
İtalya’nın 15. yüzyılın ilk yıllarında kurulmuş en eski üniversitelerinden olan Torino Üniversitesi siyaset bilimci Öğretim Üyesi Leonardo Veneziani, Brüksel merkezli ‘Vocal Europe’ adlı internet sitesinde yayımlanan “Erdoğan’ın patronu varsa Doğu Perinçek’tir” başlıklı Türkiye analizinde, Ergenekon davasından sonra Türk siyasetinin geçirdiği evrimi, “Şüphesiz ki Perinçek ve çevresi fikirlerini asla değiştirmediler, fikrini hızla kaydıran Erdoğan ve AKP oldu.” şeklinde özetledi.
ABD emperyalizmi, Batı Asya’yı yeniden dizayn etmek amacındaydı.
Bu nedenle Büyük Ortadoğu Projesi (BOP’u) piyasaya sürdüler.
Dışişleri Bakanı Condolezza Rice:
“Ortadoğu’da 22 Müslüman ülkenin sınırları değişecek” demişti.
Dr. Perinçek’in “ABD, bu haritaya gömülecek” dediği bir BOP haritası da yayımlamışlardı.
BOP’un özü güney sınırlarımız boyunca kukla bir Kürdistan (2. İsrail devleti) inşa edilmesiydi.
Ancak buna Mehmetçik ve Vatan Partisi (o zamanlar İşçi Partisi) direniyordu.
Bu vatansever kuvvetler dize getirilmeliydi.
Bu amaçla Ergenekon kumpasını gündeme getirdiler.
2008’lerde Ergenekon ve Balyoz kumpaslarıyla Vatan Partisi yöneticileri ve Mehmetçiğin komutanları Silivri’ye hapsedildi. Başında Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunduğu AK Parti ile silahlı Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) siyasi iktidarı paylaşıyorlardı.
2014 yılına kadar Türkiye’nin vatansever kuvvetleri altı yıl boyunca çok şiddetli ve sert bir mücadele yürüttü. Türkiye’nin devrimcileri, Vatan Partisi öncülüğünde TGB, ADD ve diğer demokratik kitle örgütleriyle birlikte her seferinde katlayarak artan büyüklükte kitleleri bütün Türkiye’de, özellikle Silivri gibi dağ başlarında yürüttüler. Altıncı yılın sonunda 10 Mart 2014 tarihinde Silivri duvarları AK Parti ve FETÖ’nün başına yıkıldı. Vatan Partisi Lideri Silivri’den çıkarken “Ergenekon’dan çıkıyoruz. Cemaatlerin, tarikatların kökünü kazıyacağız. Cumhuriyeti ayağa kaldıracağız. Türkiye’yi bölenlerin, Cumhuriyeti yıkanların iktidarını yıkacağız. Türkiye’yi birleştirenlerin iktidarını kuracağız. Kınından çıkmış kılıç gibiyiz!” demişti.
“Ergenekon’dan çıkıyoruz. Kınından çıkmış kılıç gibiyiz.”
Silivri’de duvarların yıkılması tarihi bir olaydı. Kumpas dağıtılmış, FETÖ ile Erdoğan birbirine düşmüş, Türkiye’nin önü açılmış, adeta zincirlerinden kurtulmuştu.
Bundan sonraki süreçte olaylar çok hızlı gelişmiş,
AK Parti ve Erdoğan ABD emperyalizmi ile hesaplaşamaya girişmiş,
Güney sınır boylarımızdaki 2. İsrail devletçikleri dağıtılmış, 15 Temmuz darbe kalkışması bastırılmış, FETÖ çukura gömülmüş, Erdoğan Avrasya yolculuğuna çıkmıştı.
Atlantik dünyası büyük şaşkınlık içine düşmüştü.
Erdoğan’ı “Perinçek’çi” olmakla itham ediyorlar;
Türkiye’nin NATO’cu solcuları da Vatan Partisi ve Perinçek’i “saray destekçisi” diye, “Erdoğan’cılik”la suçluyorlardı.
FİKRİNİ KAYDIRAN PERİNÇEK DEĞİL ERDOĞAN VE AKP OLDU

Ancak en doğru tahlili yabancılar dışarıdan ve Batı dünyasından yapmaktaydılar.
Bu kapsamda İtalya’nın 15. yüzyılın ilk yıllarında kurulmuş en eski üniversitelerinden olan Torino Üniversitesi siyaset bilimci Öğretim Üyesi Leonardo Veneziani, Brüksel merkezli ‘Vocal Europe’ adlı internet sitesinde yayımlanan “Erdoğan’ın patronu varsa Doğu Perinçek’tir” başlıklı Türkiye analizinde, Ergenekon davasından sonra Türk siyasetinin geçirdiği evrimi, “Şüphesiz ki Perinçek ve çevresi fikirlerini asla değiştirmediler, fikrini hızla kaydıran Erdoğan ve AKP oldu.” şeklinde özetledi.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in 20 yılı aşkın süredir Kemalist çizgide siyaset yaptığını vurgulayan Veneziani, AKP Hükümeti’nin, dış politikanın yanı sıra FETÖ ve PKK ile mücadele alanlarında da Vatan Partisi’nin çizgisine girdiğini, bu gelişmenin Batı’yı kaygılandırdığını yazdı.
‘FETÖ İLE MÜCADELEDE BULUŞTULAR’
İtalyan siyaset bilimcinin analizinin başlığı ise dikkat çekici: “Eğer Erdoğan’ın bir patronu varsa, Perinçek olmalıdır.” Veneziani makalesinde, “2008-2014 yıllarında Ergenekon Davası nedeniyle tutuklanan Perinçek, günümüzde özellikle Ordu içinde, yargıda ve bürokraside destek buluyor. Ordudan ayrılan üç Genelkurmay İstihbarat Başkanı da Vatan Partisi’nin saflarına katıldı” ifadelerine yer verdi. Veneziani, Türkiye’de “Gülen’e karşı konumlanan iki eski düşman” tarafından yeni bir ittifakın kurulduğunu savundu. Erdoğan’ın 2003 seçimlerinden bu yana güçlendiğini ve 2017 referandumu ile genişletilmiş yetkilere sahip olduğu ifade edilen analizde, Doğu Perinçek’in Türkiye’de Amerikan karşıtlığı ile bilindiği belirtildi.
‘ERGENEKON SONRASI KOALİSYON DAĞILDI’
Ergenekon Davası’nın sonuçlarına dikkat çeken Veneziani, “2007’de Ergenekon Davası kapsamında Perinçek, Türk Hükümeti’ne darbe kumpası kurmak ile suçlanarak tutuklandı. Kendisi Mart 2014’de serbest bırakıldı, ama bu tutukluluk süresinin ardından, Türk siyasi valsindeki oyun durumu tamamen değişti. Uzun süredir devam eden AKP-Gülen ittifakı dağıldı ve bir siyasi savaş çıktı.” görüşlerini öne çıkardı.
Fethullah Gülen’in “kendini sürgün etmiş bir vaiz” ifadesiyle tanıtıldığı analizde, “Gülen’in Erdoğan ve Perinçek’in ortak düşmanı” olduğu belirtildi. Analizde AKP’nin üst düzey yöneticileri arasında Doğu Perinçek’in fikirlerinin benimsendiği vurgulanarak, “Şüphesiz ki Perinçek ve çevresi fikirlerini asla değiştirmediler, fikrini hızla kaydıran Erdoğan ve AKP oldu. Dedikleri gibi, ‘düşmanımın düşmanı dostumdur.’ Dolayısıyla eski mahkûm ile Cumhurbaşkanı arasında bir ittifak oluştu.” ifadelerine yer verildi.
‘VATAN PARTİSİ, RUSYA İLE YAKINLAŞMADA ETKİLİ OLDU’
FETÖ operasyonları dışında Perinçek’in Türkiye’nin dış işlerinde de büyük bir rol üstlendiği kaydedilen analizde, Kasım 2015’de Rus uçağının düşürülmesi sonucu bozulan ikili ilişkilerin Doğu Perinçek’in etkisi ile düzeldiği belirtildi. Tahlilde, “Sayısız Rus yetkili, Perinçek ve ekibiyle birkaç kez buluştu, Türkiye’nin, Batı’dan uzaklaşırken girmesini istedikleri Avrasya yolunu güçlendirdi. Türkiye ile Rusya arasındaki jet krizini hatırlıyor musunuz, 2015 yılında Türk Hava Sahası’nda uçarken, Türk jetleri tarafından düşürülen Rus uçağı? Rus yöneticiler, Perinçek ve ekibi tarafından, uçağın Fethullah Gülen’in adamları tarafından düşürüldüğüne ikna edildi.” değerlendirmesinde bulunuldu.

- İtalyan Siyaset Bilimci: “Erdoğan’ın patronu varsa Doğu Perinçek’tir”
- Karanlık kurultayın ceza davası
- TÜİK 2025’de hayvan sayısı arttı diyor ama…
- Ramazan birleştiriyor, MEB ayrıştırıyor
- CHP’de yolsuzluğu eleştirmek yasak!

