Güney Kafkasya Güvenlik Konferansı tamamlandı

ULUSAL Strateji merkezi (USMER’in) düzenlediği Güney Kafkasya’da Güvenlik Konferansı tamamlandı. Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve Türkiye, Rusya, İran üçlüsünün tarihsel rolü, bölgedeki gelişmeler, tarihsel süreç, enerji krizi gibi konuların ele alındığı uluslararası konferans Türkiye Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, İran İslam Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Ermenistan ve Gürcistan’tan çok sayıda büyükelçi, ekonomi ve siyaset uzmanlarının ve Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek’in katılımıyla başarıyla tamamlandı. Sonuç bildirgesini USMER Başkanı Şule Perinçek okudu. Güney Kafkasya’nın güvenliğinin Batı Asya ve dünya için de önemli olduğu belirtilen bildirgede, şu ifadeler yer aldı: “Güney Kafkasya’da İran, Rusya ve Türkiye Üçlüsü ile Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan Üçlüsünün oluşturduğu Üç Artı Üç Platformu, bölge ve dünya barışı için önemli bir girişimdir ve etkin kılınmalıdır. Bu bağlamda Gürcistan’ın katılımı sağlanmalıdır.” Trump Koridoru’nun da ciddî bir tehdit olduğu vurgulanan bildirgede, “Kafkasya, Kafkasyalılarındır.” denildi.

GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ

BİLDİRGEDE şu çağrı yapıldı: “Konferansımız, Üç Artı Üç Platformu’nun dünya ölçeğinde işlev görmesi için, Türkiye+ Rusya+ İran+ Çin İttifakı’nı zorunlu ve acil görmektedir. Batı Asya’da bölgesel bir savaşı önleyecek ve Üçüncü Dünya Savaşı’nın önünü kesecek biricik çözüm, Türkiye, Rusya ve İran’ın Çin Halk Cumhuriyeti ile iş birliği yapmasıdır. Güney Kafkasya, güvenlik, barış ve istikrar için anahtar konumundadır. Bölge devletlerini ve halklarını ortak güvenlik, iyi komşuluk, kardeşlik, enerji güvenliği ve ekonomik iş birliği için göreve çağırıyoruz.

USMER, Güney Kafkasya’nın güvenliğini Ankara’daki konferansta masaya yatırdı. Konferansın sonuç bildirgesinde, Güney Kafkasya’nın bölgenin ve dünyanın güvenliği, barışı ve istikrarı açısından anahtar konumda olduğu belirtildi. Bildirgede 3+3 Platformu ile birlikte TRÇİ İttifakı’nın önemi vurgulandı.

Ulusal Strateji Merkezi (USMER) tarafından, Güney Kafkasya’da Güvenlik Konferansı düzenlendi. Konferansta konuşan İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Dr. Mohammad Hassan Habibollah Zadeh, Güney Kafkasya’da güvenliğin sağlanmasına katkı sunabilecek en önemli bölgesel girişimlerden birisinin 3+3 Platformu olduğunu belirtti. Rusya Federasyonu Büyükelçiliği adına konuşan Başkatip Radimir Gaynanov, 3+3 bölgesel istişare platformunu umut verici bulduklarını söyledi.

‘ÇATIŞMALARIN ODAĞINDA’
Meyra Palace Otel’deki konferansın ilk oturumunun başkanlığını 24. Dönem Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri yaptı. Yeniçeri, “Bir sorunu anlamak yarı yarıya çözmektir. Sorunun tarafları ile ilgili görüşlerini anlamak ve kavramaksa doğrudan doğruya sorunun özünü ortadan kaldırmaya yönelik bir yaklaşım biçimidir. Kafkasya, tarih itibarıyla imparatorlukların, kültürlerin kesiştiği bir noktadır. Bugünkü çatışmaların odağında da Kafkasya vardır. Soğuk Savaş sonrası küresel güçlerin rekabet haline geldiği yerdir Güney Kafkasya. Bu bölgede herhangi bir istikrarsızlık, geniş bir alanda domino etkisi yaratmaktadır.” diye konuştu.
‘BÖLGE DIŞI GÜÇLER KRİZLERİ DERİNLEŞTİRİYOR’
İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Dr. Mohammad Hassan Habibollah Zadeh:
“Son dönemdeki gelişmeler, ABD ve İsrail’in terörist saldırıları, yalnızca münferit ya da taktik olarak değerlendirilmemeli. Güney Kafkasya, bu gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Bu bölgedeki temel sorunlardan biri, güvenlik anlayışının dış aktörler tarafından belirlenmesidir. Sınırların değiştirilmesi veya yeni jeopolitik düzenlerin dayatılması, çoğu zaman uzun süreli gerilimlere neden olmaktadır. İran, tüm devletlerin toprak bütünlüğüne, egemenliğine saygının önemini sürekli olarak vurgulamıştır. İran her zaman komşu ülkelerle iş birliği yapmaya, ekonomik kalkınmayı sağlamaya hazır olduğunu belirtmiştir. Güney Kafkasya’da güvenliğin sağlanmasına katkı sunabilecek en önemli bölgesel girişimlerden biri, 3+3 Platformu’dur. Bu platformun temel ilkeleri ulusal egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı, iç işlerine karışmama, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla barışçıl çözümü ve ekonomi ile transit iş birliğinin geliştirilmesidir. Bölge dışı güçlerin varlığı uzun vadede krizleri derinleştirmektedir. Güney Kafkasya bugün stratejik bir tercih ile karşı karşıya. Ya dış müdahaleler doğrultusunda ilerlemeye devam edecek ya da bölgesel iş birliği temelinde modele yönelecek.”
‘BATI GASPA BAŞVURUYOR’
Rusya Federasyonu Büyükelçisi Sergey Vershinin henüz güven mektubunu takdim edemediği için Rusya Federasyonu Büyükelçiliği adına Radimir Gaynanov konuşma yaparken şu ifadeleri kullandı:
“Rusya Federasyonu, bu bölgenin istikrarına büyük önem atfetmektedir. Tarihi bağlarımız göz önüne alındığında, Rusya bu bölgeye karşı bilhassa sıcak duygular beslemekte ve burada yaşayan halkların refahıyla yakından ilgilenmektedir. Açıktır ki, Güney Kafkasya’nın refahı, güvenli bir ortam tesis edilmeden sağlanamaz. Rusya, bu amaca yönelik çabaları desteklemektedir; dahası, politikamız somut eylemlerle de desteklenmektedir. Ne yazık ki batı, şu anda giderek artan bir şekilde meşru olmayan güç kullanımına, yeni sömürgeci dikta yöntemlerine ve açıkça gaspa başvurmaktadır. Batının kendi kurallarını dayatma girişimleri nedeniyle bölgede bir jeopolitik mücadele baş göstermektedir. Bu koşullar altında ortaklarımıza, tüm Avrasya coğrafyasında eşit ve bölünmez bir güvenliğin gelecekteki mimarisinin hatlarını geliştirme sürecine ortaklaşa ve aktif bir şekilde katılmalarını teklif ediyoruz. Yerel ölçekte Rusya, iş birliğinin temeli olarak Türkiye’nin savunduğu bölgesel sahiplenme ilkesini desteklemektedir. Bu çerçevede 3+3 bölgesel istişare platformunu umut verici buluyoruz. Bakü ve Ankara’nın girişimiyle oluşturulan bu platform, üç Güney Kafkasya ülkesi (Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan) ile üç büyük komşusu (Rusya, Türkiye ve İran) arasında iş birliğini öngörmektedir.”
‘ORTA ASYA VE ÇİN’E DOĞRUDAN ULAŞIM ÖNEMLİ’
Emekli Büyükelçi Alev Kılıç:
“Son 30 yılda dünyamız çok büyük değişimler geçirdi. Soğuk Savaş sona erince ne oldu? 15 tane bağımsız ülke ortaya çıktı. Bunlardan üçü Güney Kafkaslarda. Beşi de Orta Asya’da. Türkiye böyle bir durumda kendisini doğuya da açılabilecek bir konumda buldu. Türkiye, doğu ile batı arasında merkezi bir konuma geldi. 3+3 önemli bir gelişme. Çünkü Türkiye’nin temel yaklaşımı, bölgeyi bölge devletleriyle uyum içinde yönetmek.
“Güney Kafkasya, doğu ile batı iletişiminde önemli bir konumda. Türkiye için önemli olan Orta Asya ve daha ötesine, Çin’e doğrudan ulaşımın sağlanmasıdır. Güney Kafkaslarda Türkiye’nin hem Gürcistan hem Azerbaycan ile hiç aksamayan iyi ilişkileri olmuştur. Tek zorluk Ermenistan ile olmuştur. Fakat Ermenistan’ın, Paşinyan yönetimi ile ayakları biraz yere değmeye başlamıştır. Eğer Ermenistan, batı ile iletişim sağlayacaksa tek bağlantısı Türkiye’dir. Bu da görüldüğü kadarıyla yeni Ermenistan yönetimi tarafından anlaşılmaya başlanmıştır. Türkiye için önemli olan da Kafkaslarda istikrardır.”
‘YENİ DÜNYANIN ÖNCÜ MODELİNİ OLUŞTURACAK POTANSİYEL’
Emekli Büyükelçi Ümit Yardım:
“Yeni bir dünya düzeni kuruluyor. Adaletsizlik, çatışma, işgaller, daha güzel bir Güney Kafkasya umutlarımızı erteliyor. Ancak Güney Kafkasya, yeni bir dünyanın öncü modelini oluşturacak potansiyele sahip. Biz, tarihten bugüne ve bugünden geleceğe uzanacak vizyonel bir Güney Kafkasya hedefi üzerinde durmalıyız. Geçmiş deneyimlerimiz var. Liderlerin, bölgesel güçlerin kafasında Güney Kafkasya’nın geleceği sorusu var. Burada tehditler ve sınamaların farkında olmak da gerekir. Ben yeni bir Güney Kafkasya modelinde siyasetten daha çok aydınlara önem veriyorum. Güney Kafkasya’da ihtiyaç duyduğumuz şey, Doğu Bey’in İsviçre’deki ruhu ve tutumudur. Doğu Bey, uluslararası hukuk sistemine ‘Siz emperyalist yalanları dayatıyorsunuz, biz bunu reddediyoruz!’ demiştir. Güzel bir Güney Kafkasya’yı inşa edecek olan insanlar buradaki güzel insanlardır.”
‘BÖLGE ÜLKELERİ BU FIRSATLARDAN YARARLANMALI’
Azerbaycan 6. Dönem Milletvekili Prof. Dr. Elşad Mirbeşiroğlu:
“Güney Kafkasya bugün dünyanın en önemli noktalarından birisidir. Burada güvenlik konusu tartışılan bir konudur. Çünkü bu bölgede çatışmalar vardır. Artık yeni bir tarih döneme giriyoruz. Azerbaycan öz topraklarını işgalden kurtardıktan sonra Güney Kafkasya’da yeni bir iş birliği ve güvenlik imkanları oluştu. Kardeş Türkiye, İkinci Karabağ Savaşı zamanı, her zaman yanımızda oldu. Azerbaycan-Türkiye dostluğu bölge ülkeleri açısından da bir örnek. Bölgemizin derdini bölge devletleri bilir. Dışarıdan gelen güçler sadece bölgemizi kullanma amacındalar. Bugün Güney Kafkasya’da yeni bir güvenlik ortamı ortaya çıktı. Bölge ülkeleri bu fırsatlardan yararlanmalı. 3+3 Platformu çerçevesinde çalışmalar yapılmalı. Bu platform çerçevesinde sorunları çok rahat çözebiliriz. Zengezur Koridoru hem işbirliğini geliştirecek hem diyalogu güçlendirecek. 3+3 Platformu çerçevesinde Zengezur Koridoru’nu çok güzel bir barış, iş birliği koridoru yapmalıyız.”

Güney Kafkasya’da Güvenlik Konferansı, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, İran, Rusya ve Türkiye’den siyasetçilerin, diplomatların ve uzmanların katılımıyla 22 Nisan 2026 günü Ankara’da, Meyra Palace’ta toplandı ve aşağıdaki bildiriyi uluslararası kamuoyuna duyurmaya karar verdi.

Bugün Güney Kafkasya’da güvenlik, Batı Asya ve hatta dünya ölçeğinde güvenlik ve barışın önemli bir etkenidir. Güney Kafkasya güvenliğinin ön cephesi, günümüzde Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz, Umman Denizi, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Karadeniz’in kuzeyindedir.

Güney Kafkasya’da İran, Rusya ve Türkiye Üçlüsü ile Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan Üçlüsünün oluşturduğu Üç Artı Üç Platformu, bölge ve dünya barışı için önemli bir girişimdir ve etkin kılınmalıdır. Bu bağlamda Gürcistan’ın katılımı sağlanmalıdır.

Üç Artı Üç Platformu, Güney Kafkasya’da güvenliği sağlamak yanında, Batı Asya’da Okyanus Ötesinden gelen saldırganlığı durdurabilir ve Dünya Savaşına yol açan süreçleri önleyecek yetenekleri harekete geçirebilir.

Güney Kafkasya, güvenlik, barış ve istikrar yolunda ilk başarıyı, Azerbaycan-Ermenistan anlaşmazlığını çözerek kazandı. 2020’deki 44 Gün Savaşı sonunda, bölgede barışı engelleyen toprak işgallerine son verildi. Bölge ülkelerinin birlikte yaşayacağı koşullar oluşturuldu. Komşuluk gerçeği değer kazandı.

İkinci önemli başarı, İran’ın ABD ve İsrail saldırganlığı karşısındaki direnciyle kazanılmıştır.

Üçüncü olarak, Rusya’nın NATO’nun doğuya doğru genişlemesine direnen başarısı da Kafkasya’nın güvenliğine katkıda bulunmuştur.

Dördüncü olarak, Türkiye’nin “Kürdistan” adı altında “İkinci İsrail” devletçiğini kurma amacını güden terör örgütlerine karşı etkin sonuç alması da tarihî önemdedir.

Kafkasya, Kafkasyalılarındır.

Bölgeye Okyanus ötesinden ve berisinden her müdahaleye karşı mücadelede kararlıyız.

Bugünkü durumda “Trump Koridoru” (TRIPP), ABD’nin bölgeye müdahale olanaklarını içermesi nedeniyle ciddî bir tehdit oluşturuyor. ABD askeri üslerinin Türkiye sınırının hemen yakınına konuşlandırılması, bir kışkırtma olması yanında, İran’a karşı ikinci bir cephe açılması ve bir kara harekâtı tertiplenmesi tehlikesini de içermektedir. Bu nedenle Sayın Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki komşumuz Ermenistan’ı bölge güvenliği bünyesine kazanmak sorumluluğunu paylaşıyoruz.

Bölgede güvenliği ve kalıcı barışı sağlamak için, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesini, Azerbaycan ile Ermenistan’ın kısa sürede kapsamlı bir barış antlaşması imzalamasını her üç ülkeden talep ediyoruz. Aksi halde diplomasinin son yıllardaki kazanımlarının boşa çıkması tehlikesi, özellikle Ermenistan ve Sayın Başbakan tarafından dikkate alınmalıdır.

Konferansımız, Üç Artı Üç Platformu’nun dünya ölçeğinde işlev görmesi için, Türkiye + Rusya + İran + Çin İttifakı’nı zorunlu ve acil görmektedir.

Batı Asya’da bölgesel bir savaşı önleyecek ve Üçüncü Dünya Savaşının önünü kesecek biricik çözüm, Türkiye, Rusya ve İran’ın Çin Halk Cumhuriyeti ile iş birliği yapmasıdır.

Güney Kafkasya, bugün bölgede ve dünyada güvenlik, barış ve istikrar için anahtar konumundadır.

Bu bilinçle ve yüksek sorumluluk anlayışıyla, bölge devletlerini ve halklarını ortak güvenlik, iyi komşuluk, kardeşlik, enerji güvenliği ve ekonomik iş birliği için göreve çağırıyoruz.

Dünya kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Konferansın katılımcıları
Konferansa katılanlar arasında şu isimler yer aldı:
İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçisi Mohammad Hassan Habibullah Zadeh
İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçi Yardımcısı Mahmud Alizadeh
İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Reza Shadi Kia
İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Jebraeil Mohammad Zazed
İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Alireza Naranghipour
İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Mahmoud Ali Nejadi Afshar
İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Mohammad Yazdanpanah
Çin Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Guo Yamin
Çin Ankara Büyükelçiliği Ataşesi Yan Zhuowen
Rusya Federasyonu Büyükelçiliği Müsteşarı Evelina Emuzova
Rusya Büyükelçiliği Başkatip Radimir Gaynanov
Cezayir Büyükelçiliği Elçi Müsteşarı Amar Selamat
Belarus Cumhuriyeti Büyükelçiliği 1. Sekreteri Gleb Krykanu
Kırgız Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Dzhanysh Arzymatov
Slovenya Büyükelçiliği Müsteşarı Drazen Stjepanovic
Bosna Hersek Büyükelçiliği Müsteşarı Tamara Dogojokacevic

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir