
Çin-Rusya-İran deniz tatbikatlarının sessiz mesajı
Güney Afrika kıyılarında BRICS donanmasının verdiği ‘deniz güvenliğini biz de konuşuruz’ mesajı, Türkiye’nin Mavi Vatan perspektifi ve Afrika deniz hatlarına dönük ilgisiyle de kesişiyor.
GÖKTUĞ ÇALIŞKAN
Güney Afrika açıklarında bu hafta başlayan “Barış İradesi 2026” deniz tatbikatı, kâğıt üzerinde arama-kurtarma ve deniz güvenliği provası gibi görünüyor. Fakat Simon’s Town üssüne peş peşe giren Çin, Rusya, İran ve Güney Afrika savaş gemileri, aslında Hint ve Atlas Okyanuslarını da içine alan daha geniş bir jeopolitik tartışmayı tetikledi.
BRICS’in genişlemesiyle birlikte ilk kez “BRICS Plus” etiketiyle icra edilen bu tatbikat, hem Afrika kıyılarında yeni bir denge arayışının hem de Washington–Pretoria hattında tırmanan gerilimin aynası hâline geldi.

‘BARIŞ İRADESİ 2026’ NE ANLATIYOR
Güney Afrika Ulusal Savunma Gücü’nün açıklamasına göre “Will for Peace 2026” tatbikatı, 9-16 Ocak tarihleri arasında Simon’s Town merkezli olarak yürütülüyor. Senaryoların ana teması, “deniz yollarının güvenliği ve deniz ticaretinin korunması” şeklinde ifade ediliyor. Çin’in lider ülke olduğu tatbikata, Rusya ve İran’ın yanı sıra Güney Afrika donanması aktif gemiyle katılıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri de sahada, Endonezya, Etiyopya ve Brezilya gibi bazı BRICS üyeleri ise gözlemci statüsünde yer alıyor. Programda konvoy koruma, arama-kurtarma, haberleşme, deniz haydutluğu ile mücadele ve “deniz terörizmi” senaryoları öne çıkıyor.
Pretoria yönetimi, tatbikatı “BRICS ülkelerinin deniz güvenliği alanında ortak kapasitesini artırmaya dönük savunma amaçlı bir çalışma” olarak tanımlıyor. Güney Afrikalı yetkililer, küresel deniz trafiğinin kırılganlaştığı, Kızıldeniz ve Aden Körfezi hattında saldırıların arttığı bir dönemde Hint ve Atlas Okyanusu’nda işbirliğinin “zorunlu” hâle geldiğini vurguluyor.
Hatırlatmakta fayda var: Güney Afrika daha önce 2019 ve 2023’te Çin ve Rusya ile “Mosi” isimli tatbikatlar yapmıştı ancak bu kez fark, İran ve BAE’nin sahaya inmesi ve BRICS Plus konseptinin açıkça vurgulanması.

WASHINGTON RAHATSIZ PRETORİA ISRARCI
BRICS donanmasının Güney Afrika kıyılarına demirlemesi, doğal olarak Washington’da tepkiyle karşılandı. ABD, zaten G20 Johannesburg Zirvesi’ni boykot ederek Pretoria ile arasındaki mesafenin arttığını göstermiş, ardından çeşitli tarife tehditleriyle ekonomik baskıyı gündeme taşımıştı.
Şimdi aynı tabloda, “anti-Amerikan blok” olarak tanımlanan bir yapının Afrika sahillerinde ortak tatbikat yapması, Beyaz Saray’da “yanlış mesaj” olarak okunuyor. Bu baskının en somut yansıması İran dosyasında görüldü.
Güney Afrika basınına yansıyan haberlere göre Pretoria, ABD’nin yeni yaptırım ve tarife uyarıları üzerine Tahran’dan deniz unsurlarının rolünü azaltmasını istedi ve bir süre “İran tamamen çıkarılıyor mu?” tartışmaları yaşandı. Ancak sahadaki görüntü bu baskının tam karşılık bulmadığını gösteriyor.
Üç İran savaş gemisinin False Bay’de hâlâ bulunduğu ve en az birinin tatbikat faaliyetlerine katıldığı resmî açıklamalara yansıdı. Bu durum, Güney Afrika Savunma Kuvvetleri’nin, Cumhurbaşkanlığı’nın “İran’ı geri çekelim” yönündeki telkinlerine rağmen planı fazla esnetmek istemediği yorumlarını beraberinde getirdi.
Pretoria’nın mesajı net: “Bu tatbikat, ABD’nin sevmediği aktörlerle poz vermek için organize edilmiş siyasi bir şov değil; BRICS ülkeleriyle deniz güvenliğini güçlendiren rutin bir işbirliği.” Güney Afrika Savunma Bakanlığı, tatbikatın Venezuela ya da başka bir kriz dosyasıyla bağlantılı olduğu yönündeki yorumları da reddederek “her ülkenin kendi ikili ilişkileri var, biz deniz güvenliğine odaklanıyoruz” vurgusu yapıyor.

BRICS AÇISINDAN NE ANLAMA GELİYOR
“Barış İradesi 2026” aslında BRICS’in ekonomik platform olmanın ötesine geçerek güvenlik alanına adım atmasının sembol adımlarından biri. Çin, Hindistan ve Rusya gibi aktörler uzun zamandır enerji, ticaret ve finans başlıklarını BRICS çerçevesinde tartışıyordu.
Şimdi bu zemine “deniz güvenliği ve askeri işbirliği” başlığının eklendiği görülüyor. Çalışmanın Çin liderliğinde yürütülmesi ve komuta-kontrol kurgusunun Pekin merkezli olması, bu alanda da Pekin’in “doğal koordinatör” rolü üstlendiğini gösteriyor.
Bu noktada resme tek boyutlu bakmamak gerekir. Bir tarafta ABD’nin, NATO müttefikleriyle Atlantik ve Akdeniz’de, Pasifik’te ise AUKUS ve QUAD gibi formatlarla kurduğu yoğun askeri ağ var. Diğer tarafta ise BRICS ülkeleri, kendi aralarında henüz bu kadar derin bir güvenlik mimarisi inşa etmiş değil; tatbikatlar daha çok siyasi mesaj ve “ortak görüntü” üretme fonksiyonuna sahip.
Yine de özellikle Çin ve Rusya açısından Afrika kıyılarında ortak deniz tatbikatı hem deniz hegemonyası tartışmasına hem de ABD’nin “tek güvenlik sağlayıcı” iddiasına verilen sessiz bir yanıt.
Tatbikatın teması ve resmi söylemi de bu ikili okuyuşu yansıtıyor. Güney Afrika ve Çin, ısrarla “deniz haydutluğu, yasa dışı balıkçılık, enerji hatlarının güvenliği ve ticaret yollarının korunması” başlıklarını öne çıkarıyor.
Buna karşılık Demokratik İttifak gibi muhalefet partileri, hükümeti “yaptırım altındaki, savaş içindeki ülkelerle askeri yakınlaşma” üzerinden eleştiriyor ve “gerçek BRICS tablo bu değil, Hindistan ve Brezilya ortada yok” diyerek tatbikatın siyasi risklerine dikkat çekiyor.
Çin açısından bakıldığında ise tablo daha uzun vadeli. Pekin, hem Kuşak-Yol Girişimi’nin deniz ayağını güvenceye almak hem de Hint ve Atlas Okyanusu’nda “Batı dışı bir güvenlik dili” üretmek istiyor. Bu çerçevede BRICS Plus formatında yapılan her tatbikat, Çin donanmasının Afrika kıyılarındaki varlığını normalleştiren küçük ama sürekli adımlar anlamına geliyor.
Aynı şey Rusya için de geçerli. Ukrayna savaşıyla birlikte Batı limanlarına erişimi siyasi olarak zorlaşan Moskova, Afrika ve Hint Okyanusu hattını “alternatif vitrin” olarak kullanmaya çalışıyor.

AFRİKA VE TÜRKİYE BU NOKTADA NEREDE DURUYOR
Afrika tarafında ise bu manzara, kıtanın uzun zamandır aradığı “çok kutuplu güvenlik ortamı” tartışmasının yeni bir perdesi. Güney Afrika, Mısır, Etiyopya gibi aktörler, tek merkezli güvenlik ortaklıkları yerine, farklı bloklarla ilişkilerini çeşitlendirerek pazarlık gücünü artırmak istiyor. “Barış İradesi 2026” bu anlamda, ABD ile yaşanan gerginliğe rağmen Pretoria’nın “sadece bir eksene yaslanmıyorum” deme biçimlerinden biri. Bu tercihin riskleri de var. ABD ile ticaret ve yatırım ilişkilerinde yeni tarife ve yaptırım ihtimalleri, Güney Afrika ekonomisi açısından hafife alınacak başlıklar değil.
Washington’ın, G20 boykotu ve ardından gelen gümrük kartı üzerinden verdiği mesaj açık: “Rusya ve İran ile askeri yakınlaşma, ekonomik maliyet doğurabilir.” Buna karşın Pretoria, uzun vadede BRICS çerçevesinde Çin kredileri, enerji anlaşmaları ve altyapı yatırımlarının ülkeyi yeni bir dengeye taşıyacağını hesaplıyor.
Türkiye açısından ise bu tablo, bir yandan fırsat, bir yandan da dikkatle izlenmesi gereken bir süreç. Ankara hem BRICS ile temas kurmaya çalışan hem Afrika açılımı yürüten hem de NATO üyesi bir ülke. Güney Afrika kıyılarında BRICS donanmasının verdiği “deniz güvenliğini biz de konuşuruz” mesajı, Türkiye’nin Mavi Vatan perspektifi ve Afrika deniz hatlarına dönük ilgisiyle de kesişiyor. Ankara’nın, Hint ve Atlas Okyanusu’ndaki deniz güvenliği tartışmalarında kendisini ne ölçüde “köprü aktör” olarak konumlandıracağı, önümüzdeki dönemde daha çok önem kazanacak.
Sonuçta “Barış İradesi 2026”, tek başına dünyanın güvenlik mimarisini değiştiren bir tatbikat değil. Fakat Afrika kıyılarında yan yana demirlemiş Çin, Rusya, İran ve Güney Afrika gemileri, birkaç sessiz mesaj veriyor. Deniz güvenliği artık sadece Batı ittifaklarının tekeline bırakılmak istenmiyor. BRICS, ekonomik platformdan yavaş yavaş güvenlik sahnesine doğru adım atıyor ve Afrika başkentleri bu yeni denklemi kendi çıkarları için kullanmaya çalışıyor. Asıl soru şu: Bu çok aktörlü deniz tablosu, kıtaya gerçekten daha fazla güvenlik ve manevra alanı mı getirecek, yoksa yeni bir büyük güç rekabetinin dalgalarını Afrika kıyılarına mı vuracak? Bunun cevabını, tatbikatın bitiş töreninden çok, önümüzdeki yıllarda limanlara hangi gemilerin, hangi anlaşmalarla girdiği belirleyecek.
AYDINLIK

- “Öğrencilere Atatürk kimliğini değil, küreselciliği aşılıyorsunuz”
- BRICS donanması Afrika kıyılarında!
- Emekli yazıları/ Emekliler refahtan pay istiyor2
- Milletvekili Akbulut, konuşmalarıyla hükümeti durmaksızın bombalayıp duruyor
- İsteyenin bir yüzü vermeyenin iki yüzü karadır denilmiştir; TES isteklerini tek tek sıraladı

