“19 Mayıs”a doğru…

(Güzel insanlar güzel işler)

2005 yılının Mayıs ayıydı. Burdur Bahçelievler ilköğretim Okulu (oğlumun okulu) ile Azerbaycan Bakü Hetai Rayonu 245 numaralı Mektebi kardeş okul olmuşlar, (Gardaşlaşmış Mektepler layihası baresinde) karşılıklı ziyaretlere gelmişti sıra. Onlar gelmişlerdi önce. Uçakla Ankara’ya inmişler, otobüsle Burdura intikal etmişlerdi oradan. On öğrenci, altı öğretmen okul bahçesine indiklerinde iki tarafta da heyecan doruktaydı. Ürkek, mesafeli duruş fazla sürmemişti, karışıp kaynaşmışlardı kısa zaman içerisinde. Anlaşmazlık olduğunda araya giriyor, açıklık getiriyordum. Tercümanlık ediyordum sizin anlayacağımız arada . Ne de olsa Elçibey döneminde Bakü Yasamal Rayonu 38 numaralı mektebinde öğretmenlik yapmıştım. Azerbaycan dilini başa düşebiliyor, danışabiliyordum. Düşünce de benden çıkmıştı zaten. Ömrü kısa sürmüştü tercümanlığın. İhtiyaç kalmamıştı ona. Şahane bir on gün geçinmiştik. Çok talep vardı ailelerden misafirlik için. Üçer günle sınırlandırmıştık o yüzden. Öğrencileri evlerde, öğretmemeleri okulun karşısında bir kamu kuruluşunun misafirhanesinde ağırlıyorduk. Her şey güzeldi, planlandığı şekilde devam ediyordu. Gündüz başka akşam başka program. Heyecan gelmişti şehre, gündemine oturmuştuk Burdur’un. Burdur Gölünü, Salda Gölünü, İnsuyu Mağarasını, Burdur’un güzelliklerini gezdirmiş göstermiştik, komşu illere gelmişti sıra.

Antalya Denizli vardı programda. Demişti ki Dilşad Hanım(Biyoloji öğretmeni) bu düşüncemize karşılık ki beklemediğim bir şeydi;

“Osman Bey. Size çok teşekkür ederiz. Bak bize evlerinizi açtınız. Bizde geldik, dövdük kapılarınızı bakın biz geldik dedik. Burada özümüzü, bizden bir parça olduğunu gördük bildik. Bu ne güzel iş oldu böyle. Çok şad olduk. Çok mutlu olduk. Şimdi bu Antalya’yı, Denizli’yi Pamukkale’yi yine görebiliriz. Ona gücümüz çatar. Tek başımıza da olur o. Hayış edirem sizden. Bizi bu güzel şehrin güzel insanları ile tanış edin. Dertlerimizi danışalım. En çok onu isterim” Bunu demişti özetle.

“Hay hay” demiştim ben de.

Toplanmıştık o günün akşamı evin birinde. Tanış etmiştik hoca hanımın arzusu istikametinde Burdur’un ileri gelenleriyle, vakti müsait olan Türk büyükleriyle. Çetin sohbet olmuştu doğrusu . Türk dünyasını, problemlerini konuşmuştuk.

Karabağ meselesini, Ermeni meselesini, Türkiye dışındaki Türkleri, onlara ilişkilerin daha fazla olması gerektiğini, çok şeyi konuşmuştuk daha.

-Biliyor muydunuz bunları? Diye sormuştu.

-“Evet” demişlerdi huzurdakiler.

-“Balalarınız da biliyor mu” gibi zor sorularla terletmişti oradakileri.

19 Mayısı içine alan haftaydı. Burdur şehir Stadındaki töreni izlemeye götürmüştük bu kez. Törenin başlamasına az zaman vardı. Aklıma bir fikir gelmişti. Açmıştım onu tören komutanına. Uygun görmüştü o da. Büyük boy Azerbaycan bayrağı vardı. Hediye getirmişlerdi okula. Duruyordu müdür odasında. Okul müdürümüzle gidip almıştık onu oradan. Bayrak flama sopası da uyarlamış bağlamıştık ona. Kafileyi takmıştık kortejin arkasına. Yürümeye başlamıştı on öğrenci altı öğretmen peşleri sıra tamamlamışlardı turu o şekilde. Büyük alkış almıştı tribünden. Duygulandırmıştı hepimizi. Pek yakışmıştı bayraklarımız birbirine, hak vermiştik şaire;

Birdir bizim her halimiz

Sevincimiz, melalimiz.

Bayraklarda hilalimiz

Azerbaycan – Türkiye…

Bir daha tescillemiştik, bir millet iki devlet olduğumuzu, bu kardeş ülkeyle bir 19 Mayıs vesilesiyle. Devamına bakalım şiirin;

Bir ananın iki oğlu,

Bir amacın iki kolu.

O da ulu, bu da ulu

Azerbaycan – Türkiye…

Dinimiz bir, dilimiz bir,

Ayımız bir, yılımız bir,

Aşkımız bir, yolumuz bir

Azerbaycan – Türkiye…

Bir milletiz, iki devlet

Aynı arzu, aynı niyet.

Her ikisi cumhuriyet

Azerbaycan – Türkiye…

Ana yurtta yuva kurdum,

Ata yurda gönül verdim.

Ana yurdum, ata yurdum

Azerbaycan – Türkiye…

Hayattaydı o gün Türk dünyasının büyük şairi Bahtiyar Vahapzade. Bugün yok aramızda. Allahtan rahmet diliyoruz ona.

Akıp giden her yüzyılda, Türk gençliğinin, Türk milletinin bu güzel bayramı, daha büyük saadetlerle, daha büyük mutlulukla kutlaması dilek ve temennisi ile.

İkinci yüzyılı kutlu olsun, 19 Mayısın!…

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir