
Türkiye savunma sanayisinde büyük gelişmelerin yaşandığını, Mavi Vatan Kanunu’nun hazırlandığını, devlet ve milletle bütünleşme ve PKK’nın silah bırakması sürecinin içinden geçildiğini belirten, bu süreçlerin Türkiye’nin savaşa hazırlandığının işareti olduğunun altını çizen Vatan Partisi Lideri Dr. Doğu Perinçek, “Türkiye savaşa hazırlanırken iç cephede ana muhalefet partisini İmamoğlular, Özgür Özeller gibi Atlantikçiler mi yönetecek?” dedi.
Batı Asya’da savaş rüzgarları esmeye devam ediyor.
ABD-İsrail çetin ceviz çıkan İran karşısında şaşkınlığa sürüklenseler ve şimdilik ateşkes olsa da vazgeçmiş değiller.
Doğu Akdeniz ısınmaya devam ediyor.
İsrail-Yunanistan-GKRK ittifakı hükmünü sürdürüyor ve derinleştiriliyor.
Ege ve Karadeniz’de Türkiye’ye yönelik provokasyonlar artışını sürdürüyor.
Yunanistan ve Ukrayna kışkırtıcılık faaliyetlerini katlıyorlar.
Türkiye’ye yönelik kuşatma ateş çemberine dönüştürüldü.
Jeopolitik risklerin ve belirsizliklerin yükseldiği şartlarda Türkiye de tarihi devlet aklı devreye girdi.
Savunma Sanayisini hızla güçlendirmeye başladı.
İç cepheyi sağlamlaştırma sürecini ateşledi.
Atlantik ve FETÖ tasallutu altına düşmüş olan İmamoğlu-Özel yönetimindeki CHP fesadına devlet müdahale etti.
Gündemin böylesi sıcak gelişmelerini Ulusal Kanal Çıkış Yolu programında değerlendiren ve Türkiye’nin büyük bir karar gittiğini vurgulayan Vatan Partisi Lideri Dr. Doğu Perinçek, Kıvanç Özdal ve Kaan Arslan’ın sorularını yanıtlayarak yeni döneme ilişkin önemli mesajlar verdi.
Dr. Perinçek, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi.
| – Hem Türk Milleti hem İslam camiası Kurban Bayramı’nı geride bıraktı. Sizin için bu bayramın anlamı nasıldı? |
Türkiye bir karara gidiyor. Girdiğimiz bu yeni dönem fedakârlık zamanı, paylaşma zamanı, komşumuzu, arkadaşımızı, yoldaşımızı, kavmimizi, kardeşimizi, hemşerimizi, yerdeşimizi düşünme, onlarla sevinme, onların acısını paylaşma zamanı. Öyle bir döneme giriyoruz. Yaşadığımız bayramın da böyle bir anlamı vardı.
Toplumların, kavimlerin, milletlerin tarihinde karar dönemleri vardır. Hesaplaşma dönemleri vardır. O dönemlerde kahramanlık ayağa kalktı. Bütün dünya için böyle bir döneme giriyoruz. İran, Filistin, Gazze, Yemen, Rusya emperyalizme karşı savaşıyor.
Emperyalizm şimdi çok sert bir bunalım dönemine girdi. Amerika ve Avrupa ekonomisi çöküş halinde. Asya’dan yeni bir uygarlık yükseliyor. Bu yükselen uygarlığın ön mevzisinde Türkiye var.
TÜRK DEVLET AKLI TRÇİ’Yİ ZORUNLU GÖRÜYOR
| – Türkiye büyük bir karara gidiyor dediniz. Vatan Partisi 30 yılı aşkın süredir bir Avrasya perspektifi ortaya koyuyor. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Türkiye-Rusya-Çin-İran (TRÇİ) ittifakı önerisiyle Vatan Partisi’nin söylediği cepheyi tarif etmeye başladı. Bu da yine emperyalizmin bunalıma girmesi ve bir hesaplaşma dönemine girilmesiyle ilgili midir? |
Tabii… Türk Devleti savaşa hazırlanıyor. Türkiye’nin savunma sanayisinde büyük gelişmeler yaşanıyor. Mavi Vatan Kanunu hazırlığı yapılıyor. Bütünleşme süreci içindeyiz. PKK’nın silah bırakma sürecindeyiz. Bunlar savaş hazırlığıdır. Amerika, İsrail, Yunanistan, Fransa ve hatta Hindistan burnunu Akdeniz’e soktu.
Doğu Akdeniz’den Ege’ye, Kıbrıs’tan, Trakya’nın karşı kıyılarına kadar Türkiye’ye yönelen namlular var. Amerika, İsrail, Yunanistan namluları Türkiye’ye bakıyor. Türkiye’nin de İskitler, Hunlar, Göktürkler, Gazneliler, Karahanlılar, Selçuklular, Altınordulular, Osmanlılar, Memlüklerden beri gelen bir Türk aklı var. Bu kadar imparatorluk akılla kuruldu, yalnız kılıçla ve ekonomiyle kurulmadı. Burada ticaret uygarlığı var, kılıç var ama hepsine de hükmeden bir akıl var. Bu binlerce yıllık bir akıl. O Türk aklının bugün yaptığı bir dünya tahlili var.
CAYDIRMAK VE DENGELEMEK İÇİN
Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı, yalnızca Vatan Partisi’nin, MHP’nin AK Parti’nin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun değil hepimizin olmak zorunda. Türk aklı Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakını zorunlu görüyor.
Çünkü karşıda nükleer silahı olan, büyük donanmaları ve ekonomileri olan ABD ve İsrail var. Türk aklı buna karşı savaşı caydıracak bir çözüm üretmek zorunda. O çözüm de Akdeniz’de ABD donanmasını dengeleyecek bir müttefiktir. Bu Rusya, Çin ve İran’la olur.
İkincisi, yine Türk aklı, Türk yargısı mutlak butlan kararı alarak Atlantikçilere, Amerikancılara “CHP’nin genel başkanlığını ve yöneticilerini parayla satın alamazsınız.” dedi.
Bu karar da hukuki bir karardır. Türk devlet aklı, Atatürk’ten kalan Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminin Atlantik sistemi tarafından ele geçirilemeyeceğini gösterdi.
Bu hepimizin davasıdır. Türkiye’nin davasıdır. Türkiye savaşa hazırlanırken iç cephede ana muhalefet partisini İmamoğlular, Özgür Özeller gibi Atlantikçiler mi yönetecek?
O zaman vatan savunması nasıl olacak? İç cephe devamlı baltalanırken, kargaşalık yaşanırken vatan savunulabilir mi? Atatürk’ün ve bütün askeri dehaların koyduğu bir esas var. Savaşlarda iç cephe belirleyicidir. Yani iç cephe sağlam olacak. İç cephede Atlantik’in, Amerika’nın güçleri olmayacak. Türkiye’yi Avrupa’ya bağlamak isteyenlerle, ülkemizi Brüksel’den yönetmek isteyenlerle vatanı savunabilir misiniz?
Dolayısıyla Türkiye’nin aynı zamanda iç cepheyi güçlendirmek için bir hükümet sorunu da vardır. Tek başına AK Parti’nin yönettiği dönem artık arkada kalıyor. Türkiye’nin geniş milli, üreten güçlerini seferber eden, kucaklayan, birleştiren, örgütleyen bir hükümeti olacak.
TÜRK DEVLET TEORİSİNDE AKIL VE BİLİM
Sayın Devlet Bahçeli’nin partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 23. Dönem Sertifika Töreni’nde yaptığı konuşmada çok önemli vurgular var. Aydınlanmadan bahsediyor. Öncelikle bilimsel, aklı savunan tespitleri var. Yusuf Has Hacib’e gönderme yapıyor. Kutadgu Bilig’deki şu mısraları okuyor:
| “Allah kime akıl, bilgi verirse; Onun eli uzanır birçok iyiliğe Bilgiyi büyük bil, anlayışı ulu; Bu ikisi yüceltir seçkin kulu.” |
Kutadgu Bilig’de aklın, bilimin önderliği var. Bilgi ve akılla yapmazsan mahvolursun. Firdevsî’nin Şahnâme’si, ardından Nizâm-ül Mülk’ün Siyasetnamesi… Devlet teorisinin esaslarını tarihte biz üretmişiz. Çünkü Türkler ve İranlılar tarihte ilk devletleri kuranlar… O yüzden devlet teorisini de üretiyorlar.
Batılıların siyasetnamesi de Machiavelli’nin Prens (Hükümdar) kitabıdır. Machiavelli Floransa prensine diyor ki, “Fatih Sultan Mehmet gibi yapacaksın. Mısır’daki Memlük hükümdarları gibi yapacaksın. Onlar kuvvet kullanarak ülkelerini birleştirdiler. Fatih’in kılıcını eline alacaksın. Kılıçla çözeceksin. İtalya’yı ancak kılıçla birleştirebilirsin.”
KILIÇDAROĞLU’NUN TESPİTLERİ TARİHSEL GERÇEKLİK
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bayramın dördüncü günü ilk kez CHP Genel Merkezi’ne gitti. Makamına oturdu ve partilerle bayramlaştı. CHP Genel Merkezi’nin önündeki konuşmasında emperyalizme ve Atlantikçiliğe meydan okudu. Mandacılara karşı “Ya istiklal ya ölüm.” dedi. “Partide FETÖ bağlantılı isimleri göremediğim için özür dilerim. Ama bundan sonra izin vermeyeceğim ve hesaplaşacağım. Partide ruhunu satanlara izin vermeyeceğim. Emperyalizme asla geçit vermeyeceğim.” dedi. Helalleşme, birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajı verdi.
Bunlar Türkiye’nin gerçekleri. Ona Türk aklı, devlet tecrübesi dedik. Aslında o insan aklı. Devlet aklı, devlet tecrübesi en çok kimdeyse onda olur. Machiavelli’den bahsettik. O bir materyalistti, tarihi doğru okuyan ve tarihte zorun rolünü çok iyi görmüş bir adam.
Türkiye bugün ayağa kalkıyor. Bu devlet aklı gerçek bir ihtiyaç. Vatan Partisi’nin aklında da bu canlanıyor, MHP’nin aklında da bu canlanıyor, Kemal Kılıçdaroğlu’nun aklında da bu canlanıyor, AK Parti’nin aklında da bu canlanıyor. Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri hepimiz için olumlu şeylerdir. Bunu ister Kılıçdaroğlu ister Devlet Bahçeli ister Recep Tayyip Erdoğan isterse de Vatan Partisi söylesin. Hepsi Türkiye’nin yaşadığı tarihsel gerçeklikten kaynaklanıyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel kökleri canlanıyor. O yüzden Türkiye tarihi bir kararın eşiğindedir. Bir kapı açılıyor. O kapı kendiliğinden açılmayacak. Omuz vuracağız ve o kapıyı açacağız. O omuzlar şimdi tarih sahnesine çıkıyor.
NATO’YA KARŞI TRÇİ İTTİFAKI ZORUNLU
| – Sayın Perinçek, akıl diyorsunuz, hesap diyorsunuz. Baktığımız zaman özellikle Doğu Akdeniz’de İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile birlikte Türkiye’ye karşı mevzilendiğini görüyoruz. Peki onların buradaki aklı ne? Onların planı ne? Burada koca bir Türkiye Cumhuriyeti var. İsrail’in devlet yetkilileri bile açıkça “İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek.” demeye başladı. Onların hesabı ne ki Türkiye’yi karşılarına alıyor? |
Onların hesabı şu anda tutmuş durumda. Amerika, İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ittifak kurdu. Silahlı bir ittifak…
Doğu Akdeniz’de Noble Dina isimli tatbikat yapıyorlar. Noble Dina, Tevrat’ta geçen hikayelerden biridir. Prenses Dina kaçırılıyor. Abileri de prensesi kaçıran kralların erkekliklerini keserek kardeşlerini kurtarıyor. Bu tatbikatta da “Biz Türk Ordusu’nun erkekliğini keseceğiz.” mesajıdır. İntikam senaryosudur bu.
Nemesis isimli bir tatbikat da yaptılar. O da Yunan intikam ve savaş tanrıçası. “Türklerden Kıbrıs’ın intikamını alacağız.” diyorlar. Türkiye’yi silahsızlandırmak istiyorlar.
Demek ki hesapları tutmuş ki Amerika, İsrail ve Yunanistan yan yana gelmiş, donanmalarını getirmişler. Ege adalarına yığınak yapmışlar. NATO Mayıs 2025’te Dedeağaç’ta, sınırımızın hemen ötesinde nehir geçme tatbikatı yaptı. Hangi nehri? Meriç Nehri’ni… Türkiye’yi işgal tatbikatı yaptılar. O yüzden Türkiye’nin Rusya, Çin ve İran’la ittifak yapması mecburiyettir.
ÇÜRÜYEN SİSTEMİN SONUNDAYIZ
| – Az önce MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin konuşmasından bahsetmiştik. Aynı konuşmada sizin de bahsettiğiniz konulara değiniyor ve programatik bir çözüm ortaya koyuyor. Vurguları arasında “Artık Batı’nın değerleri insanları mutlu etmiyor. Batı’nın tek taraflı, yalnızca kendini mutlu eden, insanları sömüren sistemi artık geleceğimizde yok. Batı’nın değerleriyle Doğu’nun değerleri çatışıyor. Bugün daha adil, daha insanın değerlerini savunan bir medeniyet geliyor.” ifadeleri var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? |
Doğru… Hem programatik hem felsefi hem de ahlaki… Bu aslında Batı’daki çürümeyi de ortaya koyuyor. Bencillik, ben merkezcilik, çıkarcılık… Ne doğa bıraktılar ne deniz bıraktılar ne ırmak bıraktılar ne hava bıraktılar. Bir tek havayı satın alamıyorsun. Ama onu da kirletiyorlar. Doğayı yıkıma uğratan bir noktaya geldik. Sistem kadını erkek yapmaya çalışıyor. Aslında sistem kafasını kayalara, taşlara vuruyor.
“EN BÜYÜK EYLEM NAMUSLU KALMAK”
| – Bu söylediğiniz sebepten dolayı aslında Avrupa ve Amerikan halkları içinde bir kesim bu sisteme karşı durmaya başladı. |
Evet elbette… Biz Vatan Partisi olarak 1996’da yaptığımız genel kurultaya sunduğumuz Merkez Komitesi Raporu’na şunu yazdık: En büyük eylem namuslu kalmaktır.1990’lardan itibaren karşılaştığımız tehditlere bakın: Uyuşturucu, eşcinsellik, çıkarcılık, sevgi bilmez, insan bilmez, kardeşlik bilmez, ana bilmez, bacı bilmez, baba bilmez, komşu bilmez, kavim bilmez, yol bilmez, yoldaş bilmez… Bunlar Batı’nın namus düşmanı bir dayatmasıdır.
Namus, ahlak kavramının ötesinde daha kapsamlı bir kavramdır. Türk dilinde namuslu olmak, etik kavramının yani ahlakın temel ilkelerinin karşılığıdır. Türkiye’nin namusuyla oynayan bir sistemle karşı karşıyayız. Bu yalnızca sömüren, yağmalayan, haraç toplayan, ülkelerin zenginliklerine el koyan bir sistem değil, aynı zamanda çürüyen ve toplumların namusuna tecavüz eden bir sistemdir.
EMEKÇİLER TARİH SAHNESİNE ÇIKIYOR
| – Vatan Partisi’nin 1996’daki parti kurultayında kabul edilen Merkez Komitesi Raporu’nda bu soruna karşı şöyle bir çözüm var: “O bizim geleceğe taşıyacağımız namusla emekçilerin Türkiye’si kurulacaktır.” |
Evet… Şimdi emekçilerin Türkiye’sinin eşiğine geldik. 19. yüzyıl, 20. Yüzyıl, 21. Yüzyılda devrimler yaşadık. 1876 Devrimi, 1908 Hürriyet Devrimi, 1920’de başlayan Atatürk Devrimi… Bugün Milli Demokratik Devrim’in kesin zafere ulaşacağı bir süreçteyiz. Bu devrimde emekçilerin ağırlığı olacak.
Emekçi hareketi yükseliyor. Zonguldak’ta, Soma’da, Divriği’nde maden işçileri hep hareket halinde. Enerji işçileri, Çayırhan işçileri, kömür işçileri hareketli. Belediye işçileri, sağlık işçileri, kamu işçileri, büro işçileri vb. artık emekçiler, tarih yağan sınıflar sahneye çıkıyor. Önümüzdeki devrimin karakteri bu yönde olacak. Vatan Partisi de bu devrimin öncü partisi olacak.

- “Türkiye savaşa hazırlanıyor”
- ASYA ÇAĞI ŞİİR MANİFESTOSU-6
- ASYA ÇAĞI ŞİİR MANİFESTOSU- 5
- ASYA ÇAĞI ŞİİR MANİFESTOSU -4
- ASYA ÇAĞI ŞİİR MANİFESTOSU -3

