MEB sorunun farkında değil

ZAFER İNCEBACAK (*)

Açıklanan çözümlerin özü güvenlik tedbirlerine, yapay zekâ destekli risk yönetimi ve rehberlik çalışmalarına dayanıyor. Toplumda, gençlerde, çocuklarımızda şiddet eğilimi bir günde ortaya çıkmadı, günübirlik çözümlerle de ortadan kalkmaz…

Bir sorunu çözebilmek için önce sorunun kaynağını doğru tespit etmek gerekir. Geçen hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarımızda, ölüme yol açan ve milletçe hepimizi üzen şiddet olaylarının ardından MEB bir dizi karar aldı. Millî Eğitim Bakanı tarafından açıklanan kararlar hükümetin de MEB’in de sorunun kaynağını tespit edemediğini gösteriyor. Açıklanan çözümlerin özü güvenlik tedbirlerine, yapay zekâ destekli risk yönetimi ve rehberlik çalışmalarına dayanıyor. MEB’in, günübirlik ve göstermelik çözümlerle sorunu tespit edemediğini gösteriyor. Toplumda, gençlerde, çocuklarımızda şiddet eğilimi bir günde ortaya çıkmadı, günübirlik çözümlerle de ortadan kalkmaz. Hele polisiye tedbirler hiçbir işe yaramaz. Ne yazık ki eğitim sendikalarımız da meseleyi güvenlik zaaflarına indirgeyip güvenlik görevlisi talep ettiler.

NEOLİBERALİZM ŞİDDETİ KÖRÜKLÜYOR

Şiddeti besleyen neoliberal sistemdir ve şiddet yalnızca okulda değildir. Hastanede şiddet vardır, caddede, sokakta şiddet vardır. Dolayısıyla şiddetle mücadele aslında neoliberalizmle mücadeledir. 1980’lerden sonra dünyada ve ülkemizde uygulanan neoliberal politikalar bir yandan toplumu ve bireyleri üretimden koparttı, âtıl hale getirdi. Öte yandan milli kimliğin yerine farklı kimlikler ikame ederek toplumda ve bireylerde kimlik karmaşası ortaya çıkardı. Üretimden kopup işsiz kalan bireyler kimliğini, değerlerini yitirmekte, kendine ve toplumuna yabancılaşmaktadır. Bunun yanında televizyon ve dijital platformlarda rol model olarak sunulan tipler, eğitimin sınav yarışına indirgenmesi, mahalle kültürünün ortadan kaldırılıp gökdelen adı verilen beton yığınlarında birbirini tanımayan, selamlaşmayan, güvenmeyen yalnızlaşan bireyler ve çocuklar, tüm bu yalnızlık, güvensizlik ortamında çocukların sosyal arkadaşlıklardan koparılması gibi gerçeklikler toplam olarak şiddet kültürünü beslemektedir.

HER OKULUMUZA REHBERLİK SERVİSİ

Şiddeti besleyen sosyo-ekonomik, kültürel nedenler, kapsamlı biçimde ele alınmadan sorunlar çözülemez. Bu sorunu MEB, tek başına çözemez. Sorun sistem sorunudur. Ancak MEB, atabileceği adımları atmak yerine güvenlik tedbiri, yapay zekâ destekli risk yönetimi gibi soruna hiçbir çözüm getirmeyecek adımlar peşinde koşmaktadır. Üreten bir toplum içinde okullarımızı ‘üretim okulları’ haline getirmeliyiz. Disiplini eğitimin merkezine koymalıyız. Öğrencilerimizin sanat ve sporla ilgilenmesini sağlamalıyız. Bu çerçeve içinde her okulumuzda rehberlik servisi kurmalıyız. Oysa şu an birçok okulumuzda rehberlik servisi ve rehber öğretmen bulunmazken rehberlik servisinin etkin hale getirilmesinden söz ediliyor. Öğrencilerimizi bir yarış içerisine sokarak başarılı-başarısız okul, nitelikli-niteliksiz okul gibi ayrımlara son verilmeli, kademeler arası geçiş sistemi tamamen değiştirilmelidir. Bu bağlamda eğitimi bir piyasa aracı haline getiren özel okullar temel eğitimden başlayarak kamulaştırılmalıdır.

CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v80), quality = 90

CUMHURİYET ÖĞRETMENİ YENİDEN ROL MODELİ OLMALI

Öğrencilerimizin başarısı merkezî sınavlarda alınan puanlarla değil hayatın ihtiyaçları içerisinde kendilerini ifade edebilecekleri alanlarda ortaya koydukları ürün ve davranışlara göre değerlendirilmelidir.

‘Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir’ anlayışıyla gençlerimize gelecek kaygısı yaşamayacakları bir iklim oluşturulmalıdır.

Bunun yanında öğretmenler de neoliberal özgürlükçülüğün pençesinden kurtarılmalı, giyim kuşamından davranışına kadar Cumhuriyet öğretmeni olarak yeniden öğrencilerin rol modeli olmalıdır. Neoliberal sistem öğretmenlere sahte özgürlük sunarken öte yandan baskı altına almaktadır. Öğretmenlere yönelik sistematik baskılara yol açan mevzuat değiştirilmelidir. Sendikalarımız da neoliberal sahte özgürlüğü savunmaktan, bu yönde kararlar almaktan vazgeçmeli, eğitimin ve öğretmenin niteliğinin yükseltilmesine, okullarımızın üretici okullar haline gelmesine katkı sunmalıdırlar.

(*) Hepimizin Sendikası Grubu Sözcüsü

AYDINLIK

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir