Türkiye’deki “kara delik”lerden biri Suriyeliler nasıl ve ne zaman geri döner?

Gelinen noktada an itibariyle kendilerini de yutmak ve yoketmek üzere olan Erdoğan’ın İhvancı siyasetinin ve Davutoğlu’nun “stratejik derinlik”li siyasi uygulamalarının bir sonucu olarak Türkiye’nin başına bela edilen, yaklaşık 40 milyar lira harcandığı ifade edilen yaklaşık 3-3,5 milyonluk devasa bir kitle olan sığınmacı Suriyeliler meselesi Türkiye kamuoyunda yakıcı bir şekilde tartışılmaya devam ediyor.

Son zamanlarda kentlerde sığınmacı Suriyelilerle yerli halk arasında zaman zaman alevlenen kavgalar ortaya çıkmaya başladı.

ABD ve Batı ülkeleri Türkiye’yi karıştırmak için Suriyeli sığınmacı unsurunu kaşımaya, kentlerin huzurunu kaçırmak için kullanmaya başladı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun dediği gibi, kentlerde eylem yapmaya hazırlanan Suriyeliler olduğu biliniyor.

Suriyeli sığınmacıları Türkiye’nin başına bela eden yöneticiler kendi ayaklarına da dolaşmaya başlayınca şimdi kara kara düşünmeye başladı.

Suriyeli sığınmacılardan nasıl kurtuluruz?

Daha doğru bir ifadeyle Suriyeli sığınmacılar nasıl ve ne zaman geri gider?

Türkler, imparatorluklarda birçok farklı etnik unsuru bir arada yaşatma becerisi ve tecrübesi olan bir millettir ama bu kez durum farklı. Kendisi muhtacı himmet bir durumda ekonomik kriz içinde debelenip duruyor.

Deneyimli ve kulağı delik gazeteci İsmet Özçelik Suriyeli sığınmacılarla ilgili “Suriyeliler ne zaman geri döner?” başlıklı bir yazı kaleme aldı Aydınlık’taki köşesinde.

Buradan öğreniyor ki, AK Parti, anketlerle seçim yenilgisini araştırıyor.

Soru şu: “Sizce yenilginin sebebi hangisi?”

Anketlerde yenilginin sebebi, 11 maddede sıralanmış.

Birçok farklı kuruluşun yapmış olduğu aynı ankette sonuçlar hep benzer çıkmış.

İlk iki sırada ekonomi ve Suriyeliler var.

Bazı anketlerde Suriyeliler bazılarında ekonomi öne geçmiş ancak hepsinde de bu iki etken diğer 9 maddeyle açık ara fark yaratmış.

Özçelik, Suriyelilere devletin harcadığı paranın miktarına da değinmiş.

Bununla ilgili kamuoyunda ve yetkili açıklamalarında 40-50 milyar dolar bir meblağdan bahsedildiğini yazıyor. Yani 250-300 milyar (eski parayla katrilyon) lira. Yani GSYH’nin neredeyse dörtte biri. Kamuoyunda, Londra tefecileri önünde 5-10 milyar için kırk takla atıldığı şartlarda tepki çektiği, ekonomik krizle bağ kurulduğu, ekonomik krizin sebebi olarak görenlerin bulunduğu belirtiliyor. Yani “Suriyeliler en büyük kara delik” deniyor.

Gerisini Özçelik’ten okuyalım:

GERİ DÖNÜŞ

Erdoğan Suriyeli sığınmacıları savunuyordu. Ak Parti yöneticileri de söylediklerini tekrarlıyorlardı. Son günlerde hava değişti. Yaşanan olaylar; Güvenlik kaygısı; Halkın şikayetleri; Mahallelerde huzursuzluk… Suriyelileri Suriye’ye geri gönderme konuşulur oldu. ABD ile “güvenli bölge” görüşmelerinin bile gerekçesi oldu.

SIĞINMACILAR

Suriyeli sığınmacılarla konuştum. Türkiye’de çok rahat değiller. Anavatan hasreti çektikleri açıkça hissediliyor. Zor günler geçirdiklerini söylediler. İzlenimim özetle şöyle: “Ülkelerine geri dönmek isteyenler çoğunlukta. Ama hem Türkiye, hem Suriye vatandaşlığı peşindeler.”

ESAD ÜLKEYE HÂKİM OLUNCA

“Ne zaman dönersiniz?” diye sordum. Biri, “Esad ülkeye hakim olunca” dedi. Diğerleri destek verdi. Esad’dan kaçıp gelmemişler. Terör örgütlerinden kaçıp gelmişler. Esad onlar için güvence.

İDLİB BELİRLEYİCİ

Hepsi İdlib’i merak ediyor. İdlib’in kaderi, kaderlerini belirleyecek gibi. Esat kazanırsa rahatlayacaklar. Birileri Türkiye’ye göç dalgasından söz ediyor. Ama gerçek tem tersi olacağa benziyor. Çatışmalar bitince kısa süre sonra Suriyelilerin geri döneceği anlaşılıyor.. “Suriye’ye göç dalgası” yaşanacak. Görüştüğüm Suriyelilerin anlattıkları böyle.

ABD’NİN KAYGISI

İdlib’den sonra sırada Fırat’ın doğusu var. Şam yönetimi kararlı. Suriye topraklarının tamamında kontrolü ele alacaklar. ABD bunu bildiği için İdlib’de teröristlere destek veriyor. Suriye ordusu ve Rus savaş uçaklarını orada oyalamaya çalışıyor. Şam yönetimi ülkeye hakim olursa hesapları bozulacak. Fırat’ın doğusu için planlar tersyüz olacak.

NE OLACAK?

“ABD-İsrail Koridoru” tümden yok olacak. ABD’nin karizması bir kez daha çizilecek. Bölge ülkeleri moral bulacak. Sorunlar birlikte çözülecek. Türkiye-Suriye ilişkileri yeniden başlayacak. Yeniden eski günlere dönülecek. ABD’nin korktuğu da bu. Ama olacak..!

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sanalbasin.com üyesidir