
“Kamu malı satılamaz”
Vatan Partisi İstanbul İl Başkanı İbrahim Okan Özkan, Devlet’in otoyol ve köprülerden yıllık 600 milyon dolar gelir elde edildiğini belirterek, ‘Devlet bu yollardan zarar etmiyor.’ dedi ve özelleştirilmesine karşı İstanbul’un dört bir yanında imza kampanyası başlatacaklarını açıkladı.
Vatan Partisi İstanbul İl Başkanlığı, “Otoyollar ve köprüler milletindir, özelleştirilemez” sloganıyla dün (27 Eylül Pazar günü) Kadıköy Rıhtım’da basın açıklaması düzenledi. Otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine karşı çıkılan basın açıklamasında Vatan Partisi İstanbul İl Başkanı İbrahim Okan Özkan ve Yol-İş İstanbul 1 No.lu Şube Başkanı Ahmet Uçar konuştu.
Selin Sancu’nun Aydınlık’taki haberine göre, Özkan, önümüzdeki haftadan itibaren İstanbul’un dört bir yanında otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine karşı imza masaları açarak bayrak yükselteceklerini belirterek; Türk milletini seferberliğe, sendika, meslek örgütü, kitle örgütü ve siyasi partileri ise özelleştirmeye karşı birlik ve dayanışmaya ve otoyolların özelleştirilmesi hakkında şunları söyledi:

| “Cumhurbaşkanı kararıyla, Karayolları Genel Müdürlüğünün işlettiği otoyolların, çevre yollarının, bağlantı yollarının ve İstanbul Boğazı üzerindeki iki köprünün özelleştirilmesinin önü açılmıştır. 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle birlikte Edirne’den Şanlıurfa’ya, İzmir’den Ankara’ya uzanan stratejik ulaşım ağımızın işletme haklarının 30 yıla kadar özel şirketlere devredilmesi planlanmaktadır. Edirne-İstanbul-Ankara otoyoluyla birlikte İstanbul’un 150 kilometresi özelleştirilemez! 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü özelleştirilemez! Otoyollar ve köprüler milletindir, özelleştirilemez! Otoyollar ve köprüler kamu hizmetidir. Devlet kamu hizmeti yapar. Özel sektör kâr amacı güder. Kamu hizmeti ve kamu malı satılamaz. Kamu hizmeti özel sektörün insafına bırakılamaz! ‘DEVLET BU YOLLARDAN ZARAR ETMİYOR’ “Özelleştirmenin gerekçesi, devletin sekiz otoyoldan ve iki köprüden zarar ettiği safsatasıdır. Özelleştirilmesi planlanan otoyollardan ve köprülerden yıllık 600 milyon dolar gelir elde edilmektedir. Bu gelirin yaklaşık 300 milyon doları bakım ve onarıma ayrılmaktadır ve 300 milyon dolar devlete kâr olarak kalmaktadır. Yollar kendi bakımını karşılamakta ve gelir yaratmaktadır. Otoyolların ve köprülerin bakım, onarım ve gelirlerinin özel sektöre devri bir dizi sorunu beraberinde getirir. “Bunlardan ilki, otoyolların ve köprülerin özelleştirilmesi vatandaşa zam demektir. Özel sektör kâr hırsıyla otoyolların ve köprülerin geçiş ücretlerini arttırarak vatandaşımıza bu ekonomik kriz koşullarında ek maliyetler çıkarılacaktır. Ulaşıma zam yapılması, her türlü malın ve hizmetin maliyetinin artmasına sebep olacaktır. “Bir diğeri, özelleştirmeler emekçiye ağır yükler getirecektir. İşçiler işsiz kalacaktır, ücretleri kısılacaktır, çalışma güvencesi tehlikeye girecektir. MİLLETİN VERGİSİ ÖZEL SEKTÖRE “Sonuncusu ise otoyolların ve köprülerin özelleştirilmesi bir millî güvenlik sorunu olmasıdır. Türkiye’nin dört bir yanının ABD üsleriyle kuşatıldığı, Dedeağaç’ta namluların Türkiye’ye döndüğü, Ege Adalarının Yunanistan tarafından silahlandırıldığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimine İsrail’in üsler inşa ettiği, Doğu Akdeniz’de ABD-İsrail-Yunanistan-GKRY İttifakının Türkiye’nin açığını aradığı bir dönemde stratejik öneme sahip ulaşım özelleştirilemez. Savaşlarda, afetlerde, kriz dönemlerinde ulaşım ağlarının kimin elinde olduğu belirleyicidir. “Özelleştirme faciadır. Sümerbank, SEKA, Tekel, Türk Telekom, TÜPRAŞ ve daha pek çok millî değerimiz özelleştirilmekle birlikte batıp yok oldu. Kamu İktisadi Teşebbüslerini satanlar, fabrikaları kapatanlar, şimdi de milletin vergisiyle yapılan otoyolları ve köprüleri özel sektöre devretmeye hazırlanmaktadır. Vatan Partisi’nden otoyol ve köprü tepkisi: Kamu malı satılamaz – Resim : 2 ‘BU SİSTEMİ YIKACAĞIZ’ “24 Ocak 1980 kararlarından bu yana, özelleştirmeye dayalı Borçlanma Ekonomisi Programı uygulanmaktadır. Bu; Turgut Özal’ın kurduğu, Tansu Çiller hükümetlerinin sürdürdüğü ve Tayyip Erdoğan yönetimlerinin devam ettirdiği ‘Dünya Ekonomisiyle Bütünleşme Programı’dır ve artık iflas etmiştir. Devlet de millet de borçlu hale gelmiştir. Borçlanma Ekonomisiyle birlikte havadan para kazanma sistemi yaratılmıştır. Fonlar da bu sistemin parçası haline gelmiştir. Bugüne geldiğimizde, yaklaşık 500 bin vatandaşımız bu havadan para kazanma sistemine çekilerek mağdur edilmiştir. Sıcak para komisyoncularının, büyük faizcilerin, dolar ve borsa vurguncularının, ihale ve tarikat rantçılarının sistemini yıkacağız! Bu dört sülüğün saltanatına son vereceğiz!” |

| “ÖZELLEŞTİRME GÜVENLİK RİSKİ YARATIR” Yetkilileri bu kararı bir kere daha göz gezdirmelerini ve bu kararından vazgeçmeye davet eden Ahmet Uçar konuşmasında, “Otoyol ve köprülerin yabancı ellerin, uluslararası şirketlerin işletmesine geçmesi demek, ülke güvenliğinin tehlikeye girmesi demektir. Her viyadüğün altını, her menfezin altını, her tünelin altını o yabancının, İsrail’in, Fransız’ın bilmesi ve sabotaj imkanını ortaya getirmesi koordinatlarını vermesi demektir. Buralı bu inşaların eline teslim etmeyelim.” ifadelerine yer verdi. “Burada yapılacak özelleştirme, hepimizin cebinden çıkacak para demektir.” diyen Uçar şöyle devam etti: “Bu otoyol ve köprüler özelleştiği andan itibaren buraya gelecek her türlü gıda, giyim, yakıt, her türlü envanter ve ekonomik değere zam gelecektir. Hâlihazırda tek kuruş daha cebimizden çıkmayacak. ‘Yap-işlet-devret’ modeliyle yapılan otoyol ve köprülerden geçiş ücretleri şu anda hepimizin canını yakmaktadır. Geçerken verdiğimiz ücretler ayrı canımızı yakmaktadır, geçmeyen insanların ödediği vergiler ayrıca canımızı yakmaktadır. ‘ÖZELLEŞTİRME HEPİMİZE FAKİRLİK OLARAK YANSIDI’ “Bu özelleştirme rüyasını 1986’dan beri bize anlatıyorlar. ‘Devlet hantaldır, devlet elbise üretmesin, ayakkabı üretmesin’ diyerek başladılar ve sonunda limanlarımız, gemilerimiz, TÜPRAŞ’lar, PETKİM’ler, Telekom’lar, elektrik işletmeleri, elektrik dağıtımları, doğal gaz dağıtımları ve daha sayamayacağımız 254 parça kamu malı satıldı. Bu satışın karşılığında da halkımıza daha büyük bir mutluluk, daha büyük bir refah seviyesi, daha iyi ekonomik şartlar sağlanacağı söylendi. Ancak bugün geldiğimiz noktada halkımızda muazzam bir işsizlik oranı, geleceğini ülkemizde göremeyen kıymetli gençlerimizin yurt dışında gelecek araması, 28 bin lira ortalama 17 milyon emeklinin emekli aylığı var. “Geçmiş yıllarda emekli aylığının gayri safi milli hasılaya oranı yüzde 11’di. Bugün geldiğimiz noktada, sırf o özelleştirilen yerlere para vermekten, emekli maaşlarının gayri safi milli hasılaya oranı yüzde 10’lardan yüzde 6’lara düşmüştür. Bu fakirlik bundan dolayıdır. Bu özelleştirme bizim hepimize fakirlik olarak yansıdı.“ |


