
Milli Marşımızın Arapça okutulmasına tepkiler sürüyor. İstiklal Marşımızı Türkçeden Arapçaya çeviren isim Cemal Muhtardır. Reha Muhtarın babası. Ankara ilahiyattan hocamızdı. Kerkük Türkü, Türk milliyetçisi saygın isim. Teksir edilip dağıtılmıştı birer adet. Saklarım durur halen. Fakülte kantininde ödül vermiştik o yüzden. Harun Özdemir (merhum) vermişti onu, dönem arkadaşımız. Diyanet başmüfettişi olmuştu sonradan. “12 Martlarda” okutulsun diye değildi elbette. Arapça derslerinde okutulabilir, okutulmalı da söz yok ona. “Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır” fermanının yayınlandığı Karamanoğlu Mehmet’in beldesinde Karaman ilinde olunca maksatlı geldi bize.
“Çıraklık- kalfalık- ustalık” dönemimiz olacak deniyordu. Ustalık devri sınıfında işler bunlar. “Macun tüpten çıkmış durumda”. “Küp içindekini sızdırır”. Millî Eğitim’e çöreklenmiş üst düzey yöneticilerin Arapça aşkı, sevdası biliniyor sır değil o. Kutlamalar yapılıyor “Dünya Arapça günü” diye. “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” de oldu 15 Aralık’ta. Görmedik kendilerinden bir kutlama. İlber Ortaylı Hoca hastaneden katılmış konuşma yapmıştı orada.
Atatürk dedi ya; “Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.” diye. Tersi yapılıyor her dediğinin. Yığıldılar iyice şeyhler, müritler Bakanlığına döndürüldü Milli Eğitim. “Türkçe”, “Türk”, “Atatürk.” Birine düşman olan diğerine de düşman. Yok farkı birbirinden.
“Araplar”, “Acemler”, “Türkler” sırasıyla Müslüman olan milletler. Acemler İslam’ı bizden önce kabul ettiler ama Arap’ın diline teslim olmadılar. “Abdest” “namaz” “oruç” “Peygamber” “Huda” dediler, kendi dillerindeki karşılığını kullandılar. “Salat”, “Resul”, “Allah” “tespih” yerine Farsçadaki karşılığını kullandılar. Kuranda geçmezdi bunlar. Onlardan aldık kullandık bizde aynısını. Arapça adlar da almadılar bizim gibi. Bakıyoruz nüfus kayıtlarına yarıdan fazlamızın adı Arapça. Hiç de bir şart bir emir yokken onu Kuran lisanı diye ona hürmeten. Unutacak hale geldik dilimizi.
Onu gördü o yüzden “Türk Dil Kurumunu” kurdu Atatürk. “Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır” dedi görev verdi bize.
Türkçe isim bulamazsın Arap’ta. Arapça isim olmayan ev bulamazsın bizde de. Ümmetiz din kardeşiyiz sözde. Müslüman Hristiyan her milletin din adamı kendi milletinin milliyetçisi. Bizdekiler Türk’e düşman. Her tür etnik milliyetçilik mubah, Türk milliyetçiliği günah. “Tanrı” diyeni dinden çıkma, küfre girme alameti sayıyor bizdekiler. “Türk” diye millet yok diyen vekil gördük ülkede.
Meclis başkanlığı yapmış birisi “Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal” mısraını çıkartarak okudu 15 Temmuz akşamı TBMM’de, herhalde içinde ırk geçiyor günaha girerim diye. Atatürk Cumhuriyet düşmanı püsküllü çakma tarihçi ateş püskürüyor İstiklal Marşımıza, onun başlangıç sözcüğüne, onu yazana, Abdülhamid’e söyledikleri dolayısıyla. Alıştıra alıştıra ustalık döneminde, açıktan yapılıyor bu gibi işler artık. Tabutuna son çivisi çakılmak isteniyor Cumhuriyetin, marş değil mesele.

![]() |
|
|
|
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |

- Laricani’nin Hamaney’le son görüşmesi
- ARAP DİLİNDE İSTİKLAL MARŞI
- İlber Ortaylı Tarihi akademiden halka indirdi
- Kadın hekimler sağlık sisteminde yaşanan sorunları anlattı!
- Milli Kadın Hareketi’nde birleşiyoruz

![]() |
|
|
|
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |

