
Saadet Partisi Burdur il teşkilatı Burdur Uzayçatı altında bir basın açıklaması yaparak, Batı Akdeniz’de Gazze’ye, Filistinlilere ve İran’a karşı yapılan saldırı ve soykırımı lanetledi. Orta Doğu’daki zulüm, saldırı, soykırım ve işkenceye neden olarak sadece İsrail ve Siyonizmi görmesi, arkasındaki azmettiricisi ve destekçisi ABD emperyalizminden bahsetmemesi dikkat çekti. Ancak mezhep ayrılıklarını altederek İran’a destek çıkılması son dönemin önemli ve belirleyici gelişmesi olarak görüldü.
İkinci Dünya Savaşı’nı müteakiben dönemin süper emperyalizmi İngiliz İmparatorluğu’nun çocuğu olarak doğan ve Filistin topraklarına bölgede emperyalist çıkarların aparatı olarak yerleştirilen, ardından Hitler’in çizmesini giyen ABD emperyalistlerinin hizmetine girerek dünya ABD jandarmalığının çıkarlarına hizmet eden İsrail Siyonizmi Gazze’de Filistin halkına yıllarca soykırım uyguladı. Sözde vadedilmiş topraklar olarak Nil’den Fırat’a uzanan bütün ülkelere göz dikti. Ağababası ABD ile birlikte Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) Müslüman ülkelerin sınırlarını yeniden çizmek için Orta Doğu’yu ateşe verdi. İran, Irak, Suriye ve Türkiye sınırlarında kendi güvenliğini teminat altına almak için ikinci bir İsrail devleti (kukla Kürdistan) kurmaya kalkıştı. Son olarak ABD ile birlikte İran’a kapsamlı bir savaş başlattı. Lübnan topraklarının güney kesimini işgal etmeye kalkıştı. Ancak İran, (Rusya, Çin, İran ittifakı zemininde) beklemedikleri bir direniş göstererek şaşkına döndüler.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırmaları bütün dünya halkları tarafından nefretle karşılandı.
Dünyanın her yerinde yoğun protesto gösterileriyle karşılandı.
Bu kapsamda bugün Cuma namazı çıkışında Saadet Partililer, “Zalimlere lanet, mazlumlara destek!” adı altında Uzayçatı altında toplanarak Batı Akdeniz’de Gazze ve İran’a yapılan saldırı ve zulme lanet okudular.
Eylemde “Vur vur Siyonizme vur, Vur vur emperyalizme vur”, “Kral hem çıplak Hem katil”, “Sıradaki hedef Türkiye”, “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış pedofili”, “Müslümanlar birleşin” pankartları taşındı.
Eylemde “Siyonizm güçten anlar”, “Vur vur Siyonizme vur, Vur vur emperyalizme vur”, Basın metnini okuyan İl Başkanı Musa Sayar konuşmasına, “Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; başta İslam coğrafyası olmak üzere dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı birer İbrahimî damla olmak ve mazlumun kimliğine bakmaksızın onunla omuz omuza durduğumuzu tüm dünyaya ilan etmek için toplandık. Millî Görüş hareketi olarak bizler, tarih boyunca olduğu gibi bugün de coğrafya, mezhep ve kimlik ayrımı yapmaksızın zalimin karşısında elif gibi dimdik duruyoruz.” diyerek başladı.
Açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

| “Aylardır dünyanın gözü önünde, tarihin kaydedebileceği en vahşi, en alçak soykırımlardan biri Gazze’de işlenmektedir. Bebeklerin süt kokusuna barut kokusunun karıştığı, annelerin feryadının arşı titrettiği bu mübarek topraklar; bugün sözde modern dünyanın sahte “insan hakları” maskesinin düştüğü yerdir. Gazze bugün sadece bir coğrafi bölge değil; imanın, direnişin ve topyekûn insanlık onurunun son kalelerinden biridir. Şunu herkes bilsin ki: Gazze’de dökülen her damla kan, bu zulme sessiz kalanların vicdanına sürülmüş kara bir lekedir. Bu katliam durana, abluka tamamen kalkana dek durmayacağız, susmayacağız! Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Katılımcılar, Onurumuz, kırmızı çizgimiz ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, bugün işgalci postalları altında zincirlenmiştir. Bu zincirler sadece taş duvarlara değil; Müslümanların ibadet hürriyetine ve tüm insanlığın inanç kutsiyetine vurulmuş bir prangadır. Unutulmasın ki Kudüs zincirliyse İslam coğrafyası esirdir. Biz Saadet Partisi teşkilatları olarak gür bir sesle haykırıyoruz: Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz; Mescid-i Aksa’nın zincirleri kırılmadan insanlık prangalarından kurtulamaz. Değerli Arkadaşlar, Siyonizm’in pervasızlığına karşı sadece ‘kınama’ mesajları yayınlamak yetmez! Zulme karşı sadece ‘üzüntü’ beyan etmek bu ateşi söndürmez! Türkiye sadece sözle değil; siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm caydırıcı gücüyle mazlumun yanında yer almalıdır. Çünkü İsrail ancak ve ancak güçten anlar. Aziz Hemşerilerimiz, Komşumuz İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar, kardeş Lübnan’da sivil halkın üzerine yağan bombalar; terör şebekesinin bölgemizi topyekûn bir ateş çemberine sürükleme projesinin son halkasıdır. Bizler, emperyalizmin ve Siyonizm’in önümüze koyduğu mezhep fitnesini ve etnik kışkırtmaları reddediyoruz. Bilinmelidir ki emperyalizm sadece bomba yağdırmaz; ekonomik ambargolarla ve finansal terörle halkları açlığa mahkûm ederek diz çöktürmeye çalışır. Bizim lügatimizde “tarafsızlık” yoktur! Biz safı belli olanlarız; biz hakikatin tarafındayız! Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında, mazlum kim olursa olsun yanındayız. • Gazze’deki vahşet son bulana dek, • Mescid-i Aksa’yı çevreleyen zincirler kırılana dek, • Emperyalizmin kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek; Mücadelemiz, azmimiz ve kararlılığımız artarak devam edecektir! Bizler provokasyonlara gelmeden, vakar ve sükûnet içerisinde, birleştirici bir dille haykırıyoruz: Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur! Buradan tüm dünyaya sesleniyoruz: Mazlumların gözyaşı, zalimlerin saltanatını mutlaka yıkacaktır. Kudüs’ün özgürlüğü ve İslam coğrafyasının selameti için bütün gücümüzle çalışmaya, hakkı ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.” |

- “Zalimlere lanet, mazlumlara destek!”
- Çaresizlikten kıvranan Trump’a karşı İran ateşkes şartlarını açıkladı
- Dünya Şiir Günü şiirsiz kutlandı
- CHP tamamen karşı devrimcilerin eline düştü
- Emekli yazıları7

