Emekliler, üç yıldır cehennemi yaşıyor

16 milyon emekli kitlesi, 2023 Mart’ındaki genel seçimlerin arifesinde aldıkları kısmen iyileştirilmiş zamlarla ancak altı ay rahat edebilmişlerdi. Seçimleri müteakiben uygulamaya başlanılan yeni adı “sıkılaştırma” olan neoliberal ekonomi politikası nedeniyle o zamana kadar görülmemiş bir sefalete sürüklendiler. Üç yıldır adeta cehennem hayatı yaşamaktadırlar. Yüksek enflasyonun getirdiği hayat pahalılığı şartlarında 15-20 bin lirayla hayatları çekilmez hale geldi. Kiralarını ödeyemez hale gelerek, ucuz ve pislik içindeki otel odalarına sığındı bir kısmı. Bir kısmı sokaklarda, caddelerde dolaşarak çerçiliğe soyundu; kalem defter satmaya başladı.

Bugün açlık sınırı 30 bin 143 liraya çıktı. En düşük emekli maaşı ise 20 bin liraya çıkarıldı. Açlık sınırının 10 bin lira altında alenen yarı aç yarı tok yaşamaya mahkum edildiler. Yoksulluk sınırını hesaba bile katmıyoruz.

EŞİTSİZ DÜZENLEMEYLE EMEKLİLERİ YOKSULLUKTA VE SEFALETTE EŞİTLEME ÇABASI

Kamuoyu baskısı sonucu çareyi en düşük emekli maaşını 20 bin liraya çıkarmakta bulan siyasi iktidar, bu kez de çoğunluğu yok saydı. Oysa o çoğunluk daha uzun çalışma süresiyle daha fazla prim ödemişti. Böylesi adaletsiz bir düzenlemeyle emeklileri giderek yoksullukta ve sefalette eşitlemeye çalışmaktadır.

AVRUPA’DA DÖRT ÇALIŞAN BİR EMEKLİYE Mİ BAKIYOR?

Ne zaman emeklilerin maaş zamları söz konusu olsa siyasi iktidar otomatiğe bağlanmış gibi hemen Batı devletlerindeki emekli-çalışan korelasyonu alanında kuyruklu bir yalan ve uydurma bilgiyi dile getirir. Avrupa devletlerinde dört çalışan bir emekliye bakmaktaymış!

Bu alanda bilimsel bir çalışma yapan Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Ekonomi Çalışma Grubu Batı’daki bu korelasyonun kuyruklu bir yalan olduğunu ortaya çıkardı.  

Söz konusu TBF çalışmasında, çalışanların emekliye oranı Türkiye’de 1,63 iken, İtalya’da 1,43, Belçika’da 1,58, Polonya’da 1,61, Portekiz’de 1,64, Almanya’da 1,72 ve İspanya’da 2,02 olduğu saptandı.

EMEKLİNİN MİLLİ GELİRDEN ALDIĞI PAY EN DÜŞÜK SEVİYEDE

Çalışmaya muktedirken var gücüyle çalışmış,

Vatanın kalkınmasına ve milli, gelirin yükselme4sine katkı yapmış olan emekli,

Primlerini ödemiş ve emekliliğe hazırlanmış güçten düştüğünde namerde muhtaç olmamak için…

Ancak bir süredir emekli vatandaşlar hayal kırıklığı ve öfke içindedir.

Güvendiği dağlara kar yağdı.

Kara kış yolları kapadı.

Milli gelirden aldıkları pay 2020 yılından beri yüzde 18 azaldı.

OECD ülkelerinde bu pay yüzde 8,1 iken Türk emeklisinde yüzde 6,1 gibi en düşük seviyededir.

Devleti yönetenler milli gelirdeki artışla böbürlenseler de;

Emekli hayatlarının sonbahar ve kışında açlık sınırının altında bir maaşa mahkum edenleri,

Haklarını yerli ve yabancı faiz çetelerine yedirenleri unutmayacak.

“Devletin itibarı binaların ihtişamıyla değil,

Emekli yurttaşlarının refah düzeyiyle ölçülür.” sözleriyle

Demirel’i emekli mumla aramaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir