Dünya Sulak Alanlar Günü’nde Burdur Gölü Gerçeği:

İklim Değişikliği, Kuraklık ve Ortak Sorumluluğumuz

Burdur Gölü göz göre göre öldü gitti.

Yıllardır kent içi ve dışı feryatlar yükseldi.

Kent aktörleri hemen hemen her yıl farkındalık yaratmak ve SOS vermek amacıyla faaliyetler düzenledi.

Burdur Belediye Başkanı sosyal medya hesabında konuyu “Koca Gölü öldürdük” başlığı ile başa tutturarak sabitledi.

Başta Tarkan gibi sanatçılar olmak üzere kent dışı aktörler birkaç yılda bir Göl’e gelerek kentin feryadına ortak oldu.

9-10 yıldır kentteki bu faaliyetlerin oluşturduğu kamuoyunu baskısının gazını almak için havanda su döğmek üzere Tarım ve Orman Bakanlığı gibi yetkililer kente gelerek lafı güzaf kabilinden Gölü Kurtarma Eylem Planları ilan edip gitti.

Sonuçta bilim insanlarının saptamasına göre geri döndürülemez noktaya gelmesiyle gerçekten de gözlerimizin önünde “koca Gölü öldürdük”.

2 Şubat ülkede ve dünyada Sulak Alanlar Günü olarak anılır.

Bu kapsamda Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Burdur İl Koordinasyon konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Şu görüşleri savundu ve uyarılar, çağrılar yaptı.

Dünya Sulak Alanlar Günü’nde Burdur Gölü Gerçeği:
İklim Değişikliği, Kuraklık ve Ortak Sorumluluğumuz

2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü, yalnızca bir farkındalık günü değil; aynı zamanda doğaya karşı sorumluluğumuzu yeniden hatırlama çağrısıdır. Sulak alanlar; su döngüsünün düzenlenmesi, iklimin dengelenmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve insan yaşamının sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez ekosistemlerdir. Ne yazık ki, iklim değişikliği ve insan kaynaklı baskılar nedeniyle bu alanlar her geçen gün geri dönülmez kayıplarla karşı karşıya kalmaktadır.
Bu kayıpların en çarpıcı örneklerinden biri, Türkiye’nin en önemli kapalı havza göllerinden biri olan Burdur Gölü’dür.
Burdur Gölü Neden Kuruyor?
Burdur Gölü’nün son yıllarda hızla çekilmesi yalnızca doğal iklim döngüleriyle açıklanamaz.
Başlıca nedenler şunlardır:
İklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar
Havzada tarımsal sulama amaçlı aşırı su kullanımı
Gölü besleyen akarsular üzerine yapılan baraj ve göletler
Yer altı sularının plansız ve kontrolsüz çekilmesi
Bu etkenler birleştiğinde, gölün doğal su bütçesi bozulmakta ve ekosistem her yıl biraz daha zayıflamaktadır.
Bir Gölün Kuruması Ne Anlama Gelir?
Burdur Gölü sadece bir su kütlesi değildir.
Göl;
Endemik ve nesli tehlike altındaki türler için yaşam alanıdır,
Bölgenin mikroklimasını düzenler,
Tuzlu yapısıyla toz taşınımını kontrol eder,
İnsan sağlığı ve tarım için doğal bir denge unsurudur.
Gölün çekilmesiyle açığa çıkan alanlardan yayılan tozlar hem hava kalitesini düşürmekte hem de halk sağlığı açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Bu durum, kuraklığın artık yalnızca çevresel değil, doğrudan bir yaşam ve sağlık meselesi olduğunu göstermektedir.
İklim Değişikliği ve Kuraklık: Geleceğin Değil, Bugünün Sorunu
İklim değişikliği artık uzak bir gelecek senaryosu değildir. Burdur Gölü’nde yaşananlar, kuraklığın ve yanlış su yönetiminin bugün nasıl sonuçlar doğurduğunun açık bir kanıtıdır. Eğer suyu bir kaynak değil de sınırsız bir tüketim nesnesi olarak görmeye devam edersek, bu tablo yalnızca Burdur ile sınırlı kalmayacaktır.
Çözüm Mümkün mü?
Evet, mümkündür. Ancak bu;
Havza ölçeğinde bütüncül su yönetimi,
Tarımsal sulamada verimli ve modern yöntemlere geçiş,
Sulak alanları korumayı esas alan kararlı kamu politikaları,
Yerel yönetimler, meslek odaları, üniversiteler ve halkın ortak iradesi ile mümkündür.
Sonuç ve Çağrı
Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isteriz ki;
Burdur Gölü’nü korumak, yalnızca bir gölü değil, bir kentin geleceğini korumaktır.
İklim değişikliğiyle mücadele, sulak alanların korunmasıyla başlar.
Bugün alınmayan her önlem, yarın çok daha ağır bedellerle karşımıza çıkacaktır.
Suyu, toprağı ve yaşamı korumak için hâlâ bir şansımız var.
Bu şansı birlikte değerlendirmek zorundayız.
TMMOB BURDUR İKK

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir