
Emekli yazıları14’ü bitirirken hükümetlerin kayıt dışıyla mücadelede neden yumuşak tutum takındıklarını sorgulamıştık.
Kayıt dışının oranının düşürülmesinin emekli maaşlarına ek zammın göz dolduracağını ve emekli kitlelerinin refahını ve konforunu oldukça artıracağını belirtmiştik.
Peki neden tam gaz mücadele edilmiyor?
Bu tutumun altında hangi siyasi çapanoğulları bulunmaktadır?
EKONOMİK MALİYETİN ÇOK YÜKSEK
OLMASI HÜKÜMETLERİ RADİKAL ADIM ATMASINA ENGEL
Her ne kadar 2028’e kadar oranı %23,4’e indirme hedefi bulunan SGK’nın 2024 Ocak ve 2025 Haziran ayları arasındaki 1,5 yıllık süreçte gerçekleştirdiği denetimlerde toplam 3,5 milyar TL’yi aşan cezai işlem uygulamış olsa da (*1)
Hükümetler, kayıt dışı istihdamla mücadelede yumuşak güç politikasına başvurmaktadır.
Kamu spotları ile bilinçlendirme yoluna gidilmektedir.
Sigorta primi teşvikleri, vergi aarı ve veri entegrasyonu gibi araçlarla işverenleri ve çalışanları, sisteme dahil etmeyi amaçlamaktadırlar.
Yani radikal çözüm yerine tedricen, teşvik ağırlıklı adımlar atıyorlar.
Nedeni ekonomik maliyetin çok yüksek olması…
KAYIT DIŞININ EKONOMİK MALİYETİ: “GİZLİ İSTİHDAM TAMPONU”
Kayıt dışı istihdamın en büyük nedeni işgücü maliyeti.
İşverenler, (vergi+ SGK primi+ İş güvencesi) yükünden kurtulmak,
Karlarını artırmak amacıyla işçileri sigortasız çalıştırmaktadırlar.
Bu uygulama oldukça da yaygın durumda olduğu için, Radikal bir mücadelenin kısa ve orta vadede, küçük boyutlu işletmeleri, KOBİ’leri, tarım işletmelerini ve inşaat sektörü üzerinde deprem yaratacak etki yapma ihtimali çok yüksektir.
• Bu durumda işsizlik bomba gibi patlar,
• Ekonominin büyümesi yavaşlar,
• Ve fiyatlar genel seviyesi, yani enflasyon artar.
Hükümetlerin çekindiği ve göze alamadığı somut durum bu hakikattir.
Yani kayıt dışı bizim ekonomi için “gizli istihdam tamponu” işlevi görmektedir. (*2)
KAYIT DIŞININ SİYASİ MALİYETİ

Sigortasız çalışanlar aynı zamanda seçmendirler.
Kayıt dışını yapan işverenler de seçmendirler.
Sert bir kontrol sonucu yaygın bir işsizliğin memnuniyetsizlik yaratacağı açıktır.
Bu riskleri almak istemeyen iktidarlar yumuşak güç modelini uyguluyorlar.
Bu arada da kayıt dışıyla mücadele ediyor görüntüsü veriyorlar.
Kayıt dışını sona erdirmek uzun vadede SGK’ya devasa bir katkı sağlayacaktır.
Ancak kısa vadede deprem yaratır:
İlk birkaç yıllık dönemde bütçe ve ekonomiye (işsizlik ödeneği, teşvik giderleri ve vergi kaybı gibi) yük bindirir.
Hükümetlerin siyasi ufku ise 4-5 yıllık seçim dönemleriyle sınırlıdır.
Uzun vadeli düşünmek ve radikal önlemlerle kesin çözüme varmak yerine kolaycılığa saparak; emeklilik yaşını yükseltiyorlar, primleri artırıyorlar, bütçeden transferler yapıyorlar.
Sonuç olarak aktif/pasifi gerçekten iyileştirmenin yolu,
• Kısa vadede bedel ödemeyi göze alarak,
• İşgücü maliyetlerini kalıcı olarak düşürerek,
• Etkili bir vergi reformu yaparak,
• Eğitimle nitelikli işgücü yaratarak,
• Ve doğum oranını yükseltme ve göç yönetimini iyileştirme şeklinde demografik politikalarla desteklenen radikal bir kayıt dışı mücadelesine girişmekten geçmektedir.
Gelecek yazımızda emeklinin refahını artıracak ve durumunu düzeltecek tedbirlere devam edeceğiz.
DEVAM EDECEK
