

Burdur sağlık camiasını rahatsız eden beş sorun üzerinde sert açıklamalar yapan Genel Sağlık İş Burdur Şube Başkanı Uzm. Dr. Ümit Gümüştaş, sağlık sektörü yönetiminden Valiliğe, bürokratik kadrolardan siyasi aktörlere kadar birçok karar vericiye verdi veriştirdi. Sağlık emekçilerinin yalnız olmadığını, haksızlığa ve hakarete uğrayanların arkasında sendikalarının bulunduğunu ifade etti.
Başkan Gümüştaş’ın üzerinde yoğunlaştığı sağlık sorunları

Burdur Devlet Hastanesi önünde yapılan basın açıklamasında Başkan Gümüştaş şu ifadelere yer verdi:

| “Bugün kamuoyunda bir açıklama yapılması artık zaruri hale gelmiştir. Sağlık çalışanlarını devlet katında haksızlığa uğrayıp dikkate almamaları çığlıklarının duyulmaması, sahipsiz bırakılmamalı bu basın açıklamasının ana konusudur. Bir sağlık emekçisinin hem hakarete uğraması hem de sürülmesi aslında yıllardır süregelen (artık doktor dövme özgürlüğümüz var) anlayışının ilimizdeki bir örneğidir. Bu olay aslında her gün ülkemizin pek çok yerinde olan ama sindirilen emekçilerin sesini çıkaramadığı sıradan bir olaydır. Geçtiğimiz Nisan ayında bir hasta yakınının herkesin gözü önünde hemşire arkadaşımıza yaptığı ağır hakaret nedeniyle kendisini savunmak için devletin gücü olan Beyaz Kod vermesiyle trajik olaylar silsilesi başlamıştır. Beyaz kod demek; bir sağlık çalışanının uğradığı sözel ve fiziksel saldırı nedeniyle devlet tarafından verilen hukuki koruma desteğidir. Evet; hal böyleyken hemşire arkadaşımız hasta yakınlarının siyasi ve bürokratik yakın ilişkileri nedeniyle hem sorumluluktan alınmış hem de çalıştığı servisten sürülmüştür. Yanlış duymadınız, hakarete uğradığı için yaptığı savunma refleksi başkalarını rahatsız etmiş, intikam alınma yoluna gidilmiştir. Siyasetin bu talebine de bürokrasi de itirazsız uymuştur. Bu arkadaşımızın hakkında tek bir disiplin cezası ve kendisine iletilen bir soruşturma yoktur. Ancak söylentiler ve idari takdir vardır. Bu olay aslında ilk değildir. Bundan önce hastanemizde ve Burdur da çok sevilen ve çalışkan bir hekim arkadaşımıza da benzer senaryo uygulanmıştır. Siyasi iradenin dikte ettiği cezalandırılması yönündeki karar bürokratik kadro tarafından acımasızca, ağır bir ceza olarak uygulanmıştır. Her iki olayda da cezalandırılmaların ardında kimin olduğunu araştırdığımızda hiçbir bir bürokratın cesurca bu kararın ardında duramadığını gördük. Öncelikle Valilik nezdinde bunun yapıldığı dile getirilse de buna ihtimal vermek istemiyoruz. Valiliğin adının İl Sağlık ve Hastane idaresi tarafından kullanıldığını düşünüyoruz. Bu olay üzerine yaklaşık bir ay önce hemşire arkadaşımızın çalıştığı klinikteki tüm doktorlar ve hemşireler çok sevdikleri çalışma arkadaşlarına sahip çıkmak, gerçeği anlatmak için Sayın Valimizden randevu talep etmişlerdir. Geçen sürede ne yazık ki randevu taleplerine yanıt verilmemiş, otuza yakın sağlık çalışanlarının rahatsızlığı dikkate alınmamıştır. Ancak canımızı sıkan ve eleştirdiğimiz konu şudur: O bir ay içinde kimlere randevu verildiğini, hatta randevu verilmeden görüşmeler yapıldığını görmek üzüntümüzü bir kat daha büyütmüştür. Otuza yakın sağlık çalışanına bir festival açılışı, bir kurdele kesilmesi ve sıradan bir kokteyl zamanı kadar süre tanınmaması, zaman ayrılmaması sağlık çalışanlarına verilen değeri göstermektedir. Yine hemşire arkadaşımız için Genel Merkezimiz ile beraber hareket ediyoruz. Hekim arkadaşımıza verilen cezanın kaldırılması için de sendikamız adına dava açılmış olup mahkeme kararı beklenmektedir. Öncelikle her iki olayda onur kırıcı eylemi yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunup mahkemesi safhasına geçtik ve geçeceğiz, ülke gündemine taşıyacağız. Bunu gündeme getireceğiz ki, bize göre kanunsuz işlemi yapanlar bundan sonra verecekleri kanunsuz kararlarda bir kez daha düşünecekler. Bir diğer kanayan yara 112‘deki sıkıntılardır. En son sağlık teşkilatın gündemine gelen, alkollü 112 sürücüsü olayı, olay anı ve sonrası açısından tamamen sorunlu bir durumdur. Genel Sağlık-İş Sendikası olarak kişi ve kişilerle sorunumuz yoktur. Bu olaydaki adli boyut sendikal mücadelenin dışındadır. Ancak olayın faili olan sürücünün mahkeme kararı öne sürülerek 112’lerin en güzide birimine görevlendirilmesi, adeta ödüllendirilmesi tüm 112 mensupları arasında hayal kırıklığına yol açmıştır. Bu süreç, tüm sağlık çalışanlarının gözü önünde cereyan etmiş, ancak mahkeme kararı ve sonrası hiçbir sağlık çalışanının adalete olan güven duygusunu perçinlememiştir. Asıl sorgulanması gereken, olayın faili değildir. Sorgulanması gereken, bu görevlendirmenin ardında hangi güçler vardır. Bu atamanın tepki çekeceğini bile bile siyasi ve bürokratik kadrolar bu atamada neden bu kadar istekli ve cesur olmuşlardır? Açıkça soruyoruz; bu olayın ardında kimler vardır? Bu atamanın ardında durabilecek bir tane vicdanlı bürokrat var mıdır? Varsa çıkıp açıklama yapmalıdır. Ancak açıklama yapılırsa da muhatap olacakları sorular şimdiden tüm 112 çalışanlarınca konuşulmaktadır. Bu olaylar cefakar sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonunu kırmış, idari kadrolara olan inançları kaybolmuş, liyakate olan güvenleri sarsılmıştır. Bu olaylarda tüm bürokratik ve siyasi kadroları devlet ciddiyetine göre davranmaya davet ediyor, devletin itibarını düşürenlerin de o görevlerden tasfiyesini talep ediyoruz. Genel Sağlık-İş Burdur Şube Yönetimi olduğu sürece, haksızlığa uğrayan her sağlık çalışanının yanında olacağız. Artık horlanan, yok sayılan sağlık emekçilerinin yanında sendikamız vardır. Bundan sonra her türlü olumsuz ve hukuksuz karara imza atanlar karşılarında bizi bulacaklardır. Mutlu ve motive sağlık çalışanlarının olacağı ilimizde halkımızın alacağı hizmet kalitesi de artacaktır. Biz Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün izinde giden, sarı saçlı, mavi gözlü Bozkurt’umuza koşulsuz bağlı olan sağlık emekçileri ve sağlık sendikasıyız.” |

- “Açıklanan enflasyon değil, yaşanan yoksulluktur”
- Zor günlerin şiirleri-Sivas’a yakılan türkü
- Genel Sağlık İş’ten zehir zemberek açıklama
- Parçalanan FETÖ’den ayrılan Yeni Herkul Grubu’ndan devlete bağlılık mesajı
- Başkan Perçin: “Ankara’da NATO’nun cenaze töreni toplanıyor.”

