Tarımımızı kim çökertti?

Yeni bir dünya kurulurken, Türkiye Atlantik dünyasından koparak kurulan bu yeni dünyada şerefli yerini alırken, yeni tip Koronavirüs (Kovid19) salgını bu süreci ivmelemiş ve salgın sonrasında hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı, neoliberal düzenin iyice çöküşe gideceği, kamucu ekonomilerin öne çıkacağı en yetkili ağızlardan ifade edilirken, bu şartlarda Türkiye yöneticilerinin üretim odaklı ekonomiyi öne çıkarmaya ve ardarda kararlar almaya başladığı şu sıralar Aydınlık Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi ve köşe yazarı İsmet Özçelik’in “Tarımımızı kim çökertti?” başlıklı yazısını KıvılcımHaber okuyucu ve izleyicilerinin bilgisi ve ilgisine sunuyoruz.

Dünyada birçok ülke;

Tarım ürünlerini stratejik ürün kapsamına aldı.

Tarımsal ürün ihracatını sınırladı

Ürünlerin başında da buğday geliyor.

Önümüzdeki dönemde;

Gıda stokları önem kazanacak.

KENDİ KENDİMİZE YETİYORDUK

Tarımda kendi kendine yeten ülkeydik.

Bununla öğünüyorduk.

İşler bir şekilde yürüyordu.

Ne zaman ki;

Dünya Bankası müdahale etti;

Tarım da, çiftçi de kötüleşti.

KARA DELİK

ABD, AB kendi tarımını destekledi.

Ama bize, “sakın ha” dediler.

Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerini;

TMO’yu ve diğerlerini;

Daha doğrusu tüm tarımı;

“Kara delik” ilan ettiler.

Sonra da;

“Kara delikleri kapat.

Aksi halde borç vermeyiz” tehdidi yaptılar.

DÜNYA BANKASI VE IMF

1 Ocak 2000.

IMF, Dünya Bankası programı devreye girdi.

Tarımsal destekler masaya yatırıldı.

Haziran ayında da;

Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri Yasası çıktı.

Kooperatiflerin ölüm fermanı.

1991-1995 arası;

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda çalışmıştım.

Bu kooperatifler bize bağlıydı.

Yakından ilgilenmiştim.

Kooperatiflerin yok edilişi içimi sızlattı.

YENİDEN YAPILANDIRMA KURULU

Daha önce de yazmıştım.

Tarım bitirilirken, ilginç olaylar yaşandı.

O günlerde;

Dünya Bankası 5 yıldızlı bir otelde;

Karargâh kurdu.

Türk tarımını öldürmek için;

“Yeniden Yapılandırma Kurulu” oluşturdu.

TARTIŞMA

Dünya Bankası adına gelen Alman yetkili, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ersen Yavuz’u ve TARİŞ eski Genel Müdürü Oğuz Oyan’ı ofisine davet etti.

Bu iki isim de projeye karşıydı.

Televizyonlarda eleştiriyorlardı.

“Bizi niye çağırdınız?” diye sorunca;

“Biz araştırdık, bu konuyu Türkiye’de en iyi bilen sizsiniz” karşılığını verdi.

EYALET VALİSİ GİBİ

Bir süre sohbet ettikten sonra;

“Sizi Yeniden Yapılandırma Kurulu’na atamak istiyoruz” dedi.

Yavuz ve Oyan itiraz etti:

“Bu etik değil.

Türkiye egemen bir devlet.

Bizi atayacaksa Türk hükümeti atar.

Siz hangi yetkiyle atıyorsunuz?”

Dünya Bankası yetkilisinin yanıtı ilginçti:

“Parayı biz veriyoruz. 7 kişiden 4’ünü atama hakkımız değil mi?”

Oyan ve Yavuz teklifi reddetti.

Yetkili, ücreti gündeme getirdi.

O günün koşullarında çok yüksekti.

Ama ellerinin tersiyle ittiler.

DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİ

Kooperatiflerde hedeflerine ulaşmışlardı.

Pamuk, fındık, üzüm, zeytin, ayçiçeği,…

Üreticiler yalnız kalmıştı.

Sıra “Doğrudan Gelir Desteği”ne geldi.

Diğer adıyla;

“Tarlanı ekme, üretme, ithal et” politikası.

Sonra da bu günlere gelindi.

3,5 milyon hektar arazide ekimden vazgeçildi.

2,8 milyon kayıtlı çiftçiden;

800 bini çiftçilikten vazgeçti.

İMF ve Dünya Bankası’nın istediği yasalar;

Meclis’ten geçerken;

“Türk tarımının kurtuluşu” denmişti.

Hataların bedeli ağır oldu.

Ama artık sona gelindi.

Yeni bir döneme giriliyor.

Tarımda da kamuculuğun öne çıktığı;

Üretimin desteklendiği;

Çiftçinin milletin efendisi olacağı bir dönem…

NOT:

Sami Özdil. Aydınlık çıktığında onlarca Siteler esnafını abone yapmıştı. Kimin işi olsa yardımına koşardı. Gençlerin “Sami Abi”si. Sabah kahvaltıda onu andık. Bir saat sonra ölüm haberini aldık. Seni çok özleyeceğiz Sami Usta…

[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]
Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir