
“Ramazan’ı istismar eden, öğrenciler arsında ayrımcılığa ve dayatmaya yol açan MEB uygulamasını reddediyoruz!”
Türkiye Gençlik Birliği (TGB), Milli Eğitim Bakanlığı (MEB’in) Ramazan ayı boyunca okullarda uygulanması için yayınladığı ve toplumdaki belli bir kesimin hassasiyetlerini bütün topluma dayatmaya çalışan, halk arasında ayrımcılık yaparak jeopolitik tehditlerin arttığı şartlarda iç cephenin parçalanmasına yol açan “Ramazan Ayı Etkinlikleri” kılavuzuna sert tepki gösterdi. Açıklamada, “milletimizin ortak değeri, paylaşma ve kardeşlik ayı olan Ramazan ayını istismar eden, bu değerleri ideolojik dayatmalara dönüştüren ve henüz ilkokul, ortaokul ve lise sıralarında olan çocuklar arasında dayatmalara, ayrımcılığa ve çıkarcı rekabete yol açacak bir uygulamadır.” denildi.
Milli Eğitim Bakanlığı, Şeyhülislamlık gibi bir kılavuz yayınladı.
Okul öncesi, ilkokul ve ortaokullarda uygulanması amacıyla…
Henüz daha oruç bile farz olmayan ergen bile olamamış öğrenciler arasında…
Sahura kalkacaklar.
Namaz kılacaklar.
Camileri ziyaret edecekler.
Bunların raporları, tutanakları ve çeteleleri tutulacak.
Toplumda tepkiler yanardağ gürlemesi gibi anında patladı.
Önce Eğitim İş bünyesindeki Hepimizin Sendikası Grubu karşı çıktı.
Hepimizin Sendikası Grubu Sözcüsü Zafer İncebacak, “MEB’in bu uygulaması değerler eğitimi değil bir kesimin hassasiyetlerinin toplumun bütününe dayatılmasıdır.” dedi.
Ardından Cumhuriyet Kadınları derneği (CKD) Genel merkezinden bir tepki geldi. “Okullara dayatılan uygulama’nın “ayrıştırıcı” olduğunu belirterek, “milli ve manevi değerler kazandırma adı altında eğitimin dinselleştirildiği”ni söyledi.
Ramazan’a bir gün kala Burdur Gölhisar İlçesinde Merkez Ortaokulu’nda erkenci bir uygulama basına yansıdı. Öğretmen öğrencileri “Cami-Çocuk Buluşması” adı altında cami ziyaretine götürdü. Haberi yapan basın üzerinde baskı kurmak amacıyla AK Parti Burdur İl Başkanlığı, “Gölhisar’da gerçekleştirilen cami etkinliği üzerinden bazı basın mecralarında bilinçli şekilde oluşturulmaya çalışılan asılsız ve maksatlı algı operasyonuna karşı hukuki süreci başlatmış bulunuyoruz. Bu çarpıtılmış haberi yapan ve yayarak kamuoyunu yanıltmaya çalışan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduk.” diyerek suç duyurunda bulundu.
“MEB’İN UYGULAMASI MAHKÛM EDİLMELİ”
MEB’in Ramazan Kılavuzunu Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, “Milli Eğitim Bakanlığı bence burada eğitim yapmıyor, bir nevi dayatma yapıyor. İslamiyet de böyle yayılmadı. İslam’a inananlar fedakârlıkla inandı. Tehlikeleri, tehditleri göze aldılar. Hz. Muhammed’in tebliğlerine ilk inananlar ölüm tehlikelerini göze aldılar. O kıymetli. Yoksa oruç tut, ben sana şeker vereceğim vs. Bu tür mükâfatlarla çocuklara öğretilmez.” diyerek mahkum etti.
Tepkiler çığ gibi yükselince, ‘Ramazan Etkinlikleri Rehberi’ talimatı soruşturma konusu oldu. İstanbul’da bir okulun öğretmenlerine iletilen 24 maddelik talimat hakkında MİLLİ Eğitim Bakanlığı (MEB) İstanbul İl Müdürlüğü soruşturma başlatacaklarını belirtti. Böyle bir talimatlarının bulunmadığını da belirttiler.
TGB: “MEB’İ BU DAYATMADAN VAZGEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ.”
Bugün de Türkiye Gençlik Birliği (TGB’nin) MEB’in kılavuzuna sert bir tepkisi geldi.
Türkiye Gençlik Birliği (TGB), Milli Eğitim Bakanlığı (MEB’in) Ramazan ayı boyunca okullarda uygulanması için yayınladığı ve toplumdaki belli bir kesimin hassasiyetlerini bütün topluma dayatmaya çalışan, halk arasında ayrımcılık yaparak jeopolitik tehditlerin arttığı şartlarda iç cephenin parçalanmasına yol açan “Ramazan Ayı Etkinlikleri” kılavuzuna sert tepki gösterdi. Açıklamada, “milletimizin ortak değeri, paylaşma ve kardeşlik ayı olan Ramazan ayını istismar eden, bu değerleri ideolojik dayatmalara dönüştüren ve henüz ilkokul, ortaokul ve lise sıralarında olan çocuklar arasında dayatmalara, ayrımcılığa ve çıkarcı rekabete yol açacak bir uygulamadır.” denildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

| MEB’İN RAMAZAN AYINI İSTİSMAR EDEN, ÖĞRENCİLER ARASINDA DAYATMA VE AYRIMCILIĞA YOL AÇAN UYGULAMASINI REDDEDİYORUZ Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayı boyunca okullarda uygulanması için yayınladığı “Ramazan Ayı Etkinlikleri” kılavuzu milletimizin ortak değeri, paylaşma ve kardeşlik ayı olan Ramazan ayını istismar eden, bu değerleri ideolojik dayatmalara dönüştüren ve henüz ilkokul, ortaokul ve lise sıralarında olan çocuklar arasında dayatmalara, ayrımcılığa ve çıkarcı rekabete yol açacak bir uygulamadır. ▶️Kılavuzun içerisinde sınıflarda oruç tutanların çizelgesinin tutulması, oruç tutanlara ödül verilmesi vb. uygulamalar önerilmektedir. Daha ortaokul, lise sıralarındaki öğrencilerin arasına “oruç tutan-tutmayan” ayrımı sokan, eğitim ve bilimin alanına kişisel bir alan olan inanç ve ibadetleri dayatan, öğrencileri “oruç tutanları ödüllendirme” gibi uygulamalarla kendi aralarında bireyci, çıkarcı bir rekabete sürükleyen bu öneriler hem felsefi hem pedagojik hem hukuki olarak temelden yanlıştır. ▶️ Dini değerleri istismara dayanan siyasetin 20 yıllık sonucu ortadadır: Gençlik içerisinde her geçen gün artan kumar, sanal bahis, yozlaşma, uyuşturucu, mafya ve çete özentiliği, LGBT vs… Her okulu İmam Hatip Lisesi yapmanın, inançları istismara dayanarak halkın duygularını sömürmenin sonu bu tablodur. ▶️Çünkü hükümeti ve muhalefetiyle TBMM’deki partiler neoliberal sistemin temel taşı olan özel çıkarcılığın esiridir. Özel çıkarcılığı gömmeden vurgunculuğu, yolsuzluğu, halka ait olan kaynakları paylaşmayı gömemezsiniz ve toplumu çürüten esas kaynak da burasıdır. Hiçbir inanç sömürüsü de bu tablonun üzerini örtemez. ▶️ Ramazan bu milletin ve tüm İslam dünyasının ortak değeridir. Ramazan’ın değerleri paylaşmaktır, düşenin elinden tutmaktır, fedakarlıktır, kendinden önce diğer insanları düşünmektir. Bu toplumcu, paylaşımcı değerleri uygun bir müfredatla yeni nesillere aşılamak yerine kendi dayatmalarını öğrenciler arasında bile ayrımcı ve çıkarcı rekabete dayanan talimatlarla uygulamaya kalkanlar bu değerleri temsil etmiyor. ▶️ Ramazan ayının milletimizin kadim geleneklerine işlemiş, nefsi ve bencilliği yok etme ve paylaşmayı yüceltmeye dayanan değerleri beş yıldızlı otellerin tıka basa dolu iftar sofralarında poz vermeye alışan makam sahiplerinin istismarına terk edilemez. Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu dayatmadan vazgeçmeye çağırıyoruz. Maneviyatı, erdemleri, değerleri yeni nesillere aktarmak ve emperyalizmin kültürel saldırısına karşı dik duran bir gençlik yetiştirmenin tek yolu toplumculuğun, Cumhuriyetin, paylaşmanın, fedakarlığın özel çıkarcı bencilliğin yerine yol göstericimiz olması ve bu ruhun tarihimizden örneklerle okullarımızda yaşatılmasıdır. Kayahan Çetin TGB genel başkanı |

- TGB’den MEB Ramazan Kılavuzuna sert tepki
- Şehit aileleri ve gazilerle iftar yemeği
- 24 Maddelik ‘Ramazan Etkinlikleri Rehberi’ soruşturma konusu oldu
- Altındaki olağanüstü yükseliş ve aşırı dalgalanma
- MAKÜ Tıp Fakültesi’nde netleşen yol haritası

