruz”</a><time datetime="2026-04-10T20:50:54+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">10 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/makudeki-calistayda-hayvanciligin-gelecegi-masaya-yatirildi/">MAKÜ’deki çalıştayda hayvancılığın geleceği masaya yatırıldı</a><time datetime="2026-04-10T20:22:19+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">10 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/epstein-denilen-batinin-ve-siyonizmin-lagim-cukuru/">Epstein denilen Batı’nın ve Siyonizm’in lağım çukuru</a><time datetime="2026-04-08T18:23:19+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">8 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari10/">Emekli yazıları10</a><time datetime="2026-04-08T17:39:27+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">8 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/israil-ve-abd-pes-etti-iranin-sartlari-kabul-edildi-ateskes-gerceklesti/">İsrail ve ABD pes etti; İran’ın şartları kabul edildi, ateşkes gerçekleşti</a><time datetime="2026-04-08T15:55:54+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">8 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/emekli-yazilari9/">Emekli yazıları9</a><time datetime="2026-04-08T13:07:59+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">8 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/antalya-expo-2016daki-ongorusuzluk-hovardaligi/">Antalya EXPO 2016’daki öngörüsüzlük hovardalığı</a><time datetime="2026-04-06T19:43:59+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">6 Nisan 2026</time></li>
<li><a class="wp-block-latest-posts__post-title" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/avukatlar-gununde-birlik-ve-hukuk-vurgusu/">Avukatlar Günü’nde Birlik ve Hukuk Vurgusu</a><time datetime="2026-04-06T18:53:47+03:00" class="wp-block-latest-posts__post-date">6 Nisan 2026</time></li>
</ul>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/devrimci-imam-neden-ayaga-kalkti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Plastik deyip geçmeyin! Plastik belasından nasıl kurtuluruz?</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/plastik-deyip-gecmeyin-plastik-belasindan-nasil-kurtuluruz/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/plastik-deyip-gecmeyin-plastik-belasindan-nasil-kurtuluruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Dec 2018 23:42:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç]]></category>
		<category><![CDATA[Plastik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=10968</guid>

					<description><![CDATA[Canlılar dünyasında çevresini yıkıma uğratan tek canlı türü insandır. İnsan, çevreyi katlederek doğayı yıkıma uğratıyor. İnsan, dünyanın damını deliyor; kendi canına kastediyor. En büyük çevre sorunlarından biri, doğayı zehirleyen plastik atıklardır. Çevre bilincinin artmasına paralel olarak son yıllarda plastiği doğaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Canlılar dünyasında çevresini yıkıma uğratan tek canlı türü insandır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10973 alignleft" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi8-300x169.jpg" alt="" width="391" height="220" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi8-300x169.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi8.jpg 670w" sizes="auto, (max-width: 391px) 100vw, 391px" />İnsan, çevreyi katlederek doğayı yıkıma uğratıyor.</p>
<p>İnsan, dünyanın damını deliyor; kendi canına kastediyor.</p>
<p>En büyük çevre sorunlarından biri, doğayı zehirleyen plastik atıklardır.</p>
<p>Çevre bilincinin artmasına paralel olarak son yıllarda plastiği doğaya atma alışkanlığında birazcık azalma olsa da gene de bu konudaki küresel duyarsızlık genele yayılmış durumda. Plastiğin doğadaki ömrü yüzyılları buluyor.<img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10970 alignright" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi5-300x300.jpg" alt="" width="375" height="375" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi5-300x300.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi5-150x150.jpg 150w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi5.jpg 380w" sizes="auto, (max-width: 375px) 100vw, 375px" /></p>
<p>Her yıl denizlere 8 milyon ton plastik atıldığı belirtiliyor. Denizlerdeki plastik atık miktarının 150 milyon ton olduğu ileri sürülüyor. Bunun 10 yıl içinde 250 milyon tona çıkacağı hesaplanıyor.</p>
<p>Küresel plastik üretim miktarının 300 milyon ton olduğu belirtiliyor. Bunun önemli bir kısmı denize atılıyor.</p>
<p>Plastik atıktan olumsuz etkilenen canlı türünün 400 olduğu düşünülüyor. Başında da insan geliyor.</p>
<p>Denizlere atılan plastik atıkları deniz canlıları yiyor. İnsanın tükettiği balıklar plastik yiyor.</p>
<p>Ocean Conservancy tarafından paylaşılan rakamlara göre, deniz kuşlarının yüzde 60&#8217;ı ve deniz kaplumbağalarının tamamı plastik yiyor.</p>
<p>Dünyada geri dönüşüme giren atık plastiğin oranı yüzde 9 olduğu belirtiliyor. Üretilen plastiğin büyük bir çoğunluğu biyolojik olarak ayrışmıyor. Doğada çözünme süreci 400 yıldan daha uzun bir zaman alıyor.</p>
<p>Plastik atıklar konusunda insanoğlunun şu an genele yayılacak kesin bir çözüm önerisi bulunmuyor. Ancak kişisel bazı hassasiyetler sayesinde birazcık da olsa plastik atıkların doğaya karışımı önlenebilir. Plastik kullanımından vazgeçme, lokantalarda pipet kullanmama gibi…</p>
<p>Bütün olumsuz şartlara rağmen bazı ülkeler plastik atık konusunda belli oranda çözüm yolları bulmuş durumda.</p>
<p>Örneğin Tansu Yeğen’in BBC News’a dayandırarak yaptığı Twitter haberine göre Norveç bu konuda başı çekiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-10972 alignleft" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi7-300x211.jpg" alt="" width="397" height="279" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi7-300x211.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi7.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 397px) 100vw, 397px" />Infinitum Genel Müdürü Kjell Clav Maldum’un anlatımıyla:</p>
<p><strong><em>Norveç’in plastik çöp sorununa çözümü</em></strong></p>
<p>Dünyanın en büyük sorunlarından birisi plastik çöpler.</p>
<p>Norveç’te bu soruna bir çözüm geliştirdiğimizi düşünüyoruz.</p>
<p>Norveç’in plastik şişe geri dönüşüm kampanyası bu alanda dünya lideri.</p>
<p>2016’da 600 milyon şişe geri dönüşümden geçti. Yüzde 97’lik etkileyici bir oran.</p>
<p>Peki, sistem nasıl işliyor?</p>
<p>Plastik şişeler genelde çöp kutusuna gider.</p>
<p>Norveç’te ise geri dönüşüme atılan şişe karşılığı ödül sistemi var.</p>
<p>Bir şişe içecek aldığımızda 1 kron fazla ödüyoruz.</p>
<p>Şişeyi geri dönüşüme atınca parayı geri alıyoruz.</p>
<p>Bu sistem sayesinde yeni plastik üretimi ihtiyacı azalıyor.</p>
<p>Bir şişeyi birden fazla kez geri dönüşümden geçirmek mümkün. Limit 12 geri dönüşüm.</p>
<p>Renkli şişeler ve şeffaf şişeler ayrılıyor. Şeffaflar yeni şişelerde kullanılıyor.</p>
<p>Renkli şişelerse yeni plastik ürünlerde kullanılıyor.</p>
<p>Bu sistemin parasını kim ödüyor?</p>
<p>Meşrubat şirketleri… Sisteme dâhil olurlarsa vergi indirimi alıyorlar.</p>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%;" border="0">
<tbody>
<tr>
<td style="width: 50%; text-align: center;" colspan="2"><em><strong><span style="color: #ff0000; font-size: 20px;">Bu haberler de ilginizi çekebilir</span></strong></em></td>
</tr>
<tr>
<td style="width: 50%; text-align: left;"><a title="31 Mart AKP için bir kumar mı?" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/31-mart-akp-icin-bir-kumar-mi/ " target="_blank" rel="noopener">31 Mart AKP için bir kumar mı?</a></td>
<td style="width: 50%;"><a title="Yozlaşan meslek etiği" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/yozlasan-meslek-etigi/" target="_blank" rel="noopener">Yozlaşan meslek etiği</a></td>
</tr>
<tr>
<td style="width: 50%; text-align: left;"><a title="Perinçek’ten Cumhurbaşkanına sert çıkış" href="”https://www.kivilcimhaber.com.tr/bir-devlet-adami-bu-sekilde-konusamaz/&quot;" target="_blank" rel="noopener"> Perinçek’ten Cumhurbaşkanına sert çıkış </a></td>
<td style="width: 50%;"><a title="Deniz Kurt, basınla buluştu" href=" https://www.kivilcimhaber.com.tr/hukumet-burdura-chpli-bir-belediyede-diye-mi-destek-vermiyor/" target="_blank" rel="noopener">Deniz Kurt, basınla buluştu</a></td>
</tr>
<tr>
<td style="width: 50%; text-align: left;"><a title="Ekonomik Ergenekonu da çökerteceğiz" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/ekonomik-ergenekonu-da-cokertecegiz/" target="_blank" rel="noopener">Ekonomik Ergenekonu da çökerteceğiz</a></td>
<td style="width: 50%;"><a title="Haziran’a saldırı href=” https://www.kivilcimhaber.com.tr/hazirana-saldiri-ya-da-tutundugu-dali-kesmek/" target="_blank" rel="noopener"> Haziran’a saldırı </a></td>
</tr>
<tr>
<td style="width: 50%; text-align: left;"><a title=" HDP İLE İŞBİRLİĞİ AK PARTİ’YE EN ETKİLİ SEÇİM DESTEĞİDİR" href=" https://www.kivilcimhaber.com.tr/hdp-ile-isbirligi-ak-partiye-en-etkili-secim-destegidir/" target="_blank" rel="noopener"> HDP İLE İŞBİRLİĞİ AK PARTİ’YE EN ETKİLİ SEÇİM DESTEĞİDİR</a></td>
<td style="width: 50%;"><a title="BUSİAD’tan MAKÜ’de “fikri mülkiyet” konferansı" href="”https://www.kivilcimhaber.com.tr/busiadtan-makude-fikri-mulkiyet-konferansi/&quot;" target="_blank" rel="noopener"> BUSİAD’tan MAKÜ’de “fikri mülkiyet” konferansı </a></td>
</tr>
<tr>
<td style="width: 50%; text-align: left;"><a title="Kuş cennetine pimi çekilmiş bomba" href="https://www.kivilcimhaber.com.tr/burdur-gol-havzasindaki-kuslari-yokedecek-bir-faaliyet/" target="_blank" rel="noopener">Kuş cennetine pimi çekilmiş bomba</a></td>
<td style="width: 50%;"><a title="Yılmaz bir adam" href="”https://www.kivilcimhaber.com.tr/yilmaz-bir-adam/" target="_blank" rel="noopener"> Yılmaz bir adam </a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">Norveç&#39;in plastik çöp sorununa çözümü&#8230; <a href="https://t.co/NEjgQBtXUe">pic.twitter.com/NEjgQBtXUe</a></p>
<p>&mdash; Tansu Yegen (@TansuYegen) <a href="https://twitter.com/TansuYegen/status/1073669775123988481?ref_src=twsrc%5Etfw">December 14, 2018</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-10975 aligncenter" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi2-300x169.jpg" alt="" width="985" height="555" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi2-300x169.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi2-768x433.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi2-1024x578.jpg 1024w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi2.jpg 1914w" sizes="auto, (max-width: 985px) 100vw, 985px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-10971 aligncenter" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi6-250x300.jpg" alt="" width="927" height="1112" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi6-250x300.jpg 250w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi6-768x922.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi6.jpg 853w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi6-500x600.jpg 500w" sizes="auto, (max-width: 927px) 100vw, 927px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-10969 aligncenter" src="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi3-300x169.jpg" alt="" width="916" height="516" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi3-300x169.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi3-768x432.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2018/12/denizlerde-plastik-kirliligi3.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 916px) 100vw, 916px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/plastik-deyip-gecmeyin-plastik-belasindan-nasil-kurtuluruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaban hayvanlarını korumaya devam</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/yaban-hayvanlarini-korumaya-devam/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/yaban-hayvanlarini-korumaya-devam/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Oct 2018 14:08:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[Av]]></category>
		<category><![CDATA[Avcı]]></category>
		<category><![CDATA[dkmp]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Koruma]]></category>
		<category><![CDATA[Yaban]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=9789</guid>

					<description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 6’ncı Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Burdur Şube Müdürlüğü ve Gölhisar Şefliği av koruma ekipleri, Gölhisar, Çavdır, Tefenni, Karamanlı, Yeşilova, Kemer ve Çeltikçi ilçelerini kapsayan devlet avlaklarında koruma ve kontrol çalışması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><strong><em>Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 6’ncı Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Burdur Şube Müdürlüğü ve Gölhisar Şefliği av koruma ekipleri, Gölhisar, Çavdır, Tefenni, Karamanlı, Yeşilova, Kemer ve Çeltikçi ilçelerini kapsayan devlet avlaklarında koruma ve kontrol çalışması yaptı.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Koruma kontrol çalışması esnasında 49 kişi kontrol edildi. 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet nedeniyle 2 kişiye bin 546 lira idari para cezası verildi. 2 tüfeğe el konuldu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/yaban-hayvanlarini-korumaya-devam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Havza Yönetim Heyeti’nin 2 bin 950 sondajdan haberi yok mu?</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/havza-yonetim-heyetinin-2-bin-950-sondajdan-haberi-yok-mu/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/havza-yonetim-heyetinin-2-bin-950-sondajdan-haberi-yok-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Dec 2017 17:57:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[Tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Göl]]></category>
		<category><![CDATA[heyet]]></category>
		<category><![CDATA[Koruma]]></category>
		<category><![CDATA[Su]]></category>
		<category><![CDATA[Vali]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=6046</guid>

					<description><![CDATA[DSİ 182’nci Şube Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Burdur Gölü’ndeki kuruma ve çekilmeyi “buharlaşma”ya dayandırdığının kanıtı olarak “buharlaşmanın önlenmesi ile ilgili çalışmaların kısa süre içerisinde yapılacağı”nı bizzat Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun açıkladığını belirten Vali [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><span style="font-size: 20px;"><strong><em>DSİ 182’nci Şube Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Burdur Gölü’ndeki kuruma ve çekilmeyi “buharlaşma”ya dayandırdığının kanıtı olarak “buharlaşmanın önlenmesi ile ilgili çalışmaların kısa süre içerisinde yapılacağı”nı bizzat Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun açıkladığını belirten Vali Yılmaz’ın Başkanlığı’nda2017 Yılı 2&#8217;inci Dönem Toplantısı yapılan Mahalli Sulak Alan Komisyonu ve Havza Yönetim Heyeti, Burdur Gölü’nün canını çeken ruhsatlı ruhsatsız 2 bin 950 sondajla gene aynı Bakanlığın ardardına baraj ve göletlerle Göl’ün can damarları akarsuların önüne setler yaptığını bilmiyor mu? Bugün yapılan bu toplantının ardından yapılan açıklamanın kamuoyunda bu duyguyu oluşturduğu belirtiliyor. </em></strong></span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-4772 aligncenter" src="http://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/satilik-yazar-kasa-reklamlar2-300x50.jpg" alt="" width="654" height="109" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/satilik-yazar-kasa-reklamlar2-300x50.jpg 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/satilik-yazar-kasa-reklamlar2-768x128.jpg 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/08/satilik-yazar-kasa-reklamlar2.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 654px) 100vw, 654px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Vali Yılmaz Başkanlığı’nda Mahalli Sulak Alan Komisyonu ve Havza Yönetim Heyeti 2017 Yılı 2&#8217;inci dönem toplantısı yapıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">DSİ 182. Şube Müdürlüğü Toplantı Salonunda yapılan Havza Yönetim Heyeti toplantısında 1’inci dönem toplantısında alınan kararların değerlendirildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Toplantıya Çavdır Kaymakamı Abdullah Şahin, Yeşilova Kaymakamı Abdulhamit Karaca, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Temsilcileri, DSİ Bölge Müdürü Mahmut Berber, Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürü Rıza Kamil, Mahalli Sulak Alan Komisyonu üyeleri, Burdur Havza Yönetim Heyetinde yer alan kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kivilcimhaber.com.tr/ingilizceyi-yerinde-ogrenin/"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-5878 alignleft" src="http://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/griftinCollage-reklam-218x300.jpg" alt="" width="271" height="373" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/griftinCollage-reklam-218x300.jpg 218w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/griftinCollage-reklam.jpg 361w" sizes="auto, (max-width: 271px) 100vw, 271px" /></a>Toplantının sona ermesinden sonra bir konuşma yapan Vali Şerif Yılmaz “meteorolojik verilere baktığımız zaman, geçmiş yılların istatistikleri de dâhil olmak üzere yağışların azaldığını görüyoruz” dedi. Su zengini bir ülke olmadığımızı ifade eden Vali Yılmaz, <strong><em>“bizim göllerimiz var ama yeterli suyumuz yok. Hem içme, hem kullanma suyu bunu da bilmemiz lazım. Mevcut suyu da akıllı bir şekilde kullanmamız gerekiyor”</em></strong> diye konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Vali Yılmaz konuşmasında, dünyanın ender sulak alanlarından biri olan ve 1989 yılında 1’nci derece doğal sit alanı olarak koruma altına alınan, Gölü besleyen tek su kaynağı Düden Çayı’na DSİ tarafından sulama amaçlı gölet yapılmak istenen Salda Gölü’yle ilgili açıklamalarda da bulundu. Vali Yılmaz şunları söyledi:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Bunun dışında koruma bantları ile ilgili Salda Gölü kıyı kenar çizgisi çalışması yeni bitti. İmar planı çalışmaları başlatılacak. Kurum görüşlerinin hepsi geldi. Artık Salda Gölü ve çevresi ile ilgili koruma imar planı yapıyoruz. Burada yeni bir düşüncemiz daha oldu. Özellikle geçen Bakanımız geldiğinde bütün genel müdürlerimizde buradaydı. Orada hem Burdur Gölünün Bakanlık nezdinde takip edilen buharlaşmanın önlenmesi ile ilgili çalışmaların kısa süre içerisinde yapılacağını Bakanımız ifade etmişti. Yine Salda Gölü ve civarı ile ilgili bir takım taleplerimiz olmuştu. Salda Gölünün mevcut halini korumamız gerekiyor. Son zamanlarda oraya gelen misafirlerin yoğun bir talebi olduğunu gördük. Oraya gelen misafirlerin ihtiyacını karşılayacak, sosyal alanlara ihtiyaç var. Onu yapabileceğimiz alanı Milli Park Alanına dönüştürebilirsek, doğal yapıyı bozmadan daha iyi kullanma imkânı olacak.”</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vali Yılmaz konuşmasının sonlarına doğru Burdur Gölü’nü kirleten OSB’lere de değindi; şöyle konuştu:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>“Ayrıca Su Havzalarımızı kirleten, geri dönüşü olmayan sıkıntıları bir an önce çözmemiz gerekiyor. Burada en büyük sorumluluk belediyelerimizde ve OSB’lerde. Burdur 1’inci, 2’inci OSB ve Isparta Süleyman Demirel OSB müşterek bir arıtma yapmayı planlıyoruz. Üç OSB’nin kullanacağı müşterek arıtma tesisini şu anda arkadaşlarımız alt yapısıyla ilgili hazırlık yapıyorlar.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Burada göle gelen, havzaya gelen kirlenmenin önlenmesiyle ilgili her kurum üzerine düşeni yapması önemli. Elden gittikten sonra geri dönüşü yok bunların. Hem yeraltı, hem yer üstü suların tamamı ile ilgili bir defa kirlettik mi geri dönme şansı yok. Bunun içinde bizim her halükarda geçte olsa bununla ilgili tedbirlerin sürecini başlattık. Bu sürecinde başarılı olması hepimizin üzerine düşen görevi, sadece kâğıt ortamında raporlama şeklinde değil. Gerçek uygulamada yerine getirilmesi hepimizin hem maddi hem manevi sorumluluğumuzdadır. Bunun bilinmesi gerekiyor. Bununla ilgilide çalışmaların devam etmesi gerekiyor.”</em></strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-5935 aligncenter" src="http://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/serenler-reklam-yilbasi-300x69.gif" alt="" width="622" height="143" srcset="https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/serenler-reklam-yilbasi-300x69.gif 300w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/serenler-reklam-yilbasi-768x178.gif 768w, https://www.kivilcimhaber.com.tr/wp-content/uploads/2017/12/serenler-reklam-yilbasi-1024x237.gif 1024w" sizes="auto, (max-width: 622px) 100vw, 622px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/havza-yonetim-heyetinin-2-bin-950-sondajdan-haberi-yok-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lisinia, doğaya sahip çıkmayı sürdürüyor; yaralı tilki tedavide</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/lisinia-dogaya-sahip-cikmayi-surduruyor-yarali-tilki-tedavide/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/lisinia-dogaya-sahip-cikmayi-surduruyor-yarali-tilki-tedavide/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Jul 2017 09:26:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[felçli]]></category>
		<category><![CDATA[Lisinia]]></category>
		<category><![CDATA[Öztürk Sarıca]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tilki]]></category>
		<category><![CDATA[Yaban hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=4402</guid>

					<description><![CDATA[Şimdiye kadar tabiatta şu veya bu şekilde yaralanmış birçok hayvanı tedavi ederek tekrar doğal hayatına bırakmış olan Lisinia Doğa/ Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi’nde şimdilerde küçük ve biçare felçli bir yavru tilki tedavi altına alındı. Lisinia Doğa’nın kurucusu ve sahibi Öztürk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><em>Şimdiye kadar tabiatta şu veya bu şekilde yaralanmış birçok hayvanı tedavi ederek tekrar doğal hayatına bırakmış olan Lisinia Doğa/ Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi’nde şimdilerde küçük ve biçare felçli bir yavru tilki tedavi altına alındı.</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Lisinia Doğa’nın kurucusu ve sahibi Öztürk Sarıca’nın sosyal medya hesabından duyurduğuna göre, Antalya’da bir evin bahçesinde arka kısmı felçli bir tilki yavrusu Burdur Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi&#8217;nde tedaviye alındı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>FELÇLİ YAVRU TİLKİ TEDAVİ ALTINDA</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Antalya&#8217;da bir evin bahçesinde arka kısmı felçli halde bulunan tilki yavrusu, Burdur&#8217;daki Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi&#8217;nde tedaviye alındı.</p>
<p style="text-align: justify;">Antalya/ Konyaaltı’na bağlı Geyikbayırı Mahallesi&#8217;nde oturan Züleyha Görken, önceki sabah evinin bahçesinde yaralı bir tilki yavrusu gördü. Sosyal medyadan nerede tedavi ettirebileceğini arkadaşlarına soran Görken, tavsiye üzerine tilki yavrusunu kafese koyup, eşi ve 2 çocuğuyla birlikte Burdur&#8217;daki Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi&#8217;ne götürdü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>MUHTEMELEN TRAVMAYA BAĞLI </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>BİR FELÇ; BUNU SAPTAMAK İÇİN 15 GÜN GÖZETİM ALTINDA KALACAK</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yavruyu teslim alan Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi sorumlusu Veteriner Hekim Öztürk Sarıca, tilki yavrusunun muhtemelen travma nedeniyle arka tarafının felç olduğunu söyledi. Öztürk Sarıca, <strong><em>&#8220;evlerinin bahçesinde yaralı tilki yavrusunu bulan aile bizimle temasa geçti. Biz de vakit geçirmeden getirmelerini söyledik. Şu an gözetim kafesimize aldık. Arka tarafı felçli. Onun dışında bir problemi yok. Felç durumunun travmaya mı bağlı, hastalığa mı bağlı olduğunu tespit etmek için 15 gün gözetim altında tutacağız. Bu sürede felci geçerse gelmiş olduğu Antalya&#8217;da doğal hayatına kazandıracağız&#8221;</em></strong> diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/lisinia-dogaya-sahip-cikmayi-surduruyor-yarali-tilki-tedavide/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lisinia Doğa’da doğallık fışkırıyor</title>
		<link>https://www.kivilcimhaber.com.tr/lisinia-dogada-dogallik-fiskiriyor/</link>
					<comments>https://www.kivilcimhaber.com.tr/lisinia-dogada-dogallik-fiskiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Özcan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jun 2017 14:55:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Sürmanşet]]></category>
		<category><![CDATA[burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Lisinia]]></category>
		<category><![CDATA[Öztürk Sarıca]]></category>
		<category><![CDATA[Rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Yaban hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kivilcimhaber.com.tr/?p=4219</guid>

					<description><![CDATA[Lisinia Doğa, Kanser Kâbusu Sebebiyle İlkel ve Doğal Bir Hayatı Öneriyor Ailesinden 6 kişiyi kansere kurban vermiş olan Öztürk Sarıca, MÖ 300’lü yıllarda Burdur Gölü’nün kuzey kıyıları boyunca Söğüt Dağı’nın güney eteklerinde İlyas ile Karakent köyleri arasındaki arazide Pisidialıların kurduğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Lisinia Doğa, Kanser Kâbusu Sebebiyle İlkel ve Doğal Bir Hayatı Öneriyor</p>
<p style="text-align: justify;">Ailesinden 6 kişiyi kansere kurban vermiş olan Öztürk Sarıca, MÖ 300’lü yıllarda Burdur Gölü’nün kuzey kıyıları boyunca Söğüt Dağı’nın güney eteklerinde İlyas ile Karakent köyleri arasındaki arazide Pisidialıların kurduğu yerleşim yeri olan Lisinia’nın batı ucunda, “kansere karşı yaban hayatı ve temiz dünya için doğa projesi” diye adlandırdığı ilkel ve doğal küçük bir yaşam alanı kurmuş.</p>
<p style="text-align: justify;">Burdur Belediyesi’nin vatandaşlara küçük bir Ramazan Bayramı hediyesi olarak sağladığı ulaşım imkânını kullanarak gittiğimiz Lisinia Doğa’da her şey doğal; taş, kaya ve ahşap malzeme; ancak ilkel ve doğal, medeniyetten uzak!</p>
<p style="text-align: justify;">“İnsanların açgözlü varlıklar” olduğunu, “güç ve para kazanma hırsıyla tüm doğayı ve dünyayı katlettikleri”ni, “dünyanın sonunun geleceğini bile bile katliamlarını sürdürdükleri”ni ileri süren Sarıca, kamuoyunun merakını da ahşap çitlere astığı açıklama levhalarıyla tatmin etmiş: “Lisinia Doğa’nın maddi kaynağı, Sarıca ailesinin maddi birikimleri, 1993 yılından beri veteriner hekimlik gelirleri, Öztürk Sarıca’nın 9 yıllık büyükbaş hayvancılık gelirleri…” Ve ekliyor: “Lisinia Doğa, maddi destek ve bağış kabul etmez. İlk kurulduğunda hep söylemişlerdi. Ayrıca maddi kaynağının ne olduğu hep merak konusu olmuştur. Ancak iyi ki maddi destek ve bağış almamışız. Destek ve bağış alanlar yok olup gitti ya da içeriye düştü.”</p>
<p style="text-align: justify;">Lisinia, sözlük anlam olarak “doğan ve batan güneşin, ay ışığının sudaki pırıltısı” demek… Bunun şiirsel karşılığı yakamozdur. Şarkısını hatırlarsınız. Çok içli ve lirik bir müziği vardır.</p>
<table style="width: 857px;">
<tbody>
<tr>
<td style="text-align: center; width: 430px;">Yağmur yağar ıslanırsın vay aman</p>
<p>Güneş doğar kaybolursun vay aman</p>
<p>Ay ışığı der durursun vay aman</p>
<p>Yakamozsun sen</td>
<td style="width: 425px;">
<p style="text-align: center;">Sessiz sessiz ağlar gibisin vay aman</p>
<p style="text-align: center;">Zaman geldi gideceksin vay aman</p>
<p style="text-align: center;">Bırak ay gitsin sen kal bu gece,</p>
<p style="text-align: center;">Umudumsun sen.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Öztürk sarıca, Lisinia Doğa’nın kuruluş faaliyetlerine, özellikle tarım bakımından verimsiz, çorak bir arazide 2005 yılında başlıyor. Bu yönüyle büyük Atatürk’ün, şimdi torunları tarafından yağmalanan Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisini Ankara’nın sınırsız ıssızlığında ve verimli olmayan çorak bir arazisinde kurmaya başlamasını hatırlatıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>YURT DIŞINDA ÇOK HIZLI GELİŞEN ANCAK TÜRKİYE’DE </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>ÇOK YAVAŞ İŞLEYEN BU PROJEDE BAŞLANGIÇTA “ÖRGÜT EVİ MUAMELESİ” GÖRDÜK</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ancak Sarıca arazideki taş ve ahşap yapılaşmaya çeşitli gerekçelerle 4 yıl izin verilmediğini belirterek, bu engellemeyi “anlaşılmaz bir sebep” şeklinde değerlendirerek anlamlı ve ince bir eleştiri getirmekten de kaçınmıyor. Bundan dolayı projenin 4 yıl geç başladığını ifade ediyor. O dönemde “örgüt evi” muamelesi gördüklerinin altını çiziyor. Projenin en yavaş işlediği yerin Türkiye olduğunu, yurt dışında 30’u aşkın ülkede daha hızlı işleyen bir proje olduğunu vurguluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Lisinia Doğa’yı, 2010, 2011,2012 yıllarında 45 bin civarında vatandaşın ziyaret ettiği belirtiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>LİSİNİA DOĞA PROJESİ, KANSERE KARŞI BAŞLATILAN BİR PROJE</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sarıca, Lisinia Doğa’da başlatılan projenin kansere karşı başlatılan bir proje olduğunu ifade ederek kanserin ana kaynağının sadece sigara değil, kullanılan bütün kimyasallar ve günlük hayatta kullanılan eşyalar, “güzel görünen her şey” olduğunu iddia etti: Bu da bütün medeniyet anlamına geliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Sıfır kimyasal üretimler yaptık. Cevizler ürettik; üretirken hiçbir kimyasal kullanmadık.</p>
<p style="text-align: justify;">Eskiden yöresel olarak sarı karpuzlarımız vardı. Onları çoğalttık, tüm Türkiye’ye dağıttık.</p>
<p style="text-align: justify;">Pembe domateslerin tohumlarını dağıttık.</p>
<p style="text-align: justify;">Proje, doğal doğa anlamında ilk 100 projenin içindedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>BURDUR GÖLÜ KURURSA HASTALIKLAR ARTAR</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Burdur Gölü’nün kurumasına dikkat çektiklerini, Göl’ün suyunun çekilmesinde Burdur’u büyük bir tehlikenin beklediğini, yıllardır bunu anlattıklarını ama hiç kimsenin bu tehlikeyi anlamamaya çalıştığını belirten Sarıca, “Burdur Gölü kurursa belki bir görselinizi kaybedersiniz. Dünyanın sonu mudur, hayır! Ama Burdur Gölü çekildiğinde o tozlarla birlikte yaşayamazsınız. Sağlığınız bozulur. Akciğer hastalıkları başlar. Deri hastalıkları başlar. Alerjik hastalıklar başlar” diye konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>GÖL’ÜN ÇEKİLMESİNİN SEBEBİ KEÇİ YASAKLAMASI VE ORTAYA ÇIKAN ET İHTİYACI</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kurumanın ve çekilmenin sebebi olarak da 1990’larda keçinin yasaklanması üzerine ortaya çıkan et ihtiyacını gösterdi. Bunun da Türkiye üzerinde oynan bir oyun olduğunu iddia etti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>EN STRATEJİK VARLIKLARIMIZDAN BİRİ </em></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>OLAN SUYU HEBA EDİYORUZ; ET İHTİYACI KÜÇÜKBAŞLA SAĞLANMALI</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">“Türkiye’nin jeopolitik anlamda 3 şeyinin çok önemli olduğu”nu vurgulayan Sarıca, bunların su,  konumu ve madenleri olduğunu, konumunu ve madenlerinin durumunun bilindiğini, su meselesinin ise keçinin yasaklanmasıyla yurt dışından getirilen inekler için yetiştirdiğimiz mısır ve yonca üretimi için suyu heba ettiğimizin altını çizdi. Türkiye’nin bu kadar süt üretimine ihtiyacı olmadığını, aksine et üretimine ihtiyacı olduğunu, bunu da küçükbaş hayvancılıkla sağlayabileceğini, ancak bu çözümü engelleyen birilerinin bulunduğunu ileri sürdü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>10-15 YIL İÇİNDE İÇME SUYUNA MUHTAÇ HALE GELEBİLİRİZ</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Lisinia Doğa’da bu duruma dikkat çekmek amacıyla fazla suya ihtiyacı olmayan lavanta, ada çayı gibi aromatik bitkiler yetiştirdiklerini, küçükbaş hayvancılığa yöneltmek için çalışma yaptıklarını belirtti. Ve şöyle bir iddia da bulundu: “Türkiye, acilen adaçayı, lavanta gibi aromatik bitkilere ve küçükbaş hayvancılığa geçmelidir. Aksi takdirde 10-15 yıl içinde içme suyu bulamaz hale gelecektir. Şu anda büyük su şirketlerinin dünyadaki büyük su kartellerine satıldığını bilin.”</p>
<div style="position: relative; height: 0px; padding-bottom: 56.25%; text-align: center;"><iframe loading="lazy" style="position: absolute; width: 100%; height: 100%; left: 0;" src="https://www.youtube.com/embed/DCwrP1wWqGE?ecver=2" width="640" height="360" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kivilcimhaber.com.tr/lisinia-dogada-dogallik-fiskiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
