
ABD-İsrail yerine İran’ı kınadılar…
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Türkiye’nin de aralarında bulunduğu (Türkiye, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, İran’ın bölgedeki saldırgan eylemleri diye tanımladıkları kendini savunma faaliyetlerini değerlendirmek üzere istişare toplantısı düzenledi. Toplantı sonrası yayımlanan ortak bildiride, ABD ve İsrail üs ve tesislerini hedef alan İran’ın Körfez İş birliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile Türkiye, Azerbaycan ve Ürdün’e karşı aslında “sahte bayrak” faaliyeti olduğu bilinen balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları kınandı.12 ülke bir araya gelerek ABD-İsrail saldırılarını değil İran’ın kendini savunma hakkını hedef aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da altına imzasını attığı bildiriye Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ateş püskürdü. Perinçek, “Riyad’da Müslümanları katleden ABD ve İsrail’le bayramlaşanları kınıyoruz” dedi.
Görüşmeler sürerken ABD ve İsrail İran’a 28 Şubat’ta aniden saldırı başlattı.
Lider ve önde gelen devlet adamlarını şehit etti.
Ülkede isyan çıkartarak kaos yaratmaya çalıştı
Ülkenin meşru yönetimini devirmeye kalkıştı.
İran buna karşılık Orta Doğu’daki ABD üslerini, filolarını ve büyükelçiliklerini vurdu
İsrail’in başkenti olmak üzere birçok kentini vurarak İsraillileri sığınaklardan çıkamaz hale getirdi.
İran, İRÇ ittifakı temelinde gösterdiği beklenmedik direniş karşısında afallayan emperyalist ve Siyonistler ve işbirlikçileri feryat etmeye başladı.
Bu kapsamda Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Batı Asyalı 12 ülke bir araya geldi.
Aralarında Hakan Fidan’ın da bulunduğu Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE’nin) dışişleri bakanları saldırganları değil, saldırıya uğrayan ve vatanını savunan İran’ı hedef aldı.
“Arap ve İslam ülkeleri” adı altında yapılan toplantıda İran’a “dur” denirken, ABD ve İsrail’in İran’ı ve bölgeyi hedef alan emperyalist saldırganlığı gözardı edildi.
Bu uluslararası skandala Vatan partisi Lideri Dr. Doğu Perinçek sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, “Nerede kaldı Gazze ile dayanışma? Riyad’da toplananlar, Gazzelilere, Filistinlilere, bütün insanlığa sorsun bakalım, bu bildiriye ne yanıt alacaklar. Trump ve Netanyahu’yla kader birliği yapanlar, onların sonlarını paylaşır. Herhalde Müslümanları katledenlere Allah cennet vadetmiyor. Riyad’da Müslümanları katleden ABD ve İsrail’le bayramlaşanları kınıyoruz” diyerek ateş püskürdü.
Vatan Partisi Lideri (X) hesabından yaptığı kınama paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

| “RİYAD’DA MÜSLÜMANLARI KATLEDEN ABD ve İSRAİL’LE BAYRAMLAŞANLARI KINIYORUZ İran savaşıyor, Lübnan, Hizbullah savaşıyor, Filistin savaşıyor, Yemen savaşıyor, İslam ülkeleri emperyalizme ve siyonizme karşı savaşıyor. Siz neredesiniz? Düşmana üs veriyorsunuz, benzin veriyorsunuz, para veriyorsunuz. Bu Müslümanlık mı? Ramazan Bayramı’na böyle mi gireceksiniz? ABD ve İsrail katilleriyle mi bayramlaşacaksınız? Bayram tebriğinizi savaşan Müslüman ülkelere değil, onlara füze yollayan, Müslümanları katledenlere mi yapacaksınız? ABD’ye üs veriyorsunuz. İran, Filistin, Yemen ne yapacak? Sizin verdiğiniz üslerin önünde selam mı duracak? ABD’ye doğalgaz, enerji veriyorsunuz. Üslerinizden İran’a füzeler gönderiyorsunuz. Müslümanlar ne yapacak? Sizin verdiğiniz füzelerin altında kurbanlık koyun gibi yatmalarını mı bekliyorsunuz? İran, Müslüman ülkelere saldırmıyor, ABD üslerini ve onlara yataklık eden merkezleri hedef alıyor. Bu bildiriye imza atan Türkiye, Çanakkale Savaşında şehit olanların, İstiklal Savaşında şehit olanların, teröre karşı 40 yıldır can veren Mehmetçiğin, Polisin Türkiyesi değil. Her konuşmanın başında şehitlerimize rahmet okuyorsunuz ama onları şehit eden ABD-İsrail cephesinden yazılan bildiriye imza atıyorsunuz. Nerede kaldı Gazze ile dayanışma? Riyad’da toplananlar, Gazzelilere, Filistinlilere, bütün insanlığa sorsun bakalım, bu bildiriye ne yanıt alacaklar. Trump ve Netanyahu’yla kader birliği yapanlar, onların sonlarını paylaşır. Herhalde Müslümanları katledenlere Allah cennet vadetmiyor.” |
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da altında imzasının bulunduğu bildirinin tamamı:
| 1. Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı, Suriye Arap Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İran saldırılarına ilişkin olarak hicri 29 Ramazan 144, miladi 18 Mart 2026 Çarşamba günü Riyad’da istişari bir bakanlar toplantısı gerçekleştirmiştir. 2. Bakanlar, İran’ın Körfez İş birliği Konseyi ülkelerine, Ürdün Haşimi Krallığı’na, Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik saldırılarını ele almış; balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen ve yerleşim alanlarını, sivil altyapıyı — petrol tesisleri, tuzdan arındırma tesisleri, havalimanları, konut binaları ve diplomatik misyonlar dahil — hedef alan bu kasıtlı İran saldırılarını kınadıklarını ve reddettiklerini teyit etmişlerdir. Bakanlar, bu tür saldırıların hiçbir gerekçeyle veya hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca devletlerin, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca kendilerini savunma hakkına sahip olduklarını ifade etmişlerdir. 3. Bakanlar, İran’a saldırılarını derhal durdurma çağrısında bulunmuş ve uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterilmesinin, tırmanmanın sona erdirilmesi, bölgenin güvenlik ve istikrarının sağlanması ve krizlerin çözümünde diplomasinin teşvik edilmesi için ilk adım olduğunu vurgulamışlardır. Bakanlar ayrıca İran ile ilişkilerin geleceğinin, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesine, iç işlerine karışılmamasına, egemenliklerinin veya topraklarının herhangi bir şekilde ihlal edilmemesine ve askeri kabiliyetlerin bölge ülkelerini tehdit edecek şekilde kullanılmaması veya geliştirilmemesine bağlı olduğunu belirtmişlerdir. 4. Bakanlar, İran’ın, tüm saldırıların derhal durdurulmasını, komşu devletlere yönelik her türlü provokatif eylem veya tehdidin koşulsuz biçimde sona erdirilmesini ve İran’ın kendi hedeflerine hizmet etmek üzere Arap ülkelerindeki bağlantılı milisleri destekleme, finanse etme ve silahlandırma faaliyetlerini durdurmasını öngören 2817 (2026) sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı’nı uygulama yükümlülüğüne uyması gerektiğini vurgulamışlardır. Ayrıca İran’ın, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası deniz trafiğini kapatmaya veya engellemeye yönelik herhangi bir tedbir veya tehdide başvurmaktan ve Bab el-Mendeb’de deniz güvenliğini tehlikeye atmaktan kaçınması gerektiğini ifade etmişlerdir. 5. Bakanlar, Lübnan’ın güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne desteklerini yinelemiş; Lübnan devletinin egemenliğinin ülkenin tüm topraklarında etkinleştirilmesini ve silahların devletin tekelinde tutulmasına ilişkin Lübnan hükümeti kararını desteklediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırganlığını ve bölgedeki yayılmacı politikasını kınamışlardır. 6. Bakanlar, gelişmeleri izlemek ve ortaya çıkan meseleleri değerlendirmek amacıyla bu konudaki yoğun istişare ve koordinasyonu sürdürme kararlılıklarını teyit etmiş; ortak tutumların oluşturulmasını ve güvenlik, istikrar ve egemenliklerini korumak, İran’ın topraklarına yönelik HAİN saldırılarını durdurmak için gerekli meşru tedbir ve uygulamaların benimsenmesini sağlayacak şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etmişlerdir. |

- Altında Türkiye’nin de imzası bulunan utanç bildirisi!
- “Üslere el konsun, Amerika defolsun!”
- “Şairler şahı”, “söz ilahı…”
- Laricani’nin Hamaney’le son görüşmesi
- ARAP DİLİNDE İSTİKLAL MARŞI

