Laricani’nin Hamaney’le son görüşmesi

Liderle halkın şehadette, feragatte ve cesarette eşitliği

İRAN İslam Devrimi Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ABD/İsrail saldırılarının önceden kendisine bildirildiği, hatta güvenli bir yer hazırlandığı ancak kendisine bu teklifi getiren Ali Laricani’ye “Komutanı ortadan kaybolursa bir askere ölümle yüzleşmesini nasıl söyleyebilirim? Tehlikeli alandan ilk ayrılan ben olursam, insanlara nasıl ‘yerinde durun’ diyebilirim ki?” dediği belirtildi.

İran 24’ün aktardığına göre, İran Ulusal Güvenlik Yüksel Sekreteri Ali Laricani, ABD saldırılarından önce Hamaney ile yaptığı son görüşmede onu güvenli bir alana götürme teklifinde bulundu. Habere göre Laricani, ABD ve İsrail’in Hamaney’i öldürmek istediğini belirten raporu Hamaney’e götürdü ve aralarında şu konuşma geçti:

Laricani: “Liderim… Bu kez tehdit sadece geçici bir baskı mesajı değil. Bir karar alınmış. Düşman sizi öldürmek istiyor; gökyüzü füzelerle yansa bile bundan vazgeçmeyecek. Biz sizin için güçlendirilmiş bir yer hazırladık; dikkatle korunmuş, kimsenin bilmediği bir yer, bombaların kolay ulaşamayacağı, uçakların vuramayacağı bir yer. Bu bir saklanma değil, liderim, fırtına geçene kadar geçici bir geri çekilme.”

Hamaney: “Bana geldiğinde, nasıl bir cevap bekliyordun?”

Laricani: “Reddedeceğinizi düşünüyordum. Ama liderim, milletin size ihtiyacı var; savaşın da komutanına.”

Hamaney: “Devletlerin hesaplarında ve güvenlik kitaplarında haklısın. Ama gel, bir anlığına siyasetten daha eski bir dilde konuşalım. Komutanı ortadan kaybolursa bir askerden nasıl ölümle yüzleşmesini isteyebilirim?

Tehlikenin ilk anında ben meydanı terk edersem, halka nasıl ‘direnin’ diyebilirim?

“Biz Hüseyin bin Ali’nin evlatlarıyız — kaderini bildiği halde Allah’ın vaadine yürür gibi yürüyen bir imamın. Ordusu küçük olduğu için ortadan kaybolmadı; çünkü göklerde daha büyük bir ordusu vardı.”

Laricani: “Ama liderim, tarih tek bir sayfa değildir. Bizim ayrıca Gayb İmamımız da var; onun yokluğu bize bazen kaybolmanın korkaklık değil hikmet olabileceğini öğretti.”

Hamaney: “Fark şu ki, Sayın Laricani… İmam kaybolduğunda ne bir ordusu vardı ne de hakkı savunabilecek bir milleti. Ama biz… Ben savaşan bir milletim varken nasıl kaybolabilirim? Askerlerim ateş altındayken nasıl ortadan kaybolabilirim? Bir lider yalnızken kaybolursa bu hikmet olabilir.

Ama arkasında bir millet varken kaybolursa, bu tarih vicdanında ağır bir soruya dönüşebilir.”

AİLESİ DE REDDETTİ

Görüşmenin ardından Hamaney Laricani’nin elini sıkarak endişesi için teşekkür etti. Laricani ayrıldıktan sonra ailesini topladı ve onlara öneriyi anlattı, savaş bitene kadar gidebilecekleri güvenli bir yer olduğunu söyledi.
Hamaney’in ailesi ise ona ona doğru bakarak: “Sen neredeysen biz de oradayız.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir