Mirasyedi politikası sıkışan kamu mallarını satıyor

CUMHURİYET dönemi…

Halk tırnaklarıyla kazıya kazıya yaptı.

Dokuma, şeker, çimento, gübre, …

Demir-çelik, kâğıt fabrikaları, Tekel, …

Madenlerimiz, Sümerbank, Et-Balık Kurumu,

Daha niceleri…

ABD ile ilişkiye geçtikten…

NATO’ya girdikten sonra hepsine göz diktiler.

12 EYLÜL SONRASI

24 Ocak Kararları…

Demokrasilerde uygulanamazdı.

“Bizim çocuklar(!)” gerekeni yaptı.

12 Eylül darbesini gerçekleştirdiler.

Ekonominin dümeni Özal’a verildi.

Doğal olarak hedefinde kamu kuruluşları vardı.

Önce “kara delik” ilan etti.

Sonra da “satacağım” diye yola çıktı.

Çoğunu da sattı.

YOLUNDAN GİDENLER

Ulus devletlerin çökertilmesi…

Neoliberal politikalar…

İkisi bir bütündü.

Daha sonra iktidara gelenler…

Ne yazık ki hep aynı yoldan gittiler.

Devletin altın yumurtlayan tavukları…

Tek tek satıldı.

Daha açık ifade ile…

Yabancılara ve yandaşlar peşkeş çekildi.

Gelen paralar da uçtu gitti.

Borç faizlerini bile karşılamadı.

MECLİS’TEKİ O KONUŞMA

DYP-SHP koalisyonu dönemi…

Tansu Çiller Başbakan.

Ekonomik kriz giderek büyüyor…

Hükümet borç bulmakta da zorlanıyor.

Gözler yine kamu mallarına dikildi.

Bazı kurumların satışı…

Yasal engeller var.

Ortağı SHP direniyordu.

İSKİ yolsuzluğu skandalı bu günlerde patlatıldı.

DYP kanadında deveyi havuduyla yutanlar…

Günlerce İSKİ skandalını konuştular.

6 ay gazetelerin birinci sayfalarından düşmedi.

SHP’nin direnci kırıldı.

Özelleştirme yasası Meclis’ten geçti.

Çiller teşekkür konuşması için kürsüye çıktı.

“Son sosyalist devleti yıktık.” dedi.

SIKIŞAN SATTI

Devletin malı deniz…

Ekonomiyi batıranlar…

Hemen kamu mallarını gündeme getirdi.

Tam bir mirasyedi gibi davrandılar.

Paha biçilemeyen varlıklar…

Değerinin çok altında satıldı.

Ne yazık ki bu durum devam ediyor.

ŞİMDİ DE OTOYOLLAR

AK Parti dönemi…

Onlar da kamu mallarını satmayı sürdürdü.

İzlenen neoliberal politikalar…

Enflasyon düşürülemiyor…

Bütçede aslan payı faize gidiyor.

İşler yine çıkmazda.

İlk akla gelen yine kamu malları.

Şimdi de köprü ve otoyolların satışı gündemde. İŞLETMELERİ DEVİR

Tepkiler artınca…

Ulaştırma Bakanlığı açıklama yaptı.

“Mülkiyetini satmıyoruz.” dedi.

Şaştım kaldım.

Bir de mülkiyetini satsaydınız!

“Özrü kabahatinden büyük” durumu.

Bu köprü ve yollar zarar mı ediyor?

Hayır!

O zaman niye satıyorsunuz?

İçine düştüğünüz borç batağı…

Kamu mallarını satarak mı çıkacaksınız.

12 Eylül’den beri 46 yıldır hep bu söylendi.

Sonuç…

Aynı yerde debelenip duruyoruz.

Üstelik sıkıntı daha da büyüyor.

Artık kabul edin.

İzlenen neoliberal politikalar duvara tosladı.

DAHA İYİ HİZMET

Bir başka iddia da şu:

Daha iyi hizmet verilecekmiş.

Fabrikalar satılırken de benzer şeyler söylenmişti.

Üretim, istihdam artacak…

Kârlılık yükselecek…

Daha çok vergi gelecek…

Bir sürü palavra…

Açın bakın hepsi tam tersi oldu.

Bütün dünya kamuculuğa yönelirken…

Biz özelleştiriyoruz.

Pandemi döneminden yeni çıktık.

Hiç mi ders almadık. Bu gidişatın sonu iyi değil.

GOOGLE'da KıvılcımHaber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir