Bahçeli’nin verdiği ders

Bahçeli’den ders alınacak öneri ve tahliller

18 Eylül 2025 tarihi…

Siyasi iktidarda ve Cumhur İttifakı’nda önemli bir gelişme zamanı.

MHP Lideri Bahçeli, Türkiye’nin jeopolitiğini okuyarak ve küresel kuvvet dengesine bakarak “TRÇ” ittifakı önerisi yaptı.

Çevresi ABD-İsrail-Yunanistan saldırganlığı tarafından kuşatılan Türkiye’nin stratejik mecburiyetinin “Türkiye-Rusya-Çin (TRÇ)” ittifakından geçtiğini ilan etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türk-Kürt-Arap (TKA)” ittifakı önerisine alternatifti.

Üzerimize çullanan belayı bu ittifakla karşılayamayacağımızın ilanıydı.

Vatan Partisi Lideri Dr. Doğu Perinçek Bahçeli’nin ittifakındaki İran eksiğini belirtti.

Bahçeli önerisini “TRÇİ” ittifakı diye tamamladı.

Sonra bayramın arifesinde muhtarlarla iftar yemeğinde önerisini yineledi.

“RADİKAL BİR KIRILMA EŞİĞİ”

Muazzam bir dünya tahlili yaptı:

“Dünya, eski kavramlarla açıklanamayacak;

Eski ezberlerle yönetilemeyecek radikal bir kırılma eşiğine gelmiştir.

Bu kırılma, yalnız birkaç bölgesel gerilimin toplamı değildir.” 

“AYNI YÖNE BAKAN TAHRAN İLE ANKARA’NIN UFKU”

Kadir Gecesi mesajındaki saptama da bilimsel temelli bir analiz niteliğindedir:

“Tek yanlı zalimlik numunesi (…) Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır. Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir.”

ÇANAKKALE İLE HÜRMÜZ BAĞLANTISI

Çanakkale Deniz Zaferi münasebetiyle yaptığı açıklamada Hürmüz ile Çanakkale bağlantısını saptadı:

“… 111 yıl önce Çanakkale Boğazı’nda husumeti yüzdürenlerin aşağı yukarı bir benzerine Hürmüz Boğazı’yla ilgili zalim niyetlerde de tesadüf edilmekle birlikte, ihtiyaç duyulan mukavemetin ve muktedir iradenin Çanakkale’den süzülerek çıkarılması gerektiğini bilhassa ifade etmek lazımdır.”

“SİYONİST-EMPERYALİST ZORBALIK”

Ramazan Bayramı mesajı bazı sözde “solcu”ların “Ne Sam Ne Molla” tahlillerine nazire gibiydi:

“Henüz Gazze soykırımının yaraları sarılmadan, bu surette kesif bir hesaplaşma sayfası açılmadan, Türkiye’nin yanı başında, sınırlarımızın diğer yakasında savaş ve insanlık suçunun en vahim örnekleri günbegün yaşanmakta ve yaşatılmaktadır. Geride bıraktığımız mübarek Ramazan-ı Şerif’in her gününde İslam alemi Siyonist-emperyalist tasallutun zora ve zorbalığa dayalı ağır sonuçlarına maruz kaldığı alenen meydandadır (…) İran İslam Cumhuriyeti’nin dini liderlerine, üst düzey siyaset ve devlet görevlilerine yönelik ardı arkası kesilmeyen nokta suikastlar, sivil ve masum halkı sistematik şekilde katleden saldırganlıklar artık şiddet ve vahşetin serbest dolaşıma sokulduğunun, savaş hukukunun ise devre dışı bırakıldığının bariz göstergesidir.”

TERÖRSÜZ TÜRKİYE KONUSUNDA TAM BİR STRATEJİ DERSİ

Terörsüz Türkiye hakkındaki ifadeleri de mevcut dünya konjonktürü ve Türkiye’nin konumu açısından tam bir strateji dersi içermektedir.

“Terörsüz Türkiye hedefi Türk milletinin yeni yüzyıldaki bayramı ve kışı olmayan barış mevsimidir. Bölgesel ve küresel dengeler altüst olurken, çatışmaların kara bulutlarından dolayı göz gözü görmezken Türkiye’nin doğru zamanda, doğru adımlarla, doğru siyaset ve stratejiyle iç cephesini muhkem hale getirmesi tarihi bir hamlenin bayram kıvamındaki barışçıl lezzetidir.”

Vatan Partisi, tehdidin nereden geldiğini ve göğüsleme yöntemini 40 yıldır topluma söylüyor;

ABD-İsrail saldırganlığını ve ittifak politikalarını açıklıyordu. Bu nedenle de kızılca kıyamet koparılıyor, olmadık saldırılara maruz kalıyordu.

O’na inanmayanların gözünü bari Bahçeli açabilse,

Vatanımızın ve milletimizin istikbali ve istiklali karabulutlardan arınacaktır.

Bahçeli de jeopolitik konjonktürde Türkiye’ye tehdidin kaynağını doğru saptıyor.

“ABD-İsrail şer koalisyonu.”

Bu tehdidi göğüslemenin yöntemi olarak

“Türkiye-Rusya-Çin (TRÇ)” ittifakını geçerli tek çare olarak önerdi.

Bir bakıma Cumhur İttifakına rota çizdi.

İfadesi aynen şöyleydi:

“Dünyaya meydan okuyan ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı akla, diplomasiye, siyasetin ruhuna, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun seçenek ‘TRÇ’ ittifakının inşa ve ihya edilmesidir. TRÇ ittifakının da Türkiye, Rusya ve Çin’den müteşekkil olması arzu ve önerimizdir.” (*1)

Kaynak:
(*1) Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE)-

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir