‘Enflasyon farkı yetmiyor seyyanen zam kaçınılmaz’

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, son ayların enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından kamu görevlileri ve emeklilerin gelir kayıplarının arttığını belirtti; seyyanen zam çağrısını yineledi. Ayrıca Yalçın, mevcut toplu sözleşme düzeninin ve enflasyon hedeflerinin çalışanları korumadığını belirtti.

3 yıla yakın süredir uygulanan yeni-liberal uygulamaların başarısızlığı artık sabit hale geldi.

Enflasyon bir türlü düşürülememektedir.

Ayrıca jeopolitik riskler ekonomik buhranı pekiştirmiştir.

Uluslararası mafyalaşmış tefeciler Türkiye’nin kanını emmeye devam etmektedir.

Başta emekliler olmak üzere halk kitleleri sefilleri oynamakta, yaşam mücadelesi vermektedir.

Halkın alım gücü düşmüş, kitleler iyice yoksullaşmıştır.

MEMUR MAAŞINDA 10 BİN LİRAYI AŞAN KAYIP
Son verilere göre DİSK-AR araştırmasına göre;
Memurun kaybı 10 bin 88 TL’ye dayandı.
Enflasyon çalışanın cebinden binlerce lira götürdü. Asgari ücretlinin alım gücü 23.412 TL’ye düştü. Emeklinin kaybı ise 3 bin lirayı aştı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Erhan Çetinkaya’nın görevden alınmasının ardından yerine atanan Mehmet Arabacı, ilk enflasyon sınavını verdi. TÜİK’in mayıs ayı verilerine göre, enflasyon yıllık yüzde 32,61 arttı. Bir türlü düşürülemeyen enflasyon, asgari ücretli, emekli ve memurun cebini vurmaya devam ediyor.
TÜİK’in yüzde 16,61 olarak hesapladığı beş aylık enflasyona göre, 28 bin 75 lira 50 kuruş olan asgari ücretin alım gücü beş ayda 4 bin 663 TL eridi. Böylece asgari ücretin alım gücü, yüzde 16,61 enflasyon nedeniyle 23 bin 412 TL’ye düştü. Ayrıca Türk-İş’in araştırmasına göre, mayıs ayında açlık sınırı 35 bin 174 TL oldu. Asgari ücretin alım gücü, açlık sınırının 11 bin 762 TL gerisinde kaldı.
Yapılan son düzenleme ile 3 bin 119 TL artışla 16 bin 881 TL’den 20 bin TL’ye yükseltilen en düşük emekli aylığı, beş ayda enflasyon karşısında 3 bin 322 TL değer kaybetti. Böylece emeklinin 3 bin 119 TL’lik aylık farkı beş ayda buharlaştı. En düşük memur emeklisi aylığının alım gücü sadece beş ayda 4 bin 632 TL eridi.
MEMURUN KAYBI 10 BİN TL
Yaklaşık 4 milyon memurun maaşları da ocak ayında enflasyon farkı ve toplu sözleşme hükümlerine göre zamlandı. En düşük memur maaşı 50 bin 503 TL’den 60 bin 737 TL’ye yükseltildi. En düşük memur maaşı alan yurttaşların enflasyon karşısındaki kaybı 10 bin 88 TL’ye dayandı.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezinin (DİSK-AR) enflasyon bültenine göre, Türkiye, yüksek enflasyon oranları ile OECD ülkeleri içinde açık ara birinci. Türkiye’de enerji ve gıda dışı enflasyon oranı 2025 yıl sonunda yüzde 32 olarak kayıtlara geçerken, Türkiye’den sonra en yüksek enflasyona sahip ülke yüzde 5,8 ile Estonya, enflasyonu en yüksek üçüncü ülke ise yüzde 5,6 ile Kolombiya oldu.
DAR GELİRLİYİ VURUYOR
Gelir düzeyi ve harcama kalıplarının farklı olması nedeniyle toplumsal sınıf ve kesimler enflasyon sonucu ortaya çıkan pahalılığı çok farklı hissediyor. En düşük yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6,4’ünü alırken, bu grubun harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 29,2 olarak kayıtlara geçti. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48’ini elde ederken harcamaları içindeki gıdanın payı yüzde 12,4’te kaldı. Böylece dar gelirli grupların gıda dışı harcamalar için geliri daha sınırlı kalırken yüksek gelir gruplarında bu miktarın oldukça fazla olduğu görüldü.

Bu şartlarda Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, son ayların enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından kamu görevlileri ve emeklilerin gelir kayıplarının arttığını belirtti; seyyanen zam çağrısını yineledi. Ayrıca Yalçın, mevcut toplu sözleşme düzeninin ve enflasyon hedeflerinin çalışanları korumadığını belirtti.

Başkan Yalçın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

‘SABİT GELİRLİ ENFLASYON ALTINDA EZİLİYOR’
“Kayıplarımız artmış, sosyal maliyet büyümüş, seyyanen zam kaçınılmaz olmuştur. Mayıs ayı enflasyon oranı yüzde 1,71, yıllık enflasyon yüzde 32,61 olarak açıklandı. 5 aylık toplam enflasyon yüzde 16,61 olurken kamu görevlileri ve emeklilerimizin enflasyon farkı yüzde 5,05 olarak gerçekleşti. Memur ve emeklisine ilk 6 ay için yüzde 11’lik zam reva görülürken, enflasyon şimdiden yüzde 16,61 seviyesine ulaştı.
“Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında esas alınan ve 2026 yılının tamamı için hedeflenen yüzde 16’lık enflasyon oranı, ilk 5 aylık süreçte gerçekleşmiş oldu. Biz masada bu hedeflerin tutmayacağını, memur ve emeklisinin yüksek enflasyon altında ezileceğini, maaş ve ücretlerin enflasyon farkıyla gecikmeli olarak belirleneceğini ısrarla söyledik.
“‘Memur ve emekliler temmuzda şu kadar zam alacak.’ yanlışı yerine, ‘Kamu görevlisi ve emeklisinin maaş/ücretleri nisan ayından itibaren enflasyona yenildi.’ gerçeğini merkeze alarak konuşmak ve gereğini yapmak gerekiyor. Kişi başına düşen milli gelir rekora koşuyorsa, büyüme rakamları istikrarlı şekilde devam ediyorsa, kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz büyümeden payını, milli gelirden hakkını alamıyor. 2021 Aralık ayından itibaren yıllık enflasyon yüzde 30’un üzerinde seyrediyor. Sıkılaşma politikaları sabit gelirlinin ücretlerini eritiyor, alım gücünü azaltıyor fakat enflasyonu düşürmüyor.
‘ÇALIŞANLAR ARASINDA ÇARPIKLIK VE ADALETSİZLİK’
“Kamu işvereni; memuru enflasyona ezdirmek yerine Memur-Sen’i dinleyerek enflasyonu ezecek zam oranlarına imza atsaydı, bugün ne kamuda maaş-ücret çarpıklığı ne de enflasyonun oluşturduğu kayıplar konuşulurdu. 7. dönemdeki hatayı 8. dönemde tekrar etmek artık hata değildir. Tasarruf, kemer sıkmak ya da tutumlu olmak; olmayanı paylaşmada anlaşılır, olanı adaletsiz ve eşitsiz dağıtırken ne anlatılır ne de anlaşılır.
“Bugün enflasyon konusu kadar önemli diğer başlık, çalışanlar arasında oluşturulan çarpıklık ve adaletsizliktir. Emeğin, alın terinin, hayat mücadelesinin kıyası olmaz.
“Ömür boyunca verdiğimiz emeğin karşılığı, asli ve sürekli işin icracısı, kamu hizmetinin asli unsuru olarak cümle kuruyor, aynı işi yapanlar arasında oluşturulan çarpıklığı ısrarla gündeme getiriyoruz.”
“MAAŞ SİSTEMİ GÜNCELLESİN!”
“Kamuda en düşük memur maaşının konuşulduğu her masada ve mecrada diğer statülerdekilerin en düşük ve ortalama ücretini görmezden gelen anlayış, aslında kamuda huzursuzluğa, kamu çalışanları arasındaki çatışmaya sessiz kalıyor demektir.
Beklentimizi, talebimizi, kamu görevlisinin sesini bir kez daha altını çizerek belirtiyoruz:
Yasanın eksikliklerinin, Hakemin yetersizliklerinin faturasını memur ve emeklisi ödemesin.
Üç ayda bir enflasyon hedefi güncellendiği gibi kamu görevlisi ve emeklisinin maaşları güncellensin.
Seyyanen zam verilsin, çalışanlar arasındaki adaletsizlik bitirilsin.
4688 sayılı Kanun değişsin, aynı kanunla artık farklı sonuç üretilmesi beklenmesin.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir