ORTA SINIFI TASFİYE EDEN EKONOMİ POLİTİKALARI

2000’li yıllarda Batı’daki Hedge Fonları dünya pazarlarına kanlı köpüklü seller gibi aktı.

“Sıcak para” da denen bu fonlar Batı mali sermayesinin az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin iliğini kemiğini sömüren hegemonyacı Mafyokrasi aracıydı.

Bu oltaya 2003 yılında siyasi iktidarın tercihi sonucu Türkiye’de düştü.

Sahte bir refah kitleleri sardı.

Kazanılmamış para ortalığı istila etti.

Kredi kartları, tüketici kredileri, “vade farksız taksitler”,

Emekçilerin istikbalini ipotek etti.

Emekçi ve emekli kendisinin olmayan kazanılmamış milyonlara imza attı.

Bankalar kredi sözleşmesini imzalayan vatandaşın hesabına istediği miktarı mevduat olarak yazdı. Bu aynı zamanda yıllara sari (yaygın) borç taksitleriydi.

Bol sıfırlı kredi kartları dağıtıldı.

Kartın ödemesini öyle ayarlıyorlardı ki, “asgari ödeme” tutarı namıyla bitmeyecek bir ödeme tablosu ortaya çıkıyordu.

Bir zaman geldi vatandaş borcunu borçla kapatmaya başladı.

Debelendikçe battığı batağa saplanmıştı.

2018 yılına kadar böyle aktı nehir.

Sonra tıkandı.

VATANDAŞ GIRTLAĞINA KADAR BORÇLU

BPTHaber’e göre Türk vatandaşlarının toplam kredi kartı borcunun 3 triyon lirayı aştığı hesaplanmıştır. (*1)

Gene BPTHaber’e göre, Türkiye’de bankalara borcu bulunan kişi sayısı 44,2 milyon kişiye ulaştı. (*2)

Kredi kartı ve bireysek kredilerden oluşan toplam Bireysel Borç tutarı ise 6,5- 7 trilyon lira arasında olduğu hesabedilmektedir. (*3)

Bu yolda sayısız ocaklar sönüp gitti.

Neoliberal ekonomi politikaları Türkiye orta sınıfını eriten bir rol oynadı.

Rantiye ve mali sermaye, sıcak para komisyoncuları aşırı derecede para yığdı.

Sıcak para (Hedge fonların) Türkiye’yi işgal etmesi ve Türkiye halkının geleceğini ipotek altına alması, Cumhuriyet’in 70 yılda yaptığı birikimlerin, fabrikaların, KİT’lerin birer birer satılmasıyla, yani özelleştirmelerle paralel yürüdü.

24 Ocak Kararlarının bir sonucu olarak özelleştirmelerle Türkiye’ye etini sattırdı.

Toplam özelleştirme miktarı 72 milyar dolara dayanmış.

Ancak özelleştirmeler başladığında ülkemizin dış borç miktarı 20 milyar doları az biraz aşıyordu.

Bugün toplam dış borcumuz 518,5 milyar dolara ulaştı.

Türkiye’ye hem vücudunu sattırdılar;

Hem de vatandaşıyla birlikte devleti borç batağına sapladılar.

24 Ocak Kararlarından bu yana bazı ara dönemler hariç bütün siyasi iktidarların uyguladığı ana akım neoliberal politikalar duvara dayanmış durumdadır. Uzatmaları oynamaktadırlar.

Ancak devlet aklı da son dönemde devreye girmiştir.

Doğu Akdeniz’de jeopolitik dengesizliğin artması ve savaş tehlikesinin kapımızı çalmaya başlaması üzerine devletin de iç cepheyi elinden geldiğince pekiştirmeye çalıştığı ve savaşa hazırlandığının işaretleri de vardır.

Güçlü Devlet-Üreten Millet için karar zamanı gittikçe yaklaşmaktadır.

DEVAM EDECEK

Kaynaklar:
(*1) BPTHaber-
(*2) BPTHaber-
(*3) KapaklıGazete-
GOOGLE'da KıvılcımHaber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir