Ya TRÇİ İttifakı Devrimi savaşı önler ya da savaş devrime yol açar

Dünyada savaş odakları üç bölgededir.

İlk ikisinde sıcak savaş sürmekte,

Diğerinde fiilen çatışma görülemese de çelişkiler hızla şiddetlenmektedir.

Birinci savaş odağı Batı Akdeniz’de cereyan etmektedir.

Bu odağın aktif tarafları İran ile ABD-İsrail saldırganlığıdır.

28 Şubat 2026 tarihinde başlayan bu savaş İran’ın kesin üstünlüğü ve büyük başarılarıyla sürmektedir. Bu savaş odağı zaman zaman bölgeselleşme ve küreselleşme emareleri gösterdi, göstermektedir.

İkinci savaş odağı, Doğu Avrupa’da -Karadeniz’de,

NATO’nun Rusya’yı çevrelemek amacıyla

Doğuya doğru genişlemesinden patlak veren Ukrayna-Rusya savaşıdır.

Bu savaş odağı da bölgeselleşme ve küreselleşme eğilimleri göstermektedir.

Ukrayna’nın kesin ezilmesi ve yenilgisiyle sonuçlanmasına rağmen uzatmaları oynamaktadır.

ABD’nin izinden giden AB ülkeleri kesin iflasla karşı karşıya kaldılar.

ABD-Avrupa çelişkisi derinleşmesine rağmen,

Başta Almanya ve Fransa olmak üzere AB ülkeleri,

Halklarına bir Rus işgali korkusu salarak ve

Avrupa üzerinde bir Rus işgali hayaleti dolaştırarak,

Rusya’ya saldırmaya hazırlanmaktadırlar.

Ekonomik buhranı savaşla aşma planları yapmaktadırlar.

Öte yandan bu savaş odağında nükleer tehlike işaretleri de görülmektedir.

Rusya’nın Ukrayna savaşı sürecinde Yeni START Antlaşması’nı (*1) askıya alması, nükleer tartışmayı tırmandırması üzerine BM Genel Sekreteri António Guterres silahsızlanma mimarisinin ortadan kalktığını ileri sürdü. Guterres, “Nükleer silahların kullanımına yönelik riskler Soğuk Savaş’tan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Nükleer kontrol mekanizmaları bir bir devriliyor” diyerek denetimsizliğe dikkat çekti. (*2)

Başta Almanya ve Fransa olmak üzere AB ülkeleri içine girdikleri ekonomik buhrandan çıkış için savunma sanayisini geliştirmeye yöneldiler. Bunun için yeni vergiler koydular. Mevcutlarını yükselttiler. Toplumsal yardım programlarının birçoğunu askıya aldılar. Bunun için halkın rızasını almak amacıyla Avrupa üzerinde bir Rusya hayaleti dolaştırmaya başladılar. Rusya Avrupa ülkelerine saldırmak için hazırlık yapmaktaydı. Bu kapsamda nükleer silahların bile kullanabileceğini ileri sürdüler.

TÜRKİYE’DEN NETANYAHU İÇİN KIRMIZI BÜLTEN TALEBİ

GOOGLE'da KıvılcımHaber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda düzenlenen saldırıya ilişkin yargı sürecinin kararlılıkla sürdüğünü açıkladı. Gürlek, soruşturma kapsamında, Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch (*3) hakkında kırmızı bülten çıkarılması için işlem başlatıldığını açıkladı. (*4)

Öte yandan Ankara merkezli, Başkanlığını Prof. Dr. Salih Yılmaz’ın yaptığı, bağımsız bir düşünce kuruluşu olan Rusya Araştırmaları Enstitüsü, (*5)

“S-400’ler devreye mi girdi?” diye bir soru attı;

Gündeme bomba gibi düştü.

Ebu El-Zuhur hava üssünün bombalanması dolayısıyla gündeme düşen haberler oldukça heyecan yarattı. Haberlerin başlıkları heyecan ve korku vericiydi.

“İsrail ve Türkiye çatışmanın kıyısından döndü.”

“İsrail’in 70 km ötede ne işi var?”

“İsrail 28 uçakla Türkiye sınırına gelmiş.”

“Neredeyse Türk savaş uçakları havalanacaktı.”

“Türkiye-İsrail savaşı an meselesi.”

“İsrail ABD’yi dinlemedi,

Türk jetleri son anda havalanmadı.”

Kamuoyu oluşturan bu heyecan verici başlıklar boşuna atılmadı.

Sözün özü savaş kapımızda;

İsrail-Türkiye çatışması an meselesi…

Şimdilik savaş çıkmadıysa,

Veya daha doğru bir ifadeyle savaş ötelendiyse Türkiye’nin soğukkanlılığındandır.

Savaşı önlemenin yolu Doğu Akdeniz’deki aşırı dengesizliğin bir dengeye kavuşturulmasından, Türkiye’ye karşı kurulan ABD-İsrail-GKRY-Yunanistan-Bazı Avrupa ülkeleri İttifakının yarattığı kuvvetler dengesine karşı caydırıcı bir kuvvet oluşturmaktan geçmektedir. Bu ise son zamanlarda gündeme hızlıca düşen TRÇİ İttifakı’dır.

Türkiye-Rusya-İran-Çin/TRÇİ İttifakı bir devrimdir.

Ya TRÇİ İttifakı Devrimi savaşı önler ya da savaş devrime yol açar.

Kaynaklar:
(*1) Yeni START (Başlangıç), Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya arasında imzalandı, resmi adı “Stratejik Saldırı Silahlarının Daha Fazla Azaltılması ve Sınırlandırılmasına İlişkin Tedbirler”dir. Bir nükleer silah azaltma anlaşmasıdır. 8 Nisan 2010’da Prag’da imzalandı ve onaylandıktan sonra 5 Şubat 2011’de yürürlüğe girdi.-
(*2) İktibas Dergisi
(*3) Afek Moskovitch:
İsrail Savunma Kuvvetlerinin 71. Zırhlı Taburuna bağlı Kfir Bölüğünde (K Bölüğü) görev yapan, teğmen rütbesinde bir Merkava-4 tank komutanıdır.  Sosyal medyada “Afek Mosko” adını ve @afekmosko “kullanıcı adını” kullanmaktadır. Moskovitch 21 Mart 2025’te TİKA Hastanesi ile bitişiğindeki Gazze İslam Üniversitesi Tıp Fakültesinin tanklarla hedef alınarak yıkıldığı saldırıda doğrudan rol almıştır, bizzat tankın içinde bulunmuştur.
(*4) Bakan Gürlek’ten açıklama-
(*5) Rusya Araştırmaları Enstitüsü
Türkiye ile Rusya arasında diplomatik, ekonomik, kültürel ve toplumsal bağların gelişmesine katkı sağlamak; Rusya’nın iç politikası, enerji politikaları, askeri stratejileri ve dış ilişkileri hakkında akademik raporlar ve analizler yayımlamak; bölgesel güvenlik, Kafkasya, Orta Asya ve Karadeniz havzasındaki gelişmeleri Rusya perspektifinden inceleyerek kamuoyunu ve karar alıcıları bilgilendirmek ve üniversiteler, büyükelçilikler ve diğer uluslararası ilişkiler merkezleri ortaklığıyla paneller, çalıştaylar ve konferanslar düzenlemek amacıyla Ankara merkezli olarak faaliyet gösteren Türkiye-Rusya ilişkileri, Rus dış politikası, Avrasya coğrafyası ve Sovyet sonrası devletler üzerine analizler üreten bağımsız bir düşünce kuruluşu… Başkanlığını Prof. Dr. Salih Yılmaz yürütmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir