“Millî Güvenlik Kurulu’nu Göreve Davet Ediyoruz”

14 Nisan günü Urfa’nın Siverek ilçesindeki Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Lisesi’nde okulun eski bir öğrencisi okula girerek rasgele ateş etti. 20 kişinin yaralanmasına sebep oldu. Polisin müdahalesi sonucu intihar etti.

15 Nisan günü bu kez şiddet olayı Kahramanmaraş’ta patlak verdi.

Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda gene okulun eski bir öğrencisi okula saldırıda bulundu. Biri öğretmen, sekizi öğrenci olmak üzere dokuz kişi hayatını kaybetti. Altısının durumu ağır olmak üzere 13 kişi de yaralandı.

Olaylar eğitim camiasını ayağa kaldırdı.

Öğretmenler ardarda grev ilan ederek alanlara döküldü.

Bütün ülkeyi şok eden saldırılara sert tepki gösteren Cumhuriyet Kadınları Derneği Antalya Şube Başkanı Fatma Özdemir, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarımızda meydana gelen; öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, eğitim sistemimizi, millî güvenliğimizi hedef alan menfur olayları derin üzüntü ve endişeyle takip ediyoruz” diyerek, “en güçlü şekilde kınıyoruz!” şeklinde konuştu. Ve olayları milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini ifade ederek, Milli Güvenlik Kurulu’nu Milli Eğitimimizi Cumhuriyet ayarlarına döndürme çağrısı yaptı.

Başkan Özdemir açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

“Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak maalesef bu olayları münferit ya da tesadüfi görmüyoruz. Okullarımızda yaşanan vahşete basit güvenlik tedbirleriyle çözüm aramayı en hafif tabirle sığlık ve körlük olarak kabul ediyoruz.
Bu sonucu, Türkiye’nin 1980 darbesiyle birlikte, Batı’nın küresel emperyalist neoliberal sistemine eklemlenmesinden kaynaklı ekonomik, sosyal, kültürel yıkıma bağlıyoruz. 1980’den sonra sadece eğitim sistemimize baktığımızda gördüklerimizi şöyle sıralıyoruz:
Eğitimde fırsat eşitliği ilkesini çiğneme…
Bilimsel, akılcı, çağdaş eğitimden uzaklaşma…
Eğitimi ticari meta, en yağlı ticari metalardan biri haline getirme…
Tarikat/cemaat bağlantılı vakıflara terk etme…
Öğretmenlik mesleğini değersizleştirme…
Öğrencileri adaletinden bile emin olunamayan LGS, YKS gibi merkezi sınavlara yarış atı psikolojisiyle yetiştirme…
Çocukları modern çağın hastalıkları, sosyal medya, dijital oyunlar, ekran bağımlılığına karşı korumama…
Okullardaki disiplin ve otorite eksikliği…
Gençler arasında ve okul ortamında, akran zorbalığı, uyuşturucu kullanımı, ateşli silah kullanımı, suç çeteleri gibi tehlikelerle etkin mücadele etmeme…
Neoliberalizmin dayattığı sosyal ve kültürel çürümenin önüne geçememe…
Ve bütün bunların başında, Cumhuriyetimizin halkçı, devletçi, devrimci eğitim anlayışını terk etme…
Umut etmeyiz ama endişe ederiz ki Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki gibi olaylar devam edebilir, hatta normalleşebilir. An itibarıyla Türkiye’nin genç kuşağı ve geleceği hedeftedir. Konu, basit bir güvenlik meselesi değil, millî güvenlik meselesidir. Millî Güvenlik Kurulu acele toplanmalı ve millî eğitimimizi “Cumhuriyet ayarlarına” döndürme konusunda gerekli adımları atmalıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir