
AKTİF/PASİF ORANINI YÜKSELTMENİN YOLLARI
Geçen haftaki (Emekliyazıları13’te) aktif/pasif oranı nasıl yükseltilir diye sorarak yazıyı noktalamıştık.
Bu yazımızda konuyu işlemeye devam ediyoruz.
Burada kritik nokta, mevcut 1,55/1,60 oranını (2+) ve daha yükseğe çıkartmaktır.
Bunu sağlamak için sürü dönemindeki Eskimolar gibi yaşlıları beyaz ayılara ikram etmeye falan gerek yoktur.
Bunu gerçekleştirmek için aşağıdaki tedbirler alınmalıdır:
Kadın istihdamı yoğunlaştırılmalı.
Milyonlarca gencin sisteme katılımı artırılmalı.
Refah seviyesinin artırılması ve diğer şartların oluşturulması şartıyla emeklilik yaşı da kademeli olarak ayarlanabilir. (Bunu sendikalar iş güvencesi şartıyla destekleyeceklerdir.)
Oto-BES gibi zorunlu-otomatik katılımı yaygınlaştırarak ve devlet katkısını artırarak Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) güçlendirilmeli.
Kayıt dışı ekonomiyi küçültmek ve yüksek gelirlerden daha fazla katkı almak amacıyla vergi ve prim tabanı genişletilmeli.
Türk-İş’in talebi olan “adil tek aylık hesaplama sistemi/bütün sigorta kolları için sade, anlaşılır ve primle orantılı sistem” üzerinde ciddiyetle, bütün uzman ve paydaşlarla birlikte çalışılmalı.
Ve her şeyden önce cesaretle kayıt dışına el atılmalı.
Kayıt dışı istihdam ya yok edilmeli ya da asgariye indirilmeli.
KAYIT DIŞI “CISS” MI?
Ancak hükümetlerin tereddütle ve çekinerek üzerine eğildiği kayıt dışından neden uzak durulmaktadır?
Hükümetler kayıt dışına “el atmak” istemiyor,
Kayıt dışıyla kararlı ve sert bir şekilde mücadeleden kaçınıyorlar.
Kayıt dışıyla karanlıkta ıslık çalarak mücadele ediyorlar.
Hükümetlerin bu kaçamak tutumunun nedenlerini ekonomist Mahfi Eğilmez, aktif-pasif oranını (çalışan başına düşen emekli sayısını) iyileştirmenin kısa vadede çok yüksek ekonomik ve siyasi bedeli olmasına bağlıyor. (*1)
Saha önce de belirtiğimiz gibi,
Türkiye’de şu anda (2025 sonu itibarıyla) aktif-pasif oranı yaklaşık 1,55/1,60 seviyesinde;
Yani bir emekli vatandaşı 1,55/1,60 çalışan vatandaş finanse ediyor.
Oysa rantabl bir sistem için ideal oranın 4 civarı olduğu,
2’nin altı ise tehlike sinyali olarak kabul edilmektedir.
Türkiye’de de tehlike çanlarının çalması buna işaret etmektedir.
KAYIT DIŞI İSTİHDAM
1995’de kayıt dışı oranı yüzde 55,6’ydı.
30 yıla yayılmış ılımlı mücadelede yaklaşık yarı yarıya düşürülerek,
Geçen yıl kayıt dışı oranı yüzde 24,6’ya geriledi.
Ama tarım dışı sektörlerde bile hala 4,5 milyon kişi sigortasız çalıştırılmaktadır.
Eğer kayıt dışı tamamen kayıt altına alınmış olsa,
Aktif/pasif oranı 1,75’e kadar çıkarılabilecek,
Dolayısıyla uzmanların hesabına göre emekli maaşlarına teorik olarak yüzde 31 ek zam yapılabilecektir.
Peki, neden hükümetler kayıt dışına üzerine tam gaz gitmemektedirler?
Bunu da gelecek yazımızda cevaplandıralım.
DEVAM EDECEK
| (*1) Mahfi Eğilmez, Kendime yazılar |

- Emekli yazıları14
- Yeni program şart
- Yarışlı’da tabiatın görsel şöleni
- Eğitim sendikalarından ek zamla ilgili eylem ve açıklamalar
- EMS aylık toplantısında önemli kararlar alındı

