48 ülkeden 58 parti bir araya geldi: Yeni bir dünya kuruluyor

Çin Komünist Partisi önderliğinde Dünya Marksist Siyasi Partiler Sempozyumu düzenlendi. Etkinliğe Şili’den Mısır’a, Türkiye’den Nepal’e kadar 48 ülkeden 58 siyasi partiyi temsilen 70 siyasi lider ve temsilci katıldı. Konferansın kapanış konuşmasını Vatan Partisi lideri Dr. Doğu Perinçek yaptı.

Aydınlık Gazetesi Dış Haberler Servisi, Çin Komünist Partisi’nin düzenlendiği Dünya Marksist Partiler Sempozyumunu konuşmalarını derledi.

Toplantıda 6 kıtadan Marksist Parti önderleri, Marksizm’in, insan düşüncesinin en önemli mücevherlerinden biri olduğunu vurguladılar. Eski kamplaşmaların aşıldığı ve yükselen uygarlıkların temsilcisi olarak partilerin beraberlik sürecine girdiği dönemde Çin Komünist Partisi (ÇKP’nin) ideolojik ve olgun önderliğine yönelik birçok ülke temsilcisi önemli ifadeler kullandı.

Önceki gün düzenlenen etkinlikte özellikle dogmatizme tavır alınarak, “Marksizmin yaşayan bir teori olduğu” vurgusu çokça tekrarlandı. Geçmişe yönelik atıflardan çok insanlığın önündeki sorunlara çözüm vurguları yapıldı.

“Marksizm, tüm insanlığı özgürleştirme, toplumsal eşitliği ve adaleti koruma amaçlarını ilerletmek için, daha iyi bir dünya inşa etmeye çabalayan ilerici güçlere dünya çapında rehberlik etti” ifadelerinin yer aldığı sempozyumda, dünyadaki birçok Marksist Parti temsilcisi, tecrübe ve pratiklerini içeren sunumlar yaptı.

VATAN PARTİSİ KAPANIŞ KONUŞMASINI YAPTI

Açılış konuşmasını ÇKP Uluslararası İlişkiler Bakanı Song Tao yaparken, yaklaşık 30 ülkeden siyasi parti temsilcisi sunum yaptı. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in (Şi Cinping) de mesaj gönderdiği sempozyumun kapanış konuşması için Türkiye’den Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek’e söz verildi.

ÇKP Uluslararası İlişkiler Bakanı Song Tao: “SOSYALİZM HAYALDEN ÇIKIP GERÇEĞE BÜRÜNMÜŞTÜR

ÇKP Uluslararası İlişkiler Bakanı Song Tao, sempozyumun açılış konuşmasında uluslararası düzeyde dengesizliğin büyüdüğünü belirterek “Yeni soğuk savaş yaklaşıyor. Sosyalizm hayalden çıkıp gerçeğe bürünmüştür” diye konuştu. Bakan Song’un konuşmasında öne çıkan vurgular şu şekilde:

 “Çin, baskılara rağmen sosyalizmde ısrar etmiş ve başarıya ulaşmıştır. Gerçekler şunu ispatlamıştır ki Marksizm geçmiş zaman değil, şimdiki zaman ve gelecek zamanı gösterir. Çin, 21. yüzyılın Marksizmini temsil etmektedir. İnsanoğlunun kurtuluşu için, baskısız, sınıfsız herkesin eşit olduğu bir dünya için savaşıyoruz. Başkan Xi Jinping ‘halk iktidardır’ diyerek Çin’in buradaki tutumunu göstermiştir. Çin’e Özgü Sosyalizm düşüncesi bu teoriyi daha da geliştirmiştir. ÇKP yönetiminde 70 senede her yıl ortalama 10 milyondan fazla halk yoksulluktan kurtulmuştur. Çin, yoksullukla mücadele hedefine 10 yıl erken ulaşmıştır. Tarihte görülmemiş bir şekilde yoksullukla mücadele ediliyor.”

”MARKSİST PARTİLER ARASINDA İLİŞKİLER GELİŞMELİDİR”

“Xi Jinping dünya ülkelerinin kaderlerinin kendi elinde olması gerektiğini, uluslararası zorluklara karşı ülkelerinin birlikte halletmesi gerektirdiğini söylüyor. Küresel iklim değişikli karşısında Çin, karbon kullanımını 2060 yılına kadar en aza indireceğine söz vermiştir. Bu Çin’in insanlık sevgisini gösterir. Tek çiçek açtığında değil tüm çiçekler açtığında bahar gelir. Burada ÇKP ve tüm Marksist partiler arasındaki ilişkiler gelişmelidir. Erdemli olanlar yalnız kalmaz. Özünü değiştirmeden Marksizm bayrağını yüksekte tutmalıyız. Kendi halkımızın mutluluğu, tüm dünyanın kurtuluşu ve dünya barışı hedefleriyle hareket etmeliyiz. ÇKP partilerin ayrım gözetmeksizin eşit olduğunu savunuyor.

YENİ SOĞUK SAVAŞA KARŞI BİRLEŞELİM

“Bağımsızlık, eşitlik, karşılıklı saygı, diğerlerinin içişlerine karışmama ilkeleriyle ilişkiler kurulmalıdır. ÇKP iletişim ve işbirliğini geliştirmeye hazırdır. Birleşmeli ve yeni soğuk savaşa beraber karşı çıkmalıyız. Dünya adalet istiyor, hegemonya istemiyor. İlerlemek istiyor, gerilemek istemiyor. Her türlü soğuk savaşa karşı çıkalım ve dünyanın yeniden bölünmesini engelleyelim. Tek başına olan daha hızlı gider ama arkadaşlarla olan daha uzağa gider.”

RUSYA FEDERASYONU KOMÜNİST PARTİSİ: ”ÇİN BİZİM HATAMIZI YAPMADI”

“Rusya Federasyonu Komünist Partisi, Çin Komünist Partisi’ni kardeşçe selamlıyor” diyen Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komitesi Başkanı Gennady Zyuganov, dünyanın köklü değişikliklere, tüm ülkelerin halkının yepyeni bir uluslararası düzene ve sisteme ihtiyaç duyduğunu belirtti. Başkan Zyuganov ayrıca şunları belirtti:

“Çin’in Marksizm-Leninizmi yaratıcı bir şekilde geliştirmeye devam ediyor. ÇKP, insanların yaşam standartlarının ve sosyal ilerlemenin iyileştirilmesini aktif olarak destekliyor. Bu, dünya sosyalist hareketi için değerli bir deneyim sağlıyor. Dünya halkı umutlu gözlerini Çin’e çeviriyor. Çin, Sovyetler Birliği döneminde bizim hatalarımızdan da ders alarak, sosyalizmi 21. yüzyılda daha da ileri taşıyor.”

ŞİLİ KOMÜNİST PARTİSİ: ”ABD HEGEMONYASI SÖNÜMLENİYOR”

Güney Amerika ülkesi Şili’den Komünist Parti temsilcisi, “İkinci dünya savaşından sonra IMF ve Dünya Bankası ABD’nin hegemonyasını sağlamıştır. Sovyetlerin dağılmasından sonra ABD hegemonyasını kuvvetlendirmişti. Aynı zamanda Çin’in uluslararası sahnede yükselişi ve diğer gelişmeler ile ABD emperyalizmi yavaş yavaş sönümleniyor” dedi ve şöyle devam etti:

“ABD hükümeti Latin Amerika’yı kendi arka bahçesi olarak görüyor. Yıllarca Venezüella ve Nikaragua’nın meşru hükümetlerine askeri yaptırım uygulamış fakat etkileyememiştir. Çin’in salgını ortadan kaldırma ve yoksulluğu bitirme mücadelesi tüm dünyanın dikkatini çekti. Çin, Çine özgü sosyalizmi keşfetmiş ve insanlara yeni bir dünyanın inşasının imkânını sunmuştur. Çin yeni dönemde şüphesiz kalkınma arayan diğer ülkelere referans sağlayacaktır. Kuşak ve yol girişimi insanlık için yeni bir gelecek inşa etmek için büyük bir girişimdir. Salvodar Allende iktidarı döneminde Şili Marksizm’in inşasına başlamıştı. Şili hiçbir zaman sosyalizmin inşası için mücadeleyi bırakmadı. Son zamanlarda diktatörlük döneminden kalan anayasayı yenilemeye çalışıyor. Partimiz belediye seçimlerinde en yüksek oy alan ikinci parti oldu. Neoliberal politikayı kesin bir şekilde reddediyoruz. Kuşak ve Yol Girişimi’nin getirdiği fırsatları değerlendirmek için istekliyiz. ÇKP’nin kuruluşundan 100 yıl geçti. ÇKP insanlara güveniyor ve kendi gerçeklerine dayanarak Marksist ilkeleri geliştirmeye devam ediyor. Bugün sosyalizmin ilkelerine değişim ihtiyacı daha da artmıştır.”

SURİYE KOMÜNİST PARTİSİ: ”EMPERYALİST ABD’YE KARŞI EL ELE VERELİM”

Suriye Komünist Partisi temsilcisi, “ABD ve onun emperyalist müttefikleri savaş, çatışma başlatıyor. Dünya ülkeleri birbirinden öğreniyor ve insanoğlunun ortak çıkarlarına hizmet ediyor ve çatışmayı önlemek ve barışı sağlamak için mücadele ediyor. Savaşa karşı el ele verelim” diye konuştu.

BELARUS KOMÜNİST PARTİSİ: ”KUŞAK VE YOL GİRİŞİMİ İLE İŞBİRLİĞİMİZ ARTIRIYOR”

“Çine özgü sosyalizm düşüncesi son derece önemlidir. Toplumsal ekonomik ve diğer alanlarda eşitsizliği ortadan kaldırmalıyız” diyen Belarus Komünist Partisi temsilcisi, şöyle devam etti:

“Kuşak ve yol projesi bu açıdan çok önemlidir. Hedefi aramızdaki bağı kuvvetlendirmektir. Şüphem yok ki Kuşak ve Yol Girişimi, dünya çapında işbirliğini sağlamak için en etkili platformdur. Diğer ülkelerle işbirliğini sorguluyoruz, Ukrayna dâhil.”

DOĞU PERİNÇEK: ”DÜNYA BÜYÜK DEVRİMCİ ATILIMLARIN EŞİĞİNDE”

Sempozyumun kapanış konuşmasını Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek yaptı. 9 dilde canlı yayınlanan Perinçek’in konuşmasının tam metni şu şekilde:

“Değerli Yoldaşlar,

Dünya Marksist Partiler Sempozyumu’nu selamlıyorum.

Dünyamız büyük devrimci atılımların eşiğindedir.

Arkada kalan iki yüzyılda insanlığın başlıca devrim eylemleri Bilimsel Sosyalizm bayrağı altında gerçekleşti. Hayat gösterdi ki, Büyük Kurucuların teorisi, 19. Yüzyıldan kalma bir dogmalar yığını değildir. Bugün Bilimsel Sosyalizmi 21. Yüzyılın pratiğinde, 21. Yüzyılın teorisi olarak geliştirmek biricik devrimci tutumdur.

İki yüzyıllık devrim tarihine baktığımız zaman, Marx ve Engels, evet büyük kuruculardır, ancak aynı zamanda Marksizmin başlangıç döneminin temsilcileridir. Onların zamanında dünya devrim odağı Avrupa ve Kuzey Amerika’daydı. Bilimsel Sosyalizmin bütün insanlığı kucaklaması, başka deyişle dünyalılaşması 20. Yüzyılda oldu. Emperyalizm döneminde devrim odağı Ezilen Dünyaya kaydı. Mazlum Milletlerin Lenin, Atatürk ve Mao Zedung gibi büyük devrimcilerin önderliğindeki Millî Demokratik Devrim pratikleri ve sosyalizmi kurma tecrübeleri,

Bilimsel Sosyalizm, bilimin doruğu olduğunu devrim pratiklerinde kanıtladı. ‘Bilimin doruğu’ derken, Marksizmin insanlığın bilimsel birikimiyle olan bağına dikkat çekmiş oluyoruz. Marx ve Engels, devrimci teorilerine bu nedenle “Bilimsel Sosyalizm” adını vermişlerdi. Bu adlandırma, Marksizmi geçmiş teorinin sınırlarından kurtarıyor, Lenin ve Mao’nun yaptığı ve bundan sonra yapılacak katkıları da içeriyor ve önümüzdeki pratiğe ışık tutan bir kılavuz haline getiriyor.

Değerli yoldaşlar,

100. Yıldönümünde Çin Komünist Partisi’ni yürekten kutluyoruz. Çin’in başarısı, aşamaları doğru belirleyen devrimin başarısıdır, Bilimsel Sosyalizmin kılavuzluğunun başarısıdır, sosyalizmi kurmada direnmenin başarısıdır, ÇKP önderliğinin başarısıdır, Çin emekçilerinin ve milletinin başarısıdır. Bu nedenlerle dünyanın bütün Bilimsel Sosyalistlerinin ve bağımsızlık isteyen devletlerin, devrim isteyen halkların başarısıdır.

ÇKP Genel Sekreteri Xi Jinping Yoldaş, Çin’deki baş çelişmeye eşitsizliklerle mücadeleyi ekleyerek, sınıfsal, bölgesel, etnik bölüşümdeki eşitsizliklere karşı mücadele ve sosyalizm yolunda ilerleme çizgisini oluşturdu. ÇKP’nin 19. Genel Kurultayı’nda benimsenen Xi Jinping Düşüncesi bugünkü tarihsel koşullarda Çin Devriminin can alıcı sorununu çözdü.

Değerli Yoldaşlar,

Biz şimdi 2021 yılındayız ve elimizde kanıtlanmış bir teori var. Ancak Bilimsel Sosyalizmin önümüzdeki devrimci pratiklere yön vermesi bize kalmıştır. Başka deyişle biz artık Marx, Engels, Lenin veya Mao’dan teori üretmelerini bekleyemeyiz. Bilimsel Sosyalizmin teorisini içine girdiğimiz devrimci pratiklerde bizler üreteceğiz.

Koronavirüs salgını, Kapitalizmin Hümanizmi öldürdüğünü gösterdi. Özel mülkiyet ve bireysel kâr sistemi, sömürü ve baskıyı ağırlaştırıyor, doğayı yıkıma uğratıyor, insanı insanlıktan çıkartıyor, özetle insanlığın

sorunlarını çözemiyor. İnsanlık,

bugün ancak kolektif mülkiyetle, toplum sevgisiyle ve büyük küresel projelerle çözebileceği sorunlarla karşı karşıyadır. Hümanizm bayrağı, artık Bilimsel Sosyalizmi kılavuz edinen öncü partilerin ellerinde yükselecektir.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan ABD hegemonyasının sonuna gelmiş bulunuyoruz. ABD’nin Dolar Saltanatı yıkılmaktadır ve silahlı gücü dünya hegemonyası iddiaları için yetersizdir. ABD’yi dengeleyen dünya güçleri oluşmuştur. Dünya ekonomisinin lokomotifi artık Asya’dadır. Emperyalist kapitalistlerin Atlantik sistemi çökmektedir.

Yetmiş yıl öncesinin yoksulları ve mazlumları, bugün Gelişen Dünyayı oluşturuyorlar ve insanlığın büyük özlemlerine önderlik ediyorlar.

Çağımız, Millî Demokratik Devrimler ve Çin örneğinde sosyalizme açılma çağıdır. Bu çağda insanlığın önderliği, yeniden Asya kıtasına geçmiştir. Afrika ve Güney Amerika Asya’nın kanatlarıdır.

Yükselen Asya uygarlığı, halk iktidarları tarafından inşa edilmektedir ve edilecektir.

Yükselen kamucu uygarlık, insan merkezlidir, hümanisttir, paylaşmacıdır ve özel girişimi toplumsal çıkara hizmet ettiği ölçülerde değerlendirir.

Yükselen uygarlık, hegemonyacılığı yıkma, küresel eşitsizlikleri giderme, paylaşarak gelişme, çok kutuplu bir dünya kurma programını hayata geçiriyor ve insanlığın büyük özlemi olan sınıfsız, baskısız ve yabancılaşmanın her türünün ortadan kalktığı bir dünyanın yolunu açıyor.

Bu süreçte dünya tarihinin başlıca itici gücü, hegemonyacılığa karşı mücadele eden devletlerdir. Bu mücadele, silahla, siyasal araçlarla ve ekonomik düzlemde yürütülmektedir. Emekçilerin sömürüye karşı mücadelesi ikincil etkendir.

Bilimsel Sosyalizm, dün olduğu gibi bugün de zulme ve sömürüye karşı mücadelenin yol göstericisidir. Bu mücadelede kilit sorun, öncü partilerin kendi milletlerini ve emekçilerini seferber ederek iktidara gelmeleri, böylece geleceği belirleyen konumlarda olmalarıdır.

Biz Vatan Partisi olarak, bugün ABD emperyalizmine karşı savaşın ön cephesinde olan Türkiye’nin tarihsel bir fırsat dönemine girdiğini saptıyoruz. Sizlere söz veriyoruz: Önümüzdeki yıllarda insanlığın büyük davasına Türkiye’den hükümet partisi olarak katkıda bulunacağız.

Türkiye, Yükselen Asya Uygarlığının öncü ülkeleri arasındaki tarihsel görevini, Vatan Partisi’nin de katıldığı Üreticilerin Millî Hükümeti sayesinde daha etkin, daha verimli ve daha devrimci bir pratikle yürütecektir.

Bilimsel Sosyalizm, ülkelerin emperyalizme karşı bağımsızlık ve emekçilerin sömürüye karşı insanca yaşama mücadelesinin bayrağıdır.

Bilimsel Sosyalizm, özel çıkarcılığa ve bireyciliğe karşı paylaşmacı kültürüyle ve değerleriyle insanlığın biricik umududur.

Yürekten dayanışma duygularıyla sizleri selamlıyor ve saygılar sunuyorum.”

BİLİMSEL SOSYALİZMİN DÜNYA ÇAPINDAKİ ATAĞI

Adnan Akfırat / Vatan Partisi Çin Temsilcisi

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) düzenlediği Dünya Marksist Partiler Sempozyumu, 21. Yüzyılı belirleyecek önemde tarihi bir toplantı oldu. Altı kıtadan 28 bilimsel sosyalist partinin toplantıda sunduğu bildirilerin ortak özelliği umut dolu olmasıydı. Bu partilerden 11’i ülkelerinde iktidar ya da iktidar ortağı olan partilerdi. Hepsi de geleceğe olan mutlak güveni kuvvetle vurguladılar. 21. Yüzyıl Marksizmini yaratmak konusunda tam bir mutabakat vardı. Dünya Marksist partileri “İnsan merkezli sosyalizm” anlayışında birleştiler. 21. Yüzyılda insanlığın sorunlarını aşmada Bilimsel Sosyalizmin yol gösterici kılavuz olacağının altını çizdiler. Bu tür toplantılarda alışkın olduğumuz, ruhsuz, hedefsiz boş sınıf gevezeliği yapılmadı. Sempozyumda ÇKP sözcülerinin Marksizme her zamankinden daha çok vurgu yapmaları “Çin’e Özgü Sosyalizm’in Yeni Dönemi”nde Çin’in daha devrimci bir hatta gireceğinin işareti oldu. ÇKP Genel Sekreteri Xi Jinping’in Sempozyum’a yolladığı mesajda, ÇKP’nin dünyanın değişik bölgelerindeki Marksist Partiler ile kalıcı işbirliğine çağırması önemli bir yenilikti.

Bu çağrı ve ÇKP temsilcilerinin Sempozyum’daki konuşmaları ÇKP ile Marksist Partiler arasında yeni türden bir uluslararası dayanışmanın kurulmasının işareti oldu.

ÇKP, 1980-2005 arasında Marksist olup olmadığına bakmadan iktidar partileri ile işbirliğine önem veriyordu.

Sempozyum’un bir diğer büyük önemi de, dünyadaki bilimsel sosyalist partilerin, 1960’larda ortaya çıkan bölünmüşlüğüne bittiğini göstermesiydi. Geçmişte, Sovyetler Birliği Komünist Partisi ile işbirliği için Çin Komünist Partisi’ne hasım olan köklü Komünist partiler, 21. Yüzyıl Marksizmi etrafında birleştiler.

Sempozyum’un kapanış konuşması olarak Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in bildirisinin seçilmesi, bu toplantının içeriğini anlamamızı sağlıyor. Perinçek’in çok özlü ve parlak konuşması, bilimsel sosyalizmin neden 21. Yüzyılda insanlığın umudu olacağını net olarak ortaya koydu.

ÇKP’DEN PERİNÇEK’E ÖZEL TEŞEKKÜR

ÇKP Uluslararası İlişkiler Bakan Yardımcısı Chen Zhou (Çın Cou), toplantı sonunda yaptığı konuşmada “Başta Perinçek Başkan olmak üzere tüm katılımcılara katıldıkları ve yaptıkları güzel konuşmalar için teşekkür ediyorum” dedi. Bakan Yardımcısı Chen, şöyle devam etti: “Marksizm insanoğlunun kurtuluşundaki yol gösterici rehberdir. İnsanlığın kader toplumunu kurmak için Marksizm gereklidir.”

”MARKSİZMİN TEMEL İLKELERİNE SIKICA BAĞLIYIZ”

Marksizm Dünyayı tanımak ve geliştirmek için gerçek anahtardır. 18. ÇKP Kurultayı’ndan beri ÇKP ve Çin, Marksizm’in temel ilkelerine sıkı sıkıya bağlanmıştır ve geleceği kurmada anahtar olarak belirlemiştir. 18. Kurultay’dan bu yana büyük bir kararlılıkla Marksizm’in tüm prensiplerini Çin’in gerçekleriyle birleştirmektedir. Marksizm, halka hizmet eden bir teoridir. Marksizm sistematik bilime dayalı bir teoridir. Marksizm insan sevgisi olan bir teoridir. İnsanoğlunun kaderine ve geleceğine odaklanıyor. ÇKP, dünya Marksist siyasi partileriyle dayanışma ve işbirliğine hazırdır.

ÇKP’DEN DÖRT İLKE

Marksizm pratiğe önem verir. Marksist siyasi partilerin en büyük gücü buradadır. Dünyada Marksist Partiler, insanlık mücadelesinde en ön saflarda yer alıyor. ÇKP, tüm dünyadaki Marksist Partilerle dayanışmaya ve insancıllığı, insan sevgisini hâkim kılmaya hazırdır. Bunun için şu 4 önemli ilkeyi sizinle paylaşmak istiyoruz: Farklı mekanizmalardan yararlanmalıyız. İletişimi kuvvetlendirmeli ve birbirimizden öğrenmeliyiz. ÇKP, farklılıklar içinde ortaklıklar kurma, birbirinden öğrenme ve işbirliğimi artırma hedefinde ‘Yeni Tip Partiler Arası İlişkilere’ hazırdır. Halkın mutluluğuna odaklanmalı ve parti ile devlet yöneticileri arasında tecrübe paylaşımı yapmalıyız. ÇKP, salgınla ve yoksullukla mücadele açısından kazandığı başarılı tecrübeleri dünya Marksist Partileri ile paylaşmaya hazırdır.

Marksist teoriyi sürekli yenilemeliyiz İnsanoğlu ve toplumun ortak ileri değerlerini yansıtmalıyız. ÇKP, Kuşak ve Yol Girişimi ile ‘İnsanlığın Ortak Geleceği İçin Birlik” oluşturma hedefindedir. Bu açıdan, 21. Yüzyılda Marksist teoriyi oluşturmaya hazırız. Uluslararası işbirliğini kuvvetlendirmeli ve birlikte hegemonya ile ‘Yeni Soğuk Savaş’a karşı çıkmalıyız. ÇKP, tüm Marksist Partiler ile işbirliğini kuvvetlendirip uluslararası düzlemde ses çıkarmaya hazırdır. Çok taraflılığı sağlama ve çatışmaya karşı çıkmaya devam edeceğiz.

SEMPOZYUMDA SUNUM YAPAN PARTİLER

Çin Komünist Partisi
Vatan Partisi
İspanya Komünist Partisi
Brezilya Komünist Partisi
Hindistan Komünist Partisi
Rusya Federasyonu Komünist Partisi
ABD Komünist Partisi
Moldova Komünist Partisi
Küba Komünist Partisi
Güney Afrika Komünist Partisi
Vietnam Komünist Partisi
Nepal Komünist Partisi
Meksika Komünist Partisi
Kongo İşçi Partisi
Avustralya Komünist Partisi
Almanya Komünist Partisi
Fransa Komünist Partisi
Büyük Britanya Komünist Partisi
Brezilya Komünist Partisi
Sri Lanka Komünist Partisi
Şili Komünist Partisi
Mısır Komünist Partisi
Belarus Komünist Partisi
Bangladeş Komünist Partisi
Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir