

Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz yaptığı yazılı açıklamada, Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan tarafından tehdit edildiğini ileri sürdü. Milletvekili Korkmaz gelişmeyi diplomatik bir dille, “Bu süreçte Sayın Valimizle üzerinde mutabık kalamadığımız bir hususu İçişleri Bakanımıza iletmem sonrasında yaşanan gerilimde, şahsıma yönelik kullanılan son derece rahatsız edici ifadeleri devlet aklı ve devlet adabıyla bağdaştıramıyorum.” şeklinde ifadelerle duyurdu.
İKTİDAR MİLLETVEKİLİNE VALİ TEHDİDİ
GürHaber canlı yayınına katılan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın, il ile ilgili bir anlaşmazlığı İçişleri Bakanlığı’na iletmesi üzerine çıkan tartışmalar sürecinde Burdur Valisi Bilgihan’ın “Hocayı götürürüm!” diye tehditler savurduğunu açıklamasıyla ortaya çıkan skandal Burdur gündemine bomba gibi düştü.
Milletvekili Korkmaz, AK Parti İl Başkanı Mustafa Boyacıoğlu ile AK Parti Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz arasında cereyan eden siyasi rekabete Vali Bilgihan’ın müdahil olduğunu ileri sürdü.
20 HALİ SAHA YAPIMININ ENGELLENMESİ
Çeşitli yerlere yapılması planlanan 20 halı saha projesinin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından protokollerin imzalanmaması nedeniyle engellendiği ileri sürüldü.
Milletvekili Korkmaz, gecikmenin getirdiği dört aylık enflasyon maliyetinin kamu maliyesine yükünü, kamunun zararının kim tarafından karşılanacağını sorguladı.
SAĞA SOLA TEHDİTLER SAVURAN ZORBA VALİ GÖRÜNTÜSÜ
Vali Bilgihan’ın skandalları bununla bitmiyor.
Canlı yayın esnasında Gür Haber, Vali Bilgihan’ın, eşini selamlamayan MHP İl Başkanı Mustafa Gün’ü de “Ben sana devlet neymiş göstereceğim!” diye tehdit ettiğini, Başkan Gün’ün MHP Genel Merkezi ve İçişleri Bakanı’na ilettiğini ileri sürdü.
TEHDİT VE ŞANTAJLARIN BİNİ BİR PARA
Canlı yayında ayrıca köylerde dijital su sayacı takılması için kaymakamların muhtarlara baskı ve tehditlerde bulunduğu, Milletvekili Korkmaz’ın konuyu İçişleri Bakanlığı’na iletmesiyle bundan vazgeçildiği; Ocak Başkanı’na Vali Yardımcısının baskı ve tehditte bulunduğu, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri’nin tehdit ve şantajla istifaya zorlandığı, bir STK temsilcisinin Vali Bilgihan’ın eşi tarafından tehdit edildiği iddiaları da gündeme getirildi.

İşte Milletvekili Korkmaz’ın basın açıklaması!
| “Son günlerde şahsım ve Burdur Valiliği üzerinden kamuoyuna yansıyan bazı değerlendirmeler nedeniyle, meseleye ilişkin yaklaşımımı ve düşüncelerimi kamuoyuyla paylaşma ihtiyacı doğmuştur. Kişiler arasında fikir ayrılıkları olabilir, yönetim anlayışları ve çalışma usulleri farklılık gösterebilir. Ancak söz konusu olan memleket hizmeti ve kamu görevi olduğunda, her şeyden önce devlet adabının, kurumsal sorumluluğun ve kamu yararının gözetilmesi gerektiğine inanıyorum. 28.Dönem Burdur Milletvekili olarak, milletimizin iradesini temsil eden bir görevi ifa ederken; başta Valilik makamı olmak üzere ilimizdeki tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla eşgüdüm içerisinde, iletişime açık ve devlet geleneğine uygun biçimde çalışmayı temel bir sorumluluk olarak görüyorum. Devlet hizmeti bir çatışma alanı olmadığı gibi, kişisel egoların ve şahsi hesapların öne çıkarılacağı bir alan da değildir. Milletvekili seçildiğim ilk günden bu yana büyük bir heyecan, sorumluluk ve çalışma azmiyle Burdur için gayret gösteriyorum. Aynı heyecanı ve hassasiyeti, siyasi arkadaşlarımız kadar başta Valilik makamı olmak üzere ilimizin bütün kamu kurum ve kuruluşlarından beklememiz de son derece tabiidir. Burdur için kaybedilecek bir saatimizin dahi olmadığına inanıyorum. Son üç yılda kamu yatırımlarının önemli ölçüde arttığı, köyünden kasabasına, ilçesinden şehir merkezine kadar yüksek bir tempoyla çalıştığımız bir dönemde, Valilik makamıyla sağlıklı ve verimli bir iletişim zemininin kurulamamış olmasını ilimiz adına önemli bir talihsizlik olarak değerlendiriyorum. Bu süreçte Sayın Valimizle üzerinde mutabık kalamadığımız bir hususu İçişleri Bakanımıza iletmem sonrasında yaşanan gerilimde, şahsıma yönelik kullanılan son derece rahatsız edici ifadeleri devlet aklı ve devlet adabıyla bağdaştıramıyorum. Takip eden dönemde ise, bu yaklaşımın yalnızca şahsımla sınırlı kalmadığını; sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarıyla ilişkilerde de kamu yönetiminde arzu edilen yapıcı dil ve üslupla bağdaşmayan benzer tutumların devam ettiğini üzülerek gözlemledim. Benim meselem kişilerle değildir. Makamlara ve kurumlara duyduğum saygı, yalnızca bugün üstlendiğim milletvekilliği göreviyle sınırlı değildir. Rektörlük görevimden bugüne uzanan yaklaşık sekiz yıllık yöneticilik tecrübem ve üç yıllık milletvekilliği görevim boyunca nasıl bir yönetim anlayışına sahip olduğum; Burdur kamuoyu, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütleri tarafından bilinmektedir. Ben Adem Korkmaz olarak bugün ilk kez bir yönetim sınavı vermiyorum. Yapıcı, sağduyulu, hoşgörülü ve ortak aklı önceleyen yönetim anlayışım geçmiş görevlerimden bugüne kadar kamuoyunun bilgisi dâhilindedir. Hiçbir dönemde şahıslar üzerinden tartışma yürüten, çatışmayı tercih eden veya makamların ağırlığını kişisel meselelerin gölgesinde bırakan bir tutum içerisinde olmadım. Devlet aklı çatışmayı değil; sağduyu içerisinde, kamu menfaatini önceleyerek birlikte çalışmayı gerektirir. Devlet makamları kişisel gerilimlerin değil, millete hizmetin adresidir. Hepimizin asli sorumluluğu, makamlarımızın ağırlığını korumak ve Burdur’un menfaatini her türlü şahsi meselenin üzerinde tutmaktır. Dün olduğu gibi bugün de devlet aklıyla, devlet adabıyla ve Burdur’a hizmet etme iradesiyle çalışmaya devam edeceğim. Ancak konunun bu şekliyle kamuoyunun gündemine gelmesinden dolayı büyük üzüntü duyduğumu ifade ediyor, kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyorum.” |

