HAKLI VE HAKSIZ “DAĞA ÇIKMA” EYLEMLERİ

“Dağa çıkmak” eylemine tarihsel olarak baktığımızda ikili bir içerik görürüz.
Biri eşkıyanın dağa çıkması,
Eşkıyanın dağ hukukunu uygulaması,
Soygun, yağma, cinayet işlemesi boyutudur.
Devletler de dağa çıkar;
Hitler, dağa çıkmış, 80 milyon insanı öldürmüştür.
Trump da öyle…
Emperyalistlerin dağa çıkmaları kızılca kıyametin kopmasına yol açar.
Böylesi dağa çıkma, haksız eylemdir.
Bir de haklı eylem olarak dağa çıkmalar vardır.
Örneğin 1919’larda Ege’nin efeleri ve Mustafa Kemal…
İtalya’da Garibaldi…
Çin’de Mao…
Bu dağa çıkma eylemleri tarihin haklı sayfalarında yer alırlar.
Bu bakış açısıyla İmamoğlu-Özel CHP’sinin Meclis’teki “dağa çıkması” eylemi baştan sona haksızdır.
Derdi nedir CHP’nin,
Meclis’te niçin “dağa çıkmış”tır?
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimi iken Sözcü Gazetesi’nden Emin Çölaşan, Necati Doğru ve Metin Yılmaz’ı FETÖ’ye yardım suçundan mahkum eden,
PKK’nın sivil, kravatlı teröristi Selahattin Demirtaş’a örgüt propagandası suçundan dört yıl sekiz ay ceza veren,
Ceddimize Ermeni soykırımı yaptılar diye iftira atan CHP eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na, “tweetlerinden” dolayı dokuz yıl sekiz ay ceza veren,
Her fırsatta devlet düşmanlığı yapan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı’yı mahkum eden,
FETÖ’cü firari Can Dündar’ın gayrimenkullerine el konulma kararını çıkartan,
Terörist ağzıyla konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlara ceza yağdıran,
Devletin gizli belgelerini casusluk amacıyla elde etme ve FETÖ’ye yardım iddiasıyla CHP’li Enis Berberoğlu’nu mahkum eden,
Dokunulmaz denilen kim varsa dokunan,
MOSSAD ajanlığıyla ünlü Ümit Özdağ ve İBB rüşvet, yolsuzluk, casusluk davasından Ekrem İmamoğlu’nu tutukladığı için, ailesini, çor çocuğunu tehdit etmelerine rağmen zerre geri adım atmayan Akın Gürlek’in,
Adalet Bakanlığı için Meclis’te andiçmesini sabote etmek amacıyla dağa çıktı.
Geçmiş süreçlere bakıyoruz:
Atlantik’in Avrasya’ya karşı huruç harekatı için başlattığı Finlandiya’nın NATO üyeliğinin oylanmasında kürsü işgaline kalkışmadı. Ünal Çeviköz, CHP adına yaptığı konuşmada, NATO’nun kuvvetlenmesini desteklediklerini beyan etti. NATO’nun kuvvetlenmesi Türkiye’nin çıkarına uygunmuş!
İsveç’in NATO üyeliğinin oylanmasında da CHP kuzu gibiydi; kürsü işgaline falan kalkışmadı.
İkiz İhanet Yasalarının kabul edilmesinde de CHP ses çıkarmamıştı, tam tersine desteklemişti.
Ama Mehmetçik Irak’ta ve Suriye’de terörle mücadele operasyonlarına karar oylamasında Meclis’te dağa çıktı.
DEM Parti ve Kobani eylemlerinde de kürsü işgal etmedi CHP.
Yani vatan ve millet yolundaki “azimetler”de döndü durdu.
Oysa ceddimiz ne diyor:
Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten
12 Şubat günü de iki bakanın andiçme törenini, “dağa çıkma” suretiyle, “Meclis eşkıyalığı” yaparak, kürsüyü işgal etmeye kalkışarak, arbedeyle, tekme ve yumrukla önlemeye çalıştı.
CHP İÇİNDE İKİ ÇİZGİ MÜCADELESİ
Ama örgütlü bir hareket olduğu anlaşılan eyleme 80 milletvekili katılmadı.
40 Milletvekili Meclis’e girmedi.
40’ı da eylem esnasında hareketsiz durdu.
Bu CHP içindeki iki çizgi mücadelesinin tezahürüdür.
Demek ki Kılıçdaroğlu çizgisinin 80 milletvekili kuvveti vardır.
Bu potansiyel, 138’lik CHP Grubu içinde önemli bir kuvvettir.
HIRSIZLIK ŞÜPHELİSİNİN HIRSIZLIĞI YA TESCİL EDİLİRSE…
Cumhurbaşkanı adayı hırsızlık şüphesiyle yargılanıyor.
Sokakları turuncu kalkışma amacıyla birbirine katmaya çalışıyor.
1 Mayıs’larda, “Saraçhane şovları”nda aynı manzaralar,
Polisle çatışmalar…
Alenen anarşizm…
Belediyeyi işgal ederek mahkeme yetkili kişileri içeri sokmama faaliyetleri.
Hukuk devleti deyimini ağızlarında pelesenk olmuştur.
Ama kanun, kural tanımamazlık diz boyunu aşmaktadır.
Ya yargı mahkum ederse Cumhurbaşkanı adayını?
Hırsızlığı tescil edilirse…
O zaman o lekeyi CHP’nin alnından nasıl sileceksin?
Son olarak sokaktaki anarşizmini Meclis’e taşıdı.
GÖRÜŞLER VE SOMUT TAHLİLLER
Meclis Başkanı Kurtulmuş:
“Görüşüme aykırı konuya zorla müdahale ederim,
Bunu yaptırmam diyemezsiniz…
Bu anayasaya da aykırıdır,
Demokratik teamüllere de aykırıdır.”
Türk Parlamenterler Birliği Onursal Başkanı ve Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Korkmazcan:
Kavga “ani değil, önceden planlanmış.”
“Meclis’e yakışmayan bir görüntü.”
“Meclis Kurtuluş Savaşı’nı yürüten ve ezilen milletlere örnek olan bir kurum.
Yaşanan arbede bu mirasla bağdaşmıyor.
“Türk demokrasisine katkı sağlamadı.
Meclis’in ve milletvekilliği kurumunun itibarına da katkı sağlamadı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyeti”nin bir göstergesi.
“Eşkıyalık, zorbalık.”
Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı:
“CHP Yönetimini, vatan-millet konularında, FETÖ konusunda, NATO konusunda Kürsüye hücum ederken görmüyoruz.
Ama hukuki bir işlem yapılırken, Kürsü işgali yapıyorlar.
Neyse ki, Özgür Özel yönetiminin Meclis eşkıyalığını benimsemeyen ve işgal eylemine katılmayan CHP’li milletvekilleri de var.”
MHP Lideri Devlet Bahçeli:
“CHP’nin kürsü işgaline kadar varan anti demokratik ve faşizan muameleleri hiçbir açıdan haklı ve mazur görülemeyecektir.
Bu tahammülsüz ve nobran tavrın ne siyasetle ne de demokrasiyle ilgi ve ilişkisi söz konusudur.”
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek:
“Meclis’teki manzara: CHP Yönetimi dağa çıktı.
Bakanların Yeminini yumrukla önlemenin hiçbir gerekçesi olamaz.
Türkiye’yi kamplaşmaya götürüyorlar. Var olan kamplaşmayı derinleştiriyorlar.
CHP’nin Özgür Özel-İmamoğlu Yönetimi ne yazık ki sağına PKK’yı soluna FETÖ’yü aldı.
Meclis’te de fikirle değil yumrukla görev yapıyor.”

- CHP’de eşkıya (dağ) hukuku
- Büyük Atatürk’ü ağlatan iki neden
- Prof. Dr. Murat Türkeş: “Her damla yağmurdan yararlanmalıyız!”
- Nafaka ceza değil!
- Hızır’ı beklemek değil, Hızır olmak

