Burdur Emekli Meclisi Sendikası toplantısı

İstasyon Emekli Kafe’de toplanan Emekli meclisi Sendikası üyeleri, “Doğrudan demokrasi” kavramı ve sendikalarının gelişme süreci üzerine tartışma yürüttüler. Kent Konseyi toplantısı hakkında bilgi alışverişinde bulundular. 1 Mayıs Bayramı’na yönelik kararlar aldılar.

Açış konuşmasını yapan başkan şu ifadelere yer verdi:

“Değerli yol arkadaşlarım; hepinizi saygı, sevgi, sağlık dileklerimle selamlarım.
Bizler, Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşı olarak, ailelerimiz, ülkemiz olanaklarında okuduk, iş sahibi olduk, en az 20-40 yıl arası çalıştık. Ülkemize emek verdik. Devletimiz, işverenimiz, ailelerimiz için gece gündüz, tarla, fabrika, devlet dairelerinde, hastane, okulda; sıcak, soğuk, kar, yağmur demeden çalıştık. Çocuklarımızı büyütüp, okuturken, halkın çocuklarının da beslenme, giyinme, sağlık, eğitim ve tüm ihtiyaçlarının karşılanmasında görev aldık. Kazandığımız paranın vergisini peşinen verirken, SGK kurumuna sigorta primlerimizi kazandığımız cebimize girmeden peşin ödedik. Çalışma hayatımız sonunda yasal ve vicdani hakkımız olan EMEKLİ olup, insanca, onurluca yaşamak için yıllarca emek, vergi ve primleri önceden verdik, ödedik. Kısacası bugün aldığımız maaşlarımızı 20,25,30,35,40 yıl prim ödeyerek kazandık.
Hiçbir kimse, hiçbir parti, hiçbir kurum, hiçbir lider, hiçbir milletvekili veya yöneticiler bu maaşları biz veriyoruz diyemez. Anamızın ak sütü gibi helaldir maaşlarımız.
Bizler; ülkemizin insanı Türkiye Cumhuriyetimizin yurttaşı, Emeklisi, bir bireyi olarak; Türkiye’mizde yaşayan Türk, Çerkes, Kürt, Laz, Alevi, Sünni, inanan, inanmayan farklı anne babanın evlatları, farklı çocuk, torunların babası, annesi, dedesi, babaannesi, anneannesi olabiliriz ve öyleyiz de.
Herkesin kökeni, ailesi, kültürü, dili, dini, inancı, emeği ONURUDUR.
86 milyonun ortak paydası Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığıdır…
BİZ Emeklilerin de ortak paydası Emekli olmak, ortak olan EMEKLİ HAKLARIDIR.
Bu topraklarda farklılıklar, ayrılık nedeni değil, birlik ve kardeşliğin zenginliğidir.
Emeklileri bir arada tutan ortak geçmişimiz ve ortak geleceğimizdir.
Bizler ayrı ayrı birer birey olarak hiçbir varlık gösteremeyiz.
İki, üç, beş, on, yüz, bin, milyon, milyonlar olarak birleştiğimizde ancak bir güç olabilir, daha önce dile getirdiğim Emekli Haklarını alabiliriz. Bu nedenle Sendikalaşıyoruz.
Nasıl bir sendika istiyoruz? Sorusuna geniş kapsamlı cevap yerine;
Dil, din, etnik köken, siyasi düşünce farkı gözetmeyen, kimseye çoban olmayan, kimseyi de çoban kabul etmeyen, üyelerin birbirine fikirlerini dayatmayan, ayrımcılık yaratmayan, inancı düşüncesi, kimliği, cinsiyeti, rengi nedeniyle ötekileştirmeyen, SADECE Emekli hakları, eşit yurttaş hakları paydasında birleşen, hiçbir parti, grup, siyasi görüş, kişi, liderin ön, arka, yan bahçesi olmayı kabul etmeyen bir sendika oluşturmaya çalışıyoruz.
Böyle Bir sendikayı da Ancak Doğrudan Demokrasi Modelini işleterek kurabiliriz.
Doğrudan Demokrasi Doğal yaşamdan esinlenmiş, Temelini Doğal Demokrasiden almış, gelişerek toplumda eşitliği sağlamayı, bireyi nesnellikten kurtarıp ÖZNELEŞtirir diye söyleyebiliriz.
Özünde eşitlerin demokrasisidir Doğrudan Demokrasi. Uygulamak için, yatay örgütlenme, yerellerde oluşturulan MECLİSlerle her üye özgür birey olarak, meclislere kendi adına katılma, söz ve karar hakkına sahip olma anlamında karakteristik öneme sahiptir Doğrudan Demokrasi.
Farklılıkların iç dinamiklerinden faydalanarak sürekli gelişir doğrudan demokrasi. O nedenle çok seslilik ve çok renkliliğin ortak, eşitlik içinde ayrıştırmadan ötekileştirmeden, kırmadan, incitmeden, yok etmeden birlikte yaşamasıdır Doğrudan Demokrasi.
Bütün bunlara bağlı olarak sendikamızda yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı hiyerarşik bir yapılanma yoktur…
Sendikamız bir liderin, bir grubun, bir partinin etrafında değil, Doğrudan Demokrasi fikri etrafında birleşir.
Başkan, reis, patron, taşeron, delege, bunlara bağlı ayak oyunları, kurnazlık, çakallıklara, menfaate dayalı her türlü ahlaksızlıkları reddeder.
Çok değerli bir Doğrudan Demokrasi uygulaması da şöyledir. Görev alanlar, gerektiği gibi görevlerini yerine getiremiyorlarsa; GERİYE ÇAĞIRMA yöntemi vardır sendikamızın işleyişinde. Örneğin gönüllü görev alan bir arkadaşımız kendinden kaynaklı sendika içi çalışmayı aksatıyor, görevini yapamıyorsa görevden geri çağrılır, yerine yeni bir arkadaş görev alır. Gönüllü olan ya da görevlendirilen arkadaşlar rotasyonla görev paylaşarak, hiçbir alanda görev aksamaz. En önemlisi de başkan, yönetici diktatörlüğü, sendika ağalığının önüne geçilmiş olur. Tümüyle hantallaşma, menfaatleşmenin önüne geçilir.
 Son iki ay içinde İsviçre’de yapılan referandumla halk emekliye 12 ayda (1 yılda) 13 maaş verme kararı almıştır. Halkın karara katılmasına canlı bir örnektir.
Biz de ise sanki maaşlarımızı bir kişi, bir parti, milletvekilleri, herhangi bir lider veriyormuş gibi havalara girilerek, bizlerin EMEKLERİ yok sayılmış, son yıllarda da siyasilerin oyuncağı durumuna getirilerek yasal haklarımız gasbedilmiştir.
Bu nedenledir ki; elimizden alınan haklarımızı almak için, Doğrudan Demokrasi etrafında toplanıp, birleşerek Sendikalaşıyoruz.
Tüm emeklilerimize, sağlık, başarı dileklerimizi iletiyorum.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir