

Çöken ABD ve gerileyen Atlantik Medeniyeti, 30 yıldır yükseliş trendinde olan Çin ve doğuş sürecindeki Avrasya Medeniyeti karşısında canavarlaşmaktadır. Çünkü Antonio Gramsci’nin dediği gibi, “eski dünya ölmekte. Ve yeni dünya doğmaya çalışmaktadır. Şimdi ise canavarların zamanı.”
Bin yılın başından beri bu “canavarlaşma” gittikçe artmaktadır. Günümüzde doruğuna çıkarak İran savaşı patlak vermiştir.
ABD, bin yılın başlarında BOP süreci başladığında bir yandan Türkiye’nin önüne Türkiye-Irak savaşını diğer yandan “Türkiye himayesinde Kürdistan” projesini koydu.
Her iki proje de Türkiye için belaydı.
Türk devleti’ne her ikisini de kabul ettirmek kolay değildi.
Türkiye toplumunda bu projelere direnecek ve boşa çıkaracak dinamikler vardı.
Her şeyden önce bu “bela” projelere Mehmetçik izin vermezdi.
Zaten ABD Savunma Bakan Yardımcısı “Türk generalleri hizadan çıktı” demişti.
Öte yandan vatansever kuvvetler direnecekti bu projelere.
2008 ERGENEKON -BALYOZ KUMPASLARI
İşte bu dinamikleri çökertmek ve seslerini kısmak, etkinliklerini kırmak için 2008 yılında Ergenekon ve Balyoz kumpasları uygulamaya sokuldu. Uydurma bahanelerle Türk Ordusu’nun vatansever-Atatürkçü komutanları, Vatan Partisi önderliği hapse atıldı.
2014 SİLİVRİ DUVARLARININ YIKILMASI

Altı yıllık sert bir kitle mücadelesi sonucunda -bu süreçte Silivri gibi dağın başına TGB ve Vatan Partisi önderliğinde toplumun bütün kesimlerinden halkın katıldığı 100 bini aşkın kalabalıklar hem de üç kez yığılarak- 2014 Martı’nda Ergenekon ve Balyoz kumpasları boşa çıkarıldı. Silivri, asker sivil vatanseverler serbest bırakılarak boşaltıldı.
FETÖ’YE KARŞI MÜCADELENİN DORUĞU: 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ
FETÖ’ye karşı şiddetli bir mücadele açıldı. Devletin, bütün kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş Fetullahçı Terör Örgütü FETÖ’ye karşı açılan sert mücadelenin doruğu 15 Temmuz darbe girişimi oldu.
Atlantik emperyalizmi, NATO Gladyosu’nun son biçimi -ve esas olarak ordu, Emniyet ve yargı içinde örgütlenmiş olan FETÖ aracılığı ile darbe yaparak yola getirilemeyen hizadan çıkmış meşru Türk Hükümeti’ni devirmeye kalkıştı.

TSK içinde “Yurtta Sulh Konseyi” adıyla örgütlenmiş, Mehmetçik kılığına girmiş Amerikan subayları Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü tanklarla kapattı. F-16 savaş uçakları Meclis’i bombaladı. Beştepe’ye başarısız bombalama girişiminde bulunuldu. Marmaris’te bir otelde tatilde olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast girişimi de başarısızdı. Helikopterlerle ve tanklarla sokağa dökülmüş olan halkın üzerine ve polis merkezlerine saldırı düzenlendi.
Ancak ABD-NATO bu kez kaldırdığı taşı ayağına düşürdü.
Ordu-millet birliği ile darbe bastırıldı.
Bu olay, NATO ülkeleri arasında bir ilkti.
NATO zincirlerini kıran ilk ülke oldu.
15-16 Temmuz darbesinin arkasında, 12 Mart, 12 Eylül darbelerini yapan Gladyo vardı.
Bundan dolayı FETÖ darbesinin bastırılması doğrudan ABD ile, NATO ile bir hesaplaşmaydı.
Dolayısıyla devrimci bir gelişmedir. Türkiye’nin önü açılmıştır. NATO zincirlerini kıran Türkiye 40 gün sonra PKK’ya taarruz başlatmış, PKK’nın belini kırmış, PKK’ya beyaz bayrak çektirmiş, bugünkü “terörsüz Türkiye” diye adlandırılan bütünleşme sürecinin başlamasıyla sonuçlanmıştır.
Olaylar sonucunda 34’ü darbeci asker olmak üzere 300’e yakın kişi hayatını kaybetti, 2.789 kişi yaralandı. Asalet Bakanlığı’nın son açıklamasına göre, 2016’dan bu yana toplam 720 bin 338 kişi hakkında adli işlem yapıldı. İşlem yapılanlardan 636 bin 934 kişi hakkında yargı kararı verildi. Yargılamalar sonucunda 127 bin 102 kişi mahkûm edildi. Yargılanan 124 bin 743 kişi hakkında beraat kararı verildi. 83 bin 404 kişi hakkında soruşturma ve yargılama süreçleri halen devam ediyor. 33 bin 827 firari hakkında yakalama kararı bulunuyor. FETÖ üyeliği ve darbe suçlarından toplam 10 bin 485 kişi cezaevinde bulunuyor. Cezaevindekilerin 480’i tutuklu, 375’i hükümözlü (hükmen tutuklu) olarak bulunuyor. Cezaevindekilerin 9 bin 630’u hükümlü statüsünde yer alıyor. 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin 289 dava ilk derece mahkemelerinde tamamlandı. Bu davalarda 1.634 kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. 1.366 kişiye müebbet hapis cezası verildi. 1.891 kişiye ise süreli hapis cezası verildi. Süreç hala sürmektedir.
DARBENİN BAŞARISIZLIĞINI PERDESİ OLARAK “TİYATRO” YAKIŞTIRMASI
Darbe girişimi bastırılınca başta ABD olmak üzere ülke içinde ve dışında FETÖ’cüler ve Amerikancılar başarısızlığı örtbas etmek ve perdelemek için FETÖ darbe girişimine “tiyatro” demeye başladılar.
Bazı kafalar şabloncu olunca geçmiş darbe örneklerine bakılarak “böyle darbe mi olur?” sorgulaması yapılmaktadır.
CIA ajanı Michael Rubin, “Reichstag yangını”na benzetti.
“Turkey’s Reichstag Fire” (Türkiye’nin Raystag yangını) ifadelerini kullandı.
FETÖ, “Erdoğan’ın tiyatrosu” olarak tanımladı.
Kılıçdaroğlu, “kontrollü darbe” dedi.
Ancak bu perdeleme çabası, tarihi hakikatleri ne yazık ki yok edememektedir.
Güneş balçıkla sıvanmaz.



