
“Gençlerin işsizliği, emeklilerin istihdamı”


“Geniş tanımlı işsizlik” oranı 2025 yılında yüzde 30’a doğru tırmandı.
Bu oran kadın ve gençlerde yüzde 40’a kadar çıkmaktadır.
Ve siyasi iktidarın tutumu nedeniyle milletimizin geleceğe “güvenle bakma hakkı”nın giderek azaldığının ve “yaşama kudreti”nin giderek çöktüğünün en somut ifadesi olarak, maaşların yetersizliği yüzünden emekliler arasında çalışma ve iş arama gittikçe yükselmektedir. AK Parti Hükümetleri neoliberal ekonomi politikaları nedeniyle gençlere yeterli istihdam ve istikbal umudu yaratamadığı gibi emeklilere de insanca hayat koşulları sağlayamıyor.
DEVLETİN İTİBARI, BİNALARIN İHTİŞAMI VE EMEKLİLERİN REFAH DÜZEYİ
Türkiye fiziken büyüyor,
Görkemli binalar inşa ediliyor, Beştepe’deki yerleşke gibi…
Savunma sanayisi harikalar yaratıyor, Türkiye’yi dünyada ilk üçe-beşe dahil eden…
Ancak “devletin itibarı binaların ihtişamıyla değil, emekli yurttaşlarının refah düzeyiyle ölçülür.”
Korona salgını sürecinde başta ABD olmak üzere Batılı birçok devlette sağlığın piyasada olması nedeniyle evlerinde salgına maruz kalarak ölen ve ilgisizlikten çürüyen emekli insanların yaygınlığı yüzünden itibarları yerlerde sürünmüştü.
GENİŞ VE DAR TANIMLI İŞSİZLİK
Yukarıdaki işsizlik verileri TÜİK ve SGK’ya aittir.
Bu verilere göre, “dar tanımlı işsizlik” oranı düşmektedir.
Ancak görüldüğü gibi “geniş tanımlı işsizlik” oranları ayyuka çıkmaktadır.
Nedir bu “dar tanımlı” ve “geniş tanımlı işsizlik” kavramı?
“Geniş tanımlı işsizlik” ya da atıl işgücü, yalnızca “iş aradım ama bulamadım” diyenleri değil, çalışmaya hazır olduğu hâlde çeşitli nedenlerle iş aramaktan vazgeçen ya da eksik çalışan kişileri de kapsayan ölçüttür.
“Dar tanımlı işsizlik”te ise, son dört haftada aktif iş arayan ve hemen çalışabilecek kişiler sayılır. Geniş tanım buna ek olarak şunları içerir:
- İş bulamayacağını düşündüğü için aramayı bırakanlar,
- Mevsimlik, geçici veya çok az saat çalışıp daha fazla iş isteyenler,
- Çalışmaya hazır olup iş aramayan diğer kişiler.
AYSBERGİN GÖRÜNMEYEN VE GÖRÜNEN KISIMLARI

Bu nedenle geniş tanımlı oran, işgücü piyasasındaki gerçek atıl kapasiteyi dar tanımlı işsizlikten daha iyi gösterir. Türkiye’de DİSK-AR’ın sık kullandığı “geniş tanımlı işsizlik” hesabı, genellikle dar tanımlı oranın oldukça üzerindedir.
İktidar medyası genellikle dar tanımlı işsizliği öne çıkararak geniş tanımlı işsizlik oranlarını perdeler. Geniş tanımlı işsizlik, aysbergin su altında kalan kısmı, dar tanımlı işsizlik ise suyun üstündeki kısmıdır.
Türkiye bugün geldiği noktada işsizlik, istihdam ve emeklilik konusunda çok yaman bir çelişki yumağına sahip oldu.
Genç nüfusun durumu…
Yaşlı vatandaşların durumu…
İktidar elemanlarının meşhur bir deyişi var;
AK Parti Hükümeti’nden önce şunlar, şunlar yoktu;
AK Parti Hükümeti’yle birlikte Türkiye bunlara kavuştu!

Mesela MEB’nın iddiası, kendilerinden önce okullarda tuvalet yoktu,
Öğretmenler ve öğrenciler okul dışına işiyorlardı.
Ya da mesela buzdolabı, çamaşır makinesi; Burdur’da tek ambulans…
Bu trajikomik durumu (Levent Kırca’lık durumu) örnek alarak biz de bir örnekleme yapalım!
AK Parti hükümetleri öncesi Türkiye’de çalışanlar emekli olduklarında ellerine geçen parayla bir ev, otomobil alma ve kaliteli bir dinlenme hayalleri vardı. Gençlerin ise bir iş bulma, çalışma ve iyi bir gelecek umudu hayli yüksekti. 25 yıldır bu hayaller ve umutlar bir avuç sabun köpüğü gibi uçup gitti.
Çare ise eski günlere, üretimin esas olduğu günlere dönmektir.
Çare Üretim Devrimi’dir.
Bu böyle gitmez.
Türkiye Üretimin Devrimi’nin eşiğindedir.
DEVAM EDECEK

