Türkiye Doğu Akdeniz’den sıkıştırılıyor

Türkiye NATO üyesidir,

Ama bu göstermelik, kâğıt üstünde bir üyelik…

Çünkü birçok hayati konuda pratikte NATO müttefikleriyle çıkar çatışmamız bulunmaktadır.

Yunanistan’la çok stratejik ve hayati konularda savaş konusu olan sorunlarımız var.

Yunan savaş uçakları sınırlarımıza kadar gelme cesaret ve küstahlığı göstermeye başladı.

İsrail ve ABD ile her yerde ve her sahada çıkarlarımız çatışmaktadır.

İsrail, İran’dan sonra sıranın Türkiye’de olduğunu küstahça ve açık açık ifade etmektedir.

Birçok Avrupa ülkesiyle ters düşülmektedir.

Fransa Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın yanındadır.

Almanya’nın, İsrail’i Türkiye ile savaşa hazırladığı yazılıp çizilmektedir.

Bundan dolayı caydırıcı kuvvet oluşturma yönünde faaliyetlerimizi yoğunlaştırdık.

DIŞ TEHDİDİN ARTMASININ İŞARETLERİ

Ege’de uygulanan EFES-2206 Tatbikatı,

Mavi Vatan Yasası hazırlığı,

Olağanüstü Savunma Sanayisi hamlesi ile

İç cepheyi sağlam tutmak için Atlantik Sistemi’nin CHP hamlesinin boşa düşürülmesi amacıyla çıkarılan mutlak butlan kararı ve bütünleşme sürecinin kararlıkla uygulanması devletimizin pratikteki bu gerçeğe göre konumlandığının işaretleridir.

Batı Asya’da Fars Körfezi’ndeki sıcak savaş henüz tam anlamıyla sona ermeden Doğu Akdeniz’de sular aniden ısınmaya başladı. Türkiye’nin kararlı duruşu nedeniyle Karadeniz’den Umman Denizi’ne kadar uzanan cephe boyunca Türkiye’ye yönelik provokasyonlar aniden hızlandı.

Özellikle bu savaş cephesinde bağımsız uygulama imkânı sunan Montrö üzerinden saldırıya girişilmektedir.

GERİLİMİ YÜKSELTEN AMİLLER

Ege’de epeydir cereyan etmeyen Yunan ve Türk savaş uçakları arasındaki it dalaşlarının aniden başlaması,

Karadeniz’de Türk gemilerine yönelik azgınlaşan Ukrayna saldırıları,

Yunanistan-İsrail arasında askeri ve stratejik yakınlaşmanın derinleştirilmesi,

Ege adalarında ve Kıbrıs’ta yeni silahlanma programlarına gidilmesi,

Yunanların Ege ve Doğu Akdeniz’e yönelik Türkiye aleyhtarı açıklamalarındaki artışlar gerilimi yükselten etkenler arasında yer almaktadır.

İran savaşı ve Hürmüz Boğazı buhranı Amerikan emperyalizmi ve küresel emperyalist mali sermayeyi köşeye sıkıştırmış durumda, üzerinde ağır baskı yaratmaktadır.

ABD’nin acil durumlar için sakladığı petrol stokları, tarih boyunca görülen en düşük düzeylerden birine inmiş durumda olduğu belirtilmektedir. Bu durum, ABD’nin enerji krizlerine karşı dayanıklılığının azalması, petrol fiyatlarındaki ani yükselişlere müdahale kapasitesinin düşmesi ve jeopolitik gerilimler sırasında enerji güvenliği açısından daha kırılgan hale gelmesi gibi sonuçlar doğurmaktadır.

Düşük stratejik enerji rezerv seviyesi ABD’nin yumuşak karnıdır. Bundan dolayı ABD ve küresel mali sermaye için Doğu Akdeniz’deki petrol ve doğal gaz kaynaklarının acilen küresel piyasaya sokulması varlık yokluk sorunudur.

DOĞU AKDENİZDE OLUŞAN JEOPOLİTİK DENKLEM

Ancak Doğu Akdeniz’de ABD emperyalizminin hedefine ulaşmasının önünde ki temel engel Türkiye’nin milli direncidir.

Doğu Akdeniz’de oluşan jeopolitik denklemde Türkiye’nin milli duruşu, jeostratejik konumu ve Mavi Vatan anlayışı temel direklerden birini oluşturmaktadır.

Bu duruş, Doğu Akdeniz doğalgaz ve petrol jeopolitiğinin odağını oluşturmaktadır.  

Türkiye’nin elini güçlendiren temel etken Montrö Boğazlar Sözleşmesi’dir.

Bu sözleşme, Türkiye’nin izlediği etkin tarafsızlık politikasının temel dayanağıdır.

İngiltere gibi yeminli Rus düşmanı NATO’cuları bu politika rahatsız etmektedir.

Bir yandan Türk-Rus dostane ilişkilerine darbe vurma, diğer yandan Montrö konusunda Türkiye’yi yumuşatma amaçlı kışkırtma faaliyetlerini artıran bu “NATO’cu şahinler”, ülke içinde de milli cephe ile NATO’cular arasında yoğun bir mücadeleye neden olmaktadırlar.

Kısacası Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs üzerinde karabulutlar dolaşmaktadır.

Ne olacaksa önümüzdeki birkaç yıl içinde olacak.

Türkiye savaşa hazırlanıyor.

Herkes hesabını kitabını bu hakikate göre yapmaktadır, yapmalıdır.

Ya devrim savaşı önler ya da savaş devrime yol açar.

Devrim, TRÇİ İttifakı’dır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir