
Birleşik Kamu İş’e bağlı Genel Sağlık İş Burdur Şubesi Burdur Devlet Hastanesi bahçesinde yaptığı basın açıklamasıyla, il bazında sağlık sektöründe cereyan eden güncel olay ve sorunları konu alan bir basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Gümüştaş, acil hemşirelerinin ilaç alımı angaryasında, yöneticilerin sendikasızlığı sorunlarından ‘termos sendikacılığı’ndan sağlıkta teşvik sorunlarına kadar bir dizi probleme ve çözüm yollarına parmak bastı. Ve ‘Genel Sağlık İş varsa umut vardır” dedi.
BURDUR sağlık sektöründe sorunlar bitmiyor.
Ülkemizde her alanda olduğu gibi…
Bütün kamu kurum ve kuruluşlarındaki gibi sağlık kurumlarında da siyasi etkenlerle nepotist uygulamalarla atanan liyakatsiz yöneticilerin uygulamaları çalışma barışını bozmakta, Burdur 112’deki suçlunun korunması iddiaları, ek ödemeler konusunda mahkeme kararlarının ardından dolaşılarak etkisiz hale getirilmesi gibi sorunlar sağlık emekçilerinin moralsiz motivasyonsuz işe gidip gelmelerine neden olmaktadır.
Bu kapsamda Genel Sağlık İş Burdur Şubesi bugün Burdur Devlet Hastanesi bahçesinde yaptığı basın açıklamasıyla tüm sorunları kamuoyunun bilgisine sundu. Açıklama metnini Şube Başkanı Uz. Dr. Ümit Gümüştaş yaptı. Açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
TEŞVİK
Sevgili arkadaşlarım, teşvik konusu yürekleri yaralayan, çalışanlar arasında adaleti zayıflatan ve çalışma barışını olumsuz etkileyen bir yönetmeliktir.
Bildiğiniz gibi maaşımızı pek çok kalemin birleşimiyle almaktayız. Genel Sağlık-İş Sendikası olarak bu konudaki görüşümüz nettir.
YOKSULLUK SINIRININ ÜZERİNDE EMEKLİLİĞE YANSIYAN TEK KALEM MAAŞ
Bu haksız Ek Ödeme yönetmeliği için sendika olarak pek çok kez hukuki girişimimiz olmuştur.
2022 yılındaki Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğine dava açan ilk sendika olduk. Başvurumuzun reddi üzerine Danıştay’a başvurduk. Danıştay Sendikamızı haklı bularak ek ödeme yönetmeliğini iptal etmiştir.
Ancak Bakanlık 2022 yönetmeliğinde birkaç maddeyi değiştirerek 2024’de bugün geçerli olan yeni bir yönetmelik çıkarmıştır. (Kendilerine göre kurnazca)
Bu Yönetmelik sağlık iş kolunda, birimler arasında uçurum ve adaletsizlik yaratırken, aynı birim çalışanları arasında da ücret farkı oluşturmuştur.
Genel Sağlık-İş Sendikası olarak Bakanlığın çalışanları aleyhine olan bu tutum ve yönetmeliğine karşı hukuki girişimlerimiz devam etmektedir.
HEMŞİRELERİN ECZANEDEN İLAÇ ALIMI DAVASI
BDH’de çalışma barışını bozan ve özellikle hemşire arkadaşlar için eziyet olan bir konu da görev yerlerini terk ederek eczaneden ilaç alımı konusudur.
Ebe ve hemşire üyelerimizin başvurusu ile eczaneden ilaç alımının görev tanımları içinde olmadığı halde, bunu yüklendiklerini bildirmeleri üzerine idare ile bu konu görüşüldü. İdarenin olumsuz tavrı ile dava sürecine gittik. Bu arada şunu belirtmek isterim ki; bu görev eczacı arkadaşlarımızın da görevi değildir. Ancak kasıtlı olarak iki sağlık kolu birbirine düşürülmek istendi ki maalesef başarılı olundu. Bu konudaki basiretsizlik, yönetimsizlik BDH yönetiminin hanesine yazılmıştır.

Evet, davaya gittik. Isparta İdari Mahkemesi sendikamızı haklı bularak ebe ve hemşirelerin ilaç taşımasının görevleri olmadığı kararını verdi. Bu mahkeme kararını, hastane yönetimi bir süre uygulamamak için çabaladı. Ancak hukuki sonuçları olacağı hatırlatılınca bir süre sonra uygulama başladı. Nasıl mı çözüldü? Bir sağlık personeli verilerek!..
Daha sonra eczacı arkadaşların bölge mahkemesine açtıkları karşı dava sonucu bu karar da iptal oldu. Şu an bir personel verilerek çözülecek bir konu yaptığımız itiraz sonucu Danıştay’a gitti.
İş bilmez yönetici örneği maalesef çalışma barışını bozmuştur.
Bakınız ilçe hastanemiz olan Bucak Devlet Hastanesi’nde tarihinin hiçbir döneminde böyle bir konu gündem olmamış, verilen bir personel ile işler yürütülmektedir.
Aynı ilin iki Devlet Hastanesindeki uygulama farklılığı yönetici liyakat ve kalitesinin en belirgin göstergesidir. Bu konuda da Danıştay’ın kararını beklemekteyiz.
YÖNETİCİLERİN SENDİKASIZ OLMASI
Bir diğer konu, sağlık teşkilatında hayatın doğal akışına aykırı olarak yönetici pozisyonunda bulunanların tamamına yakınının belli bir sendikanın üyesi olmalarıdır.
Burdur İl genelinde 41 tane sendikalı idareci vardır. Bunların 37 tanesi sarı sene üyedir. Bu durum sağlık çalışanlarının sorunlarının çözümü konusunda sıkıntılara neden olmaktadır. Yöneticilerle farklı sendikalarda olmalarının çözümsüzlüğe neden olabileceği kanısı uyanmaktadır.
Yönetici koltuğunda oturanlar devlet adına işveren konumundadırlar. Sendikalar, çalışan yani işçi konumundaki emekçiler için kurulmuş ve faaliyet göstermektedir. O zaman şunu sorabiliriz; yöneticilerin işveren olarak çalışan sendikasında ne işi var?
Saha gezilerimizde her görüştüğümüz idareci, makamlarına liyakat ve kaliteleri ile geldiklerini belirtmektedirler. Öyleyse biz de devletçi geleneğimizle şöyle bir yol göstermekteyiz; eğer o makamlara liyakat ve kaliteleri ile geldiklerini, sendika ve siyaset emrinde ve etkisinde olmadıklarını iddia ediyorlarsa, bağlı bulundukları sendikalardan istifa ederek tarafsız kalmalarını öneriyoruz.
Tabi ki de devletçi geleneği ile yönetici oldukları için, gelen sendikal teklifleri dikkate almayan, tarafsızlığı ve adalet anlayışını benimseyen değerli idarecilerimiz de var ve onları buradan sizlerin huzurunda saygıyla selamlıyorum.
Bugünden itibaren sendikalarından istifa etmeyen, sendika üyeliğine sırtlarını dayayan idarecilerin liyakat söylemlerinin hiçbir anlamı olmayacağı, bilgi, birikim ve liyakatlerinin sorgulanacağını söylüyoruz.
Güveniyorsanız kendinize HODRİ MEYDAN deyin ve bizi utandırın.
TERMOS SENDİKACILIĞI
Bir diğer konu ülkemiz çalışma hayatı sarı sendikacılık, turuncu sendikacılık, yandaş sendikacılık kavramlarından sonra bir de termos sendikacılığı kavramlarıyla tanışmıştır.
En son ocak ayı zam pazarlığında masada harikalar yaratan, banka promosyon ihalesindeki başarılarıyla dünya sendikal hareket tarihine geçen sendikacılık anlayışı şimdi de gündemimize termos sendikacılığını getirmiştir.
20 yıldır tek yaptıkları çalışanları ve üyeleri aleyhine olan politikaları destekleyen bir partinin memur kolu olarak bilinen sendika ve anlayışı son yıllarda sağlık çalışanlarından yedikleri tokatlardan yine ders almamışlardır.
Masada verdikleri tavizleri ve kayıpları, 3 kuruşluk termos ile giderip sağlık çalışanlarını kandıracaklarını düşünen bu anlayış iflas etmiştir.
Yıllarca hiçbir sağlık emekçisinin halini hatırını sormayıp, hiçbir üyesinin sıkıntısına ortak olmayan, kazanç kapısı olarak gördükleri üyelerinden aldıkları milyonlarca lirayı; üyelerinin belki de hiç kullanamayacağı ve belki haberinin bile olmadığı mal mülk edinmek, lüks araçlar almak için harcayanlar, yetki elden gitmesin diye biz buradayız imajı yaratmaya çalışmaktadır. Yaşadıkları son zamanlarını termos ile kurtaracaklarını düşünüyorlar ki, yıllarca biz sağlık çalışanlarını kimlerin temsil ettiğini ve sağlıktaki çöküşün kimlerin yardımıyla gerçekleştiğini göstermesi açısından utanç vericidir. Sizlere soruyorum: alamadığımız bunca haklarımız, ekonomik, sosyal ve manevi sıkıntıların ayyuka çıktığı bu zamanlarda ihtiyacımız olan şey termos mudur? Biz Genel Sağlık İş Sendikası olarak, sağlık emekçisi arkadaşlarımızın bu alaycı tutum karşısında en güzel cevabı vereceklerinden şüphemiz yoktur. Aklıselim sağlık çalışanları bu kirli politikalara destek olmayacaktır.
Sağlık çalışanları ucuz hediye değil, insan onuruna yaraşır, yoksulluk sınırı üzerinde tek kalem maaş, mobbingden bağımsız bir iş ortamı, adalet duygusunu ve kendini değerli hissetmek istiyor.
ACİL SERVİS SORUNLARI
*Yeşil alanda hemşirelerin sahada sayıca yetersiz olması, hemşire yükünü çok arttırmaktadır. Hatta hemşire başına düşen hasta sayısı 200-250 kişiye ulaşmaktadır.
*Yine yeşil alanda çalışma koşullarının yetersiz olması; örnek olarak, tedavi sonrası el yıkamak için bir lavabo olmaması, tuvalet kapısı önünde çalışma sahasının bulunması.
*Daha önce dile getirdiğimiz ve dilekçe yazdığımız tomografiye eşlik sorunu. Konunun tamamen hemşirelere devredilmesi.
*Adli numune alımı yetkisi bulunmamasına rağmen adli vakalarda numune aldırılması.
BURDUR GÜNDEMİ
Bir de Burdur gündemini son haftalarda çok meşgul eden 112’deki soruşturma var. Pek çok üyemiz, bu konuda neden sessiz kaldığımızı sorduğu için buradan yanıt vermek şart oldu.
Olay; şu anda devlet makamlarınca soruşturulmaktadır. Bir fikir beyan etmemiz kurumsal kimliğimiz nedeniyle devam eden bir soruşturma olduğu için doğru değildir.
Ancak olayın sadece basit bir olay olmadığı, ucunun siyaset ve bürokrasi eksenine dayandığı izlenimimiz vardır.
Bu soruşturmanın artık yerel olaydan çok bakanlık tarafından da araştırılma aşamasına geldiğini düşünüyoruz. Bakanlığımız mutlaka olaya müdahale edecektir.
Özetle… Genel Sağlık-İş varsa umut da vardır…
YAŞASIN GENEL SAĞLIK-İŞ
YAŞASIN EMEK MÜCADELEMİZ
YAŞASIN BURDUR ŞUBE

- Genel Sağlık İş güncel sorunları masaya yatırdı
- Antalya ABB yolsuzluk iddianamesinde Japonya detayı!
- Emekliler, yediği ayazı unutmayan kurt psikolojisi içindeler
- Bölgemizde son zamanlarda cereyan eden olaylardan çıkarılan dersler
- MAKÜ’ye Engelsiz Üniversite Ödülleri: 2025’te çifte ödül

