

TÜİK’in enflasyon hesabının tutmadığını, açıklanan temmuz ayı enflasyonunun yüzde 1,78, yıllığının ise yüzde 31,75 olarak gerçekleştiğini, buna karşılık kamu emekçilerine ve emeklilerine 2026 2. Altı ayı için verilen yüzde 7 maaş artışının yaklaşık dörtte birinin, daha somut bir ifadeyle 2 puanı daha ilk ayda bir sabun köpüğü gibi uçup gittiğini vurgulayan KamuSen İl Temsilcisi ve Türk Eğitim Sen Burdur Şube Başkanı Orhan Akın, “Enflasyon farkı bir zam değildir. Enflasyon farkı, yalnızca yaşanan kaybın gecikmeli ve eksik biçimde telafi edilmesidir. Çalışanların refahını artırmayan, sadece kayıplarını karşılamaya çalışan bir ücret politikası sürdürülebilir değildir. Maaş politikalarında yeni bir anlayışın benimsenmesi kaçınılmazdır” dedi.
AK Parti Hükümeti 2023’ten beri,
Üç yıldır sıkılaştırma adı altında,
Neoliberal bir ekonomi politikası uygulamaktadır.
Ekonomik bu8hranın tüm yükünü,
Savaş kapıya dayandığı,
İç cephenin sağlam tutulmasının,
Toplumsal barışın sağlanmasının hayati derece elzem olduğu şartlarda halkın sırtına yüklemektedir.

Bu kapsamda Kamu Sen Burdur İl temsilcisi ve TES Burdur Şube Başkanı Orhan Akın yaptığı yazılı açıklamayla kamu emekçilerinin ve emeklilerinin feryadını dile getirdi.
TÜİK’İN ENFLASYON HESABI GENE ŞAŞTI
Enflasyon hesabını bir türlü tutturamayan TÜİK’e kükreyen Başkan Akın, “TÜİK tarafından açıklanan verilere göre temmuz ayında enflasyon %1,78 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon ise %31,75 seviyesine ulaşmıştır. Geçtiğimiz ay kamu görevlileri ve emeklilerine 2026 yılının ikinci altı ayı için %7 oranında maaş artışı yapılmıştı.” diyerek, “Ancak temmuz ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte bu artışın yaklaşık dörtte biri, başka bir ifadeyle yaklaşık 2 puanı daha ilk ayda erimiştir. Bu tablo, kamu çalışanları ve emeklilerimizin alım gücünün korunamadığını bir kez daha açık biçimde ortaya koymaktadır.” vurgusu yaptı.
Başkan Akın açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:
“Ne yazık ki ülkemizde uzun yıllardır benzer bir tablo yaşanmaktadır. Her toplu dönemde maaşlara yapılan artışlar, takip eden aylarda gerçekleşen enflasyon karşısında hızla etkisini kaybetmektedir. Böylece maaş artışları gerçek anlamda bir zam olmaktan çıkmakta; yalnızca gelecekte yaşanacak enflasyonun önceden yapılan eksik bir telafisine dönüşmektedir.
Oysa maaş zammının amacı, kamu görevlilerinin refahını artırmak, milli gelirden hak ettikleri payı almalarını sağlamak ve alım güçlerini yükseltmektir.
Enflasyonun gerisinde kalan artışlar ise çalışanların ve emeklilerin refahını artırmadığı gibi, onları her geçen gün biraz daha yoksullaştırmaktadır.
Bugün gelinen noktada yıllık enflasyon hâlâ %31,75 seviyesindedir. Bu durum, enflasyondaki düşüşün beklenen hızda gerçekleşmediğini ve fiyat artışlarının vatandaşlarımız üzerindeki baskısının devam ettiğini göstermektedir.
Hayat pahalılığı karşısında maaşlar sürekli geriden gelirken, kamu çalışanları ve emeklilerimizin alım gücü her ay biraz daha azalmaktadır.”

| ENFLASYON FARKI BİR ZAM DEĞİLDİR KamuSen olarak yıllardır dile getirdikleri “Enflasyon farkı bir zam değildir” görüşünün bir kez daha doğrulandığının altını çizen Orhan Akın, çözüm önerisini, “Enflasyon farkı, yalnızca yaşanan kaybın gecikmeli ve eksik biçimde telafi edilmesidir. Çalışanların refahını artırmayan, sadece kayıplarını karşılamaya çalışan bir ücret politikası sürdürülebilir değildir. Bu nedenle maaş politikalarında yeni bir anlayışın benimsenmesi kaçınılmazdır. Enflasyon farkının yanı sıra kamu görevlileri ve emeklilerine ek zam, refah payı ve alım gücünü kalıcı koruyacak eşel mobil benzeri bir ücret güncelleme sistemi hayata geçmelidir.” diyerek açıklamasına son verdi. |



