
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıları üzerine yapılan açıklamalarda, “Korku iklimine teslim olmayacağız.” mesajı verildi,
“Öğrenci ve öğretmenler yan yana.” vurgusu yapıldı.
Atatürkçü Türk gençliğinin kaleleri Türkiye Gençlik Birliği (TGB) ve Türkiye Liseliler Birliği (TaLeBe) ile Milli Kadın Hareketi’nin karargâhı ve vatansever kadınların örgütü Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) yurt çapında meydanlara çıktı. Liseliler ‘Andımız’ı okudu ve “‘Andımız’ı kılavuz edindik.” dedi. CKD Genel Başkanı Prof. Dr. Tülin Oygür, yaşanan şiddet olaylarının kökeninde yatan toplumsal zehirlenmeyi ve çözüm yollarını dile getirdi. Hepimizin Sendikası Grubu Sözcüsü, yaptığı açıklamada “güvenlik önlemleri yetmez, topluma güven verin” dedi.
| LİDELİLERDEN 5 ÇÖZÜM ÖNERİSİ | CUMHURİYET’İN EĞİTİM FELSEFESİNE DÖNELİM OKULLARA yönelik saldırılara karşı eylem yapan kadınlar ve gençler, sorunun kaynağının yalnızca güvenlik zafiyeti değil, topyekûn sistem olduğunu belirtti. Ankara Kızılay’da açıklama yapan CKD Genel Başkanı Prof. Dr. Tülin Oygür şunları söyledi: “Bu olayları bireysel ve rastlantısal olarak gören ve çözümü okullarda güvenlik tedbirlerini artırmakta bulan anlayış, en hafif tabirle sığlık ve körlüktür. Çocuklarımızı yozlaşmanın pençesinden kurtarmanın çaresi, üretim odaklı bir milli iktidar bakışıyla Cumhuriyetin eğitim ve kültür politikalarına dönmektir.” | BİREYCİLİK V E YALNIZLAŞMA DEĞİL PAYLAŞMA VE TOPLUMCULUK TGB Ankara İl Başkanı Aslı Sezen Sezgin de yaptığı açıklamada, “Sistemin dayattığı bireycilik, rekabet ve yalnızlaşmaya karşı, dayanışmayı, paylaşmayı ve toplumculuğu yükselteceğiz. Edirne’den Kars’a kadar ülkemizin istisnasız her okulunda, cumhuriyetimizin devrimci laik ve toplumcu eğitim anlayışı hâkim olana dek mücadelemize devam edeceğiz.” dedi. Kadıköy’de açıklama yapan Türkiye Liseliler Birliği İstanbul İl Başkanı Atakan Bal, “İş bırakan öğretmenlerimizin yanındayız. Öğretmen ve öğrenci el ele bu sistemi düzelteceğiz.” diye konuştu. |
TGB, TLB ve CKD meydanlardan seslendi:

“Öğretmen-öğrenci el ele bu sistemi düzelteceğiz”
Gençleri bireycileştiren ve şiddete iten sisteme karşı TGB, TLB ve CKD yurt çapında basın açıklamaları düzenledi. Andımız’ı okuyan gençler, ‘Çalışkan, küçüklerini koruyan, büyüklerini sayan, ülküsü hep ileriye gitmek olan Türk gençliği okullarını şiddete ve çürümeye teslim etmeyecektir.’ dedi
Türkiye Gençlik Birliği (TGB), Türkiye Liseliler Birliği (TLB) ve Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD), İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere çok sayıda şehirde basın açıklamaları düzenledi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıları üzerine yapılan açıklamalarda, “Korku iklimine teslim olmayacağız.” mesajı verildi, “Öğrenci ve öğretmenler yan yana.” vurgusu yapıldı.

| OKULLAR ÇATIŞMA ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLMEK İSTENMEKTEDİR Dün İstanbul Kadıköy’de yapılan açıklamada konuşan TGB İstanbul İl Başkanı İrem Vatandaş, “14 ve 15 Nisan tarihlerinde yaşanan okul saldırıları sadece birkaç okulumuza değil Türkiye’nin kalbine isabet etmiştir. Geleceğimizin teminatı olan eğitim yuvalarımız birer çatışma alanına dönüştürülmek istenmektedir. Okul bahçelerinde huzur değil korku iklimi hâkim kılınmaya çalışılmaktadır. Türkiye Gençlik Birliği olarak buradan haykırıyoruz: Türk gençliği bu korku iklimine teslim olmayacak. Okullarımız sahipsiz, sıra arkadaşlarımız kimsesiz değildir.” ifadelerini kullandı. Başkan Vatandaş şu ifadeleri kaydetti: “Okullarımıza silahların bu kadar kolay girebilmesi bir güvenlik zafiyetinden ziyade bir yönetim zafiyetidir. Millî Eğitim Bakanlığı’nı sadece müfredat düzenleyen, istatistik tutan bir kurum olarak görmeyi reddediyoruz! Bakanlığın asli görevi, o kapıdan giren her bir evladımızın burnunun bile kanamayacağı güvenli limanlar inşa etmektir. Eğitim kurumları her türlü suçtan temizlenmiş, tam güvenli alanlar haline getirilmelidir. ‘VATANSEVERLİĞİN, BİLİMİN VE ARKADAŞLIĞIN KALESİYİZ’ “Bazı odakların bu saldırılar üzerinden bir çaresizlik ve korku iklimi yaratarak gençliği sindirmeye çalıştığını görüyoruz. O odaklara da sesleniyoruz ve şunu bilin diyoruz: Türk gençliği, tarihinden aldığı güçle bu yozlaşmaya karşı en sert barikatı kuracaktır. Susmak, korkmak bize yakışmaz. Mustafa Kemallerden aldığımız birikimle haykırıyoruz: Bizler uyuşturucuya, çeteleşmeye, mafyalaşmaya ve şiddete karşı; vatanseverliğin, bilimin ve arkadaşlık hukukunun kalesiyiz. Atamızın da dediği gibi vatanı korumak çocukları korumaktan geçer. “Millî Eğitim Bakanlığı, acilen okul girişlerinde ve çevresinde gerçek bir denetim ve güvenlik ağı kurmalıdır. Okullarımız, kuralların egemen olduğu bir cumhuriyet kalesidir. “RTÜK, şiddeti ve çeteleşmeyi özendiren dizi ve sosyal medya içeriklerine karşı en sert yaptırımları uygulamalıdır. Gençliğin ruhunu zehirleyen mafya dizilerine ve suç fenomenlerine geçit verilmemelidir. Gençliğe milli kültürümüzü, dayanışmayı ve arkadaşlığı esas alan içerikler teşvik edilmelidir. ‘DENETİMSİZLİK ŞİDDETİ BESLİYOR’ “Dijital mecralar tek başına bir sebep değildir. ‘Platformları kapatalım sorun bitsin’ mantığı da eksiktir. Discord, Telegram gibi mecralardaki denetimsizlik, örgütlü dijital şiddeti beslemektedir. Ancak biliyoruz ki toplumsal zemin düzelmedikçe, bu zehir başka mecralarda yeniden üreyecektir. Aynı içeriği binlerce kişi izliyor ama neden sadece bazıları fail oluyor? Çünkü o gençler, gerçek hayatta bir toplumsal aidiyet bulamıyor. Topluma ait olamayan çocuk topluma karşıt ideolojiler besliyor. Şiddeti bir kimlik, bir intikam ve bir var olma biçimi olarak benimseyen bu yabancılaşma toplumsal çürümenin en uç noktası olarak bize bugün acı şekilde yüzünü gösteriyor. “Kültür emperyalizmi bizleri rehin olarak alıp kendi kültürünü dayatmaktadır. Emperyalizme savaş açmak toplumsal çürümeye de savaş açmaktır. Eğitim sadece bilgi yüklemek değil ahlaklı ve topluma faydalı birey yetiştirmektir. “Hiçbir arkadaşımızın saçının teline zarar gelmesine izin vermeyeceğiz. Bu çürümüş sistemi, bu şiddet sarmalını Türk gençliğinin vatan sevgisiyle yıkacağız!” |
MADDE MADDE ÇÖZÜM ÖNERİSİ
TLB İstanbul İl Başkanı Atakan Bal, konuşmasında gençleri yalnızlaştıran, bireycileştiren ve şiddete iten sisteme karşı çözüm için şu 5 maddeyi sıraladı:

| “1) Cumhuriyet’in Devrimci Eğitim Politikası Hayata Geçirilmeli: “Tarihini ve kültürünü bilen, Batı’nın çürümüşlüğüne karşı bilinçli nesiller yetiştirilmelidir. Andımız okullarda zorunlu olarak okutulmalı; ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım’ ilkesini özümseyen gençler, buna yaraşır bir gelecek inşa edecektir. Köy Enstitüleri’nin halka hizmet ruhu ve aydın yetiştirme anlayışı bugüne taşınmalıdır. “2) Eğitim yarıştan çıkarılmalı, hayata uyarlanmalı: “Her gün sınavlarla bunalan, arkadaşını geçme odaklı büyüyen, at yarışındaki gibi değerlendirilen çocukların bu eğitim sistemine dur denilmelidir. Akran zorbalığına müdahale artmalı, öğrencilere kardeşlik duygusu aşılanmalıdır. Bireysel hırslar ve rekabet yerine, Türk toplumunun kadim geleneği olan dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunun temel değer olarak öğretilmesi sağlanmalıdır. Her Türk genci ücretsiz şekilde spora, sanata, müziğe yönlendirilmelidir. Sosyal faaliyetleri arttırılmalıdır. Eğitim dört duvar olmaktan çıkarılıp, hayatın içine yayılmalıdır. Müze gezileri, doğa gezileri, kültürel faaliyetler, söyleşiler, etkinlikler artırılmalıdır. Öğrenciye bireycilik değil, örgütlenme bilinci aşılanmalıdır. Okullarında işleyen aktif kulüpler inşa edilmelidir. “3) Dijital ve kültürel yozlaşma kararlılıkla durdurulmalı: “Uyuşturucuyu, şiddeti ve bireyciliği özendiren her türlü dijital platform ve yayın sıkı biçimde denetlenmelidir. Gençleri bağımlılığa sürükleyen oyun platformları, bahis siteleri ve şiddet içerikli yayınlar başta olmak üzere bu mecralar hem yasal hem de denetimsel mekanizmalarla kontrol altına alınmalıdır. “4) Rehberlik ve psikolojik destek zorunlu hâle getirilmeli: “Özgürlükçülük adı altında disiplinsizliğe izin verilmemelidir; okullar, öğretmenlerimizin yeni nesilleri sevgi ve disiplinle yetiştireceği yuvalar olmalıdır. Her okulda yalnızca ders programıyla değil, öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimiyle gerçek anlamda ilgilenen, yetkin rehberlik birimleri kurulmalıdır. “5) Millî, bilimsel, laik ve parasız eğitim anlayışı eksiksiz uygulanmalı: “Neoliberal eğitim anlayışından vazgeçilmeli; Türk gençliği Batı’nın çürümüşlüğünden kararlılıkla korunmalıdır. Sıra arkadaşlarımızı kaybetmek istemiyoruz! Öğretmenlerimiz hayattan koparılsın istemiyoruz! Biz korurken kahramanlaşan değil, bize öğrettikleriyle gözümüzde kahraman olan hayatta öğretmenlere ihtiyacımız var. İş bırakan öğretmenlerimizin yanındayız; onların talebi bizim talebimizdir. Öğretmen ve öğrenci el ele, yan yana bu sistemi birlikte düzelteceğiz. |
ANDIMIZ’I OKUDULAR
TLB İl Başkanı Bal, “Türk gençliği olarak Andımız’ı kılavuz edindik; bundan dolayı çürümüşlüğe geçit vermeyeceğiz. Çalışkan, küçüklerini koruyan, büyüklerini sayan, ülküsü hep ileriye gitmek olan Türk gençliği okullarını şiddete ve çürümeye teslim etmeyecektir.” diyerek Kadıköylülere Andımız’ı okuttu.

| ÖĞRETİM BİRLİĞİ YASASI YENİDEN HAYATA GEÇİRİLMELİ Ankara’da yapılan açıklamada konuşan CKD Genel Başkanı Prof. Dr. Tülin Oygür, yaşanan şiddet olaylarının kökeninde yatan toplumsal zehirlenmeyi ve çözüm yollarını şu ifadelerle dile getirdi: “Öncelikle çocuklarımızı zorbalık, şiddet ve cinayet konusu yapan olayların yeni olmadığını, son 8-10 yıldır adım adım ortaya çıkmaya başladığını hatırlayalım. Dijital dünyanın her şeyimize bulaşması ve bizi terörize etmesi, olayları hızlandırmaktadır. Bir çocuğu kafa kesen veya okul basıp öğretmen ve arkadaşlarını silahla tarar hale getiren nedenler, görünürdeki şiddet ve katil zanlısı çocuktan çok daha büyük bir çocuk ve genç kitlesini, farklı derecelerde etkisi altına almaktadır. Yani ortada katliamcı 8, 10 veya 20 çocuk değil, on binlerce, yüz binlerce zehirlenmiş çocuğumuz vardır, hedefe konmuş nesillerimiz ve geleceğimiz vardır. “Türkiye’nin emperyalist siyonist ABD-İsrail saldırganlığına bağlı milli güvenlik sorununun yanında bir de içeriden, gençliğinin zehirlenmesine bağlı milli güvenlik sorunu olduğunu anlayalım. Çocuklarımızı yozlaşmanın pençesinden kurtarmanın çaresi, üretim odaklı bir milli iktidar bakışıyla Cumhuriyetin eğitim ve kültür politikalarına dönmektir. Öğretim Birliği Yasası yeniden hayata geçirilmeli, eğitim bilimsel ve kamucu olmalıdır. Gençliğimiz eşsiz Anadolu kültürüyle donatılarak aldığı hasarlardan arındırılmalı, insanı merkeze koyan yepyeni bir uygarlığın bilinçlere taşınmasında kültürel iş birliklerinin yolu açılmalıdır. Çocuklarımızı geri kazanmanın başka bir yolu yoktur.” |
GÜVENLİK ÖNLEMİ YETMEZ, TOPLUMA GÜVEN VERİN
MEB güvenlik önlemlerine odaklandı. Olayların ardından öğrenci ve veliler, Bakan Tekin’den topluma güven verecek açıklama bekliyor. Hepimizin Sendikası Sözcüsü yaratılmak istenen korku iklimine teslim olunmadan eğitim-öğretim faaliyetlerinin kaldığı yerden sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Hepimizin Sendikası Sözcüsü Zafer İncebacak
Okullarda meydana gelen vahim olayların ardından öğrenciler ve aileler arasında endişe ve korku iklimi egemen oldu. Sosyal medya gruplarındaki konuşmalarda her kafadan bir ses çıkıyor, korku yayılıyor. Bazı veliler, okulların ve öğrencilerin, sosyal medya platformlarından tehdit edildiğini, çocuklarının gördükleri paylaşımlardan etkilendiklerini ifade ediyor. Çocuklarını okula gönderip göndermemekte kararsız olan veliler, güven istiyor.
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ise yalnızca güvenlik önlemlerine odaklandı. Bakan Yusuf Tekin, öğrencilere ve velilere güven verecek bir açıklama dahi yapmadı. Toplumun gözü güvenlik önleminde değil güven verecek bir tutum sergilenmesinde. MEB, polisiye önlemlere ağırlık verirken az sayıda okul, kendi inisiyatifiyle rehberlik birimlerini harekete geçirdi, velilere mektup yazıp onları iş birliğine çağırmak gibi etkili yöntemler geliştirdiler. Öte yandan, “23 Nisan kutlamalarının iptal edileceği” söylentisi de yayıldı. Özellikle kamu okullarının güvensiz olduğu, özel okullarda sorun yaşanmayacağı görüşü de alttan alta yayılıyor.
KAMU OKULLARINA ÇEVRİLEN OKLAR
İllerde okullar Emniyet’le iş birliği içinde güvenlik önlemlerini artırdı, randevu sisteminin tavizsiz uygulanacağı belirtiliyor.
| KAMU OKULLARINA ÇEVRİLEN OKLAR İllerde okullar Emniyet’le iş birliği içinde güvenlik önlemlerini artırdı, randevu sisteminin tavizsiz uygulanacağı belirtiliyor. Hepimizin Sendikası Sözcüsü Zafer İncebacak, güvenlik önlemlerinin topluma güven vermeye yetmeyeceğini vurguladı. İncebacak, “Güvenlik tedbirleri meseleyi çözmez. ‘Kamu okulları güvenli değil’ algısına yol açabilecek söylemlerden uzak durulmalıdır. Yaratılmak istenen korku ve panik iklimine teslim olunmadan sokaklarda, caddelerde ve okul önlerinde güvenlik önlemleri artırılarak eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz, kaldığı yerden sürdürülmelidir. Güvenli okul talebi, ‘kamu okulları güvensiz’ algısına yol açmamalı, özel okullar öne çıkarılmamalıdır.” diye konuştu. |
BAZI OKULLARDAN VELİLERE DUYURU

Bazı okul müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürlükleriyle yapılan toplantının ardından aldıkları kararları velilere iletiyor. Örneğin İstanbul’da bir okul aldığı önlemleri şöyle sıraladı: “Değerli velilerimiz, 20 Nisan 2026 Pazartesi tarihi itibariyle eğitim-öğretim sürecimiz devam edecektir. Öğrencilerimizin güvenliği ve psikolojik iyi oluşu önceliğimizdir. Bu süreçte gerekli tüm önlemler alınmış olup, rehberlik servisimiz de öğrencilerimize destek olmak üzere hazır bulunacaktır. Sizlerden çocuklarımızın duygularını yakından takip etmenizi ve ihtiyaç duyulduğunda sınıf öğretmenleri ile rehber öğretmenlerimizle iletişime geçmenizi rica ederiz. Hep birlikte sağduyu ve dayanışma ile bu süreci en sağlıklı şekilde atlatacağımıza inancımız tamdır.
| “Okulumuzda mevcut güvenlik önlemleri ve ek olarak alınan tedbirler aşağıda belirtilmiştir. |

- “Kılavuzumuz Andımız” diye haykırdılar
- Okullarda Şiddet: Bu Bir Zafiyettir, Artık Söz Değil İrade Zamanı
- “Millî Güvenlik Kurulu’nu Göreve Davet Ediyoruz”
- Eğitim camiası öfkeli; eğitimde 2 gün grev, BURDUR’da ortak eylem
- Eğitim camiası öfkeli: ANTALYA MEM önü “Yusuf Tekin istifa!” nidalarıyla yankılandı

