
Emekliler, kışı geçiren ama yediği ayazı unutmayan kurt psikolojisi içindeler.
Yüksek enflasyonun yarattığı hayat pahalılığının cehenneminde açlık sınırının çok altındaki maaşıyla yaşamaya çabalamaktadır.
Faizci ve rantiyeye iki trilyon lirayı aşkın bütçe ayıran hükümet, emeklilerin üçte biri için 20 bin lirayı lütfetti, Meclis’ten geçirirken bile hileye başvurmaktadır.
Geri kalanların üçte ikisi de 30 bin lira civarında sefalet ücretine talim edecekler.
Açlık sınırı ise 30 bin 143 liraya dayandı.
İLK DARBE 1999 YILINDA “4447” İLE GELDİ
Emekli kitlelerinin bu cehenneme sokulmaları 1999 yılında başladı.
Ecevit’in Başbakanlığında AnaSol-M Hükümeti yönetiyordu ülkeyi.
O yıl yürürlüğe giren 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’yla başladı her şey.
O kanunla emeklilik yaşı yükseltildi.
Aylık bağlama oranları düşürüldü.
Emekli maaşları için öngörülen alt sınır indirildi.
Bu emekliye neoliberalizmin ilk darbesiydi.
Sosyal devlet uygulamasından uzaklaşılıyordu.
Batı emperyalizminin hegemonyası yoğunlaşıyor,
Sosyal devlet programının halkçı uygulamaları birer birer ortadan kaldırılıyor,
Başta emekliler olmak üzere halk kitleleri yoksulluğa daha fazla itiliyordu.
İKİNCİ DARBE TABUTA ÇAKILAN SON ÇİVİYDİ: “5510”

İkinci ağır darbe 2008 yılında geldi.
Tek başına AK Parti Hükümeti yönetiyordu ülkeyi.
“İstikbale güvenle bakmaya hakkı olan” Türk milletinin “yaşama kudretinin en önemli kıstası” olan emeklilere ve yaşlılara karşı milli tutumundan nasibini almamış olan, “mazide muktedirken bütün kuvvetiyle çalışmış olanlara minnet hissi duymayan” Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın başında AK Partili Faruk çelik vardır.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nu çıkararak tabuta son çiviyi çakmıştır.
İlkel sürü durumunun erken dönemlerinde yaşlıları ölüme terkeden ya da beyaz ayılara ikram eden Kuzey Amerika Kızılderililerinin ve Eskimoların tutumlarını andıran davranışlar…
Yaşlıları ve emeklileri “hazır yiyici”, “tufeyli” olarak niteleyen tuhaf tutum!
Aylık bağlama oranları daha da aşağıya çekildi.
Emeklilerin büyümeden aldığı pay ciddi biçimde tırpan yedi.
Yüzde 70’lerden yüzde 30’a indirildi.
Devlet katkısı çıkarılınca emekli aylıklarının tüyleri yolunmuş kuşa döneceği dramatik bir hakikattir.
Emekli maaşlarında devlet desteği koruyucudur.
Ancak mevcut uygulama, emeklilerin insanca yaşam koşulları sağlaması mümkün değildir.
MAAŞ 20 BİN TL/ AÇLIK SINIRI 30.143 TL
20 bin lirayla emekli ancak sefaleti yaşar.
Sadece gıda harcaması için 30 bin 143 lira gerekli.
Kira ne olacak?
Enerji, ulaşım, sağlık ve diğer mecburi giderler nasıl karşılanacak?
Uzmanlar, emeklilerin 2020’den beri milli gelirden aldıkları payın yüzde 18 azaldığını belirtiyor.
Gerçekten de emekli örgütlerinin saptadığı gibi;
“Emekli yoksulluğunda açık ara öndeyiz.”
OECD ülkelerinde emekliler milli gelirden yaklaşık yüzde 8,1 pay almaktadır.
Bizde ise bu oran yüzde 6,1’dir.

- Emekliler, yediği ayazı unutmayan kurt psikolojisi içindeler
- Bölgemizde son zamanlarda cereyan eden olaylardan çıkarılan dersler
- MAKÜ’ye Engelsiz Üniversite Ödülleri: 2025’te çifte ödül
- Dr. Perinçek Beykoz’dan uyardı
- İki strateji tek çözüm

