ABD- NATO’nun Türkiye’ye kurduğu “Ukrayna” tuzağı

Yağmur Biçen Kaplan’ın Ulusal Kanal Sitesindeki haberine göre, Ukrayna ve Avrupa arasında süregelen anlaşmazlıklara rağmen, Kiev’in Rusya içlerine yönelik drone saldırılarının arkasında net bir şekilde ABD, İngiltere ve Almanya’nın olduğunu ifade eden Doç. Dr. Mehmet Perinçek, sürecin gerilimi azaltmaktan ziyade şiddeti tırmandırdığını belirtti. Savaşın coğrafyasının genişletilmek istendiğine dikkat çeken Perinçek, Türkiye’nin ve bölgenin karşı karşıya olduğu riskleri çarpıcı analizlerle ortaya koydu.

TRUMP ADİL DEĞİL, SÖZDE BİR BARIŞ DAYATIYOR

ABD Başkanı Donald Trump’ın barış söylemlerinin arka planını deşifre eden Perinçek, “Trump bir taraftan barış olmalı diyor ama kendi şartlarında bir barışı Rusya’ya dayatıyor. Bu, adil bir barış değil; Batı kampının üstünlük sağlayacağı, Rusya’nın geri adım atacağı sözde bir barıştır. Tıpkı Filistin meselesindeki Trump barışı gibidir” dedi. Ukrayna’nın cephede askeri olarak ilerleyemediğini, piyade, nüfus, ekonomik sıkıntılar ve yolsuzluklarla boğuştuğunu aktaran Perinçek, savaş taraftarlarının bu sıkışmışlık içinde Rusya’yı sert cevaplar vermeye zorlayarak bir oldubitti yaratmak istediğini kaydetti.

SALDIRILARIN ARKASINDA BATI TEKNOLOJİSİ VAR

Rusya içlerindeki sivil yerleşim yerlerine, petrol tesislerine ve yurtlara yapılan son saldırılara değinen Perinçek, Rus istihbarat kaynaklarına dayanarak, “Sivastopol’deki savunma müzesinin vurulmasının arkasında İngiltere’nin olduğunu Rus dış istihbaratı açıkça söyledi. Petrol tesislerinin Starlink (Musk) olmadan vurulması mümkün değildir. Moskova’ya gelen dronların hepsi Almanya’da yapılmakta ve uydu bağlantıları Starlink tarafından sağlanmaktadır. İşte ‘Avrupa Güvenlik Mimarisi’ dedikleri şey, Rusya düşmanlığından başka bir şey değildir.” ifadelerini kullandı.

STRATEJİ SİZE AİT DEĞİLSE PATRON DEĞİL PİYON OLURSUNUZ

Avrupa Güvenlik Mimarisi kapsamında Türkiye’ye biçilmek istenen role dair sert eleştirilerde bulunan Perinçek, Türkiye ile Rusya’nın doğrudan bir savaşa girmesinin mümkün olmadığını, bunu isteyecek bir hükümetin iktidarda kalamayacağını belirtti. Ancak provokasyonlarla Türk-Rus ilişkilerinin sabote edilebileceği uyarısında bulundu. Batı’dan gelen övgülerin bir aldatmaca olduğunu savunan Perinçek, “Strateji size ait değilse, milli ihtiyaçlarınıza cevap vermiyorsa siz orada patron değil ancak piyon veya taşeron olursunuz. Rus düşmanlığı üzerine kurulu bir strateji Türkiye’nin milli stratejisi olamaz” diye konuştu.

SURİYE DOSYASINDA ÜÇ KRİTİK TEHLİKE: “MAVİ VATAN KAĞIT ÜSTÜNDE KALIR”

Suriye’deki son gelişmeleri ve Fransız Cumhurbaşkanı Macron ile Ahmet Şara’nın temaslarını da değerlendiren Perinçek, Suriye dosyasında üç temel unsurun öne çıktığını söyledi:

İran Düşmanlığı ve Hizbullah Karşıtlığı: Suriye üzerinden İran’a yönelik operasyonların önünün açılması.
Hürmüz Boğazı’na Alternatif Yollar: İran’ın elindeki Hürmüz kozunu boşa çıkarmak için Batı emperyalizmiyle iş birliği içinde yeni rotalar geliştirilmesi.
Doğu Akdeniz Kaynaklarının Yağmalanması: Chevron gibi Amerikan petrol ve gaz şirketlerinin Suriye’yi parsellemesi ve benzer anlaşmaların Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile yapılması.

Perinçek, Doğu Akdeniz ve enerji hamlelerine dair hayati bir uyarıda bulunarak sözlerini, “Siz oradaki gaz yataklarını Amerikan şirketlerine verdiğinizde Mavi Vatan mı kalır? Ekonomik çıkarlarınızı silahla savunmadan önce kendi elinizle teslim ederseniz, Mavi Vatan kağıt üzerinde kalır, hiçbir anlamı kalmaz.” şeklinde tamamladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir