
38. KURULTAY’DAKİ ŞAİBENİN ‘CEZA’SI
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda ‘para ve vaat karşılığı oy kullandırıldığı’ iddialarına ilişkin 12 sanık hakkındaki davanın üçüncü duruşması önceki gün yapıldı. Duruşmada tanıklar dinlendi. Dava 1 Nisan’a ertelendi.
Döndüğü iddia edilen fırıldakların, rüşvet ve vaatlerle satın alınan delege oylarının hesap günü
- CHP 38. kurultaydaki şaibelerden sıyrılamıyor!
- Ankara’da 3. ceza duruşması: İmamoğlu’na siyasi yasak talebi
- Özgür Özel dahil 9 vekilin dosyası ayrıldı
- “Mağdur” Kılıçdaroğlu
- “Lütfü Savaş” detayı
- CHP’nin sakat kurultayına “ceza” davası 1 Nisan’a ertelendi!
- İBB dosyasıyla birleşiyor mu?
- Şaibenin tanıklarından rüşvet itirafı
38. Kurultayın şaibelerini üzerinden atamayan CHP, 2 yıldır mahkemelerde sürünüyor. “Mutlak butlan” istinafta devam ederken Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ceza davası 1 Nisan’a ertelendi. Mahkeme dosyanın İBB davası dosyasıyla birleştirilmesi için İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazılmasına karar verdi. Şaibenin tanıkları tek tek dinlendi. Erzurum delegesi Yusuf Göğerkaya “İstanbul ekibinden 300 bin dolar geldi” itirafında bulundu. Dönemin Bursa delegesi Serda Tandoğan Kuru 12 kurultay delegesini ikna etmesi karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?’ şeklinde teklif aldığını anlattı.
Takvim’in haberine göre, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinde ise şaibeli kurultayın ceza davasının 3. duruşması Ankara’da görüldü.
İBB DAVASIYLA KURULTAY
DAVASI BİRLEŞİYOR MU? AĞIR CEZA’YA MÜZEKKERE YAZILACAK

Duruşma tanık beyanlarının dinlenmesinin ardından 1 Nisan 2026’ya ertelendi. Duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme; dosyanın İBB davası dosyasıyla birleştirilmesi için İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazılmasına, birleştirme yönümde görüş gelirse duruşma kurulmaksızın birleştirme kararının verilmesine karar verdi.
MUTLAK BUTLANA DOĞRUDAN ETKİ EDECEK DAVA
Ceza davasından çıkabilecek olası bir mahkumiyet kararının istinafta devam eden mutlak butlan davasına doğrudan etki edeceği aşikar. Bu durum, CHP Kurultayına açılan iptal davasının davacılar Lütfü Savaş ve “şaibe var” diyen kurultay delegelerinin lehine sonuçlanmasına yol açabilir. CHP Genel Merkezi’nde temkinli ve endişeli bekleyiş sürüyor.
DELEGE YILMAZ ÖZKANAT “TANIK”
OLARAK ÇAĞRILDI: KURULTAYIN İPTALİNİ İSTİYORUM
Lütfü Savaş’ın yanı sıra kurultayda “şaibe var” deyip iptal davası açan delege Yılmaz Özkanat da ceza davasına “tanık” olarak çağırıldı.
Özkanat, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’nın şaibeli olduğuna dair ciddi kanaat ve somut iddialar doğrultusunda, hiçbir kişi ya da grubun etkisi altında kalmadan, tamamen kendi irademle kurultayın iptali için dava açmış bulunmaktayım” dedi.
Kurultayın iptalini istediğini belirten CHP delegesi Yılmaz Özkanat, “Kurultay sürecinde delegelerin özgür iradesine gölge düşüren, parti tüzüğüne ve demokratik ilkelere aykırı olduğu ileri sürülen uygulamalar kamu vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturmuştur. Parti içi demokrasinin korunması ve sürecin hukuka uygunluğunun denetlenmesi amacıyla yargı yoluna başvurdum. Amacım şahısları hedef almak değil; hukukun üstünlüğü çerçevesinde kurultayın meşruiyetinin değerlendirilmesini sağlamaktır. Hukuka aykırılık tespit edilmesi halinde kurultayın iptalini talep ediyorum.” ifadelerine yer verdi.
CEMİL TUGAY VE ÖZGÜR ÇELİK’İN
İSMİNİ VERDİ: ORGANİZE BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYORLARDI

Dönemin İzmir delegesi Hatip Karaaslan, kurultay öncesi bazı isimlerin kendisiyle görüşmek istediğini öne sürerek, “Ankara’ya gittik. Kurultay delegelerinin kaldığı otele yerleştik. Mehmet Kılıçarslan eski Mardin İl Başkanı geldi. Cemil Tugay, Mehmet Kılıçarslan, Özgür Çelik, Buğra Gökçe, Özkan Tice bunlar hepsi organize bir şekilde çalışıyorlardı. Kurultay delegelerine çeşitli vaatler veriyorlardı. İş vaadi, belediye meclis üyeliği vaadi. İsteklerini, taleplerini alıyorlardı. Ona göre değerlendiriyorlardı. Mehmet Kılıçarslan, ‘Seninle Özgür Özel’le görüşelim’ dedi. Ben kabul etmedim” dedi.
CHP ERZURUMDA’DA SİYASİ RÜŞVET
İTİRAFI: İL BAŞKANI 300 BİN DOLAR ALDI, 50’ŞER EURO DAĞITTI
Tanık olarak dinlenen dönemin Erzurum delegesi Yusuf Göğerkaya ise il başkanının para dağıttığını iddia ederek, “Erzurum kongresinden sonra il başkanlığı binasında delegeler ile toplantı yaptı il başkanı. İl başkanı Ankara’ya gidip, en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. Ankara’ya gidip döndü. Tekrar toplandık. İl başkanı, hepimize 50’şer euro dağıttı. Ankara’da kurultay gecesi son bir yemeğe gittik. Oradan da pavyona geçtik. İl başkanı beni dışarı çıkarıp, 4 imzaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İmza attık ve bin dolar para verdi. Abdulkadir Ş. parayı kabul etmedi, ‘Sen beni parayla satın alamazsın’ dedi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp’tan kendisine gönderilmesini söyledi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum. İl başkanının para aldığını net şekilde biliyorum” diye konuştu.
“KILIÇDAROĞLU’NA OY VERDİM, İHRAÇ EDİLDİM”
Tanık olan dönemin Batman delegesi Yılmaz Özkanat de oy yönlendirmesi yapıldığını ileri sürerek, “Kurultay akşamı biz bir otelde konakladık. İl başkanımız lobiye çağırdı, oylarımızı Özgür Özel’e vermemizi istedi. Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdim. Sonrasında partiden çıkartıldım, ihraç edildim. Kurultay sonrasında Y.’nin oğlu, meclis üyesi seçildi. Bu yükün altında kalmamak için kurultayın iptali için dava açtım” dedi.
| ‘300 MÜ İSTİYORSUN, 500 MÜ’ Tanık olan dönemin Bursa delegesi Serda Tandoğan Kuru ise kurultaya ilişkin, “Kaldığımınız otelin lobisinin ön tarafında Genel Başkan Özgür Özel’in broşürlerinin bulunduğu bir stant vardı. Orada kurultay delegelerine, imza atanlara bir deri çanta veriliyordu. Ancak para değildi, kesinlikle para yoktu. Oylama salonuna geldiğimizde, salonun çeşitli yerlerinde cep telefonu kutuları vardı. Yerlerde kutular vardı. Yolda giderken bilmediğim, telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. 12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?’ şeklinde ucu açık bir teklif sundu. Bunun TL, dolar ya da euro olabileceğini söyledi. 300 TL olmadığı açıktı. Ben de 14 Mayıs seçimlerinde zor bir sürece girdiğimizi, madem partinin böyle büyük paraları varsa neden o dönemde kullanılmadığını söyledim” diye konuştu. |
‘TANIK OLMAMAM İÇİN PARA TEKLİF EDİLDİ’
Tanık Tolgahan Erdoğan ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin euro para teklif edildiğini iddia ederek, “2005’ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendimi anlatmak için vazife ettim. Mustafa Kemal’in partisinde bunların olamayacağını düşündüm” dedi.
TAKVİM’E KONUŞMUŞTU: NE GEREKİYORSA GİDER ANLATIRIZ
CHP’nin şaibe iddia ve itiraflarıyla mahkemelik olan 38. Kurultayı’nın en önemli tanıklarından biri olan Tolgahan Erdoğan, Takvim’e konuşmuş, “CHP’yi dizayn etmek için harcanan 250 milyon dolar var. Söylediklerim ihbar niteliğinde. Ne gerekiyorsa gider anlatırız” ifadelerini kullanmıştı.

| İMAMOĞLU, RIZA AKPOLAT VE 12 İSME SİYASİ YASAK Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra aralarında tutuklu Beşiktaş eski Belediye Başkanı Rıza Akpolat, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de 12 isim hakkında siyasi yasak isteniyor. O isimler şu şekilde: Yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik CHP’li Baki Aydöner, Erkan Aydın, Hüseyin Yaşar, Mehmet Kılınçaslan, Metin Güzelkaya, Özgen Nama, Özgür Çelik, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eş |
| ÖZGÜR ÖZEL VE 9 VEKİLİN DOSYASI AYRILDI CHP Genel Başkanı Özgür Özel dahil 9 şüpheli vekilin dosyası ayrıldı. Bu şüpheliler hakkındaki soruşturma “Siyasi Partiler Kanunu”na muhalefet suçundan Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülüyor. Davanın 13 Ocak 2026’daki ikinci duruşmasına Ekrem İmamoğlu SEGBİS aracılığıyla katılmıştı. |

| Aziz İhsan Aktaş davası devam ediyor Rıza Akpolat’ın yardımcısından baskı itirafı! Aziz İhsan Aktaş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davası görülmeye devam ediyor. 4’ü tutuklu 7 CHP’li belediye başkanı dahil 200 kişinin yargılandığı davada bugün 18 tutuksuz sanığın savunması alındı. O savunmalar arasında dikkat çeken isim Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcı Ozan İş oldu. İş, Rıza Akpolat’ın avukatların baskı gördüğünü itiraf etti. Deniz Yusufoğlu’nun Sabah’taki haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde 200 şüpheli hakkında, geçtiğimiz 20 Ekim günü 579 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet davasında görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çanyaka, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutuklu sanıkları arasında yer alıyor. Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ve görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ise tutuksuz yargılanıyor. Duruşmanın 1 ay sürmesi bekleniyor. ZEYDAN KARALAR DAHİL 9 SANIK TAHLİYE EDİLMİŞTİ Son olarak tutuklu sanıkların savunmaları alınmıştı ve aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Rıza Akpokat’ın şoförü Mehmet Ataş, eski İSFALT muhasebe müdürü Oktay Aktaş, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış’ın bulunduğu 9 tutuklu sanık tahliye edilmişti. Davada tutuklu sayısı böylelikle 22’ye inmiş oldu. DAVA DEVAM EDİYOR İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki duruşma salonunda 10 Şubat’ta görülen davada tutuksuz sanıkların savunmaların alınmasına başlandı. OZAN İŞ’İN İTİRAFLARI SES GETİRDİ Bugün mahkemede 18 tutuksuz sanık savunmasını gerçekleştirdi. Dikkat çeken isimlerden birisi Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ozan İş oldu. İş, Beşiktaş Belediyesi’nin mülkiyetindeki Özel Etiler Hastanesi’nin Aziz İhsan Aktaş’a değerinin 180 milyon lira altında satıldığı iddiasına ilişkin savunma yaptı. Hastane sürecinin satışından Rıza Akpolat ve Önder Gedik’in bilgisi olduğunu, satış sürecini kendisinin yönetmediğini ileri süren Ozan İş, süreci tutuklu sanık Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz ile tutuksuz sanık ihale danışmanı Mustafa Mutlu’nun yönettiğini söyledi. |

| CHP kurumları işgal edilmiş durumda Rüşvet iddialarına tepki gösterdiği için CHP’den ihraç edilen Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, ilk açıklamalarını Ulusal Kanal’a yaptı. CHP’nin yolsuzluğa, rüşvete bulaşanlardan arınması gerektiğini vurgulayan Göçer partinin işgal edilmiş durumda olduğunu söyledi. CHP’den ihraç edilen Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, ilk açıklamalarını Ulusal Kanal’a yaptı. “İhraç kararı yok hükmündedir.” diyen Göçer, Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Adnan Türkkan’ın konuğu oldu. Göçer, CHP’nin yolsuzluğa, rüşvete bulaşanlardan arınması gerektiğini vurguladı. Göçer açıklamasında, “Ne yazık ki gelinen noktada artık Cumhuriyet Halk Partisi bütün özelliklerini yitirmiş durumda. Bizim Cumhuriyet Halk Partiliğimiz hiç kimsenin iki dudağı arasında değildir. Bizler yolsuzluk, rüşvet ve irtikap gibi yüz kızartıcı bir suçtan dolayı yargılanmadık hamdolsun. Böyle bir suçtan dolayı ceza da almadık. İhraç edilmemizin sebebi eleştiri. Bu bizim için bir ödüldür.” dedi. “AKTAŞ VE YILDIZ’I CHP’YE KİM BULAŞTIRDI” Göçer açıklamasının devamında, “Türkiye’nin umudu olan bir parti ne yazık ki 3-5 kişinin ahbap çavuş ilişkisiyle yönetiliyor. Tüm ülkenin umudu bir tarafa atıldı. Kendi kendisine bir siyasi hedefi olanlar ve partiyi zenginleşme aracı olarak görenler tarafından partinin ilgili kurumlarının tamamı işgal edilmiş durumda. Biz ‘Cumhuriyet Halk Partililer rüşvetle, irtikapla anılamaz. Arınmamız lazım.’ diyoruz. İl Kongresi’nde de aynı şeyleri söyledik. ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ne Aziz İhsan Aktaş’ı ve Ertan Yıldız’ı kimler bulaştırdı? Bunlar hakkında gerekli işlem yapılsın.’ dedik.” ifadelerine yer verdi. |

- Karanlık kurultayın ceza davası
- TÜİK 2025’de hayvan sayısı arttı diyor ama…
- Ramazan birleştiriyor, MEB ayrıştırıyor
- CHP’de yolsuzluğu eleştirmek yasak!
- Türkiye hayvancılığının umudu gençlerde

