30 yıl sonra Mumcu suikastı aydınlanıyor mu?

“Uğur Mumcu, FETÖ-MOSSAD kumpasıyla katledildi”

24 Aralık 1993…

Karlı soğuk bir Ankara günü.

Devrimci, vatansever araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu,

Arabasına yerleştirilen C-4 tipi bir patlayıcının infilakı sonucu hayatını kaybetti.

Suikast İran’ın üzerine yıkıldı.

Yüzbinlerin katıldığı cenaze töreninde kitle, yaratılan bu algıyla “Kahrolsun Mollalar” diye slogan atıyordu.

Ancak cinayeti kimin işlediğini devlet de biliyordu,

Mumcu ailesi de biliyordu.

Ağabey Ceyhan Mumcu İsrail’i işaret ediyordu.

Aradan 33 yıl geçtikten sonra katıldığı bir televizyon programında konuşan Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, Uğur Mumcu’nun FETÖ ve MOSSAD iş birliğiyle öldürüldüğünü duyurdu. Karakuş, elinde belgeler de olduğunu da ifade etti. Hukukçu/Avukat Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ceyhan Mumcu, Uğur Mumcu suikastına yönelik bilgileri değerlendirdi.

Ceyhan Mumcu iddiaları yanıtladı: ‘İran’ın üzerine yıkmaya çalıştılar’

Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş’un gazeteci Uğur Mumcu suikastını 5 MOSSAD ajanının FETÖ ile iş birliği içinde işlediğine ilişkin sözleri medyaya bomba gibi düştü. Konuya ilişkin değerlendirmelerini Aydınlık gazetesine anlatan Uğur Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu, “Olay tam aydınlatılamadı. Ben bu olayın hem Uğur Mumcu’yu ortadan kaldırmak hem de Türkiye’de İran karşıtı bir atmosfer oluşturmak amacı taşıdığını düşünüyorum. MOSSAD ihtimali daha mantıklı geliyor.” ifadelerini kullandı.

Karakuş, programda yaptığı açıklamada suikastın planlı bir operasyon olduğunu belirterek, “Mersin’e geldiler, oradan Ankara’ya geçtiler ve bombalı saldırıyı gerçekleştirdiler. Ardından Esenboğa’dan hiçbir pasaport kontrolü yapılmadan çıkış yaptılar.” dedi.

Karakuş, saldırganların Türkiye’den çıkışı sürecinde bazı çevrelerin devreye girdiğini belirterek, “Esenboğa’daki sistemler bir süreliğine devre dışı bırakıldı. Bu süreçte güvenlikten kaçmalarına yardımcı olundu. Yardımcı olanlar FETÖ’cüler.” ifadelerini kullandı.

Avukat Ceyhan Mumcu, suikasta ilişkin değerlendirmelerinde olayın arkasında İsrail istihbaratının olabileceği görüşüne yakın olduğunu ifade etti.

Ceyhan Mumcu, “Uğur’un öldürülmesinin ardından hem ben hem devlet uzun süre araştırma yaptık ancak net bir sonuca ulaşılamadı. Daha sonra bazı örgüt bağlantıları üzerinden isimler ortaya çıktı ama olay tam anlamıyla aydınlatılamadı.” diye konuştu.

Suikastın arka planına ilişkin değerlendirmesinde Mumcu, “Ben bu olayın hem Uğur Mumcu’yu ortadan kaldırmak hem de Türkiye’de İran karşıtı bir atmosfer oluşturmak amacı taşıdığını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Ceyhan Mumcu, Türkiye’de bir takım “solcu” gazeteci ve siyasetçinin de o dönem İran karşıtı kampanyada başı çektiğine işaret etti.

Ceyhan Mumcu ayrıca, geçmişte Gaffar Okkan’ın da kendisine ulaşarak suikastı çözmeye yaklaştığını söylediğini ancak iki gün sonra öldürüldüğünü hatırlattı.

Suikastın arkasındaki aktörlere ilişkin tartışmaların yıllardır sürdüğünü belirten Mumcu, “Bana göre

MOSSAD ihtimali daha mantıklı görünüyor.” dedi.

Sosyal medya hesabında paylaşımda bulunarak, “Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş, katıldığı bir TV programında Uğur Mumcu suikastına ilişkin ezber bozan iddialarda bulunmuş” diyen eski AK Parti Milletvekili Şamil tayyar, “İsrail’den Mersin üzerinden gelen 5 kişinin (MOSSAD Ajanları) suikastı gerçekleştirdikten sonra Ankara Esenboğa havalimanından ayrıldığını anlatıyor. O gün (24 Ocak 1993) İsrailli suikastçıların ayrılırken havalimanındaki bilgisayarların bozulduğunu, hiç kontrol edilmediklerini söylüyor. İsrailli suikastçıların bu eylemde FETÖ’den yardım almış olabileceğini iddia ediyor. Ayrıca, bu bilgileri Mumcu ailesine anlatmış. Hatırlayın, o cenaze töreninde ‘Türkiye İran olmayacak’ sloganları atılmış, İran olağan şüpheli olarak gösterilmişti.” İfadelerine yer verdi.

Tayyar açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:

“Asıl soru şu:

Bir general, böyle çok kritik ve hassas bilgiyi 33 yıl boyunca neden gizli tutar?

Karakuş o tarihte tuğgeneraldi, onun bildiklerini devlet bilmiyordu?

Hadi bu faslı da geçelim, bu iddialardan sonra Mumcu dosyası yeniden açılmalı, o karanlık dönem aydınlatılmalıdır diye düşünüyorum.

Bu bağlamda ilgili savcılık makamı, General Karakuş’un bilgisine başvurmalıdır.

Gerekirse mecliste araştırma komisyonu kurulabilir.

Vesile olsun, bu örnek üzerinden fazlaca faili meçhul cinayetin işlendiği o karanlık 1993 yılına ışık tutulsun.

Komisyon kurulur ve generalin iddiasını teyit eden bilgilere ulaşılırsa, yakın tarih yeniden yazılır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir